sabırsız ile cümle
sabırsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Fare sadece sabırsızlıkla kafasını salladı ve biraz daha hızlı yürüdü.Mouse apenas balançou a cabeça impacientemente, e andou um pouco mais rápido. !
Fare sadece sabırsızlıkla kafasını salladı ve biraz daha hızlı yürüdü.Mouse saja menggelengkan kepalanya dengan tidak sabar, dan berjalan sedikit lebih cepat.
Fare sadece sabırsızlıkla kafasını salladı ve biraz daha hızlı yürüdü.Mouse samo stresel z glavo nestrpno, in hodil malo hitreje. !
Fare sadece sabırsızlıkla kafasını salladı ve biraz daha hızlı yürüdü.Mouse soltanto scosse la testa con impazienza, e camminato un po 'più veloce. '!
Fare sadece sabırsızlıkla kafasını salladı ve biraz daha hızlı yürüdü.Mouse-ul clătină din cap numai ei nerăbdător, si a mers un pic mai repede.
Fare sadece sabırsızlıkla kafasını salladı ve biraz daha hızlı yürüdü.Muis alleen schudde zijn hoofd ongeduldig, en liep een beetje sneller.
Fare sadece sabırsızlıkla kafasını salladı ve biraz daha hızlı yürüdü.Musen skakade bara på huvudet otåligt och gick lite snabbare.
Fare sadece sabırsızlıkla kafasını salladı ve biraz daha hızlı yürüdü.Mus kun rystede hovedet utålmodigt, og gik lidt hurtigere.
Fare sadece sabırsızlıkla kafasını salladı ve biraz daha hızlı yürüdü.Myš jen zavrtěl hlavou netrpělivě, a šel o něco rychleji.
Fare sadece sabırsızlıkla kafasını salladı ve biraz daha hızlı yürüdü.Myš len zavrtel hlavou netrpezlivo, a išiel o niečo rýchlejšie.
Fare sadece sabırsızlıkla kafasını salladı ve biraz daha hızlı yürüdü.Mysz tylko potrząsnął głową niecierpliwie, i chodził trochę szybciej. !
Fare sadece sabırsızlıkla kafasını salladı ve biraz daha hızlı yürüdü.Ratón sólo sacudió la cabeza con impaciencia, y caminó un poco más rápido.
Fare sadece sabırsızlıkla kafasını salladı ve biraz daha hızlı yürüdü.Souris ne secouait la tête avec impatience, et marcha un peu plus vite.
Fare sadece sabırsızlıkla kafasını salladı ve biraz daha hızlı yürüdü.Ποντίκι κούνησε το κεφάλι της μόνο ανυπόμονα, και περπάτησε λίγο πιο γρήγορα. "!
Fare sadece sabırsızlıkla kafasını salladı ve biraz daha hızlı yürüdü.Миша тільки похитала головою нетерпляче і пішов трохи швидше. !
Fare sadece sabırsızlıkla kafasını salladı ve biraz daha hızlı yürüdü.Мишка само поклати глава нетърпеливо и тръгна малко по-бързо.
Fare sadece sabırsızlıkla kafasını salladı ve biraz daha hızlı yürüdü.Мышь только мотнула головой нетерпеливо и пошел немного быстрее. !
Fare sadece sabırsızlıkla kafasını salladı ve biraz daha hızlı yürüdü.עכבר רק הניד בראשו בחוסר סבלנות, והלך קצת יותר מהר.
Fare sadece sabırsızlıkla kafasını salladı ve biraz daha hızlı yürüdü.الفأر فقط هزت رأسها الصبر ، وساروا قليلا اسرع.
Fare sadece sabırsızlıkla kafasını salladı ve biraz daha hızlı yürüdü.'!それがとどまるだろうとても残念です"としてすぐにそれが非常に視界のだったので、ローリーのため息をついた。
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediA Mormota megrázta a fejét türelmetlenül, és azt mondta, anélkül, hogy megnyitná a szemét, Hát
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediDen Dormouse skakade sitt huvud otåligt, och sade utan att öppna sina ögon, "Av
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediDer Siebenschläfer schüttelte den Kopf ungeduldig und sagte, ohne sie zu öffnen ihre Augen, "Of
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediDe Zevenslaper schudde ongeduldig zijn hoofd en zei, zonder het openen van zijn ogen, 'Van
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediDormouse menggelengkan kepalanya dengan tidak sabar, dan berkata, tanpa membuka matanya, Dari '
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediDormouse potrząsnął głową niecierpliwie i rzekł nie otwierając jej oczy, "Z
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediEl Lirón sacudió la cabeza con impaciencia, y dijo, sin abrir los ojos ", de
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediGiống chuột nưa sóc bắt đầu sốt ruột, và nói, mà không cần mở mắt, "Trong số
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediIl Ghiro scosse la testa con impazienza, e disse, senza aprire gli occhi, 'Di
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediLe Loir secoua sa tête impatience, et dit, sans ouvrir ses yeux, "De
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediO Leirão balançou a cabeça impacientemente e disse, sem abrir os olhos ", de
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediPlch potřásl hlavou netrpělivě, a řekl, aniž by otevřel oči, ze dne
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediSyvsoveren rystede hovedet utålmodigt, og sagde, uden at åbne sine øjne, "Af
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediThe alunarilor clătină din cap ei nerăbdător, şi a zis, fără a deschide ochii, "Dintre
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediThe 겨울잠쥐이의 '그 눈을 열지 않고, impatiently는 고개를 저으면서,하고 말했다
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediThe pähkinähiiri pudisti päätään kärsimättömästi ja sanoi, avaamatta silmiään, "Of
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediThe Plch potriasol hlavou netrpezlivo, a povedal, bez toho, aby otvoril oči, zo dňa
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediΗ Τυφλοπόντικας κούνησε το κεφάλι του με ανυπομονησία, και είπε, χωρίς να ανοίξει τα μάτια της, "Από
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediСоня покачала головой нетерпеливо и сказал, не открывая глаза: "Из
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediСоня похитала головою нетерпляче і сказав, не відкриваючи очі: "З
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediСънливец поклати глава нетърпеливо и каза, без да отваряте очите си, -
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediמרמיטה הניד את ראשו בחוסר סבלנות, ואמר, בלי לפתוח את העיניים שלה, "מתוך
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediهزت رأسها الزغبة بفارغ الصبر ، وقال ، من دون فتح عينيه "، ومن
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediもちろん、もちろん、、ちょうど私は自分自身に再マーキングするために何が起こっていたか"。
Gençliğin ne kadar sabırsız olduğundan bahsediyoruz.Často hovoríme o mládeži ako o dosť netrpezlivej.
Gençliğin ne kadar sabırsız olduğundan bahsediyoruz.Dizemos que os nossos jovens são muito impacientes.
Gençliğin ne kadar sabırsız olduğundan bahsediyoruz.Hablamos de que la juventud es muy impaciente.
Gençliğin ne kadar sabırsız olduğundan bahsediyoruz.Kita menganggap kaum muda sering tak sabar.
Gençliğin ne kadar sabırsız olduğundan bahsediyoruz.일어나도록 할 인내를 가져야만 합니다. 우리는 젊은이들이 인내력이 없는것에 대해 이야기를 많이 합니다.
Gençliğin ne kadar sabırsız olduğundan bahsediyoruz.Man sagt, die Jugend sei oft ungeduldig.
Gençliğin ne kadar sabırsız olduğundan bahsediyoruz.Nous disons de nos jeunes qu'ils sont souvent impatients.
Gençliğin ne kadar sabırsız olduğundan bahsediyoruz.Si parla molto di come i giovani siano impazienti.
Gençliğin ne kadar sabırsız olduğundan bahsediyoruz.Sokat beszélünk arról, hogy a fiatalok türelmetlenek.
Gençliğin ne kadar sabırsız olduğundan bahsediyoruz.Ta thường nói rằng thanh niên rất thiếu kiên nhẫn.
Gençliğin ne kadar sabırsız olduğundan bahsediyoruz. Ve evet öyleler.Говорим много за това, че младежта ни е нетърпелива.
Gençliğin ne kadar sabırsız olduğundan bahsediyoruz.Vi taler om at vores unge tit er utålmodige.
Gençliğin ne kadar sabırsız olduğundan bahsediyoruz.Vorbim despre tineretul nostru ca fiind foarte nerăbdător.
Gençliğin ne kadar sabırsız olduğundan bahsediyoruz.W ten sposób możemy coś osiągnąć. Mówimy, że nasza młodzież jest niecierpliwa.
Gençliğin ne kadar sabırsız olduğundan bahsediyoruz.Λεμε για τη νεολαία μας ότι είναι υπερβολικά ανυπόμονη.
Gençliğin ne kadar sabırsız olduğundan bahsediyoruz.Ми говоримо про те, яка нетерпелива сучасна молодь.