sabırsız ile cümle
sabırsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bana karşı çok sabırsızsın.You're so impatient with me.
Tatile gitmek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to go on a vacation.
Daha az sabırsız olmalısın.You must be less impatient.
Yakında sizden haber almak için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to hearing from you soon.
Çok geçmeden seni görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to seeing you before long.
Ben kısa sürede seninle tekrar görüşmek için sabırsızlanıyorum.I look forward to meeting you again soon.
Ben kısa sürede sizi tekrar görmek için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to seeing you again soon.
Tatili sabırsızlıkla bekliyoruz.We are looking forward to the holidays.
Ben onun için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to it.
Öğrenciler yaz tatilinin gelmesi için sabırsızlar.Students are impatient for the summer holidays to come.
Sizden haber almayı sabırsızlıkla bekliyoruz.We are looking forward to hearing from you.
Hepimiz tatilimiz için sabırsızız.We are all impatient for our holiday.
Hepimiz tatil için sabırsızlanıyoruz.We are all impatient for our holiday.
Yaz tatili sırasında ziyaretini sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to your visit during summer vacation.
Yaz tatili için sabırsızlanıyorum.I look forward to the summer vacation.
Sizin şirkette çalışmak için sabırsızlanıyoruz.I'm looking forward to serving your company.
Biz parti için sabırsızlandık.We looked forward to the party.
Ondan sabırsızlıkla haber bekliyorum.I'm looking forward to hearing from her.
Konserin başlaması için sabırsızdık.We were impatient for the concert to begin.
Size tekrar hizmet etmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.We are looking forward to serving you again.
Yeni Yıl tatilini sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to the New Year holidays.
Bir sonraki ziyaretin için sabırsızlanıyorum.I look forward to your next visit.
Sizi tekrar görmek için sabırsızlanıyorum.I am looking forward to seeing you again.
Sizi görmek için sabırsızlanıyoruz.We are looking forward to seeing you.
Sizi tekrar görmek için sabırsızlanıyoruz.We're looking forward to seeing you again.
Bob eşinin gecikmesine sabırsızlandı.Bob got impatient at his wife's delay.
Ben parti için sabırsızlanıyorum.I just can't wait for the party.
Ted mezuniyetten sonra yurt dışına gitmeyi sabırsızlıkla bekliyor.Ted is looking forward to going abroad after graduation.
En kısa sürede fiyat teklifini almayı sabırsızlıkla bekliyoruz.We are looking forward to receiving your quote as soon as possible.
Onu sabırsızlıkla bekleyeceğim.I'll look forward to it.
Derhal başlamak için sabırsızlanıyorlar.They are champing to start at once.
Çok yakında seni tekrar görmek için sabırsızlanıyorum.I look forward to seeing you again very soon.
O sabırsızlıkla ödeme istedi.He impatiently asked for repayment.
Bayan Cobb'un döneceği günü sabırsızlıkla bekliyorum, sana söyleyebilirim.I'm looking forward to the day when Miss Cobb comes back, I can tell you.
Seni Noelde görmek için sabırsızlanıyorum.I look forward to seeing you at Christmas.
Yakında katalog almak için sabırsızlanıyorum.We look forward to receiving the catalog soon.
Sizden sabırsızlıkla haber bekliyorum.I am looking forward to hearing from you.
Sabırsızlıkla haber bekliyorum.I look forward to hearing from you.
Cevabınızı sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to your reply.
Gelişini sabırsızlıkla bekliyorum.I've been looking forward to your arrival.
Mektubunu sabırsızlıkla bekliyorum.I am looking forward to your letter.
İyi haberi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to good news.
Okulunu ziyaret etmek için sabırsızlanıyorum.I am looking forward to visiting your school.
Gelişinizi sabırsızlıkla bekliyoruz.We are all looking forward to your coming.
Bana sabırsızlıkla neyi beklediğini söyle.Tell me what you are looking forward to.
Yakında sizden haber almayı sabırsızlıkla bekliyoruz.We are looking forward to hearing from you soon.
Sabırsızlıkla acil cevabını almayı bekliyoruz.We look forward to receiving your prompt reply.
Çocuklara karşı sabırsız olmamalısın.You shouldn't be impatient with children.
Kızım Noel için sabırsızlanıyor.My daughter is looking forward to Christmas.
Ziyaretiniz için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to your visit.
İngiltere'yi bir kez daha ziyaret etmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.I am looking forward to visiting Britain once again.
Noel için sabırsızlanıyorum.I am looking forward to Christmas.
Konsere gitmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to going to the concert.
Seni en kısa zamanda tekrar görmek için sabırsızlanıyorum.I am looking forward to seeing you again soon.
Yaz tatilini sabırsızlıkla bekliyorum.I am looking forward to the summer vacation.
Seni ve aileni görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to seeing you and your family.
Okul gezisini çok sabırsızlıkla bekliyorum.I am looking forward very much to the school excursion.
Onun gelişi için sabırsızdım.I was impatient for her arrival.
Babamla birlikte ava gitmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to going hunting with my father.
Gezi için sabırsızlanıyorum.I am looking forward to the trip.