sabır ile cümle

sabır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O bir hayli sabır gösterdi.He displayed a great deal of patience.
O çok sabır gösterdi.He showed a lot of patience.
Tom sabırsızlanmaya ve hayal kırıklığına uğramaya başladı.Tom started getting impatient and frustrated.
Hiç bir misafir olmadan evde bir akşam geçirmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.We are waiting impatiently to spend an evening at home with no guests.
Ne kadar da sabırsızsın?How impatient are you?
Sabır anahtardır.Patience is the key.
Tom sabırlı olabilir.Tom can be patient.
Biz sabırsızdık.We were impatient.
Biz sabırlı olacağız.We'll be patient.
Tom, Mary'nin hazır olmasını sabırsızlıkla bekledi.Tom waited impatiently for Mary to get ready.
Biz gerçekten sabırsızlandık.We got really impatient.
Bu geceyi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to tonight.
Lütfen sabırlı ol.Please have patience.
Fevkalade sabır gereklidir.Exceptional patience is required.
Bu, sabır gerektirir.This requires patience.
Tom sabırsızca parmaklarını vurdu.Tom tapped his fingers impatiently.
Aceleciliği ve sabırsızlığı hoş karşılamam.I don't take kindly to pushiness or impatience.
Tom sabırla Mary'yi dinledi.Tom patiently listened to Mary.
"Tekrar geleceğim" "Evet, sabırsızlıkla bekliyorum''"I'll come again." "Yeah, I look forward to it."
Tekrar eve gitmek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to go back home again.
Tom çok sabırlı bir öğretmen.Tom is a very patient teacher.
Yarışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.We look forward to competing.
Tom bu öğleden sonraki toplantıyı sabırsızlıkla beklemediğini söyledi.Tom said he wasn't looking forward to this afternoon's meeting.
Hatalarımızın çoğu sabır eksikliğinden geliyor.A lot of our mistakes come from a lack of patience.
Hatalarımızın birçoğunun kaynağı sabır eksikliğidir.The source of many of our mistakes is a lack of patience.
Yaz tatilini gerçekten sabırsızlıkla bekliyorum.I'm really looking forward to summer vacation.
Tom doğum günü partisini sabırsızlıkla bekliyor.Tom is looking forward to his birthday party.
Tom, Boston'a gitmek için sabırsızlanıyor.Tom is looking forward to going to Boston.
Bunu Tom'a anlatmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to tell Tom about this.
Ben sabır istiyorum.I ask for patience.
Bu ülkeyi keşfetmeyi ve bir sürü macera yaşamayı sabırsızlıkla bekliyorum.I am looking forward to exploring this country and having many adventures.
Şu anda sabırlı davranıyorum.I'm being patient right now.
Sabır bittiği yerde başlar.Patience begins where it ends.
Biz onu sabırsızlıkla bekliyoruz.We look forward to it.
Tanrım, bana sabır ver!God, make me patient!
Tanrım bana sabır ver!God, give me patience!
Sabırlı ol!Be patient!
"Sabırlı olun"'un neresini anlamıyorsun?What part of "Be patient" don't you understand?
Bunu yapmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to do that.
Ben bir tane almak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to get one.
Buradan çıkmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to get out of here.
Ben Boston'a geri dönmek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to go back to Boston.
Ben çok sabırlıyım.I have a lot of patience.
Tom başlamak için sabırsızlandığını söylüyor.Tom says he can't wait to get started.
Sadece sabırlı olmamız gerekiyor.We just need to have patience.
Ben hepinizle tanışmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to meet you all.
Onun yüzündeki ifadeyi görmek için sabırsızlanıyordu.She couldn't wait to see the look on his face.
Onlar daha sabırlı olmalılar.They must be more patient.
Tom sabırsızlandığını söyledi.Tom said he was getting antsy.
Onun olması için sabırsızlanıyorum.I can hardly wait for that to happen.
Sabırlı olmak zorunda olduğumuzu düşünüyorum.I think we have to be patient.
Sadece sabırlı olmak zorunda olduğumuzu düşünüyorum.I think we just have to be patient.
Tom benden biraz daha sabırlı.Tom is a little more patient than I am.
Hepinizi Boston'da görmek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to see you all in Boston.
O sizi görmeyi dört gözle bekliyor. O sadece sabırsızlanıyor.She's so looking forward to seeing you. She just can't wait.
Mary sabırlı bir kadındır.Mary is a patient woman.
Birlikte çalışmak için sabırsızlandığım kişi Tom'dur.The person I look forward to working with is Tom.
Sadece eve gitmek için sabırsızlanıyorum.I just can't wait to get home.
Biz çok sabırlıydık.We've been very patient.
Sabırlı olmanı ısrarla tavsiye ediyoruz.We urge you to be patient.
İlgili Sayfalar