sabır ile cümle

sabır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bana karşı çok sabırsızsın.You're so impatient with me.
Sabırlı olun lütfen. Bu zaman alır.Be patient please. It takes time.
Tatile gitmek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to go on a vacation.
Daha az sabırsız olmalısın.You must be less impatient.
Yakında sizden haber almak için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to hearing from you soon.
Çok geçmeden seni görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to seeing you before long.
Ben kısa sürede seninle tekrar görüşmek için sabırsızlanıyorum.I look forward to meeting you again soon.
Ben kısa sürede sizi tekrar görmek için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to seeing you again soon.
Sürüş öğretmenim daha sabırlı olmam gerektiğini söylüyor.My driving instructor says I should be more patient.
Sabır bir öğretmen için gereklidir.Patience is essential for a teacher.
Tatili sabırsızlıkla bekliyoruz.We are looking forward to the holidays.
Sabırlı olmak zorundasın.You have to be patient.
Ben onun için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to it.
Öğrenciler yaz tatilinin gelmesi için sabırsızlar.Students are impatient for the summer holidays to come.
Yabancı dil öğrenmek sabır gerektirir.Mastering a foreign language calls for patience.
Yabancı dilde ustalaşmak çok sabır gerektirir.Mastering a foreign language involves a lot of patience.
Sizden haber almayı sabırsızlıkla bekliyoruz.We are looking forward to hearing from you.
Hepimiz tatilimiz için sabırsızız.We are all impatient for our holiday.
Hepimiz tatil için sabırsızlanıyoruz.We are all impatient for our holiday.
Yaz tatili sırasında ziyaretini sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to your visit during summer vacation.
Yaz tatili için sabırsızlanıyorum.I look forward to the summer vacation.
Her şeyden önce, sabırlı olun.Above all, be patient.
İngilizce öğrenmek sabır gerektirir.Learning English requires patience.
Sizin şirkette çalışmak için sabırsızlanıyoruz.I'm looking forward to serving your company.
Biz parti için sabırsızlandık.We looked forward to the party.
Ondan sabırsızlıkla haber bekliyorum.I'm looking forward to hearing from her.
Konserin başlaması için sabırsızdık.We were impatient for the concert to begin.
İyi bir öğretmen, öğrencileri için sabırlı olmalı.A good teacher must be patient with his pupils.
Biraz daha sabırla, başarırdın.With a little more patience, you would have succeeded.
Biraz daha sabırla, başarabilirdin.With a little more patience, you could have succeeded.
Biraz daha sabırla bu bulmacayı çözebilirdin.You could have solved this puzzle with a little more patience.
Eğer biraz daha sabırlı olsaydı, başarılı olabilirdi.If she had been a little more patient, she could have succeeded.
Biraz daha sabırlı olsaydın başarabilirdin.If you had been a little more patient, you could have succeeded.
Biraz daha sabırlı olsaydın, başarırdın.If you had been a little more patient, you would have succeeded.
Size tekrar hizmet etmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.We are looking forward to serving you again.
Yeni Yıl tatilini sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to the New Year holidays.
Bir sonraki ziyaretin için sabırsızlanıyorum.I look forward to your next visit.
Sizi tekrar görmek için sabırsızlanıyorum.I am looking forward to seeing you again.
Sizi görmek için sabırsızlanıyoruz.We are looking forward to seeing you.
Sizi tekrar görmek için sabırsızlanıyoruz.We're looking forward to seeing you again.
Bob eşinin gecikmesine sabırsızlandı.Bob got impatient at his wife's delay.
Ben parti için sabırsızlanıyorum.I just can't wait for the party.
Ted mezuniyetten sonra yurt dışına gitmeyi sabırsızlıkla bekliyor.Ted is looking forward to going abroad after graduation.
En kısa sürede fiyat teklifini almayı sabırsızlıkla bekliyoruz.We are looking forward to receiving your quote as soon as possible.
Onu sabırsızlıkla bekleyeceğim.I'll look forward to it.
Bu iş, büyük bir sabır gerektirir.The work calls for great patience.
Bu iş sabır gerektirir.The work calls for patience.
Derhal başlamak için sabırsızlanıyorlar.They are champing to start at once.
Çok yakında seni tekrar görmek için sabırsızlanıyorum.I look forward to seeing you again very soon.
O sabırsızlıkla ödeme istedi.He impatiently asked for repayment.
İzleyicinin şikayetlerini sabırla dinledikten sonra, hakimler sonuçları değiştirdi.After patiently listening to the audience's complaints, the judges changed the results.
Bayan Cobb'un döneceği günü sabırsızlıkla bekliyorum, sana söyleyebilirim.I'm looking forward to the day when Miss Cobb comes back, I can tell you.
Böylesi bir iş büyük sabır ister.This sort of work calls for great patience.
Bu tür iş çok sabır gerektirir.This sort of work calls for a lot of patience.
Bu tür iş sabır gerektirir.This kind of work requires a lot of patience.
Bu materyali çevirme çok sabır gerektirir.Translating this material calls for a lot of patience.
Seni Noelde görmek için sabırsızlanıyorum.I look forward to seeing you at Christmas.
Yakında katalog almak için sabırsızlanıyorum.We look forward to receiving the catalog soon.
Sizden sabırsızlıkla haber bekliyorum.I am looking forward to hearing from you.
Sabırsızlıkla haber bekliyorum.I look forward to hearing from you.
İlgili Sayfalar