Ana içeriğe geç
Sözlük

saatleri ile cümle

saatleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
16 Ağustos sabah saatlerinde tüm müttefik kuvvetleri eski hatlarına çekilmiştir.Le 16 novembre au matin, toutes les unités engagées sont arrivées face aux différents centres de résistance.
07:00-23:00 saatleri arasında işletim yapılan hatta 14 durak bulunmaktadir.Huit prises de You Like Me Too Much sont réalisées entre 19 et 23 heures.
Gündüzleri kafeterya hizmeti verilen iki katlı yapıda akşam saatlerinde film gösterimleri yapılır.Pour la distraction des hommes, deux séances de cinéma sont prévues par jour.
Günün erken saatlerinde orada unutmuştur.Il était auparavant sur la matinale semaine.
Fakat günlerin uzunluğu arasındaki farkı hesaplayacak kadar kesin ölçüm yapabilen saatleri yoktu.Ils n'ont plus vraiment la notion pour mesurer le temps qui passe.
Maçlar 19:00 CET ve 21.05 CET saatlerinde oynandı.Les horaires de coup d'envoi sont 19h00 et 21h05 CEST/CET.
Haber | Komple haber her yarım saatte bir, günde 24 bir günün saatleri.Des bulletins d'information complets sont diffusés chaque demi-heure, et ce 24 heures sur 24.
işçiler çalışma saatlerinin uzatılmasını şikayet ettiler.Los trabajadores se quejaron cuando les aumentaron el número de horas de trabajo.
Saatlerim nerede?¿Dónde están mis relojes?
Acınacak bir maaş ve uzun çalışma saatlerinden dolayı işini bıraktı.Ella dejó su trabajo por el mísero salario y la larga jornada.
1900 - Fransa'da çocuk ve kadınların çalışma saatleri, günde 11 saat ile sınırlandırıldı.1900: en Francia, una ley limita a 11 horas la jornada laboral de hombres y mujeres.
15 Mart sabah saatlerinde Alman birlikleri hiçbir direnişle karşılaşmadan Bohemya ve Moravya'ya girdi.Luego, en la mañana del 15 de marzo, tropas alemanas entraron en Bohemia y Moravia, sin encontrar resistencia.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.A la mitad de la velada, nuestra actitud cambió completamente.
Sabahın erken saatlerinde kalabalık grup saraya girdi.Al amanecer, la multitud entró al palacio.
Çalışma saatleri genelde güneşin doğuşuyla başlar, öğleden sonra biterdi.El día de trabajo comenzaba normalmente a la salida del sol y finalizaba por la tarde.
Weltzeituhr (Dünya saati) dünyanın çeşitli şehrilerindeki saatleri gösteriyor.Un reloj mundial es un reloj que muestra el tiempo de varias zonas horarias del mundo.
Gün ve gecenin saatleri için ve Mısır'ın idarî bölgeleri olan nomlar için tanrı grupları vardı.Existían conjuntos de dioses para los horas del día y la noche y para cada nomo de Egipto.
O gecenin ilerleyen saatlerinde, birkaç yerel sporcu yenildi, ancak yine de göz göremiyorlardı.Más tarde esa noche, derrotaron a algunos atletas locales, pero todavía no parecían estar bien como equipo.
Sabah saat dörtten önce olmamak şartıyla, gece saat on birlere kadar çalışma saatleri belirlendi.Congelar, si no se va a usar antes de las 24 horas.
Sezyum atom saatlerinin çalışmasında da kullanılır.El isótopo se emplea además en la construcción de relojes atómicos.
Öğlen saatlerinde Longstreet, Thoroughfare Gap savaş alanına geldi ve Jackson'ın sağ kanadında yerini aldı.Por la tarde, Longstreet llegó al campo de batalla y situó a sus tropas en el flanco derecho de Jackson.
Akşam yemeği, öğleden sonra ya da akşam saatlerine denk gelen öğün.Se consumen a la hora del almuerzo o en la tarde.
Karşılaşma saatleri yerel saat ile gösterilmiştir.Las horas son mostradas en el Tiempo local.
Normal iş saatleri sırasında açık olup tatil ve hafta sonları kapalıdır.Permanece abierto durante los fines de semana y épocas vacacionales.
Teknik gelişmeler sayesinde, saatlerin mekanizmalarınıda küçültmek imkânı doğdu.Su declive se debió al avance de los relojes mecánicos.
Şehirliler akşam saatlerinden itibaren, gece olmuş gibi perdelerini örterler.Los habitantes del pueblo se reúnen alrededor de las hogueras que se prenden durante la noche.
Apple Watch Birden fazla Apple Saatlerin iPhoneye eşleştirmesi için destek.El Apple Watch funciona mano a mano con iPhone.
Ertesi gün öğle saatlerinde yeniden evden çıktı.Volvió a su país al día siguiente.
Akşam ve gece saatlerinde aktif olurlar.Son activos por la tarde y la noche.
Akşam saatlerine doğru 5. Ordu cephesindeki durum açıklığa kavuşmuş bulunmaktaydı.Para las diez de la mañana, se estabilizó la posición del Batallón 5.
Ziyaret saatleri 09:00-18:00'dir.Su horario oficial de operación es de las 09:00 a las 18:00 horas.
En büyük gölgeler sabah saatleri akşam hava kararmadan hemen önce en büyük gölgeler oluşur."Auroram obscurissima praecedet hora": la hora más oscura de la noche llega justo antes de la aurora.
Tam-zamanlı işlerin çalışma saatleri ve ücreti yarı-zamanlı işlere göre daha fazladır.Destinan más horas diarias que la media al esfuerzo laboral.
Liste durumları her Cumartesi radyolarda 12:00 ilâ 14:00 saatleri arasında açıklanmaktadır.La lista se puede escuchar en Radio Contact de 12:00 a 14:00.
Bu sabahın erken saatlerinden beri onu bekliyorum.Lo sto aspettando da stamattina presto.
15 Mart sabah saatlerinde Alman birlikleri hiçbir direnişle karşılaşmadan Bohemya ve Moravya'ya girdi.La mattina del 15 marzo, le truppe tedesche entrarono in Boemia e Moravia, non incontrando resistenza.
Ramazan boyunca, gündüz saatlerinde kamusal alanlarda yemek yemek ve sigara içmek yasaktır.Durante il Ramadan mangiare, bere o fumare in pubblico durante le ore diurne è proibito.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.A circa metà della serata, la nostra opinione cambiò completamente.
Şirket, ürettiği kol saatlerinin çeşitliliği ve yeniliği ile de ünlü oldu.L'azienda è anche diventata famosa per l'ampia varietà e l'innovazione dei suoi orologi da polso.
Hem dijital hem de analog kuvars saatlerin ilk üreticilerinden biriydi.Era uno dei primi produttori di orologi al quarzo, sia digitali che analogici.
Karşılaşma saatleri yerel saat ile gösterilmiştir.Gli orari degli incontri sono espressi nell'ora locale.
Öğlen saatlerinde Longstreet, Thoroughfare Gap savaş alanına geldi ve Jackson'ın sağ kanadında yerini aldı.Verso mezzogiorno Longstreet giunse sul campo prendendo posizione sul fianco destro di Jackson.
Antika saatlerin tamiri üzerine ustalaştı.Per conoscere la quantità di ore eguali.
1524 tarihi kurmalı saatlerin yapıldığı ilk tarih olarak tarihe geçti.152 Da tempo conosco le tue testimonianze che hai stabilite per sempre.
Öğlen saatlerinde Guns N' Roses'ın performansı sırasında iki seyirci ezilerek hayatlarını kaybettiler.2 persone morirono tra il pubblico durante l'esibizione dei Guns N' Roses.
Meksika Ordusu, 6 Mart sabahının erken saatlerinde Alamo'ya doğru ilerledi.Nelle prime ore del 6 marzo, l'esercito messicano avanzò verso Alamo.
Dramaların çoğunluğu haftaiçleri, akşam 9:00, 10:00 veya 11:00 saatleri civarında gösterilir.La maggior parte degli orologi che si vedono segnano le tre del pomeriggio o le nove di sera.
Stride ve Eddowes sabahın erken saatlerinde aynı gün öldürülmüştür.Scopre che Edoardo è stato ucciso la mattina stessa.
Sezyum atom saatlerinin çalışmasında da kullanılır.L'uso più importante del cesio è negli orologi atomici.
Akşamcıl tipler ise geç yatıp sabahları zor kalkan ve performansı akşam saatlerinde yükselen kişilerdir.Quel tipo di musica e emozioni che dà la forza di alzarsi la mattina e restare tardi fino a sera..."
Avlarını sabahın erken saatlerinde ya da geceleyin avlarlar.Esse vengono deposte nel corso della notte o durante la mattina.
Başlarda kuşağın başlama saatleri sık sık değişse de genellikle hafta sonları yayınlanıyordu.In seguito il programma è stato spostato in varie fasce orarie notturne, di solito sempre nei fine settimana.
Bu çatışmalar, kalan Alman birliklerinin sabahın ilk saatlerinde teslim olmalarına dek sürdü.La battaglia proseguì finché le forze federali non cessarono l'offensiva nel tardo pomeriggio.
Belediye dış mekanın açılış saatlerini sınırlayabilir.L'accesso al servizio non è limitato alle ore di apertura degli uffici.
Ertesi gün öğle saatlerinde yeniden evden çıktı.Dalla stagione successiva tornò in onda Mezzogiorno in famiglia.
Styles, gecenin ilerleyen saatlerinde Mahal ile maça çıktı.La dottoressa Reese deve affrontare un turno di notte molto duro.
Akşam saatlerinde ise bir anda serinlik meydana gelir.Nel pomeriggio tutto procede con la solita calma.
Heck'in çalışma saatleri uzundur.Il tempo di Hickok nel lavoro era breve.
Kubizek ise bunu "dünyevi varlığımın en mutlu saatleri" olarak ifade etmiştir.Oh, Fanny, prendi nota di questo periodo come del più felice della tua vita."
Üretilen saatlerin büyük kısmı Alman ve Fransız üretimiydi.La maggior parte delle missioni punitive furono realizzate da francesi e tedeschi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod