Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Uns gefällt es nicht besser als ihm, an ein Bett gebunden und stundenlang leiden gelassen zu werden.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Vi tycker inte om att spännas fast vid en säng och lämnas lidande i timmar mer än han skulle.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Нам, как и ему, не нравится лежать, привязанными к кровати, и мучиться часами.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.Ние не бихме харесали да бъдем вързани за легло и оставени да страдаме с часове, повече отколкото той би бил.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.אנו לא אוהבים שקושרים אותנו למיטה ומניחים לנו לסבול שעות, בדיוק כמוהו.
Bir yatağa bağlanmayı ve acı çekmek üzere saatlerce öylece bırakılmayı ondan daha fazla sevmiyorduk.فنحن لا نحب مثله أن نقيّد إلى السرير و نترك لنعاني لساعات
Biz de dedik ki, "Peki ya oyun saatleri ve teneffüsler?"A já jsem řekl: "Dobrá, ale co hry a přestávky?"
Biz de dedik ki, "Peki ya oyun saatleri ve teneffüsler?"Dan kami berkata, "Bagaimana dengan bermain dan istirahat?"
Biz de dedik ki, "Peki ya oyun saatleri ve teneffüsler?""e leitura 5 vezes por dia", etc. E nós dissemos: "E as brincadeiras e o intervalo?"
Biz de dedik ki, "Peki ya oyun saatleri ve teneffüsler?"E noi, "E quando c'è l'intervallo, quando giocano?"
Biz de dedik ki, "Peki ya oyun saatleri ve teneffüsler?"És azt kérdeztük: "Mikor lesz szünet és játék?"
Biz de dedik ki, "Peki ya oyun saatleri ve teneffüsler?"Il n'y aura pas un seul instant dans l'emploi du temps. " (Rires)
Biz de dedik ki, "Peki ya oyun saatleri ve teneffüsler?"우리가 "놀이와 휴식은요?"라고 물었더니,
Biz de dedik ki, "Peki ya oyun saatleri ve teneffüsler?"Powiedzieliśmy: - No dobrze, ale co z zabawą i przerwami?
Biz de dedik ki, "Peki ya oyun saatleri ve teneffüsler?"Și am spus: "Dar joaca și pauzele?"
Biz de dedik ki, "Peki ya oyun saatleri ve teneffüsler?"Und wir fragten, "Na gut, aber wie geht es mit Spielen und Schulpausen?"
Biz de dedik ki, "Peki ya oyun saatleri ve teneffüsler?"Wij zeiden: "En de speeltijd, de ontspanning?"
Biz de dedik ki, "Peki ya oyun saatleri ve teneffüsler?"Y nosotros dijimos: "Bien, ¿y qué hay del juego y el recreo?"
Biz de dedik ki, "Peki ya oyun saatleri ve teneffüsler?"Ρώτησα: "Πότε θα παίζει και θα έχει ελεύθερο χρόνο;"
Biz de dedik ki, "Peki ya oyun saatleri ve teneffüsler?"І я запитав, "А як у вас з іграми та перервами?"
Biz de dedik ki, "Peki ya oyun saatleri ve teneffüsler?"Мы спрашиваем: "А что у вас с играми и переменами?"
Biz de dedik ki, "Peki ya oyun saatleri ve teneffüsler?"Ние попитахме, "А колко пъти седмично са отделени за игра и почивка?"
Biz de dedik ki, "Peki ya oyun saatleri ve teneffüsler?"וקריאה חמש פעמים ביום וכל זה.
Biz de dedik ki, "Peki ya oyun saatleri ve teneffüsler?"وقلنا لهم،" حسنا، ماذا عن اللعب والعطلات؟"
Biz de dedik ki, "Peki ya oyun saatleri ve teneffüsler?"彼らの答えは 「は? そんな時間は時間割に全くありません」
Biz de dedik ki, "Peki ya oyun saatleri ve teneffüsler?"跟著我哋問:"咁啲學生玩幾耐啊?"
Biz... [Normal sesle] Aham! Saatlerdir yürüyoruz.Ahem, kita sudah jalan sangat lama
Bodrumda bilgisayarýn baţýna geçerdik. Saatlerce bu oyunu programlardýk.Ci sedevamo assieme in garage, dove si trovava il computer, per ore, programmando quel gioco.
Bodrumda bilgisayarýn baţýna geçerdik. Saatlerce bu oyunu programlardýk.Han sad sammen med mig i kælderen hvor computeren var, i flere timer og programmerede spillet.
Bodrumda bilgisayarýn baţýna geçerdik. Saatlerce bu oyunu programlardýk.Hij kwam bij mij zitten in de kelder, waar de computer was uren lang , om het spel te programmeren
Bodrumda bilgisayarýn baţýna geçerdik. Saatlerce bu oyunu programlardýk.Il est resté sur l'ordinateur des heures pour programmer ce jeu avec moi au sous-sol.
Bodrumda bilgisayarýn baţýna geçerdik. Saatlerce bu oyunu programlardýk.Nó ngồi hàng tiếng đồng hồ trước chiếc máy<br/>vi tính để lập trình trò chơi đó với tôi.
Bodrumda bilgisayarýn baţýna geçerdik. Saatlerce bu oyunu programlardýk.Seděli jsme ve sklepě, kde byl tehdy počítač a dlouhé hodiny programovali.
Bodrumda bilgisayarýn baţýna geçerdik. Saatlerce bu oyunu programlardýk.Καθόταν μαζί μου στο υπόγειο, που ήταν κι ο υπολογιστής για ώρες προγραμματίζοντας αυτό το παιχνίδι.
Bodrumda bilgisayarýn baţýna geçerdik. Saatlerce bu oyunu programlardýk.Он сел со мной в подвале, , где компьютер был, часами, программирование эту игру.
Bodrumda bilgisayarýn baţýna geçerdik. Saatlerce bu oyunu programlardýk.Той седеше с мен в мазето, където беше компютърът часове наред програмирайки тази игра
Böylelikle, tüm insan genomunu sadece saatler içinde tayin edebiliyoruz.Donc en quelques heures nous pouvons définir un génome humain complet.
Böylelikle, tüm insan genomunu sadece saatler içinde tayin edebiliyoruz.Então podemos agora, numa questão de horas, determinar um genoma humano inteiro.
Böylelikle, tüm insan genomunu sadece saatler içinde tayin edebiliyoruz.Hiện tại trong tíc tắc vài giờ đồng hồ chúng ta có thể xác định cả bộ thông tin di truyền của loài người.
Böylelikle, tüm insan genomunu sadece saatler içinde tayin edebiliyoruz.In enkele uren tijd kan een heel menselijk genoom worden bepaald.
Böylelikle, tüm insan genomunu sadece saatler içinde tayin edebiliyoruz.지금은 인간 게놈 전체를 불과 몇시간 이내에 해독할 수 있지요.
Böylelikle, tüm insan genomunu sadece saatler içinde tayin edebiliyoruz.Oggi, nel giro di poche ore, possiamo mappare un intero genoma umano.
Böylelikle, tüm insan genomunu sadece saatler içinde tayin edebiliyoruz.Por eso ahora podemos, en cuestión de horas, determinar todo un genoma humano.
Böylelikle, tüm insan genomunu sadece saatler içinde tayin edebiliyoruz.Putem în prezent, în câteva ore, determina un întreg genom uman.
Böylelikle, tüm insan genomunu sadece saatler içinde tayin edebiliyoruz.Så nu kan vi inom loppet av timmar bestämma en människas hela genom.
Böylelikle, tüm insan genomunu sadece saatler içinde tayin edebiliyoruz.Så nu kan vi på i løbet af timer fastslå et komplet human genom.
Böylelikle, tüm insan genomunu sadece saatler içinde tayin edebiliyoruz.Sehingga kita dapat menentukan keseluruhan genom manusia dalam hitungan jam.
Böylelikle, tüm insan genomunu sadece saatler içinde tayin edebiliyoruz.Takže nyní můžeme v řádu hodin přečíst celý lidský genom.
Böylelikle, tüm insan genomunu sadece saatler içinde tayin edebiliyoruz.Takže teraz môžeme v rámci niekoľkých hodín vyhodnotiť celý ľudský genóm.
Böylelikle, tüm insan genomunu sadece saatler içinde tayin edebiliyoruz.Tehát most már órák kérdése, hogy egy teljes emberi genomot meghatározzunk.
Böylelikle, tüm insan genomunu sadece saatler içinde tayin edebiliyoruz.Więc możemy teraz w kilka godzin określić cały ludzki genom.
Böylelikle, tüm insan genomunu sadece saatler içinde tayin edebiliyoruz.Wir können also innerhalb von Stunden ein ganzes menschliches Genom bestimmen.
Böylelikle, tüm insan genomunu sadece saatler içinde tayin edebiliyoruz.Σε λίγες ώρες, μπορούμε να προσδιορίσουμε ένα ολόκληρο ανθρώπινο γονιδίωμα.
Böylelikle, tüm insan genomunu sadece saatler içinde tayin edebiliyoruz.Така че за броени часове можем да определим цял човешки геном.
Böylelikle, tüm insan genomunu sadece saatler içinde tayin edebiliyoruz.Так мы теперь можем в пределах часа определить весь человеческий геном.
Böylelikle, tüm insan genomunu sadece saatler içinde tayin edebiliyoruz.אז היום, תוך שעות, אפשר לזהות גנום אנושי שלם.
Böylelikle, tüm insan genomunu sadece saatler içinde tayin edebiliyoruz.والآن و خلال ساعات فقط يمكننا أن نحدد الجينوم البشري
Böylelikle, tüm insan genomunu sadece saatler içinde tayin edebiliyoruz.ヒトの全ゲノム配列を解析できるのです 当然ながら私たちは2つのヒトゲノム つまり
Böyle yaparsak saatler gider.A keď to spravíme, tie "hodiny" sa vyrušia.
Böyle yaparsak saatler gider. Elimizde 280/3600 km/sn kalır. . .Bylo to zaokrouhleno s přesností na 10 kilometrů, nebo to bylo přesně 280 kilometrů za hodinu?