Guevara ve Cienfuegos da Havana'ya aynı saatlerde girdi.Че Гевара и Камило Сиенфуегос навлизат в Хавана почти по едно и също време.
Ziyaretçiler için çalışma saatleri 9:00-16:00'dır.Часовете на търгуване са от 9:00 до 16:00 ч.
Gecenin ilerleyen saatlerinde Reigns, Joe ve Strowman'ı üçlü tehdit maçında mağlup etti.По-късно Рейнс побеждава Джо и Строуман в мач Тройна заплаха.
Bu yüzden, günün bu saatlerinde her zaman huzursuzdu.По тази причина той не почива по това време на деня.
İlerleyen saatlerde Strowman, ambulans ile geri döndü ve Reigns'in Samoa Joe'ya yenilmesine neden oldu.По-късно Строуман се завръща с линейка, коствайки на Рейнс мача му срещу Самоа Джо.
Wyatt ve geri dönüş yapan Erick Rowan, ilerleyen saatlerde Orton ve Luke Harper'a takım maçında yenildi.Тогава Уайът и Ерик Роуън, който се завръща губят срещу Ортън и Люк Харпър в отборен мач.
11 Ocak 2017 NXT bölümünde günün erken saatlerinde Billie Kay ve Peyton Royce, Asuka'ya saldırırken göründü.На 11 януари 2017, в епизод на NXT, се показва, че Били Кей и Пейтън Ройс са атакували Аска по рано през деня.
İlerleyen saatlerde Ziggler, Styles'ı yendi.По-късно в шоуто, Зиглър побеждава Стайлс.
İlerleyen saatlerde Vanessa Borne turnuvadan elendi.По-късно същият ден, Ванеса Борн се класира за турнира.
Müze hafta içi 9-17 saatlerinde ziyaret edilebilmektedir.Музеят работи всеки ден от 09 00 часа до 17 часа.
"Beşiktaş artık saatleri sayıyor!".Този часовник и днес отмерва времето.
Geri kalan saatlerinde uyur, yemek yer ve video oyunu oynar.Той прекарва по-голямата част от свободното си време да играе видео игри, да яде, да гледа телевизия и да спи.
Gerçeküstücü tablo eriyen cep saatlerini konu almaktadır.Часовник Общомедия разполага с мултимедийно съдържание за Пясъчен часовник.
Karşılaşma saatleri yerel saat ile gösterilmiştir.Слънчевите часовници отбелязват местно време.
Gece 23:00-02:00 saatlerinde talk-show veya sinema filmi verilir.Провежда се в 11:00 – 12:00 часа на площад в кинотеатър „Родина“.
Destek ancak sabah erken saatlerde orada olacaktı.Хората пристигат там от рано сутринта.
Kış aylarında 9:00-18:00 ve yaz aylarında 10:00-19:00 saatleri arasında hizmet vermektedir.През лятото работи от 9:00 до 18:30, а зимата от 9:00 до 17:00.
Turnuvada maçların oynanacağı saatler 2004 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda olduğu gibi düzenlenmiştir.До 2004 начинът на провеждане на турнира се различава от този в европейските клубни турнири.
Tüm saatler Moskova Zaman Dilimi (UTC+3).Всички часове са в Московско време (UTC+4).
Akşam yemeği günün ana öğünü olup genellikle akşam üzeri veya akşam saatlerinde yenir.Той се изпълнява от събралите се хора, обикновено при сутришна или вечерна молитва.
Keşke Tom gece geç saatlerde bu kadar yüksek sesle şarkı söylemese.Иска ми се Том да не пее на толкова висок глас в късните часове на нощта.
Öğlen saatlerinde Longstreet, Thoroughfare Gap savaş alanına geldi ve Jackson'ın sağ kanadında yerini aldı.U podne, Longstreetova vojska je stigla na bojište i zauzela položaj na Jacksonovom desnom krilu.
Bu çatışmalar, kalan Alman birliklerinin sabahın ilk saatlerinde teslim olmalarına dek sürdü.Ove borbe su trajale cijelu noć, prestavši tek ujutro kad su se posljednji njemački vojnici predali.
İlerleyen saatlerde U-74 3, ertesi gün hava gözlem gemisi Sachsenwald 2 denizciyi daha kurtardı.Sljedećeg su jutra podmornica U-74 i njemački meteorološki brod Sachsenwald pokupili 5 preživjelih.
Piaget, mekanik saatlerini kendi bünyesinde tasarlar, geliştirir ve üretir.Piaget osmišljava, razvija i proizvodi u internom krugu svoje mehaničke mehanizme.
Bu cephane sıkıntısı öğleden sonraki saatlerde giderildi.Topnički napadi nastavili su se i poslijepodne.
Bu yeni saatler navigasyon için uygundu.Vrijeme je bilo idealno za plovidbu.
Bu saatlerin günde bir saat hatalı zaman göstermesine sebep olabiliyordu.Ovi se sati zbog toga ponekad nazivaju nejednaki sati.
Ziyaretçiler için çalışma saatleri 9:00-16:00'dır.Vrt je otvoren za posjetitelje od 9 h do 20 h.
Sabahın erken saatlerinde kalabalık grup saraya girdi.Rano ujutro hrvatska policija došla je u Pakrac.
Çatışmalar yağmura rağmen gece saatlerine kadar sürdü.Tu se noćilo, a kiša je padala cijelu noć, sve do jutra.
Antika saatlerin tamiri üzerine ustalaştı.To je predstavljalo značajan napredak nad grubom točnošću satova.
Bu neşeli kutlama genelde saatler sürer.Udvaranje se najčešće odvija u popodnevnim satima.
Su saatleri güneş saatleri ile birlikte en eski zaman ölçüm yöntemlerinden biridir.Vodeni i sunčani satovi se smatraju najstarijim instrumentima za mjerenje vremena.
Gece yapılan çekimler akşam saatlerinde, öğleden sonra 5'ten sabah 5'e kadar sürmüştür.Zlostavljanje je, prema njegovu svjedočenju, trajalo od pola šest ujutru do šest uvečer.
Günün erken saatlerinde orada unutmuştur.Start je u prijepodnevnim satima.
Aslında Bir Konu Var ^ Saatlerce Sıkılmadan Hayvanları İzliyorum.Ali, životinje se ne smiju prečesto buditi.
Çatışmalar saatlerce sürdü.Prosvjedi su trajali tjednima.
Bu yüzden, günün bu saatlerinde her zaman huzursuzdu.Žao mi je dječaka kojem je u to vrijeme sve bilo lagodno.
Patlamanın iş çıkışı saatlerine denk gelmesi nedeniyle ölü ve yaralı sayısı çok fazla olmuştur.Taj broj je zbog ranjavanja i pogibija bio u stalnom opadanju.
24 saat esaslı saatler en az 15. yüzyıldan bu yana kullanıla gelmiştir.Moderné 24-hodinové hodiny sa používajú od 14. storočia.
Çatışmalar saatlerce sürdü.Boje trvali niekoľko hodín.
Tüm saatler yereldir.Všetky časy sú miestne.
Gelişmesi saatler ve günler alır.Progresia prichádza v hodinách, dňoch i týždňoch.
Mekanik saatler (13 ila 14. yüzyıllar) Mekanik saatlerin ilk kez ne zaman ortaya çıktığı bilinmemektedir.V 13. alebo 14. storočí sa objavili prvé kolieskové hodiny.
Liste durumları her Cumartesi radyolarda 12:00 ilâ 14:00 saatleri arasında açıklanmaktadır.Rebríček je publikovaný v rozhlasovom programe Radio Contact, v sobotu od 12:00 do 14:00.
Yani saatler, saat anlamıyla gelişmesi dışında bir moda girişimiydi.Na hodinkách sa preto vyskytuje skôr ako "módny doplnok".
Karşılaşma saatleri yerel saat ile gösterilmiştir.Nachádza sa v súhvezdí Hodiny.
Uydu sinyalleri çok güvenilir atom saatleri kullanılarak zamanlanır.Atómový čas je čas udávaný atómovými hodinami.
Bu nedenle normal saatler, Güneş'e ait zamanı gösterir.Pravý slnečný čas ukazujú slnečné hodiny.
Çünkü saatler gittikçe daha yavaş işlemeye başlar ve sonun gelmesine hep zaman vardır."Súpravy sú neustále v pohybe, takže je tu malý čas „na vynulovanie meškania“.
Tam-zamanlı işlerin çalışma saatleri ve ücreti yarı-zamanlı işlere göre daha fazladır.Pracujú za mzdu, a to len na polovičný úväzok.
Bununla birlikte şafakta değil öğleden sonranın geç saatlerinde ölmüş olmalıdır.V druhý deň sa nesúťažilo v rannom programe, ale až vo večernom.
Sadık âşıklar bu saatlerde uykuda olmamalıdır.Ľudia zo Študentskej ulice nemôžu v noci spávať.
Kafeler ve barlarda uzun saatler harcıyordu.Trávil som veľa času v baroch.
Bazı yağlı tohumların sindirilmesi uzun saatler alabilmektedir.Rozklad odumretých lesných stromov trvá niekoľko desiatok rokov.
Arıburnu Cephesi’nde 1 Mayıs taarruzları sabahın erken saatlerinde başlamıştı.Koza však v ranných hodinách 2. decembra zhorela.
Filmin çekimlerine çoğunlukla öğleden sonra başlanıyor bazı bölümler gecenin geç saatlerine kadar sürüyordu.Otvárala o šiestej ráno a záverečná sa niekedy posunula až do neskorých nočných hodín.
Genellikle geceleri aktiftir ve uyanık olduğu saatlerde çoğunlukla beslenir.Najviac sú aktívne v nočných hodinách, kedy trávia čas hľadaním potravy.
Tüm saatler yerel saat dilimi olan Pacific Standard Time (UTC-8) göredir.Všetky časy sú v Pacifickom štandardnom čase (UTC-8).