Yakın çatışmalar akşamın geç saatlerine kadar sürdü.Boje však trvali do neskorej noci.
Civa (Mercury) pil – Genelde dijital saatlerde kullanılır.Staging (určenie štádiá) rakoviny pankreasu je zvyčajne vykonávaný pomocou CT.
Nüfus iş saatleri içinde DOSAB sayesinde yükselir.Sem pa sodi tudi delo prek obsega delovnega časa.
Tüm saatler yerel saat dilimi olan Pacific Standard Time (UTC-8) göredir.Vsi časi beležijo pacifiški standardni čas (UTC-8).
Apollo 17'nin 00:33 (EST)'te fırlatılması, Afrika'nın uçuşun ilk saatlerinde aydınlık görünmesini sağlamıştır.Ob izstrelitvi Apolla 17 (12:33 EST) je bil v Afriki dan.
Kanser tedavisi gören İnanç 6 Mart 2015 sabah saatlerinde hayatını kaybetti.Po kratkotrajnem boju z rakom, je v zgodnjih jutranjih urah 6. marca 2014 umrl.
Düğünlerimiz gece geç saatlere kadar sürmektedir.Proslavljanje se je nadaljevalo pozno v noč.
Üretilen balgam miktarı, saatler veya günler arasında farklılık gösterebilir.Količina proizvedenega izmečka se lahko v času nekaj ur ali dni spreminja.
Sanılanın aksine, kurulumu saatler içerisinde gerçekleşebilir.Dvorjenje se lahko v nekaj urah večkrat ponovi.
Partizanlar yine bu saatlerde 10.500 sabotaj eylemi gerçekleştirdi.Istrski tednik je v tem času imel 5500 izvodov.
Gece 23:00-02:00 saatlerinde talk-show veya sinema filmi verilir.Po 22.00 se vrtijo popularne svetovne serije in oddaje za starejše.
Ertesi gün öğle saatlerinde yeniden evden çıktı.Moja žena je včeraj opoldne vzela slovo.
Ev ödevlerini okul başlamadan önce sabah erken saatlerde yapmak zorundaydı.V Negovi se je šola začela zgodaj.
Bu saatlerin günde bir saat hatalı zaman göstermesine sebep olabiliyordu.Ura nima obraza, ker so vse ure tistega časa zadonele uro na zvon.
Akşam yemeği, öğleden sonra ya da akşam saatlerine denk gelen öğün.Sestajajo se tedensko ob zajtrku, kosilu ali večerji.
Kubizek ise bunu "dünyevi varlığımın en mutlu saatleri" olarak ifade etmiştir.Sam je temu rekel "najsrečnejši dan v mojem življenju".
Çoğu gündüz ve erken akşam saatlerinde faal olur.Delimo jih na zgodnje in pozne.
Okulda başarısız bir öğrenciydi fakat saatlerce kitap okurdu.Na šoli je poučeval italijanski učitelj, vendar je bil šolski obisk zelo slab.
Müze hafta içi 9-17 saatlerinde ziyaret edilebilmektedir.Cerkev je odprta dnevno med 9 in 19 uro.
Dizisi)- Oyuncu "Sıcak Saatler" Yön.Nastopila je t.i. “vroča jesen” (autunno caldo).
Akşam saatlerinde Tümen’in 143.TV SLO Nedeljsko popoldne 43.
Programın yoğun ilgi görmesi üzerine 2 kez "altın saatler"de tekrarlandı.Za časa njegovega dela v Ufagu se je ukvarjal še z dvema omembe vrednima projektoma.
Bu yüzden, günün bu saatlerinde her zaman huzursuzdu.Tad jis visada buvo neramus tuo dienos metu.
Aslında Bir Konu Var ^ Saatlerce Sıkılmadan Hayvanları İzliyorum.Tai nedrąsūs, nelaisvėje sunkiai prijaukinami gyvūnai.
BK yayın saatlerini barındırır.Depulso: numeta kabančius ore daiktus.
26 Şubat'ta ateşkese saatler kalmasına rağmen çatışmalar devam etmiştir.Pasibaigus paliaubų terminui dėl taikos derybų, vasario 16 d. karas atsinaujino.
Bu nedenle normal saatler, Güneş'e ait zamanı gösterir.Dėl to jos oficialusis laikas visuomet lenkia Saulės laiką.
Bu düzenin sürmesi içinse saatler özelliklerine göre on beş günde bir veya ayda bir kurulmaktadır.Priklausomai nuo skiriamo laiko drabužį galima pasiūti per kelias dienas arba mėnesį.
Gündüz saatlerine göre akşam daha fazladır ya da sadece akşam saatlerinde ortaya çıkar.Komandos nesimato arba ji pabunda tik nakčia.
Gelişmesi saatler ve günler alır.Šis procesas tęsiasi daug valandų ir dienų.
Yumurtlama akşamın geç saatlerinde veya gece 1-2 gibi başlar.Šventė prasideda 10-11 val. Trunka 1-2 valandas.
İnsanların öğle yemeğine gittiği saatlerde inişler, öğle yemeğinden dönüşte çıkışlar daha yoğundur.Diena prasideda, kai mokiniai atvyksta į Didžiąją salę pusryčiauti.
Meksika Ordusu, 6 Mart sabahının erken saatlerinde Alamo'ya doğru ilerledi.Japonijos kariuomenė į Pchenjano miestą įžengė ankstų rugsėjo 16-osios rytą.
Bütün zamanlar yerel saatlere göredir.Ajad on toodud kohalikus kellaajas.
Daha hassas olmak, GDDR5 SGRAM iki yazma saatler, iki byte atanan her biri kullanır.Olles täpsem, GDDR5 SGRAM-mälu kasutab kahte kirjutamiskiirust, mõlemale neist on määratud kaks baiti.
Akşam saatlerine doğru düğün eğlencesi başlar.Päris pidu algab vana-aasta õhtul.
Tüm saatler Brasília resmî saatine (UTC-03:00) göredir.Kõik ajad on Brasília ametliku aja järgi (UTC−03:00).
Tüm saatler Moskova Zaman Dilimi (UTC+3).Kõik ajad on Moskva aeg (UTC+3).
Sadık âşıklar bu saatlerde uykuda olmamalıdır.Sel ööl palverändurid ei maga.
İnsanların saatlerini değiştirmeyi unutmaması gerekir ve bunun için fazladan bir zaman gerekir.Inimesel pole vaja töökohta vahetada ning ta hoiab sel viisil kokku aega.
Akşam saatlerine doğru protestocuların sayısı 500 ila 600 arasında bir sayıya yükseldi.Kella kuueks õhtul oli meeleavaldajate arv kasvanud 200 000-ni.
Tesisler haftanın yedi günü 08:00-21:00 saatleri arasında hizmet vermektedir.Poed on avatud seitse päeva nädalas kellaaegadel 08.00 kuni 21.00.
Müze hafta içi 9-17 saatlerinde ziyaret edilebilmektedir.Muuseum on avatud kella 10–17.
Genç kültür de çınlayan plastik Swatch saatleri tercih etmektedirler.Kontserdikavades eelistatakse mängida valdavalt sümfoonilist puhkpillimuusikat.
Ziyaretçiler için çalışma saatleri 9:00-16:00'dır.Raamatukogu on avatud tööpäevadel 9.00 – 16.00.
Saatleri 08:30, 12:15 ve 17:00'dir.Näiteks 03:12, 05:12 jne.
Yakın çatışmalar akşamın geç saatlerine kadar sürdü.Sellised koosviibimised lõppesid pahatihti hilisööl.
Tam-zamanlı işlerin çalışma saatleri ve ücreti yarı-zamanlı işlere göre daha fazladır.Ajategurimajanduses on niihästi maksud kui ka palgad proportsioonis tööajaga.
Sabah 06:30-08:30 saatleri arasında kahvaltı haberleri yayınlanır.Seejärel umbes kell 7.45–8.00 ta sõi kerge hommikusöögi.
Saatler günümüzde genellikle seri üretilirler.Tänapäeval liigutatakse kelli tihti masinate abil.
Meksika Ordusu, 6 Mart sabahının erken saatlerinde Alamo'ya doğru ilerledi.6. märtsi varastel hommikutundidel alustas Mehhiko armee rünnakut Alamole.
Kubizek ise bunu "dünyevi varlığımın en mutlu saatleri" olarak ifade etmiştir.Samas nimetas härra Nõmmik sündmust «ilusamaks tunniks oma elus».
Sabahın erken saatlerinde kalabalık grup saraya girdi.Juba hommikul kogunes rahvast murdu.
(09) 816 30300 Bu numarayı hafta içi çalışma saatleri içinde arayabilirsiniz.Tel. (09) 816 30300 Atención telefónica en días laborables.
(09) 816 30300 Bu numarayı hafta içi çalışma saatleri içinde arayabilirsiniz.Tfn (09) 816 30300 Du kan ringa numret på vardagar.
(09) 816 30300 Bu numarayı hafta içi çalışma saatleri içinde arayabilirsiniz.Тел. (09) 816 30300 Звонить на этот номер вы можете в будние дни.
(09) 816 30300 Bu numarayı hafta içi çalışma saatleri içinde arayabilirsiniz.هاتف: 30300 816 (09) من الممكن الاتصال بهذا الرقم خلال أيام الدوام الرسمي.
(09) 816 30300 Bu numarayı hafta içi çalışma saatleri içinde arayabilirsiniz.电话号码:(09) 816 30300 您可在工作日期间拨打电话。
12 yıl boyunca belli saatlerde, belli giysiler giyerek belli bir kurumda hazır bulunmaya zorlandım.12 ani, in care am fost obligat sa ma prezint la ore fixe, intr-o institutie, si sa am o uniforma anume.
12 yıl boyunca belli saatlerde, belli giysiler giyerek belli bir kurumda hazır bulunmaya zorlandım.12 anos em que estive obrigado a apresentar-me a horas fixas numa instituição e a ter que vestir um uniforme.