Ayrıca gitar çalmayı düşündü ve stüdyoda geçirdiği uzun saatler boyunca parmaklarının kanadığı oldu.Ele lembrou que tocou guitarras, e seus dedos sangraram durante as longas horas que passou no estúdio.
Guevara ve Cienfuegos da Havana'ya aynı saatlerde girdi.As forças de Che Guevara e Cienfuegos entraram em Havana em aproximadamente o mesmo tempo.
Sabahın erken saatlerinde kalabalık grup saraya girdi.De madrugada, a multidão entrou no palácio.
26 Nisan sabahının erken saatlerinde Refior, Weidling'in karargahı Bendlerblock'da kısa bir uykudan uyandı.Na manhã de 26 de abril, Refior foi acordado enquanto dormia no Quartel-general de Weidling, o Bendlerblock.
Ayrılmasından saatler önce Theo'nun eşliğinde Seurat'ın atölyesine ilk ve tek ziyaretini gerçekleştirdi.Ele fez junto com Theo sua primeira e única visita ao estúdio de Seurat pouco antes de partir.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.No meio da noite, a nossa atitude mudou completamente.
Bu şirket ağ bağlantısından bağlantısız olan başlangıç saatleri makinelerde artırabilir.Isso pode melhorar os tempos de inicialização em máquinas que estão desconectadas da rede da empresa.
Gün ve gecenin saatleri için ve Mısır'ın idarî bölgeleri olan nomlar için tanrı grupları vardı.Havia conjuntos de deuses para as horas do dia e da noite e para cada região do Egito.
Gecenin ilerleyen saatlerinde Cesaro ve Sheamus, Kıtalararası Şampiyonluğu maçına karıştı.Mais tarde naquela noite, Cesaro e Sheamus se envolveram na luta pelo Campeonato Intercontinental.
Üretilen balgam miktarı, saatler veya günler arasında farklılık gösterebilir.A quantidade de expectoração produzida pode variar no prazo de horas ou dias.
1925 - Sürrealistlerin ilk sergisi, Paris Galerie Pierre'de gece yarısı saatlerinde ziyarete açıldı.1925 - Participa da primeira exposição dos surrealistas na Galeria Pierre em Paris.
İlerleyen saatlerde Jason Jordan, Team Raw'ın son üyesi olarak açıklandı.Mais tarde, no mesmo episódio, Angle chamou Jason Jordan como último membro do time Raw.
Bütün saatler Orta Avrupa Saatine göredir.Todos os horários seguem o Horário da Europa Central.
15 Mart sabah saatlerinde Alman birlikleri hiçbir direnişle karşılaşmadan Bohemya ve Moravya'ya girdi.Em 15 de março de 1939, as tropas alemãs invadiram a Boêmia e a Morávia.
Sezyum atom saatlerinin çalışmasında da kullanılır.O isótopo também é utilizado na construção de relógios atômicos.
Saldırıdan saatler önce, saldırgan Youtube'da bir video yayınlayarak saldırıyı önceden belirtmişti.Horas antes do incidente, o atirador publicou um vídeo no YouTube anunciando o massacre na escola.
"Beşiktaş artık saatleri sayıyor!".«Rainha dos baixinhos tem seus dias contados».
Ertesi günü olaylar daha sabahın erken saatlerinde başladı.Depois ocorreu novamente o mesmo que tinha ocorrido durante a madrugada.
Piaget, mekanik saatlerini kendi bünyesinde tasarlar, geliştirir ve üretir.A Piaget concebe, desenvolve e produz em suas próprias instalações os movimentos mecânicos de seus relógios.
İlk saatlerde kadran, akrep ve yelkovan bulunmuyordu.À época já se encontrava sem recheio, revestimento ou ornamentos.
Temel değeri, tek bir eylemsiz çerçevedeki saatler içindir.Principalmente execuções em um único ciclo de clock.
NET Foundation, o yılın ilerleyen saatlerinde Windows Live Writer'in açık kaynaklı bir çatalını ilan etti.Ainda no mesmo ano, a.NET Foundation anunciou uma fork de código aberto do Windows Live Writer.
Saatler Orta Avrupa Yaz Saati'ne (UTC+02:00) göredir.Os horários obedecem ao Horário de Verão da Europa Central (UTC+02:00).
CK ve Yeliz saatler başlatma ve eğitim dizisi sırasında hizalanır.O CK e WCKs são alinhados em fase durante a sequência de inicialização e treinamento.
Son saatlerinde karısı Magda Goebbels önce altı çocuğunu zehirleyerek öldürdü.No fim da guerra, Magda matou seus seis filhos com Goebbels.
Geri kalan saatlerinde uyur, yemek yer ve video oyunu oynar.Ele é viciado em videojogos e em dormir.
Meksika Ordusu, 6 Mart sabahının erken saatlerinde Alamo'ya doğru ilerledi.Nas primeiras horas da manhã do dia 6 de março, o exército mexicano avançou para o Álamo.
Müze hafta içi 9-17 saatlerinde ziyaret edilebilmektedir.Entre Abril e Setembro, o museu encontra-se aberto entre as 10 e as 17 horas.
Bu özelliği sayesinde aynı zamanda kuartz saatlerde de kullanılır.Devido à sua rapidez é também utilizado na caça grossa.
29 Temmuz'un ilk saatlerinde ölmüştür.Ele morreu nas primeiras horas da manhã de 29 de julho de 1890.
Efesli İoannes, üç kadının gece geç saatlerde tekne ile gizlice Konstantinopolis'e kaçırıldığını bildirir.João relata que as três mulheres foram levadas em segredo para a capital por barco, à noite.
Akşam saatlerinde ise bir anda serinlik meydana gelir.Sempre que há um problema, aparece na hora certa.
(GMT+4) Tüm saatler yereldir.Todos os horários são GMT.
Müze, Pazartesi hariç her gün 10.00-18:00 saatlerinde ziyaretçilere açıktır.O Museu permanece aberto diariamente das 10 às 18 horas.
Anafilakside genelde dakikalar veya saatler içerisinde birçok farklı semptom görülmektedir.Os sintomas geralmente manifestam-se no prazo de minutos ou horas.
Pazar öğle saatlerinde gelin alınır.Aos domingos é celebrada missa ao meio-dia.
Son saatlerinizi yaşadığınızı öğrenseydiniz, hayatınızda neleri değiştirmeye çalışırdınız?Quando acabara de escapar, decidiu ter conhecimento de outra moradia, para viver com o que sobrou.
İlerleyen saatlerde Vanessa Borne turnuvadan elendi.1- O East End Lions desistiu do torneio.
İnsanların öğle yemeğine gittiği saatlerde inişler, öğle yemeğinden dönüşte çıkışlar daha yoğundur.Por exemplo, a chegada de clientes diminui no horário de almoço.
Polisler ölümün sabah 1 ve 2:45 saatleri arasında gerçekleştiğini açıkladı.Acredita-se que tenha encontrado o seu assassino por volta das 2:15 da manhã.
Her sürücünün sürüş saatleri de izlenmekte ve raporlanmaktadır.É claro que todos os monitores passam por processos de teste e verificação.
Stride ve Eddowes sabahın erken saatlerinde aynı gün öldürülmüştür.Ivan e Ieda foram levados naquela madrugada para o mesmo destino em carros distintos.
Nasır, zirveden saatler sonra ağır bir kalp krizi sonucu öldü.Morreu apenas algumas horas mais tarde em consequência de uma grave hemorragia cerebral.
Sabah saatlerine kadar gece kulüpleri kapanmaz.Igreja Católica no cair da tarde.
Bazı saatler ise saat başlarının yanı sıra yarım saatlerde de çalmaktadır.Bij veel klokken wordt er bovendien een keer geslagen op de halve uren.
1946 - Nazi savaş suçlusu Hermann Göring idam edilmesine saatler kala zehir içerek intihar etti.1946 - Oprichter van de Luftwaffe Hermann Göring vergiftigt zichzelf in de nacht voor zijn geplande executie.
Weltzeituhr (Dünya saati) dünyanın çeşitli şehrilerindeki saatleri gösteriyor.Hierop staan klokken die het uur in verschillende delen van de wereld weergeven.
Öğlen saatlerinde Longstreet, Thoroughfare Gap savaş alanına geldi ve Jackson'ın sağ kanadında yerini aldı.Rond de middag arriveerde Longstreet op het slagveld en stelde zich aan Jacksons rechterflank op.
Program hafta içi her gün 13:00-15:00 saatleri arasında yayınlanıyor.Het programma werd uitgezonden op weekdagen, tussen 13 uur en 15 uur.
Günün belirli saatlerde dükkân sahiplerinin nakliye işlemleri için araç trafiğine açılmaktadır.Op sommige momenten van de dag moeten de bestuurders hun voertuig inleveren.
Müze hafta içi 9-17 saatlerinde ziyaret edilebilmektedir.In de week is het museum open van 10 uur tot 19 uur.
Café tipi dükkânlar sabahın erken saatlerinde kapılarını açarak kahvaltı servisi yaparlar.De vele cafés daar sluiten pas in de vroege uurtjes hun deuren.
Tüm saatler yereldir.Alle tijden zijn lokaal.
Genç kültür de çınlayan plastik Swatch saatleri tercih etmektedirler.Voor de productie van thee wordt bij voorkeur gebruikgemaakt van jonge lichtgroene bladeren.
Pazar öğle saatlerinde gelin alınır.Woensdagmiddag is het kindermiddag.
Tüm başlama saatleri yerel saatledir.Aanvangstijden wedstrijden zijn plaatselijke tijd.
Gece 23:00-02:00 saatlerinde talk-show veya sinema filmi verilir.Als voorbeeld moet men een tekenfilm niet om 22:00 uitzenden.
Günün ilerleyen saatlerinde top atışı yeniden başlamıştı.Langs het volledige front begonnen de vuurgevechten opnieuw.
Akşam saatlerine doğru protestocuların sayısı 500 ila 600 arasında bir sayıya yükseldi.De beweging had op haar hoogtepunt circa 500 tot 600 directe aanhangers.
Trenler, yoğun saatlerde iki ile beş dakikada bir kalkar.Doorgaande treinen leggen de afstand af in 2 uur en 15 minuten.