Ana içeriğe geç
Sözlük

saatler ile cümle

saatler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ertesi gün öğle saatlerinde yeniden evden çıktı.De volgende dag vertrok hij al terug naar huis.
Mekanik saatler (13 ila 14. yüzyıllar) Mekanik saatlerin ilk kez ne zaman ortaya çıktığı bilinmemektedir.Vanaf het eind van de veertiende eeuw verschijnen de eerste mechanische klokken.
O günün ilerleyen saatlerinde Dostler, 135.Hij stierf in de vroege uren van 13 oktober 54.
Los Angeles Times'tan Lisa Rosen bu bölümün "TV'deki en korkutucu saatlerden birisi" olduğunu söylemiştir.Robert Hilburn van de Los Angeles Times noemde deze tournee een van de "meest spectaculaire show tot nu toe".
Dizi, eski dizinin devamı niteliğindedir ve ülkesinde altın saatler kuşağında yayınlanır.De oude vrouw blijft de jaargetijden prijzen en gouden munten vallen uit haar mond.
Bu, kuvars saatlerde kullanılan değerle aynıdır.Quality time is kostbare tijd die je spendeert in je vrije tijd.
Polis sabah erken saatlerinde göstericilerin hazırladığı barikatları aşarak Taksim Meydanına geldi.Hij heeft gisterochtend op zijn vrije dag vrijwillig de rechtszitting tegen de kunstdieven bijgewoond.
Yatılı olan öğrenciler etüt saatlerinde çalışmalarına aralıksız devam ederler.Gedurende de TTO opleiding gaan de leerlingen één keer op werkweek naar het buitenland.
Çalışma saatleri azaltılarak işsizlik sorunu çözülmeye çalışıldı.Deze bepleit arbeidstijdverkorting als middel om de werkloosheid te bestrijden.
Düğünlerimiz gece geç saatlere kadar sürmektedir.De bus rijdt tot in de late avonduren.
Ziyaret saatleri 09:00-18:00'dir.Een winkel is open van 9.00 tot 18.00 uur.
Ancak öğleden sonraki saatlerde Sovyet ilerlemesi giderek yavaşladı.In ieder geval ging in de loop van de middag de conditie van de vloot steeds sneller achteruit.
Ulaşım Gölbaşından belirli saatlerde 151 nolu ego otobüsleri tarafından sağlanmaktadır.De Italiaanse regering kondigde aan in totaal 151 dienstauto's via eBay te zullen verkopen.
Aslında Bir Konu Var ^ Saatlerce Sıkılmadan Hayvanları İzliyorum.Gedurende andere jaargetijden laat dit dier zich nauwelijks zien.
Saatlerin tümü OAZDne göre verilmiştir.Alle klokken zijn uit brons gegoten.
Bill saatlerce ağlamaya devam etti.Bill schreide urenlang.
Geceye özgü (noktürnal) olan bu hayvanlar akşamın erken saatlerinde ortaya çıkar ve gece avlanırlar.Spośród nich tylko jeden – tortury w noc przed ukrzyżowaniem – są spoza Ewangelii.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.W połowie wieczoru, nasze nastawienie kompletnie się zmieniło.
Bundan sonraki birkaç sene boyunca Bennet ve Şah haftalık saatler süren kişisel konuşmalar yaparlar.Przez kilka następnych lat, Bennett i Shah spotykali się na cotygodniowe prywatne rozmowy trwające godzinami.
Anafilakside genelde dakikalar veya saatler içerisinde birçok farklı semptom görülmektedir.Anafilaksja powoduje zazwyczaj wystąpienie wielu różnych objawów w ciągu kilku minut lub godzin.
Aynı zamanda diğer saat markaları için saatler ve saat parçaları da üretmektedir.Po niej robią to zgodnie z ruchem wskazówek zegara pozostali.
1900 - Fransa'da çocuk ve kadınların çalışma saatleri, günde 11 saat ile sınırlandırıldı.31 marca – we Francji czas dnia roboczego, dla kobiet i dzieci, został ustawowo skrócony do 11 godzin.
Ayrılmasından saatler önce Theo'nun eşliğinde Seurat'ın atölyesine ilk ve tek ziyaretini gerçekleştirdi.Na kilka godzin przed odjazdem odwiedził po raz pierwszy, w towarzystwie Theo, Seurata w jego atelier.
Öğle saatleri olmasına rağmen hava sisliydi ve filoların büyük gemileri birbirlerini ilk başta göremediler.Mimo, że było koło południa, nad morzem zalegała mgła i główne okręty początkowo nie widziały się nawzajem.
Guevara ve Cienfuegos da Havana'ya aynı saatlerde girdi.Cienfuegos i Guevara wprowadzili swoje kolumny do Hawany w dniu 2 stycznia.
Akşam ve gece saatlerinde ava çıkarlar.Poluje wieczorem i wczesną nocą.
Üretilen saatlerin büyük kısmı Alman ve Fransız üretimiydi.Większość czołgów była produkcji brytyjskiej i francuskiej.
"Sen aptalsın, hayır sen" olayına saatlerce devam ederler.Oto przykłady: Tracisz mój czas.
Ahmet Hamdi Tanpınar romanı Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nü tiyatroya uyarladı.Ahmet Hamdi Tanpinar Instytut Regulacji Zegarów, przeł.
Gözlük ve saatler de dahil olmak üzere tüm teknolojik aletler yasaklandı.Urządzenie zostało przetestowane przez wszystkie czasopisma o tematyce technologicznej, również przez Time.
Bununla birlikte şafakta değil öğleden sonranın geç saatlerinde ölmüş olmalıdır.Należy ją odmówić po zmroku, lecz nie później niż o północy.
Liste durumları her Cumartesi radyolarda 12:00 ilâ 14:00 saatleri arasında açıklanmaktadır.Lista jest publikowana w programie radiowym Radio Contact, w soboty od 12:00 do 14:00.
Tüm başlama saatleri yerel saatledir.Wszystkie godziny rozpoczęcia meczów według czasu lokalnego.
Sabah 06:30-08:30 saatleri arasında kahvaltı haberleri yayınlanır.Co godzinę, między 10:30 a 18:30 emitowane były wiadomości sportowe.
Dramaların çoğunluğu haftaiçleri, akşam 9:00, 10:00 veya 11:00 saatleri civarında gösterilir.Większość dram jest nadawanych w ciągu tygodnia w godzinach wieczornych około 21:00, 22:00, a nawet 23:00.
Mesai saatleri dışında da fahişelik yapmayı sürdürür.Poza pracą zawodową zajmował się numizmatyką.
Günün erken saatlerinde orada unutmuştur.Zmarł we wczesnych godzinach wieczornych.
Sabah saat dörtten önce olmamak şartıyla, gece saat on birlere kadar çalışma saatleri belirlendi.Z tego też względu zamiast o godzinie 24.00 zdał służbę dopiero rano.
Özellikle güneşin batmaya yakın saatlerinde daha da belirginleşmektedir.Wzmaga się zwłaszcza o wschodzie słońca.
(GMT+4) Tüm saatler yereldir.Gmina (gromada) Godziszów powstała ok.
Saatler Fransız imalatıdır.Język posiada francuskie naleciałości.
Akşam saatlerinde Linz'e vardı.Odwiedził Argosa w nocy.
Sabahın erken saatlerinde kalabalık grup saraya girdi.Nad ranem do pałacu wkroczyły siły lądowe.
Bunun dışındaki saatlerde genelde tekrar programları verilir.Z czasem utrwaliły się często powtarzane schematy.
Öğle yemeği, öğle saatlerinde yenilen, genellikle günün ikinci öğünü olarak tercih edilen yemek.Śniadanie – pierwszy posiłek dnia, najczęściej spożywany w godzinach porannych.
Kalan saatlerinin çoğunu bir komada geçirdi ve ertesi sabah 04: 30'da öldü.Przeżegnał się dwa razy i zmarł o godzinie trzeciej nad ranem.
Yakın çatışmalar akşamın geç saatlerine kadar sürdü.Ataki trwały aż do późnych godzin nocnych.
Öyle ki, programda belirtilenden saatler sonra sahneye çıkıyordu.Tak też się stało w niecałą godzinę po emisji programu.
Ancak söz konusu tümenlerin bölgeye ulaşması 8 Ağustos akşam saatlerinde ancak gerçekleşebilmişti.Do samego Cchinwali wojska rosyjskie weszły dopiero wieczorem 8 sierpnia.
Akşam saatlerinde Tümen’in 143.Świt na Pobiedniku 143.
15 Mart sabah saatlerinde Alman birlikleri hiçbir direnişle karşılaşmadan Bohemya ve Moravya'ya girdi.9 marca o 5 rano oddziały niemieckie uderzyły z Kartuz w kierunku Kobysewa i Przodkowa.
Gerçek zamanlı saatler genellikle ayrı bir güç kaynağından beslenirler.Boczne linie danego rodu najczęściej z czasem tworzą odrębne dynastie.
Wyatt ve geri dönüş yapan Erick Rowan, ilerleyen saatlerde Orton ve Luke Harper'a takım maçında yenildi.Wyatt i powracający Erick Rowan przegrali z Ortonem i Lukem Harperem w tag-team matchu.
Saatlerdir bekliyorum.Czekałam godzinami.
Saatlerdir bekliyorum.Czekałem godzinami.
Bundan sonraki birkaç sene boyunca Bennet ve Şah haftalık saatler süren kişisel konuşmalar yaparlar.Under några år därefter hade Bennett och Shah varje vecka, privata samtal som varade i timmar.
Son saatlerinde karısı Magda Goebbels önce altı çocuğunu zehirleyerek öldürdü.Innan deras självmord hade Magda Goebbels tagit livet av sina sex barn.
Ayrıca gitar çalmayı düşündü ve stüdyoda geçirdiği uzun saatler boyunca parmaklarının kanadığı oldu.Han minns att han spelade gitarr så att fingrarna blödde under de långa arbetspassen i studion.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.Halvvägs under kvällens lopp hade vår attityd helt och hållet ändrats.
Gündüz saatlerinde tüm Oxford halkına açıktır.Eiffeltornet håller öppet alla dagar på året.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
saatler ile cümle - Sayfa 24 - saatler kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App