Alçak seviyelerdeki wind shear özellikle geceleri ve sabah erken saatlerde gerçekleşir.Охота на уток с собакой происходит преимущественно по утрам и вечерам.
Eskişehir ikliminden farklı olarak akşam ve gece saatlerinde hava daha soğuktur.А поэтому, несмотря на высокую температуру воздуха, утром и вечером относительно прохладно.
Geri kalan saatlerinde uyur, yemek yer ve video oyunu oynar.Она очень ленивая и любит отдыхать дома, играть в видео-игры, есть и спать.
Pazar öğle saatlerinde gelin alınır.В среду после обеда занятий нет.
Üretilen saatlerin büyük kısmı Alman ve Fransız üretimiydi.Бо́льшую часть переводов Плещеева составляли переводы с немецкого и французского.
Polisler ölümün sabah 1 ve 2:45 saatleri arasında gerçekleştiğini açıkladı.Было установлено, что смерть наступила между 1 и 2 часами ночи 5 декабря.
Bu iki döngü günümüzde geceyarısı ve öğle saatlerinde başlayan 12 saatlik iki periyota dönüştü.В середине 1990-х программа выходила 2 раза в день утром и ночью.
26 Şubat'ta ateşkese saatler kalmasına rağmen çatışmalar devam etmiştir.2 октября, несмотря на объявленную ПНС ранее паузу в боевых действиях на два дня, бои продолжились.
Saatlerce birbirlerine sevgi gösterilerinde bulunurlar.В течение нескольких дней они влюбляются друг в друга.
Nüfus iş saatleri içinde DOSAB sayesinde yükselir.Суммарные человеко-часы являются результатом умножения количества работников на время, потраченное на работу.
Nakarat kısmı "Gece yarıları ecel saatler, başımıza gelen kırık hayaller.Коротков Э. Чудесное сплетенье живой мечты и трезвого ума // Тула вечерняя.
Festival iki farklı mekanda aynı saatlerde verilen konserlerden oluşur.Фестиваль прошел одновременно на двух площадках.
Destek ancak sabah erken saatlerde orada olacaktı.Подкрепление прибыло лишь к следующему утру.
Dönemin ortalarında yetişkinler için kadranlı saatler moda olmuştur.Подростковая мода во всем повторяла взрослую того же периода.
Geceyarısı 0'dan 24'e kadar olan saatlerle ifade edilir.Номер часа может быть от 0 до 23 включительно.
Ev ödevlerini okul başlamadan önce sabah erken saatlerde yapmak zorundaydı.Например: если делать домашние задания по пути в школу по утрам.
6 Haziran'da, IŞİD, Musul'un kuzeybatısına saldırdı ve ilerleyen saatlerle şehre batıdan girmeyi başardı.6 июня суннитские боевики напали на город Мосул с северо-запада и быстро вошли в его западную часть.
O saatler boyunca yalnızca Bart'a bakar ve ona hayran olurdu.Все годы Берта хлопотала за него, пыталась разыскать.
Braun'un saatlerini piyasada bulmak gitgide daha zorlaşmaktadır.В нём рекламировались наручные часы Bulova.
Ziyaretçiler için çalışma saatleri 9:00-16:00'dır.Часы посещения с 9:00 до 16:00.
Karşılaşma saatleri yerel saat ile gösterilmiştir.Часы на вокзалах и станциях стали показывать местное время.
Hat, hafta içi 08:00-22:00 saatleri arasında yoğun zamanlarda 5 dakikada bir sıklıkla çalışır.Ночью (с 00:00 по 8:00) охота в два раза чаще вне зависимости от уровня.
Saatler geçtikçe yollara daha mahzun bir ıssızlık çöküyordu.Казалось, что дорога становилась в разы длинней.
Ertesi günü olaylar daha sabahın erken saatlerinde başladı.بدأت الأحداث في اليوم التالي في ساعات مبكرة من الصباح.
Bu yeni saatler navigasyon için uygundu.استُخدمت هذه الساعات في الملاحة.
Daha hassas olmak, GDDR5 SGRAM iki yazma saatler, iki byte atanan her biri kullanır.أن تكون أكثر دقة، ويستخدم SGRAM GDDR5 الساعات الكتابة اثنين، كل واحد منهم إلى تعيين اثنين بايت.
Messalina son saatlerini Lucullus bahçelerinde geçirmişti.وقضت ميسالينا اواخر ساعتها في حديقة لوكولز.
Çatışmalar saatlerce sürdü.وكان القتال مستمرا لساعات.
Ertesi gün öğle saatlerinde yeniden evden çıktı.يعود هو من الخارج عند منتصف الليل.
İş genellikle fiziksel olarak zorlu, detaylıdır ve uzun saatler dikkat gerektiriyor.وغالبًا ما تتطلب الوظيفة جهدًا بدنيًا كبيرًا؛ وتتطلب الاهتمام بالتفاصيل لساعات الطويلة.
Tüm saatler yereldir.سألون كل الساعات..
Üretilen balgam miktarı, saatler veya günler arasında farklılık gösterebilir.يمكن لكمية البلغم المنتجة أن تتغير بين الساعات والأيام.
Destek ancak sabah erken saatlerde orada olacaktı.تكمن القوة في الانتظار خلال الساعة الأولى من الصباح الباكر.
Aslında Bir Konu Var ^ Saatlerce Sıkılmadan Hayvanları İzliyorum.بعض الحيوانات لا تنجو بعد ساعات طويلة من النقل.
Keith Haring’in sanatı Absolut votka ve Swatch saatleri reklamları için ilham kaynağı olmuştur.كما صمم هارينغ صورًا دعائية لمشروبات Absolut•vodka وساعات Swatch.
Bu çatışmalar, kalan Alman birliklerinin sabahın ilk saatlerinde teslim olmalarına dek sürdü.وقد استمرت معركة القصر حتى استسلم الحرس الملكي في صباح اليوم التالي.
CK ve Yeliz saatler başlatma ve eğitim dizisi sırasında hizalanır.وسيتم محاذاة CK والساعات WCK أثناء تهيئة وتدريب تسلسل.
Saatçi, mekanik sistemle çalışan saatlerin montaj, tamir ve ayarını yapan kişidir.صانع الساعات هو الحرفي الماهر الذي يقوم بصناعة وإصلاح الساعات.
Belediye dış mekanın açılış saatlerini sınırlayabilir.يمكن تصغير البرنامج إلى شريط قائمة إبدأ جوار الساعة.
Tüm saatler (UTC+2).الاوقات جميعها (UTC+2).
Akşam saatlerinde Linz'e vardı.وهناك في الناووس عند الليل.
Öğle saatlerinde 174.187 مطلع الفجر.
Şehirliler akşam saatlerinden itibaren, gece olmuş gibi perdelerini örterler.ولكن في الوقت الحالي فإنها تغلق أبوابها في وقت مبكر من المساء.
Ziyaret saatleri 09:00-18:00'dir.ساعات جديدة هي 07:00 حتي 09:00.
Çalışma ve dinlenme saatlerinde bol bol kitap okuyordu.ومعظم أوقاته شغلها بالكتب قراءة ونسخا.
Akşam yemeği, öğleden sonra ya da akşam saatlerine denk gelen öğün.فهو يؤكل عند الصباح أو عند الظهيرة وعند المساء.
Çoğunlukla saatler veya günler sürer.تستغرق تلك الرحلة ساعات أو أيام.
Saatler geçti Atılay'dan hiçbir ses çıkmadı.مع الامتداد XA لم يتم تجاهل أي بت في الكلمة.
Kuleye ulaşım her gün belirli saatler arasında Salacak ve Kabataş'tan sağlanır.يجب إعادة شحن البطارية كل يوم تقريباً.
Açılış saatleri ve diğer enformasyonu.ولحديث الباب وغير ذلك.
Polisler ölümün sabah 1 ve 2:45 saatleri arasında gerçekleştiğini açıkladı.وذكر الجيش أيضا أن أغلبية الهجمات وقعت حوالي الساعة 3:00 صباحا إلى 4:00 صباحا.
Saatlerimizi aynı zamana ayarlayalım.لنضبط ساعاتنا على نفس التوقيت.
Tom geç saatlere kadar dışarıda kalmamalıydı.لا ينبغي لتوم أن يكون خارجا حتى وقت متأخر.
Hikâye Savannah eyaletinin Georgia şehrinde öğle saatlerinde başlar.A história começa por volta do meio-dia em Savannah, na Geórgia.
Tüm saatler yereldir.Todas as horas são locais.
O gecenin ilerleyen saatlerinde, birkaç yerel sporcu yenildi, ancak yine de göz göremiyorlardı.Mais tarde naquela noite, derrotaram alguns atletas locais, mas ainda não parecem estar observando os olhos.
15 Aralık 37 tarihinde sabah erken saatlerde, Agrippina Antium'da bir oğlan olan ilk çocuğunu doğurdu.Nas primeiras horas da manhã de 15 de dezembro de 37, em Âncio, Agripina deu à luz um filho.
Bundan sonraki birkaç sene boyunca Bennet ve Şah haftalık saatler süren kişisel konuşmalar yaparlar.Por alguns anos, Bennett e Shah mantiveram conversas privadas semanais que duravam horas.
Ayrıca Kalaşnikof saatleri, şemsiyeleri ve bıçaklarıda satışa sunuldu.Há também relógios Kalashnikov, guarda-chuvas, e facas.
Hem dijital hem de analog kuvars saatlerin ilk üreticilerinden biriydi.Foi também uma das primeiras fabricantes de relógios a quartz, digitais e analógicos.