Gelişmesi saatler ve günler alır.Le prove perciò duravano ore ed ore.
Başlarda kuşağın başlama saatleri sık sık değişse de genellikle hafta sonları yayınlanıyordu.In seguito il programma è stato spostato in varie fasce orarie notturne, di solito sempre nei fine settimana.
Bu çatışmalar, kalan Alman birliklerinin sabahın ilk saatlerinde teslim olmalarına dek sürdü.La battaglia proseguì finché le forze federali non cessarono l'offensiva nel tardo pomeriggio.
Belediye dış mekanın açılış saatlerini sınırlayabilir.L'accesso al servizio non è limitato alle ore di apertura degli uffici.
Ertesi gün öğle saatlerinde yeniden evden çıktı.Dalla stagione successiva tornò in onda Mezzogiorno in famiglia.
Styles, gecenin ilerleyen saatlerinde Mahal ile maça çıktı.La dottoressa Reese deve affrontare un turno di notte molto duro.
Ayrıca, gündüz ve gece geç saatlerdeki izleme oranlar günlükte düşük gösterilmektedir.Uno o due minuti di silenzio vengono anche osservati durante le funzioni religiose nella giornata.
Akşam saatlerinde ise bir anda serinlik meydana gelir.Nel pomeriggio tutto procede con la solita calma.
Resmi yarışma takvimi şöyledir: Bütün saatler yerel saat dilimine göredir.Tutti gli orari delle partite si riferiscono all'ora locale.
Heck'in çalışma saatleri uzundur.Il tempo di Hickok nel lavoro era breve.
Kubizek ise bunu "dünyevi varlığımın en mutlu saatleri" olarak ifade etmiştir.Oh, Fanny, prendi nota di questo periodo come del più felice della tua vita."
Üretilen saatlerin büyük kısmı Alman ve Fransız üretimiydi.La maggior parte delle missioni punitive furono realizzate da francesi e tedeschi.
3 Eylül 2014 tarihinde sabahın erken saatlerinde bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetti.Ma nel mese di ottobre del 1985 un incidente stradale mise fine prematuramente alla sua vita.
Kanyon Alışveriş Merkezi her gün saat 10:00 ile 22:00 saatleri arasında açıktır.Il parco è aperto tutti i giorni dalle 10:00 alle 22:00.
Tüm saatler Pacific Time Zone'a göredir.NOTA: Tutti gli orari sono della zona del Pacifico.
Geceye özgü (noktürnal) olan bu hayvanlar akşamın erken saatlerinde ortaya çıkar ve gece avlanırlar.Una notte dei briganti assalirono i suoi tutori, che lo protessero affinché rimanesse in vita.
Ben, kendimi saatlerce çalışmaya eğittim.Я приучил себя работать часами.
Bir şey yapmadan saatlerce otururdu.Он сидел бы часами, ничего не делая.
Ben köpeklerimi her zaman akşam erken saatlerde besledim.Я всегда кормил своих собак ранним вечером.
Tom cuma günü geç saatlere kadar çalışmaktan nefret eder.Том ненавидит поздно работать в пятницу.
Aynı günün ilerleyen saatlerinde Meksika federal hükümeti şartları kabul etti ve anlaşmayı imzaladı.Позже, в тот же день, мексиканское федеральное правительство приняло условия и также подписало соглашения.
1900 - Fransa'da çocuk ve kadınların çalışma saatleri, günde 11 saat ile sınırlandırıldı.1900 — Во Франции принят закон, ограничивающий рабочий день женщин и детей 11 часами.
Bundan sonraki birkaç sene boyunca Bennet ve Şah haftalık saatler süren kişisel konuşmalar yaparlar.Последущие несколько лет Шах и Беннетт еженедельно имели беседы, длящиеся часами.
Gündüzleri kanatlarını hareket ettirmeden saatlerce havada süzülürler ve yiyecek ararlar.В дневное время они в поисках пищи часами парят в воздухе, еле двигая крыльями.
Öğle saatlerinde gelin almaya gidilir.Около полудня встречаются снова.
Öğlen saatlerinde Longstreet, Thoroughfare Gap savaş alanına geldi ve Jackson'ın sağ kanadında yerini aldı.В полдень на поле боя прибыл Лонгстрит и занял позиции на правом фланге Джексона.
Bir kez saatler senkronize edilince tek yönlü ışık hızını ölçebilir.Как только часы синхронизированы, можно измерять одностороннюю скорость света.
Eğlenceler geç saatlere kadar devam eder.Веселье продолжалось до позднего вечера.
25 Kasım 2005'ın ilk saatlerinde tedavisine son verildi.Ранним утром 25 ноября 2005 года интенсивная терапия была приостановлена.
Bazı saatler ise saat başlarının yanı sıra yarım saatlerde de çalmaktadır.Затем мы смеялись вместе еще полчаса.
Anafilakside genelde dakikalar veya saatler içerisinde birçok farklı semptom görülmektedir.Анафилактический шок обычно проявляется различными симптомами в течение нескольких минут или часов.
Avlarını sabahın erken saatlerinde ya da geceleyin avlarlar.Птицы питаются в лесу ранним утром и вечером.
"Beşiktaş artık saatleri sayıyor!".Этот же кондак читается на часах.
Destek saatler sonra gelecekti.Через несколько дней начали прибывать подкрепления.
Akşam ve gece saatlerinde ava çıkarlar.Охотятся утром и вечером.
Bu duruma dijital saatlerde de rastlamaktayız.Создание бизнеса в период цифровых технологий.
Ameliyattan sonra ilerleyen saatlerde durumu ağırlaşmıştı.После проведённой операции находился в тяжёлом состоянии.
Sabah 06:30-08:30 saatleri arasında kahvaltı haberleri yayınlanır.6:30 — завтрак, включение радио.
Özellikle güneşin batmaya yakın saatlerinde daha da belirginleşmektedir.Следовательно, с минуты на минуту должна увеличиться и Луна.
O günün ilerleyen saatlerinde Dostler, 135.Часы очевидцев этой сцены показывают 11.35 утра.
Seiko adı altında üretilen ilk saatler 1924 yılında piyasaya sürüldü.Первые часы, выпущенные под брендом Seiko, появились в продаже в 1924 году.
Bütün saatler Orta Avrupa Saatine göredir.Раздаётся столько ударов, сколько часов по центральноевропейскому времени.
Ramazan boyunca, gündüz saatlerinde kamusal alanlarda yemek yemek ve sigara içmek yasaktır.В течение месяца Рамадан запрещено публично есть, пить или курить между восходом и закатом.
General Jodl, 30 Nisan sabahı erken saatlerde yanıtladı.Утром 3 июля генерал Ли оказался перед выбором.
Havalimanının çalışma saatleri Moskova saatine göre 09:00 ile 20:00 saatleri arasındadır .Разница с Московским временем — 9 часов.
Ancak söz konusu tümenlerin bölgeye ulaşması 8 Ağustos akşam saatlerinde ancak gerçekleşebilmişti.Из-за непогоды все смогли возвратиться только 8 мая.
Aslında Bir Konu Var ^ Saatlerce Sıkılmadan Hayvanları İzliyorum.Через несколько лет фактически не осталось животных, помнящих времена до восстания.
Akşam yemeği günün ana öğünü olup genellikle akşam üzeri veya akşam saatlerinde yenir.Ужин: Ужин — последний приём пищи в конце дня, как правило вечером или ночью.
Günün erken saatlerinde orada unutmuştur.У неё была привычка вставать рано.
Bu neşeli kutlama genelde saatler sürer.Как правило, такие праздники проходят оживлённо.
Dramaların çoğunluğu haftaiçleri, akşam 9:00, 10:00 veya 11:00 saatleri civarında gösterilir.Большинство ресторанов Chefette работают с 10:00, но некоторые работают с 9:00 или 11:00.
Ziyaret saatleri 09:00-18:00'dir.Время работы — 09:00-18:00.
Öğle saatlerinde damat ve arkadaşları bahçede masa hazırlar.После обеда хозяева и гости пошли гулять в сад.
Şirket, 1942 yılında kurulmuş olup ağırlıklı olarak sağlam askerî ve Amfibia mekanik saatler üretmektedir.В 1942 году род войск стал именоваться Бронетанковые и механизированные войска.
Meksika Ordusu, 6 Mart sabahının erken saatlerinde Alamo'ya doğru ilerledi.Ранним утром 6 марта мексиканская армия пошла на штурм Аламо.
Gerçeküstücü tablo eriyen cep saatlerini konu almaktadır.Поражает разнообразие форм и декора часов карманных.
Taarruz akşam saatlerinde yenilenmiş fakat yine sonuçsuz kalmıştı.Мюррей проснулась в 3:00 ночи и почувствовала что-то неладное.
Müze hafta içi 9-17 saatlerinde ziyaret edilebilmektedir.Музей открыт ежедневно с 9 до 17 часов.
Ertesi gün öğle saatlerinde yeniden evden çıktı.Со следующего дня он перестал выезжать из дому совсем.
Bu yüzden, günün bu saatlerinde her zaman huzursuzdu.В остальное время они оставались спокойными.