Sabah saat dörtten önce olmamak şartıyla, gece saat on birlere kadar çalışma saatleri belirlendi.Congelar, si no se va a usar antes de las 24 horas.
Sezyum atom saatlerinin çalışmasında da kullanılır.El isótopo se emplea además en la construcción de relojes atómicos.
Öğlen saatlerinde Longstreet, Thoroughfare Gap savaş alanına geldi ve Jackson'ın sağ kanadında yerini aldı.Por la tarde, Longstreet llegó al campo de batalla y situó a sus tropas en el flanco derecho de Jackson.
Akşam yemeği, öğleden sonra ya da akşam saatlerine denk gelen öğün.Se consumen a la hora del almuerzo o en la tarde.
Karşılaşma saatleri yerel saat ile gösterilmiştir.Las horas son mostradas en el Tiempo local.
Güne erken saatlerde başlarlar ve çok sıcak günlerde öğle uykusuna yatabilirler.Se levanta temprano, se duerme a buena hora.
Aynı zamanda diğer saat markaları için saatler ve saat parçaları da üretmektedir.También hace relojes y movimientos para otras firmas.
Normal iş saatleri sırasında açık olup tatil ve hafta sonları kapalıdır.Permanece abierto durante los fines de semana y épocas vacacionales.
Teknik gelişmeler sayesinde, saatlerin mekanizmalarınıda küçültmek imkânı doğdu.Su declive se debió al avance de los relojes mecánicos.
Şehirliler akşam saatlerinden itibaren, gece olmuş gibi perdelerini örterler.Los habitantes del pueblo se reúnen alrededor de las hogueras que se prenden durante la noche.
Apple Watch Birden fazla Apple Saatlerin iPhoneye eşleştirmesi için destek.El Apple Watch funciona mano a mano con iPhone.
İlk saatlerde kadran, akrep ve yelkovan bulunmuyordu.Primero usaron runas y hechizos, sin resultado.
Ertesi gün öğle saatlerinde yeniden evden çıktı.Volvió a su país al día siguiente.
Birlikte Winehouse'un saatler uzunluğundaki vokal kayıtlarını dinlediler.Ellos trabajaron juntos en la escucha de nuevo a miles de horas de voz por Winehouse.
Akşam ve gece saatlerinde aktif olurlar.Son activos por la tarde y la noche.
Akşam saatlerine doğru 5. Ordu cephesindeki durum açıklığa kavuşmuş bulunmaktaydı.Para las diez de la mañana, se estabilizó la posición del Batallón 5.
Ziyaret saatleri 09:00-18:00'dir.Su horario oficial de operación es de las 09:00 a las 18:00 horas.
En büyük gölgeler sabah saatleri akşam hava kararmadan hemen önce en büyük gölgeler oluşur."Auroram obscurissima praecedet hora": la hora más oscura de la noche llega justo antes de la aurora.
Tam-zamanlı işlerin çalışma saatleri ve ücreti yarı-zamanlı işlere göre daha fazladır.Destinan más horas diarias que la media al esfuerzo laboral.
Yarışmalar aşağıdaki tarih ve saatlerde başladı.Las carreras tienen que comenzar por abajo.
Birleşim uzun saatler boyu sürer.El proceso completo dura unas horas.
Liste durumları her Cumartesi radyolarda 12:00 ilâ 14:00 saatleri arasında açıklanmaktadır.La lista se puede escuchar en Radio Contact de 12:00 a 14:00.
Ayrıca belli saatlerde yerleşke içi ring servisleri de yapılmaktadır.También hay dudas sobre cuándo entró exactamente en servicio el teleférico.
Mary dün gece geç saatlere kadar yatmadı.Mary è stata sveglia fino a tardi ieri notte.
Ben gece geç saatlere kadar kalmaya alışkınım.Sono abituato a restare in piedi fino alle ore piccole.
Tek başıma gece geç saatlerde eve yürümemeliydim.Non avrei dovuto andare a casa a piedi da sola a tarda notte.
Annem dün gece geç saatlere kadar ayaktaydı.Mia madre è rimasta sveglia fino a tardi ieri notte.
Geç saatlere kadar çalışmak zorunda olduğum için randevumu erteledim.Siccome dovevo lavorare fino a tardi, ho posticipato il mio appuntamento.
Saatlerdir seni arıyorum.Sono ore che ti cerco.
Bu kitap o kadar eğlenceli ki saatlerce okuyabilirim.Questo libro è così divertente che potrei leggere per ore.
Biz saatlerce konuşabiliriz ve asla sıkıcı olmaz.Possiamo parlare per ore senza mai annoiarci.
Tom genellikle geç saatlere kadar çalışır.Tom di solito lavora fino a tardi.
Gece geç saatlere kadar uyumamaya alışkınım.Sono abituato a non dormire fino a tarda notte.
Bu sabahın erken saatlerinden beri onu bekliyorum.Lo sto aspettando da stamattina presto.
Tom çalışarak kütüphanede saatler harcar.Tom passa ore a studiare in biblioteca.
15 Mart sabah saatlerinde Alman birlikleri hiçbir direnişle karşılaşmadan Bohemya ve Moravya'ya girdi.La mattina del 15 marzo, le truppe tedesche entrarono in Boemia e Moravia, non incontrando resistenza.
Çoğu dijital saatler 00:00 ile 23:59 arasındakileri gösterir.La maggior parte degli orologi digitali mostra orari compresi tra 00:00 e 23:59.
Bundan sonraki birkaç sene boyunca Bennet ve Şah haftalık saatler süren kişisel konuşmalar yaparlar.Negli anni successivi Bennett e Shah ebbero colloqui settimanali privati che duravano ore.
Ramazan boyunca, gündüz saatlerinde kamusal alanlarda yemek yemek ve sigara içmek yasaktır.Durante il Ramadan mangiare, bere o fumare in pubblico durante le ore diurne è proibito.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.A circa metà della serata, la nostra opinione cambiò completamente.
Tüm saatler Brasília resmî saatine (UTC-03:00) göredir.Tutti gli orari sono indicati nell'ora ufficiale di Brasilia (UTC-03:00).
Şirket, ürettiği kol saatlerinin çeşitliliği ve yeniliği ile de ünlü oldu.L'azienda è anche diventata famosa per l'ampia varietà e l'innovazione dei suoi orologi da polso.
Hem dijital hem de analog kuvars saatlerin ilk üreticilerinden biriydi.Era uno dei primi produttori di orologi al quarzo, sia digitali che analogici.
Karşılaşma saatleri yerel saat ile gösterilmiştir.Gli orari degli incontri sono espressi nell'ora locale.
Öğlen saatlerinde Longstreet, Thoroughfare Gap savaş alanına geldi ve Jackson'ın sağ kanadında yerini aldı.Verso mezzogiorno Longstreet giunse sul campo prendendo posizione sul fianco destro di Jackson.
Antika saatlerin tamiri üzerine ustalaştı.Per conoscere la quantità di ore eguali.
İlerleyen saatlerde Jason Jordan, Team Raw'ın son üyesi olarak açıklandı.Nella stessa sera, Angle nomina Jason Jordan come ultimo membro del Team Raw alle Survivor Series.
Düğünlerimiz gece geç saatlere kadar sürmektedir.La cerimonia si protrae fino a sera.
1524 tarihi kurmalı saatlerin yapıldığı ilk tarih olarak tarihe geçti.152 Da tempo conosco le tue testimonianze che hai stabilite per sempre.
İlerleyen saatlerde Lashley ve Strowman'ın Backlash'te takım olarak Owens ve Zayn ile karşılaşacağı açıklandı.Più tardi, quella sera, è stato annunciato che Lashley e Strowman affronteranno Owens e Zayn a Backlash.
Öğlen saatlerinde Guns N' Roses'ın performansı sırasında iki seyirci ezilerek hayatlarını kaybettiler.2 persone morirono tra il pubblico durante l'esibizione dei Guns N' Roses.
Meksika Ordusu, 6 Mart sabahının erken saatlerinde Alamo'ya doğru ilerledi.Nelle prime ore del 6 marzo, l'esercito messicano avanzò verso Alamo.
Bazı saatler ise saat başlarının yanı sıra yarım saatlerde de çalmaktadır.Questa campana suona le mezze ore insieme ad altre tre.
Dramaların çoğunluğu haftaiçleri, akşam 9:00, 10:00 veya 11:00 saatleri civarında gösterilir.La maggior parte degli orologi che si vedono segnano le tre del pomeriggio o le nove di sera.
Aslında Bir Konu Var ^ Saatlerce Sıkılmadan Hayvanları İzliyorum.Dopo un po' di tempo, un giorno, gli animali non trovano la loro razione quotidiana.
Stride ve Eddowes sabahın erken saatlerinde aynı gün öldürülmüştür.Scopre che Edoardo è stato ucciso la mattina stessa.
Sezyum atom saatlerinin çalışmasında da kullanılır.L'uso più importante del cesio è negli orologi atomici.
Daha sonra ilerleyen saatlerde binanın çatısından atladı.Dopo una lunga corsa, arrivano al tetto dell'edificio.
Akşamcıl tipler ise geç yatıp sabahları zor kalkan ve performansı akşam saatlerinde yükselen kişilerdir.Quel tipo di musica e emozioni che dà la forza di alzarsi la mattina e restare tardi fino a sera..."
Avlarını sabahın erken saatlerinde ya da geceleyin avlarlar.Esse vengono deposte nel corso della notte o durante la mattina.