Ana içeriğe geç
Sözlük

saatler ile cümle

saatler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Stride ve Eddowes sabahın erken saatlerinde aynı gün öldürülmüştür.Figueroa wurde in den frühen Morgenstunden des 2. April hingerichtet.
İlk mekanik saatler, saati göstermek değil duyurmak üzere yapılmışlardı.Vor der Einführung der mechanischen Uhren wurde sie zum Bestimmen der Tageszeit ausschließlich benutzt.
Öğle saatlerinde 174.Mensch nach siebzehn Uhr.
Öğle saatlerinde gelin almaya gidilir.Gäste um Mitternacht.
Öğleden sonra seansı 15:00-17:15 saatleri arasında gerçekleştirilir.Die meisten Tiere werden hier am Nachmittag zwischen 15:00 bis 17:30 Uhr beobachtet.
İlk yayınları saat 18:00 ile 20:00 saatleri arasında gerçekleşiyordu.Die Anfangszeiten der Hauptnachrichten variierten zwischen 18 und 20 Uhr.
Protestocular akşam saatlerinde Kahire'deki NDP başkanlıklarından birini ateşe verdiler.Am frühen Abend wurde die Parteizentrale der Nationaldemokratischen Partei (NDP) in Kairo in Brand gesetzt.
Ziyaretçiler için çalışma saatleri 9:00-16:00'dır.Die Betriebszeiten der Skilifte sind von 9:00 – 16:00.
Saatlerin zaman göstermek dışında da işlevleri bulunmaktadır.Die Uhren zeigen jeweils nur die Stunden an und verfügen über keinen Minutenzeiger.
Akşam saatlerinde ise bir anda serinlik meydana gelir.Während der Nacht kann sich eine Wärmeinsel bilden.
İlk karikatürlerini La Dernière Heure (Geç saatler) gazetesinde yaptı.Er veröffentlichte Artikel in der Zeitung Jaunākās Ziņas (Letzte Neuigkeiten).
Heck'in çalışma saatleri uzundur.Am Heck befindet sich ein Rangierfahrschalter.
Dizisi)- Oyuncu "Sıcak Saatler" Yön.Die Prukkarer (Freiluft-Adventspiel).
22 Şubat 2019 tarihinde 20:00 saatlerinde yayınlarına yenilenmiş olarak tekrardan başladı.Am 23.02.2019 startet seine neue Tour Pass auf...
Çalışma saatleri azaltılarak işsizlik sorunu çözülmeye çalışıldı.«Arbeitszeitverkürzung hat ohne Zweifel zu einer Intensivierung der Arbeit geführt.
Tüm saatler yerel saat dilimi olan Pacific Standard Time (UTC-8) göredir.Er gehört zur Zeitzone der Pacific Standard Time (UTC-8).
Saatlerin üst kısımlarda üçer pencere kuşağı bulunmaktadır.Auf jeder Seite befinden sich oberhalb der Fenster Uhren.
Haber | Komple haber her yarım saatte bir, günde 24 bir günün saatleri.Tag und Nacht: Eine Geschichte in vierundzwanzig Stunden.
Açılış saatleri ve diğer enformasyonu.Entstehungsgeschichte und Neukonzeption.
Onun çözümü de yaz aylarında saatleri ileri almak oldu.Auch sie musste in den Sommermonaten Entlassungen vornehmen.
Bu çatışmalar, kalan Alman birliklerinin sabahın ilk saatlerinde teslim olmalarına dek sürdü.Diese Marionettenregierung hielt sich bis zum Abzug der deutschen Truppen im Dezember.
Geç saatlere kadar, belki de sabahlara kadar eğlenilirdi.Er ist in der Lage, vom frühen Morgen bis in den späten Abend zu arbeiten.
Akvaryum ve müze sabah saat 09.00 ile gece 02.00 saatleri arasında açık bulunmaktadır.Galerien und Museen sind von 18 bis 01 Uhr früh geöffnet.
O gecenin geç saatlerinde, Nina evine Lily ile birlikte döner ve annesiyle yeniden kavga ederler.Als Layla abends wieder zu Hause eintrifft, kommt es zur erneuten Konfrontation mit ihrer Mutter.
Gecenin ilerleyen saatlerinde Banks, bir sahne arkası segmentinde resmî olarak BFFs'i dağıttı.In einem Backstage Segment wurden die BFFs kurz darauf offiziell von ihr aufgelöst.
Çatışmalar saatlerce sürdü.Die Kämpfe dauerten mehrere Stunden.
Öğlen saatlerine kadar süren karşı taarruz da sonuçsuz kalmıştır.Ein dritter Angriff der bis drei Uhr nachmittags anhielt blieb ebenfalls erfolglos.
11 kategoride yapılacak yarışlar aşağıdaki tarih ve saatlerde başlamıştır.Die Einführungsphase beginnt in der Klassenstufe 11 bereits im Kurssystem mit Punkten.
Motor saatleri Uçuş bilgisayarıOnline-Rechner zur Kalkulation des Maschinenstundensatzes
Tüm saatler Doğu Avrupa Zaman Dilimi'ne göredir.Alle Zeiten entsprechen der Osteuropäischen Zeit.
Destek saatler sonra gelecekti.Verstärkungen würden am nächsten Tag eintreffen.
Bunun dışındaki saatlerde genelde tekrar programları verilir.Zu besonderen Anlässen wird die Sendung mitunter außerhalb produziert.
Saatlerce süren ancak buna rağmen kaybın yaşanmadığı muharebeler olduğu bilinmektedir.Besonders in letzter Zeit scheint er nicht gerade vom Glück verfolgt zu sein.
Hasat el ile günün erken saatlerde yapılır.Die Eiablage findet täglich in den frühen Morgenstunden statt.
Styles, gecenin ilerleyen saatlerinde Mahal ile maça çıktı.Regis lag zu der Zeit im Gau Plisni.
Öyle ki, bu onu gün batımından önceki son saatlerin önemini sorgulamaya itti.Dadurch war er gegen Ende der Dreharbeiten größer als vorher.
Küçükken saatlerimi tek başıma odamda okuyarak geçirirdim.Quand j'étais petit, je passais des heures à lire tout seul dans ma chambre.
Saatlerdir bekliyorum.J'attends déjà depuis des heures.
Tren saatleri fırtına yüzünden altüst olacak.Les horaires de trains furent bouleversés à cause de l'orage.
Uzun süre uyudum çünkü gece geç saatlere kadar uyanıktım.J'ai dormi trop longtemps parce que j'ai veillé tard.
Kütüphane 09.00 ile 20.00 saatleri arasında açık.La bibliothèque est ouverte de neuf heures à vingt heures.
Saatlerdir burada bekliyoruz.Ça fait des heures qu'on attend ici.
Saatlerdir ev yanıyordu.La maison brûlait depuis des heures.
Weltzeituhr (Dünya saati) dünyanın çeşitli şehrilerindeki saatleri gösteriyor.Plusieurs horloges indiquent l'heure dans diverses villes du monde.
Akşam saatlerinde Linz'e vardı.M. Linh ressort à la même heure.
Saatler Michael Cunningham'ın 1998 yılında yayınlanan bir romanıdır.Les Heures (The Hours) est un roman de Michael Cunningham publié en 1998.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.Au milieu de la soirée, notre attitude avait complètement changée.
Akşam saatlerine doğru protestocuların sayısı 500 ila 600 arasında bir sayıya yükseldi.A 15 heure, le mouvement rassemble 500 à 600 personnes.
Akşam saatlerinde Tümen’in 143.Quand la cloche sonne la nuit 49.
Gecenin ilerleyen saatlerinde Reigns, Joe ve Strowman'ı üçlü tehdit maçında mağlup etti.Plus tard dans la soirée, Reigns bat Joe et Strauwman dans un Triple Threat match.
Gemide görev dışı saatlerde, Aurora Dawn'ı yazmaya başladı.Il commence alors à écrire son roman, Aurora Dawn lorsqu'il n'est pas en service à bord du navire.
İlk saatleri sisli olan 14 Haziran sabahında iki ordu birbirini görmekte zorlandı.Un brouillard s'installe le matin du 14 juin, empêchant les deux armées de se voir.
1994 yılında, Mike Reiss ile birlikte altın saatler animasyon şovu The Critic'i yarattı.En 1994 il crée avec Mike Reiss la série d'animation Profession : critique.
Braun'un saatlerini piyasada bulmak gitgide daha zorlaşmaktadır.Par la suite, Desco prend davantage position dans la commercialisation des montres.
Öğle saatlerinde gelin almaya gidilir.Soyez partis à midi.
Günün belirli saatlerinde herkes saraya girebilir ve bahçesinde gezinebilir.Il est possible, pendant certaines heures de la journée, de se promener au travers du palais.
"Beşiktaş artık saatleri sayıyor!".Orestias cuvieri Ores.
Gecenin ilerleyen saatlerinde Styles, Ambrose ile karşılaşırken; The Miz yorumcu masasında yer aldı.La semaine suivante, Styles a fait face à Ambrose, The Miz étant au commentaire.
Motor saatleri Uçuş bilgisayarıPortail des records Portail de l’aéronautique
Bazı dermatologlar güneşin en yoğun saatlerinde dışarı çıkmamayı öneriyor.Les dermatologues déconseillent vivement aux roux de s'exposer au soleil de façon prolongée.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod