Ana içeriğe geç
Sözlük

saatler ile cümle

saatler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sami, Leyla'yı öldürmüş ve 911'i aramadan önce saatlerce beklemişti.Sami had killed Layla and waited for hours before he called 911.
Sami, Kahire ve Asuan arasında uzun saatler araç sürdü.Sami drove for long hours between Cairo and Aswan.
Sami, Kahire ve Asvan arasında uzun saatler boyunca araç kullandı.Sami drove for long hours between Cairo and Aswan.
Sami saatlerce araç kullandı.Sami drove for hours.
Sami itfaiye istasyonunda uzun saatler geçirdi.Sami spent long hours at the fire station.
Tom sabahın erken saatlerinde Boston'daki evinde huzur içinde öldü.Tom died peacefully at his home in Boston in the early hours of the morning.
Tom dün gece geç saatlere kadar çalıştı.Tom worked until late last night.
Tom ve Mary yarın sabah erken saatlerde Avustralya'ya gidiyorlar.Tom and Mary are leaving for Australia early tomorrow morning.
Tom ve Mary yarın sabah erken saatlerde Avustralya'ya yola çıkıyor olacaklar.Tom and Mary will be leaving for Australia early tomorrow morning.
Sabahın erken saatlerinde genellikle yolda çok fazla araba yoktur.There are usually never many cars on the road this early in the morning.
Geç saatlerde uyumaktan hoşlanıyor musun?Do you like to sleep in late?
Mesai saatlerin ne?What are your working hours?
Çalışma saatleriniz nedir?What are your working hours?
Çalışma saatleriniz nasıl?What are your working hours?
Saatlerce dans ettiler.They danced for hours.
Saatler boyunca dans ettiler.They danced for hours.
Öğleden sonra geç saatlerde, herkes yoruluyordu.By late afternoon, everyone was getting tired.
Bugün geç saatlerde çalışmak zorundayım.I have to work late today.
Yarın bu saatlerde Tom Boston'da olmuş olur.By this time tomorrow, Tom will be in Boston.
Saatler beklediğimden çok daha hızlı geçti.The hours passed much faster than I had expected.
Hayvanat bahçesi ne kadar geç saatlere kadar açık kalıyor?How late does the zoo stay open?
Her gece ne kadar geç saatlere kadar yatmazsın?How late do you stay up every night?
Hafta sonları ne kadar geç saatlere kadar dışarıda kalırsın?How late do you stay out on weekends?
Bu bina ne kadar geç saatlere kadar açık kalıyor?How late does this building stay open?
Postane ne kadar geç saatlere kadar açık kalıyor?How late does the post office stay open?
Bu gece ne kadar geç saatlere kadar dışarıda olacaksın?How late will you be out tonight?
Bu gece ne kadar geç saatlere kadar yatmayacaksın?How late will you stay up tonight?
Ziyaret saatleri ne zaman?When are visiting hours?
Saatler zamanı ölçer.Clocks measure time.
Atomik saatler çok doğrudur.Atomic clocks are very accurate.
Günün bu saatlerini seviyorum.I like this time of day.
Probleme saatlerce bağlanmama rağmen hâlâ bir çözüme yaklaşamadım.Though I grappled with the problem for hours, I came no closer to a solution.
Dün gece geç saatlere kadar uyumayıp ders çalıştı.He was up late last night studying.
Öğlen erken saatlerde genelde uykusu gelir.He usually feels sleepy in the early afternoon.
Eskiden gece bu saatlerde hep sarhoş olurdu.He used to be drunk by this time every night.
Gece geç saatlere kadar odasında müzik dinledi.He listened to music in his room until late at night.
Günümüzde çoğu çocuk analog saatlere bakıp saati söyleyemiyor.Nowadays, many children can't tell time on analog clocks.
Tom odasında resim çizerek saatler harcar.Tom spends hours in his room drawing pictures.
Eskiden Fransızca çalışmaya saatlerce zaman harcardı.He used to spend hours studying French.
Gece geç saatlerde yalnız başına dolaşma.Don't travel alone late at night.
Robert çok geç saatlere kadar ayakta kalmıştı.Robert stayed up really late.
Robert çok geç saatlere kadar uyanık kalmıştı.Robert stayed up really late.
Sabah saatlerinde mahalleye bir sağlık ekibi uğrayacak.A medical team will stop by the neighborhood in the morning.
Saatler sonra, Bay Trick'in pozisyonu Faith'in kendisi tarafından doldurulur.Hours later, Mr. Trick's position is filled by Faith herself.
O saatler boyunca yalnızca Bart'a bakar ve ona hayran olurdu.He would spend hours just looking at Bart and admiring him.
Her sürücünün sürüş saatleri de izlenmekte ve raporlanmaktadır.The driving hours for each driver are also being monitored and reported.
Basit konuları tartışmak saatler alıyor ve anlaşmaya varılamıyordu."It takes hours to discuss simple issues and can't reach agreement."
Öğle saatlerinde gelin almaya gidilir.I'll See You At Midnight.
Günümüzde Casio, en yaygın şekilde dayanıklı ve güvenilir elektronik saatler üretmesi ile bilinir.Today, Casio is most commonly known for making durable and reliable electronic products.
Tipik uçuş saatleri uçan tarzı ve pil kapasitesine bağlı olarak 4-12 dakikadır.Typical flight times are 4–12 minutes depending on the flying style and battery capacity.
Sonra o günün erken saatlerinde bir Birmingham fabrikasını teftiş etti.She had inspected a factory in Birmingham earlier in the day.
24 Mart 1944 günü öğle saatlerinde, 335 erkek, Roma'daki Ardeatine Mağaralarına götürüldü.Around noon on 24 March 1944, 335 men went to the Ardeatine Caves in Rome.
29 Temmuz'un ilk saatlerinde ölmüştür.He died in the early hours of 29 July.
Genç kültür de çınlayan plastik Swatch saatleri tercih etmektedirler.Teen culture preferred vibrant plastic Swatch watches.
Havalimanının çalışma saatleri Moskova saatine göre 09:00 ile 20:00 saatleri arasındadır .The airport's operational hours are from 09h00 to 20h00 Moscow time.
Ayın 19'unda Rush'un ziyaret ettiği kadın saatler içerisinde öldü.On the 19th a woman Rush visited died within hours.
Bundan sonraki birkaç sene boyunca Bennet ve Şah haftalık saatler süren kişisel konuşmalar yaparlar.For the next few years, Bennett and Shah had weekly private talks that lasted for hours.
Guevara ve Cienfuegos da Havana'ya aynı saatlerde girdi.The forces of Guevara and Cienfuegos entered Havana at about the same time.
Gençler bu saatlerin ikisi veya üçünü aynı kollarına takmaktaydılar.Young people would often wear two or three of these watches on the same arm.
Bir mücadeleye harcanan tüm o saatleri ve enerjiyi telafi eden bir varoluş hissini gördüm.I found a sense of being that makes up for all the hours and energy placed in a fight.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod