saatin ile cümle

saatin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
2:00 AM PDT saatinde kürsüye çıkar.Pop Around the Clock auf 3sat.de
Hiç saatini şaşırmadı.Sie wurde zeitlebens nicht entfernt.
Ricası iyi yürekli dostu tarafından gecenin bu saatinde bile geri çevrilmez.Einen Arzt einzubestellen, daran ist in nächtlicher Stunde nicht zu denken.
Oyun yönü : saatin ters yönündedir.Zeitfahren: Einzelfahrt gegen die Uhr.
Dakika, 1 saatin 1/60'ına ve 60 saniyeye eşit olan zaman birimidir.Eine Stunde hat 60 Minuten und eine Minute 60 Sekunden.
20 Eylül 2005 günü gece saatinde 2.bölümü yayınlanmıştır.Am 25. September wurde der zweite Teil Night veröffentlicht.
I. Dünya Savaşı 11. ayın 11. gününün 11. saatinde resmi olarak bitti.Die Vorrunde der Weltmeisterschaft startete am 4. Mai, beendet wurde die Vorrunde elf Tage später am 15. Mai.
Bundan yararlanarak güneş saatini icat etmeyi başardılar.So ist davon auszugehen, dass die Sonnenuhr mit dem Bau errichtet wurde.
Saatin büroda.Ta montre est sur le bureau.
Planı saatine göre uygulamalısınız.Vous devriez exécuter le plan selon l'horaire.
Saatini düzeltmelisin. O, saati geç gösteriyor.Tu dois ajuster la montre. Elle retarde.
O tam saatinde gelecek.Il viendra certainement à l'heure.
Saatin kaç olduğu hakkında bir fikrin var mı?As-tu la moindre idée de quelle heure il est?
1960’a kadar EDVAC sekiz saatlik hatasız çalışma ortalamasıyla günde 20 saatin üzerinde sürekli çalışıyordu.En 1960, l'EDVAC fonctionne 20 heures par jour avec une moyenne de huit heures d’error-free run time.
Çoğu mahkûm, günün 23 saatini hücresinde geçiriyordu.Il fut alors confiné dans sa cellule 23 heures par jour.
Günün 9 - 10 saatini yiyecek aramayla geçirirler.Il passe environ six heures par jour à la recherche de nourriture.
1721 de ise saatin gelişmesi için güzel şeyler oluyordu.La proposition fut faite en 1713, et les démarches furent trop longues.
I. Dünya Savaşı 11. ayın 11. gününün 11. saatinde resmi olarak bitti.La Première Guerre mondiale a pris fin à 11 heures le 11e jour du 11e mois de 1918.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.Plusieurs éléments de l'horloge manquent.
Yüksek sezonda (özellikle Temmuz) bekleme zamanı beş saatin üzerinde olabilir.Des entretiens préalables (pouvant durer plus de cinq heures) ont lieu en Suisse.
Sonra eski saatine dönmüştür.Il revint ensuite à son état antérieur.
Günün her saatinde, her türlü araçla köye ulaşmak mümkündür.Par bus, on peut atteindre tous les villages.
Buna kızan çingeneler onun parasını ve saatini çalarlar.Les cavaliers romains leur coupent la retraite et les massacrent.
Saatinde saat kaç?¿Qué hora es según tu reloj?
Saatin kaç olduğunu bilmiyorum.No sé qué hora es.
Tom ve Mary her zamanki saatinde yemeğe oturdular.Tom y Mary se sentaron a comer a la hora de siempre.
Saatini kaybetti.Él perdió su reloj.
Gecenin bu saatinde burada ne yapıyorsun?¿Qué haces aquí a estas horas de la noche?
Saatinizin doğru mudur?¿Está bien tu reloj?
Tom saatin kaç olduğunu bilmiyor.Tom no sabe qué hora es.
Senin bir saatin var.Tú tienes una hora.
O yeni saatini kaybetti.Perdió su nuevo reloj.
Saatin nerede?¿Dónde está tu reloj?
Bir saatin var.Tienes una hora.
Ana sayfanın rengi de günün saatine göre otomatik olarak değişti.El color de la página de inicio cambia también automáticamente según a la hora del día.
Çoğu mahkûm, günün 23 saatini hücresinde geçiriyordu.Permanece en la celda durante veintitrés horas al día.
Sahilde Jin Sun'a babasının saatinin Michael'da olduğunu, o yüzden ona saldırdığını söyler.En la playa, Jin le dice a Sun que Michael tiene el reloj de su padre.
O günkü temsilin "Ventitre ore" saatinde başlayacağını bildirir.Dice que la obra empezará a las "ventitre ore" (veintitrés horas).
Birincil olarak keşif, gözetim ve haberleşme rolleri ile 20 saatin üzerinde dayanıklılığa sahiptir.Tiene una resistencia de más de 20 horas durante una misión principal de reconocimiento y vigilancia.
Ayrıca Güneş saatini icat etmişlerdir.Realiza además una clasificación de relojes solares.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.En la misma dispone de un reloj de sol.
Başka bir teori ise Musaşi'nin geliş saatini akıntıya göre ayarlamış olmasıdır.Una teoría dice que Musashi ajustó la hora de su llegada para que coincida con el cambio de la marea.
Günün her saatinde, her türlü araçla köye ulaşmak mümkündür.Se puede llegar en cualquier tipo de vehículo durante todo el año.
Ulaşım dahil, bir piyanoyu ayarlamak bir ayarlayıcının yaklaşık iki saatini almaktadır.A un afinador de pianos le lleva dos horas afinar un piano, incluyendo el tiempo de viaje.
Cayce öleceği günü ve saatini önceden haber vermişti.Él mismo había predicho el día y la hora de su muerte.
Pope saatini kontrol eder ve saat dörtten önce geldiğini fark eder.Lance comprueba la hora, y su móvil marca las 13:00 de la tarde.
Saatin 07.30 olduğunu görür, ve çok şey için geç kaldığını söyler.La sentencia fue leída a las 19:30, y se tardó una hora en leerse completamente.
Süresi genellikle yarım saatin altındadır.Generalmente su duración es de una hora.
Sistem saatini ayarlayabilir.TIME Establece la hora del sistema.
Onu çıkardıklarında yayın saatine zar zor yetişirler.Después de sacarlo, apenas llegan a tiempo para la emisión.
Ayrıca yolcular günün her saatinde bisikletleri ile trenlere binebilmektedir.Suele ir todos los días a la escuela en su bicicleta.
Dakika, 1 saatin 1/60'ına ve 60 saniyeye eşit olan zaman birimidir.Un minuto equivale a 60 segundos y una hora equivale a 3600 segundos.
O, saatini kaybettiğinde umursamış gibi görünmüyordu.Quando perse l'orologio, non sembrò preoccuparsene.
Gecenin bu saatinde burada ne yapıyorsun?Che fate qui a quest'ora di notte?
Boston'da saatin kaç olduğunu biliyor musun?Sai che ora è a Boston?
Aynı yıl, Piaget 1970'li yılların Polo saatini gençleştirir ve Magic Reflections koleksiyonunu tanıtır.Lo stesso anno, Piaget riattualizza l'orologio Polo degli anni '70 e lancia la collezione Magic Reflections.
Dakika, 1 saatin 1/60'ına ve 60 saniyeye eşit olan zaman birimidir.Un minuto è composto da 60 secondi e costituisce 1/60 di ora.
Tüm saatler Brasília resmî saatine (UTC-03:00) göredir.Tutti gli orari sono indicati nell'ora ufficiale di Brasilia (UTC-03:00).
Sahilde Jin Sun'a babasının saatinin Michael'da olduğunu, o yüzden ona saldırdığını söyler.Sulla spiaggia, Jin dice a Sun che Michael ha l'orologio del padre di lei.
Ayrıca Huygens 1675 yılında ‘’cep saatinin’’ patentini almıştır.Nel 1675 Huygens brevettò anche un orologio da tasca.

İlgili Sayfalar