saatin ile cümle

saatin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Uçuş mühendisi Hiroshi Fukuda da, 9.800 toplam uçuş saatine sahipti.Il secondo ufficiale, Jonh Aloysius McNicol, aveva un totale di 9 788 ore di volo.
Ayrıca Güneş saatini icat etmişlerdir.Serve inoltre a calcolare il tempo solare.
Sonra eski saatine dönmüştür.Egli quindi tornò alla sua vecchia stuoia.
Verilen saatlar Tayvan yerel saatine göredir.Ma il fedele orologio torna a casa.
Seiko, yakın zamandaki Kinetic (otomatik quartz) kol saatinde lityum titanat pilleri kullanıyor.Seiko usa batterie LTO nel suo recente orologio da polso al quarzo "Kinetic".
Piaget daha sonra, değerli saat ustalığının simgesi olan manşet saatini piyasaya sürer.In seguito, Piaget lancia l'orologio polsino, simbolo dell'orologeria preziosa.
20 Eylül 2005 günü gece saatinde 2.bölümü yayınlanmıştır.Il 25 settembre dello stesso anno fu pubblicata la seconda parte, Night.
Alex, kendi saatini bulmuştur ancak farkında değildir.Alexa rimane sola e non sa cosa fare.
Hiç saatini şaşırmadı.Non ha mai superato il turno.
1721 de ise saatin gelişmesi için güzel şeyler oluyordu.Fra il 1712 e il 1714, inoltre, negli interni fu realizzata la volta.
O, saatini tamir ettirdi.Ему починили часы.
Saatini çalan çocugu yakaladı.Он поймал мальчика, пытавшегося украсть его часы.
Bir saatiniz var.У вас есть час.
Saatiniz beş dakika ileridir.Ваши часы бегут на пять минут.
Tom saatini onardı.Том починил свои часы.
1675 - Hollandalı bilim adamı Christiaan Huygens cep saatinin patentini aldı.1675 — голландский физик Христиан Гюйгенс запатентовал карманные часы.
Sistem saatini ayarlayabilir.Опционально могли устанавливаться часы.
Son gününde, Domitian kendini rahatsız hissediyordu ve birkaç kez hizmetçiye saatin kaç olduğu sordu.В свой последний день Домициан очень тревожился и спросил слугу, который час.
Verilen saatlar Tayvan yerel saatine göredir.Часы работают на Tizen.
Ayrıca Güneş saatini icat etmişlerdir.Изобретены солнечные часы.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.Украшением дома были солнечные часы.
Dakika, 1 saatin 1/60'ına ve 60 saniyeye eşit olan zaman birimidir.Терция — единица времени, равная 1/60 секунды.
Cho doğu saatine göre 6:45'te karma 894 öğrenciyi barındıran Ambler Johnston Yurdu'nun antresinde görüldü.Около 6:45 Чо Сын Хи стоял у входа в общежитие «Уэст Амблер», где на тот момент находилось 895 студентов.
Bütün saatler Orta Avrupa Saatine göredir.Раздаётся столько ударов, сколько часов по центральноевропейскому времени.
Havalimanının çalışma saatleri Moskova saatine göre 09:00 ile 20:00 saatleri arasındadır .Разница с Московским временем — 9 часов.
Sonra eski saatine dönmüştür.Потом он вернулся к своей прежней тематике.
Seiko, yakın zamandaki Kinetic (otomatik quartz) kol saatinde lityum titanat pilleri kullanıyor.Seiko использует батареи на основе титаната лития в кинетических наручных часах.
Oyun yönü : saatin ters yönündedir.Ячмень, гильоширный узор на часах.
Çoğu mahkûm, günün 23 saatini hücresinde geçiriyordu.Детектив провёл 23 дня в тюрьме.
Saatin bir güç düğmesi ve kalp hızı monitörü vardır.Телефон имеет говорящие часы и будильник.
1959 yılında deney yapılan içsel alan odasında saatini unutur.В августе 1959 года, разыскивая свои часы, он случайно попал в испытательную капсулу лаборатории.
Avrupa saatine göre yayın yapmaktadır.В настоящее время часы включены в выпуски новостей.
I. Dünya Savaşı 11. ayın 11. gününün 11. saatinde resmi olarak bitti.11 ноября завершилась Первая мировая война.
Ankara Radyosu'nda çocuk saatinde görev aldı.Они обе с детства работали на «Ankara Radio».
Oyun yönü : saatin ters yönündedir.يكون إتجاه اللعب بعكس عقارب الساعة.
Bundan yararlanarak güneş saatini icat etmeyi başardılar.أدت تلك الطرق إلى اختراع الساعات الذرية.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.إذ أنها تمثل ساعة شمسية.
Prestijli bir turnuva olan ve Fransa'da düzenlenen Le Mans 24 Saatini Porsche takımı 16 kere kazanmıştır.اما بورش فقد فازت في السباق الشهير أربع وعشرين ساعة في لو مان في فرنسا 14 مرة.
Aynı yıl, Piaget 1970'li yılların Polo saatini gençleştirir ve Magic Reflections koleksiyonunu tanıtır.في نفس العام، نفحت دار بياجيه روحا شبابية في ساعة بولو التي ابتكرت في السبعينيات وطرحت مجموعة ماجيك ريفليكشنز.
Dakika, 1 saatin 1/60'ına ve 60 saniyeye eşit olan zaman birimidir.O minuto, como unidade de tempo, é igual a 1/60 de uma hora ou 60 segundos.
Ayrıca Güneş saatini icat etmişlerdir.Fez colocar, ainda, um relógio de sol.
Tören sırasında Prem'in saatinin nasıl kırıldığını ve neden Umbreen'e verildiğini görürler.Durante esse momento, ela e suas companheiras observam como o relógio de Prem quebrando e foi dado a Umbreen.
Intel 80486DX2 – İç işlemcinin saati dışardaki veri yolunun saatinden 2 kat hızlı çalışır.Intel 80486DX2 - O clock do processador é o dobro do clock do barramento externo.
Peter, The Dukes of Hazard (Türkçe: Çılgın Kuzenler) saatini kaybeder.Peter perde seu relógio de pulso de The Dukes of Hazzard.
Bütün saatler Orta Avrupa Saatine göredir.Todos os horários seguem o Horário da Europa Central.
Etkinliğin ilk saatinde Kalisto, Birleşik Devletler Şampiyonluğu kemerini Ryback'e karşı korumaya çalıştı.Na primeira luta ocorrida no pré-show, Kalisto defendeu o Campeonato dos Estados Unidos contra Ryback.
Hiç saatini şaşırmadı.Não surpreendeu a atuação dele.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.No centro do pátio havia um relógio de sol.
Sonra eski saatine dönmüştür.Depois voltou ao seu próprio tempo.
Buna kızan çingeneler onun parasını ve saatini çalarlar.Eles se ressentem de sua ordem e roubam seu relógio e dinheiro.
1721 de ise saatin gelişmesi için güzel şeyler oluyordu.Por volta de 1770, o local começou a progredir.
Tören 8 Ağustos 2008'de Pekin saatine göre (UTC+8) 20:00'de başladı.Iniciou às 20 horas (UTC+8) do dia 24 de agosto de 2008.
Prestijli bir turnuva olan ve Fransa'da düzenlenen Le Mans 24 Saatini Porsche takımı 16 kere kazanmıştır.Porsche venceu as 24 Horas de Le Mans, uma corrida anual de prestígio que acontece na França, em 16 ocasiões.
Kaç tane saatin vardı?Quantos relógios você tinha?
Çoğu mahkûm, günün 23 saatini hücresinde geçiriyordu.Hij moest 23 uur per dag op zijn cel doorbrengen.
I. Dünya Savaşı 11. ayın 11. gününün 11. saatinde resmi olarak bitti.De Eerste Wereldoorlog eindigde officieel op het elfde uur van de elfde dag van de elfde maand van 1918.
Kullanıcı arayüzü, saatin tersi yönünde ve saat yönünde dönecek düğmeler içerir.Het is afkomstig van hun debuutalbum Turn back the clock.
Saat kelimesi kullanılmasına rağmen bu altın saatin gerçekten altmış dakika sürdüğü anlamına gelmez.De term uur betekent niet dat dit ook echt zestig minuten duurt.
1721 de ise saatin gelişmesi için güzel şeyler oluyordu.In 1742 groeide het uit tot een meerdelig werk.
Erişim yasağı 5 saatin sonunda kaldırıldı.Na vijf uur was de couppoging voorbij.

İlgili Sayfalar