Örneğin, sayıların, para birimlerinin, tarih ver saatin nasıl gösterileceğini belirlerUsed to determine how to display numbers, currency and time/ date, for example
Bu saatin Boş/ Meşgul bilginizde nasıl görüneceğini ayarlar. @ info: tooltipSets how this time will appear on your Free/ Busy information.
Matthias Hoelzer- Kluepfel' den KDE Dünya SaatiNameKDE WorldClock by Matthias Hoelzer-Kluepfel
Dünya SaatiNameWorld Clock
Tüm zamanlar ( UTC+2) yerel saatine göredir. [1]All times are local (UTC+2).[2]
Nicole ve Simon kapanış saatine kadar eşyaların konduğu bir dolapta saklanır.Nicole and Simon hide in a utility closet until closing time.
MIUI 11'de günün saatine göre kendiliğinden değişen bildirim ve alarm sesleri bulunur.MIUI 11 has notification and alarm sounds that change their sounds depending on the time.
Yetersiz uyku (önerilen 8-10 saatin altında uyumak) ergenlik döneminde sık görülen bir durumdur.Insufficient sleep (sleeping under the recommended 8–10 hours) is common in adolescence.
Sea Life Melbourne Akvaryumu'nda beslenme saatinde büyük bir kalabalık topluyorFeeding time at Sea Life Melbourne Aquarium draws a large crowd.
(Ölüm sertifikasına ölüm saatini 1:30 olarak kaydedilmiştir.)Der Todeszeitpunkt wird auf 1.30 Uhr geschätzt.
Çoğu mahkûm, günün 23 saatini hücresinde geçiriyordu.Es geht um eine Person, die 23 Stunden am Tag eingesperrt ist.
Hiç saatini şaşırmadı.Sie wurde zeitlebens nicht entfernt.
Saatin büroda.Ta montre est sur le bureau.
Saatin kaç olduğu hakkında bir fikrin var mı?As-tu la moindre idée de quelle heure il est?
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.Plusieurs éléments de l'horloge manquent.
Buna kızan çingeneler onun parasını ve saatini çalarlar.Les cavaliers romains leur coupent la retraite et les massacrent.
Gecenin bu saatinde burada ne yapıyorsun?¿Qué haces aquí a estas horas de la noche?
Ana sayfanın rengi de günün saatine göre otomatik olarak değişti.El color de la página de inicio cambia también automáticamente según a la hora del día.
Birincil olarak keşif, gözetim ve haberleşme rolleri ile 20 saatin üzerinde dayanıklılığa sahiptir.Tiene una resistencia de más de 20 horas durante una misión principal de reconocimiento y vigilancia.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.En la misma dispone de un reloj de sol.
Dakika, 1 saatin 1/60'ına ve 60 saniyeye eşit olan zaman birimidir.Un minuto è composto da 60 secondi e costituisce 1/60 di ora.
Piaget daha sonra, değerli saat ustalığının simgesi olan manşet saatini piyasaya sürer.In seguito, Piaget lancia l'orologio polsino, simbolo dell'orologeria preziosa.
Tom saatini onardı.Том починил свои часы.
Verilen saatlar Tayvan yerel saatine göredir.Часы работают на Tizen.
Bütün saatler Orta Avrupa Saatine göredir.Раздаётся столько ударов, сколько часов по центральноевропейскому времени.
Oyun yönü : saatin ters yönündedir.Ячмень, гильоширный узор на часах.
I. Dünya Savaşı 11. ayın 11. gününün 11. saatinde resmi olarak bitti.11 ноября завершилась Первая мировая война.
Dakika, 1 saatin 1/60'ına ve 60 saniyeye eşit olan zaman birimidir.O minuto, como unidade de tempo, é igual a 1/60 de uma hora ou 60 segundos.
Peter, The Dukes of Hazard (Türkçe: Çılgın Kuzenler) saatini kaybeder.Peter perde seu relógio de pulso de The Dukes of Hazzard.
Etkinliğin ilk saatinde Kalisto, Birleşik Devletler Şampiyonluğu kemerini Ryback'e karşı korumaya çalıştı.Na primeira luta ocorrida no pré-show, Kalisto defendeu o Campeonato dos Estados Unidos contra Ryback.
Kaç tane saatin vardı?Quantos relógios você tinha?
Ricası iyi yürekli dostu tarafından gecenin bu saatinde bile geri çevrilmez.Ze maant hem om middernacht alleen de goede geesten binnen te laten.
Ayrıca Güneş saatini icat etmişlerdir.Wynalazł zegar słoneczny.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.Na jednym z naroży znajduje się zegar słoneczny.
Hermione'nin Zaman Döndürücüsü kolyede asılı duran bir kum saatini andırır.Niegdyś w tympanonie znajdował się zegar, zastąpiony dziś okrągłym oknem.
Alt kaltta bir saatin altıya vurduğunu duydum.En man uppgav senare att han hade hört ett skrik vid tretiden.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.Ursprungligen hade uret bara timvisare.
Bundan yararlanarak güneş saatini icat etmeyi başardılar.Вдень час дізнавалися за допомогою сонячного годинника.
Sonra eski saatine dönmüştür.Отож він повернувся до своєї колишньої тематики.
I. Dünya Savaşı 11. ayın 11. gününün 11. saatinde resmi olarak bitti.11 листопада завершилася Перша світова війна.
Saatin 07.30 olduğunu görür, ve çok şey için geç kaldığını söyler.Це тривало до 3:30 ранку, людям сказали триматися подалі.
Saatiniz benimkinden daha pahalıdır.Ваш годинник дорожчий за мій.
Buna kızan çingeneler onun parasını ve saatini çalarlar.Ti nevládnou přírodě, jen přijímají její dary, stojí před ní s bázní a vděčností.
Yaklaşık 30 dakika süren bu yolculukta servisler uçak hareket saatinden 2 saat önce hareket etmektedir.Asi tři minuty před odjezdem si všiml, že se jeho vlak dává do pohybu.
Bütün saatler Orta Avrupa Saatine göredir.Toate orele sunt listate la ora Moscovei.
Ayrıca yolcular günün her saatinde bisikletleri ile trenlere binebilmektedir.Ő ehelyett naponta bejárt motorbiciklijével.
Bütün saatler Orta Avrupa Saatine göredir.Keskimmäisen vitriinin ylin kello osoittaa kelloajan Keski-Euroopan ajan mukaan.
Tüm zamanlar (UTC-3) yerel saatine göredir.Kaikki ajat paikallista aikaa (UTC–3).
Yüksek sezonda (özellikle Temmuz) bekleme zamanı beş saatin üzerinde olabilir.Για παράδειγμα μπορεί να αποφασίσω (δηλαδή να έχω τη βούληση) σε πέντε λεπτά να σηκωθώ.
Bu nesne saatin kaç olduğunu göstermek yerine her aile ferdinin yerini ya da durumunu belirtir.I stedet for at vise hvad klokken er, viser det hvor henne eller med hvilken status familiemedlemmerne har.
Not: Bütün zamanlar ev sahibi şehrin yerel saatine göredir.Sistnevnte har byens klokken ved bygningens fasade.
Sistem saatini ayarlayabilir.Dapat membaca jam.
Mekanik saatler 20.yüzyılın başına kadar Dünya’nın yıldız saatinin kesinliği öğrenemedi.Meskipun demikian, Astronautika tidak menjadi disiplin ilmu sampai pertengahan abad ke-20.
Başka bir teori ise Musaşi'nin geliş saatini akıntıya göre ayarlamış olmasıdır.Một thuyết khác cho rằng Musashi đã hẹn thời điểm quyết đấu trùng khớp với thời điểm thuỷ triều lên.
Dakika, 1 saatin 1/60'ına ve 60 saniyeye eşit olan zaman birimidir.Một độ được chia thành 60 phút, và một phút thành 60 giây.
(Ölüm sertifikasına ölüm saatini 1:30 olarak kaydedilmiştir.)死亡推定時刻は零時から三〇分の間。
Çok hassas zamanlanabilen milisaniye pulsarları, 1997’nin en iyi atomik saatinden daha iyidir.非常に正確に計時可能なミリ秒パルサーは、最高の精度の原子時計よりも正確に時間を計ることができる。
1960’a kadar EDVAC sekiz saatlik hatasız çalışma ortalamasıyla günde 20 saatin üzerinde sürekli çalışıyordu.到1960年,EDVAC每天运行超过20小时,平均8小时无差错时间。
Yüksek sezonda (özellikle Temmuz) bekleme zamanı beş saatin üzerinde olabilir.在旺季時,尤其是7月間,排隊等候進館的時間會非常久。
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.日晷曾有效的測量時間。