Benzeştirim saatini durdur.Stanna simulatorns klocka.
Benzeştirim saatini durdur.Stop de simulatieklok.
Benzeştirim saatini durdur.Stop simulatortiden.
Benzeştirim saatini durdur.Ustavi simulacijo.
Benzeştirim saatini durdur.Zatrzymanie zegara symulacji.
Benzeştirim saatini durdur.Σταμάτημα του ρολογιού εξομοίωσης.
Benzeştirim saatini durdur.Зупинка моделювання годинника.
Benzeştirim saatini durdur.Остановка симуляции часов.
Benzeştirim saatini durdur.Спиране на часовника.
Benzeştirim saatini durdur.اقف ساعة المحاكاة.
Bizler, her ikiniz için de saatin farkındayız.Wir sind ganz die Uhr für Sie beide bewusst.
Bu da bir saatin 12 /19'u kadar yapıyor.이것은 12분의 19시간과 같네요.
Bu da bir saatin 12 /19'u kadar yapıyor.Det her er altså lig med 12/19 af en time.
Bu da bir saatin 12 /19'u kadar yapıyor.Výsledek je 12/19 hodin.
Bu da bir saatin 12 /19'u kadar yapıyor.Така че, това е равно на 12/19 от един час.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Acesta este banda care se leagă la ceasul cu alarmă.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Das ist das Stirnband, das zu diesem Wecker gehört.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Dit is de band die bij de wekker hoort.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Ésta es la banda que va con este despertador.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Isto é a tira da cabeça, ligada ao despertador.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Jár hozzá egy fejpánt.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.지금 보시는건 이 알람시계와 함께 제공되는 머리띠 입니다.
Pope saatini kontrol eder ve saat dörtten önce geldiğini fark eder.În apartamentul lui, Bean se uită la ceas, și își dă seama este târziu.
Buna kızan çingeneler onun parasını ve saatini çalarlar.Csupán felszólította kiszemelt áldozatát arra, hogy pénzét, aranyóráját ajándékozza neki.
Oyun yönü : saatin ters yönündedir.Pelaamisjärjestys kulkee kellon suuntaisesti.
Tüm zamanlar (UTC-3) yerel saatine göredir.Kaikki ajat paikallista aikaa (UTC–3).
Yüksek sezonda (özellikle Temmuz) bekleme zamanı beş saatin üzerinde olabilir.Για παράδειγμα μπορεί να αποφασίσω (δηλαδή να έχω τη βούληση) σε πέντε λεπτά να σηκωθώ.
Sonra eski saatine dönmüştür.Την εποχή αυτή ξαναβρήκε την παλιά εμπορική της δραστηριότητα.
I. Dünya Savaşı 11. ayın 11. gününün 11. saatinde resmi olarak bitti.Af historiske årsager ønskede man, at krigen sluttede d. 11. dag i den 11. måned klokken 11:00.
Dakika, 1 saatin 1/60'ına ve 60 saniyeye eşit olan zaman birimidir.En grad opdeles i 60 minutter og et minut i 60 sekunder.
Tören 8 Ağustos 2008'de Pekin saatine göre (UTC+8) 20:00'de başladı.Seremonien tok til klokken 20.00 lokal tid (UTC+8) 8. august 2008.
Kanal Dünya çapında saatine göre yayın yapmaktadır.Jam bersiaran sesuai kemampuan TVRI Daerah.
Mekanik saatler 20.yüzyılın başına kadar Dünya’nın yıldız saatinin kesinliği öğrenemedi.Meskipun demikian, Astronautika tidak menjadi disiplin ilmu sampai pertengahan abad ke-20.
Sonra eski saatine dönmüştür.Sau đó, ông quay lại nhận chức cũ.
I. Dünya Savaşı 11. ayın 11. gününün 11. saatinde resmi olarak bitti.Cuộc bầu cử đầu tiên tại Nam Tư sau chiến tranh được tổ chức vào ngày 11 tháng 11 năm 1945.
Seiko, yakın zamandaki Kinetic (otomatik quartz) kol saatinde lityum titanat pilleri kullanıyor.セイコーは最近のキネティック(自動クォーツ)腕時計にチタン酸リチウムを使用している。
Sonra eski saatine dönmüştür.古巣復帰となった。
Çok hassas zamanlanabilen milisaniye pulsarları, 1997’nin en iyi atomik saatinden daha iyidir.非常に正確に計時可能なミリ秒パルサーは、最高の精度の原子時計よりも正確に時間を計ることができる。
Tom bu numaradan günün herhangi bir saatinde bana ulaşabilir.トムさんはこの電話番号からいつでも私に連絡が取れる。
Yüksek sezonda (özellikle Temmuz) bekleme zamanı beş saatin üzerinde olabilir.在旺季時,尤其是7月間,排隊等候進館的時間會非常久。
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.日晷曾有效的測量時間。
İngiliz Yaz Saatinin oluşturucusudur.所示时间为英国夏令时间。
Aynı yıl, Piaget 1970'li yılların Polo saatini gençleştirir ve Magic Reflections koleksiyonunu tanıtır.같은 해, 1970년대에 출시된 폴로(Polo) 시계에 한층 젊은 감각을 부여하고 매직 리플렉션(Magic Reflections) 컬렉션을 선보인다.
Uçuş mühendisi Hiroshi Fukuda da, 9.800 toplam uçuş saatine sahipti.항공 기관사 : 후쿠다 히로시(福田博, 46세, 엔지니어 부문 강사 총 비행 시간 9,831 시간).
Piaget daha sonra, değerli saat ustalığının simgesi olan manşet saatini piyasaya sürer.그 다음, 피아제는 명품시계의 상징이 된 커프스 시계를 출시한다.
Oyun yönü : saatin ters yönündedir.다음의 설명은 시계 반대 방향으로 뛰는 것을 가정한다.
Buna kızan çingeneler onun parasını ve saatini çalarlar.הצוענים מסרבים לקבל את פקודותיו, מתנגדים ואף גונבים את שעונו וכספו.
Oyun yönü : saatin ters yönündedir.המשחק מתנהל בכיוון השעון.
Moskova Zamanı ayrıca bütün ülkenin tren tarifesi saatinde kulanılır.בכל תחנות הרכבת המשמשות את הקו ברוסיה מותאם השעון בתחנה לפי שעון מוסקבה.
Dakika, 1 saatin 1/60'ına ve 60 saniyeye eşit olan zaman birimidir.Като единица за време една минута е равна на шестдесет секунди или на 1⁄60 от часа.
Yüksek sezonda (özellikle Temmuz) bekleme zamanı beş saatin üzerinde olabilir.Na vrhuncu sezone (osobito u srpnju), čekanje u redu na ulazak može trajati i do pet sati.
I. Dünya Savaşı 11. ayın 11. gününün 11. saatinde resmi olarak bitti.Osnovana je Neposredno po završetku Prvog svjetskog rata, 11. svibnja 1919..
Bu ülkelerin çoğu yaz saatini de kullanır.Niektorí z nich tu v letných mesiacoch aj nocujú.
Süresi genellikle yarım saatin altındadır.Bolečina navadno mine v pol ure.
1675 - Hollandalı bilim adamı Christiaan Huygens cep saatinin patentini aldı.1675 – olandų fizikas Christian Huygens užpatentavo kišeninį laikrodį.
Ayrıca Güneş saatini icat etmişlerdir.Jie buvo kalibruojami pagal saulės laikrodžius.
Saatin amacına bağlı olarak diğer özellikleri ve yetenekleri olabilir.Konkreti savybė ir sugebėjimas parenkami pagal situaciją.
Maçın başlama saatinden sonra iptal mümkün değildir.Pärast alguslaadimist mängu ajal enam laadida ei saa.
15/8 , saatin 1 tam 7/8'i ile aynı şey - Şimdi işlemi yapalım.15/8 se rovná 1 celá a 7/8 hodin.
2001'i hatırlayın, dış dünya ile 2 saatin altında temasımız vardı.تذكر، عام 2001، لقد كان لدينا إتصال بواسطة موجات الراديو مع العالم تقل عن ساعتين.