Süresi genellikle yarım saatin altındadır.Bolečina navadno mine v pol ure.
Son gününde, Domitian kendini rahatsız hissediyordu ve birkaç kez hizmetçiye saatin kaç olduğu sordu.Paskutinę dieną jis buvo sutrikęs ir kelis kartus klausė berniuko kiek yra valandų.
1960’a kadar EDVAC sekiz saatlik hatasız çalışma ortalamasıyla günde 20 saatin üzerinde sürekli çalışıyordu.1960. aastal töötas EDVAC üle 20 tunni päevas.
Maçın başlama saatinden sonra iptal mümkün değildir.Pärast alguslaadimist mängu ajal enam laadida ei saa.
10'dan 3'e kadar! Öğle yemeği saatinde de kapalı olurlardı.10시에서 3시 말입니다. 점심시간에는 문을 닫았어요.
10'dan 3'e kadar! Öğle yemeği saatinde de kapalı olurlardı.10時から3時の間に 誰が銀行に行けますか? 仕事を持たない人達でしょう
10'dan 3'e kadar! Öğle yemeği saatinde de kapalı olurlardı.Elles servaient les clients entre 10h et 15h et fermaient pendant le déjeuner.
10'dan 3'e kadar! Öğle yemeği saatinde de kapalı olurlardı.In der Mittagspause waren sie geschlossen.
10'dan 3'e kadar! Öğle yemeği saatinde de kapalı olurlardı.Pracovali medzi desiatou a treťou a mali obedňajšiu prestávku.
10'dan 3'e kadar! Öğle yemeği saatinde de kapalı olurlardı.Ze waren tussen de middag gesloten.
10'dan 3'e kadar! Öğle yemeği saatinde de kapalı olurlardı.Они работали с 10 до 3 и закрывались на обеденный перерыв.
10'dan 3'e kadar! Öğle yemeği saatinde de kapalı olurlardı.הם פעלו מ-10 עד 3. הם היו סגורים בשעת ארוחת הצהריים.
10'dan 3'e kadar! Öğle yemeği saatinde de kapalı olurlardı.كانت تشتغل بين 10:00 و 15:00، و تقفل في وقت الغذاء.
Alpha Centauri'de saatin 14.00 olması tamamen farklı bir şeydir."14:00 на Альфа Центавра" кардинально отличается от вашего.
İstasyona yaya olarak gitmek bir saatini alır.It takes you an hour to go to the station on foot.
O beni onun saatini çalmakla suçladı.He accused me of having stolen his watch.
Duyulan tek ses saatin tik takıydı.The only sound to be heard was the ticking of the clock.
Ona günün belirli bir saatini vermezdi.She wouldn't give him the time of day.
Tom toplantının saatinde başlayacağını varsaymıştır.Tom assumed that the meeting would start on time.
Tom, Mary'nin onun büyükbabasının altın saatini çaldığından oldukça emindi.Tom was reasonably certain that Mary had stolen his grandfather's gold watch.
Odadaki herkes saatini aynı anda kontrol etti.Everyone in the room checked their watches at the same time.
Saatin kaç olduğunu bilen var mı?Does anyone know what time it is?
Senin saatinde saat kaç?What time is it by your clock?
Saatin kaç olduğu gerçekten herhangi birinin umurunda mı?Does anyone really care what time it is?
Üç saatin var.You've got three hours.
Karar vermek için sadece 24 saatin kaldı.You only have 24 hours left to decide.
Tom tekrar saatine baktı.Tom looked at his watch again.
Ödevini bitirmek Tom'un neredeyse üç saatini aldı.It took Tom almost three hours to finish his homework.
Eve gitmek Tom'un neredeyse üç saatini aldı.It took Tom almost three hours to get home.
O saatin dokuz olduğunu söyledi.He said it was nine o'clock.
Bana yeni cep saatini göster.Show me your new pocket watch!
Tom her zamanki yatma saatini geçecek şekilde yatmadı.Tom stayed up past his usual bedtime.
Cüzdanını ve saatini bana ver. Çabul ol!Give me your wallet and your watch. Hurry up!
Bunu yapmak Tom'un birkaç saatini aldı.It took Tom several hours to do that.
Sami, her günün her saatinde Leyla'ya mesaj attı.Sami texted Layla every hour of every day.
Saatin çok geç olduğunu fark etmedim.I didn't realize that it had gotten so late.
Havalimanının çalışma saatleri Moskova saatine göre 09:00 ile 20:00 saatleri arasındadır .The airport's operational hours are from 09h00 to 20h00 Moscow time.
2:00 AM PDT saatinde kürsüye çıkar.Need to get there by 2pm.
1721 de ise saatin gelişmesi için güzel şeyler oluyordu.From 1759 things seemed to be going very well for him.
Ayrıca Güneş saatini icat etmişlerdir.He also designed the clock.
Zaman genişlemesi: Hareketli saatler bir gözlemcinin durağan saatinden daha yavaşken ölçülür.Time dilation: Moving clocks are measured to tick more slowly than an observer's "stationary" clock.
Ve dudukları her bir biip sesinin aralığının saatini kaydetmeye başlıyorlar.And they start writing the kind of date stamp, time stamps for each little bleep that they record.
Sadece 2 yıl içinde kullanım ömrü 2.500 saatten 1.500 saatin altına kadar düştü.In just 2 years they dropped from 2500 hours - to less than 1500 hours
Bir diş hekimi günün en çok hangi saatini sever?That's good man... that's good.
Sabahın bu saatinde?This early in the morning?
Bakımevi yetersizdi, ve Cyndie günde 24 saatini oğluyla ilgilenmeye çalışarak geçiriyordu.Hospice was scarce, and Cyndie was spending 24 hours a day trying to care for her son.
'Sorun değil, aile yemeğimizin saatini kaydırırım."No problem, I'll just time-shift family dinner.
Öğle yemeği saatinde de kapalı olurlardı.They were closed for lunch hour.
Ben senin saatin olurum... ...ben seni kaldýrýrým... ...ama uyanmamak yok.I can be your alarm clock. I can wake you up But you will wake up.
Saatin (kıyametin) ne zaman demir atacağını (gerçekleşeceğini) sorarlar.They ask you about the Hour: "When is its determined time?"
O kıyamet saatine ilişkin bilgi Allah katındadır.Only God has the knowledge of the Hour.
Şüphesiz ki, kıyamet saatinin bilgisi Allah yanındadır.Only God has the knowledge of the Hour.
Kıyâmet saatinin bilgisi de yalnız onun yanındadır. Siz sadece O'na döndürüleceksiniz.He alone has knowledge of the Hour, and to Him will you return.
Saatin gerçekleştiği gün suçlular şoke olurlar.The day the Resurrection comes the sinners will be overwhelmed with despair.
Saatin gerçekleştiği gün gruplara ayrılırlar.The day the Hour comes they will be separated into categories.
(Kıyamet) Saatin(in) emri de yalnızca (süratli) göz açıp kapama gibidir veya daha yakındır.And the matter of the Hour is as a twinkling of the eye, or nearer.
Python SaatiNameCamera
Örneğin, sayıların, para birimlerinin, tarih ver saatin nasıl gösterileceğini belirlerUsed to determine how to display numbers, currency and time/ date, for example
Başlama tarihini/ saatini kısıtlaConstraint start date and time
Uçuş 19:06 Suudi saatinde (16:06 UTC) Riyad'a geldi.The flight arrived in Riyadh at 19:06 Saudi time (16:06 UTC).