Ana içeriğe geç
Sözlük

saatimiz ile cümle

saatimiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
8 saatimiz var.Osem ur imamo.
8 saatimiz var. Şu işi bitirip eve dönelim.Да свършим работата и да се прибираме.
8 saatimiz var.Tenemos 8 horas.
- Albay! - Delmek, 10 saatten çok sürecek. Oysa sadece 4 saatimiz kaldı.A perfuração está terminada dentro de 10 horas. <i>4 horas após a Barreira Zero.
- Amin. 8 saatimiz var.8 óránk van.
- Amin. 8 saatimiz var.Avem opt ore.
- Amin. 8 saatimiz var.Còn 8 giờ!
- Amin. 8 saatimiz var. Şu işi bitirip eve dönelim..תביא אותה שמאלה
- Amin. 8 saatimiz var.Temos 8 horas.
Beş saatimiz yolda geçiyordu.돌아오는 데 두시간 반이 걸리구요. 작업장에 오가는 데 5시간이 걸립니다.
Beş saatimiz yolda geçiyordu.5 ore a fare il pendolare ogni giorno.
Beş saatimiz yolda geçiyordu.5 Stunden Pendlerei zur Arbeit.
Beş saatimiz yolda geçiyordu.5ساعات للذهاب والعودة للعمل يومياً.
Beş saatimiz yolda geçiyordu.Cinci ore pe drum.
Beş saatimiz yolda geçiyordu.Cinco horas de viaje para trabajar.
Beş saatimiz yolda geçiyordu.Cinq heures de trajet journalier au travail.
Beş saatimiz yolda geçiyordu.Lima jam waktu pulang-pergi untuk bekerja.
Beş saatimiz yolda geçiyordu.Öt óra ingázás.
Beş saatimiz yolda geçiyordu.Päť hodín na cestu do práce.
Beş saatimiz yolda geçiyordu.Razem 5 godz. dojazdu do pracy.
Beş saatimiz yolda geçiyordu.Två och en halv timme att komma hem. Fem timmars pendling varje dag.
Beş saatimiz yolda geçiyordu.Vijf uur forensen naar je werk.
Beş saatimiz yolda geçiyordu.Πέντε ώρες ταξίδι για τη δουλειά.
Beş saatimiz yolda geçiyordu.Пет часа пътуване заради работата.
Beş saatimiz yolda geçiyordu.Пять часов в пути.
Beş saatimiz yolda geçiyordu.שעתיים וחצי לחזור הביתה. סה"כ חמש שעות בדרך לעבודה וממנה.
Beş saatimiz yolda geçiyordu.海底での時間が3時間 平均移動距離1.6キロメートル
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?Come siamo arrivati a dedicare centinaia di ettari e migliaia di ore all'attesa?
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?¿Cómo llegamos a esto de dedicar cientos de hectáreas y miles de horas a esperar?
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?Cum am ajuns să ne dedicăm sute de hectare și mii de ore așteptării?
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?Hoe is het toch gekomen dat we zo onnoemelijk veel ruimte en tijd aan wachten besteden?
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?Hogy jutottunk el ide, ahol több száz hektárt és több ezer órát áldozunk a várakozásra?
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?Hvordan kom vi til det punkt hvor vi helligere hundredvis af kvadratmeter og tusindvis af timer på at vente?
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?어쩌다가 우리는 수백 평과 수천 시간을 기다리는데 투자하게 되었을까요?
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?Wie sind wir an diesen Ort gekommen, wo wir hunderte Flure und tausende Stunden dafür opfern zu warten?
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?Πώς φτάσαμε στο σημείο να αφιερώνουμε εκατοντάδες στρέμματα και χιλιάδες ώρες για να περιμένουμε;
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?Как мы докатились до того, что мы проводим тысячи часов в ожидании?
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?Как стигнахме до тук, където посвещаваме стотици декари и хиляди часове за чакане?
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?איך הגענו למצב הזה שאנחנו משקיעים מאות דונמים ואלפי שעות להמתנה?
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?كيف وصلنا هنا حيث نكرس مئات الأفدنة ، والآلاف من ساعات للانتظار؟
Buraya, beklemek için binlerce yer ve yüzlerce saatimizi verdiğimiz bu yere nasıl geldik?ただ待つことに 何平方㎞もの場所と何千もの時間を 費やしているのでしょうか? もし風邪で来院した時に
Büyük bir aktör saatimiz varAllt om exakt vad jag tror att jag sagt något jag hamnade åter
Büyük bir aktör saatimiz var훌륭한 배우 시간을 가지고
Büyük bir aktör saatimiz varLöschen Namen alles über genau das, was ich glaube, ich habe mich
Büyük bir aktör saatimiz varTrebuie ore marelui actor cineva in culoarea ta prim ștergeți nume
Büyük bir aktör saatimiz varVan egy nagyszerű színész óra valaki a prime szín törölni neve egész pontosan azt hiszem, mondtam
Büyük bir aktör saatimiz varקבל שעות ושחקן גדולות
Büyük bir aktör saatimiz varحصلت على ساعات الفنان الكبير
Büyük bir aktör saatimiz varあなたのプライムカラーの誰か
- Delmek, 10 saatten çok sürecek. Oysa sadece 4 saatimiz kaldı.Einde boortijd over tien uur.
- Delmek, 10 saatten çok sürecek. Oysa sadece 4 saatimiz kaldı. Önerinizi bekliyorum.To znamená, že vrt dokončíme 4 hodiny za Nulovou bariérou.
- Delmek, 10 saatten çok sürecek. Oysa sadece 4 saatimiz kaldı. Önerinizi bekliyorum.Плюс 10 часа дълбаене, т. е. пресрочваме с 4 часа.
- Delmek, 10 saatten çok sürecek. Oysa sadece 4 saatimiz kaldı.Η γεώτρηση θα ολοκληρωθεί σε δέκα ώρες.
Gezegen olarak haftada 21 milyar saatimizi bilgisayar oyunu oynayarak harcamamız gerektiğini söylemiştim.지구상에 있는 우리가 210억 시간을 비디오 게임에 쓸 것을 제안했었죠.
Gezegen olarak haftada 21 milyar saatimizi bilgisayar oyunu oynayarak harcamamız gerektiğini söylemiştim.Tôi đã đề xuất rằng chúng ta nên dành 21 tỉ giờ mỗi tuần giống như là một hành tinh để chơi game.
Gezegen olarak haftada 21 milyar saatimizi bilgisayar oyunu oynayarak harcamamız gerektiğini söylemiştim.הצעתי שאנחנו צריכים להקדיש 21 ביליון שעות בשבוע כל כדור הארץ במשחקי וידאו .
Gezegen olarak haftada 21 milyar saatimizi bilgisayar oyunu oynayarak harcamamız gerektiğini söylemiştim.اقترحت أنه ينبغي علينا قضاء 21 مليار ساعة أسبوعياً ككوكب في لعب ألعاب الفيديو.
Gezegen olarak haftada 21 milyar saatimizi bilgisayar oyunu oynayarak harcamamız gerektiğini söylemiştim.提案したのでした 210億時間といったら 相当な時間です
Hadi ama, hemen şimdi kalkarsan, gezinmek için bir saatimiz olacak.(講演者)赤ちゃんが この映像を見ている間
Hadi gidelim! Şimdi kalkarsan, oynamak için bir saatimiz olacak!Si tu te lèves maintenant on aura une heure pour s'amuser!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod