Bütün saatler Orta Avrupa Saatine göredir.Todos os horários seguem o Horário da Europa Central.
James L. Brooks dahil, Simpsonlar'ın birçok yapımcısı bu yayın saati değişikliğine karşı çıktı.Muitos dos produtores de The Simpsons, incluindo James L. Brooks, eram contra a mudança.
Hour Of The Wolf (Türkçe: Kurt Saati) Azerbaycanlı şarkıcı Elnur Hüseynov tarafından seslendirilen şarkı."Hour of the wolf" é uma canção do cantor azeri Elnur Hüseynov.
Bunun tamamlanmasıyla yollar taşınmış ve güneş saati günümüzdeki yerini almıştır.Quando isso aconteceu, as estradas foram movidas e o relógio de sol foi movido para sua localização atual.
Programın ikinci saati canlı olarak USA Network'te gösterildi.O show é transmitido ao vivo na USA Network.
Atom saati icadının öncülüğüyle bu mevcut zamanın ölçümde en güvenilir kaynak oldu .Antes da invenção relógio atômico, esta era a maneira mais precisa para medir o tempo.
GMT Yaz saati uygulamasıCronologia do Horário de Verão
2008'de, ülkede yaz saati uygulaması başladı.Horário de verão foi usado em 2008.
SMS ve resimli mesajlaşma gibi diğer temel özelliklerin yanı sıra konuşma saati ve alarmı da vardır.Mas também possui outras funcionalidades básicas, como SMS e relógio.
Etkinliğin ilk saatinde Kalisto, Birleşik Devletler Şampiyonluğu kemerini Ryback'e karşı korumaya çalıştı.Na primeira luta ocorrida no pré-show, Kalisto defendeu o Campeonato dos Estados Unidos contra Ryback.
Eğer zamanda yolculuk saati mümkün hale getirirse, zamanda yolculuğun kendisi imkânsız olur.Acreditando na possibilidade de poder viajar no tempo, Dr.
Hiç saatini şaşırmadı.Não surpreendeu a atuação dele.
1859 - Londra'daki ünlü saat kulesi Big Ben'in saati ilk kez çalışmaya başladı.1859 - O Big Ben soou pela primeira vez, em Londres..
Avangard tarzdaki Piaget Polo saati 1979’da piyasaya sunulur ve markanın ikon modeli haline gelir.O relógio Piaget Polo, com seu estilo arrojado, é lançado em 1979, tornando-se um ícone da marca.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.No centro do pátio havia um relógio de sol.
Sonra eski saatine dönmüştür.Depois voltou ao seu próprio tempo.
Buna kızan çingeneler onun parasını ve saatini çalarlar.Eles se ressentem de sua ordem e roubam seu relógio e dinheiro.
Saatler Orta Avrupa Yaz Saati'ne (UTC+02:00) göredir.Os horários obedecem ao Horário de Verão da Europa Central (UTC+02:00).
Hizmet ömrü: Uçak 8.000 uçuş saati ömrüne sahiptir.No momento do acidente, a aeronave tinha cerca de 800 horas de voo em serviço comercial.
Yıllık güneşli günler sayısı ortalama 3000 saati geçer.O tempo de insolação chega a 3 000 horas anuais.
Ev kirasını ödemek için en son babasının yadigarı olan altın saati bile satar.Até hoje, é o único ministro do TCU aposentado que tem o aluguel de sua residência pago pela Casa.
Çifte yaz saati uygulaması nadiren, bazı özel durumlarda benimsenir.No entanto, esta versão estrita da dieta pratica-se com frequência só em ocasiões especiais.
Moskova'ya giderek tekrar Mihail Gorbaçov'la buluştu ve üç saati aşkın görüştüler.Cunhal é recebido em Moscovo por Mikhail Gorbatchov e recebe a ordem Lenine.
Saati yukarı doğru çevirirseniz daha fazla randevu ortaya çıkar.A medida que avança de posto, surgem novas missões.
Bu Huaweinin ilk akıllı saatidir.Este é o primeiro livro de história da Zhuang.
1721 de ise saatin gelişmesi için güzel şeyler oluyordu.Por volta de 1770, o local começou a progredir.
Şubat 2016'dan itibaren ise yayın saati 23.00-00.30 arası olarak değiştirilmiştir.A partir de 1 de janeiro de 2016, passou a ser exibida de 20h30 às 21h30.
Tören 8 Ağustos 2008'de Pekin saatine göre (UTC+8) 20:00'de başladı.Iniciou às 20 horas (UTC+8) do dia 24 de agosto de 2008.
Prestijli bir turnuva olan ve Fransa'da düzenlenen Le Mans 24 Saatini Porsche takımı 16 kere kazanmıştır.Porsche venceu as 24 Horas de Le Mans, uma corrida anual de prestígio que acontece na França, em 16 ocasiões.
Kaç tane saatin vardı?Quantos relógios você tinha?
Çoğu mahkûm, günün 23 saatini hücresinde geçiriyordu.Hij moest 23 uur per dag op zijn cel doorbrengen.
I. Dünya Savaşı 11. ayın 11. gününün 11. saatinde resmi olarak bitti.De Eerste Wereldoorlog eindigde officieel op het elfde uur van de elfde dag van de elfde maand van 1918.
İşte altın saatim.Het uurwerk uit ca.
Şirket dünyanın en büyük kol saati üreticilerinden biridir.Het is een van 's werelds grootste producenten van horloges.
Weltzeituhr (Dünya saati) dünyanın çeşitli şehrilerindeki saatleri gösteriyor.Hierop staan klokken die het uur in verschillende delen van de wereld weergeven.
1996'dan beri Avrupa Yaz Saati, mart ayının son pazar gününden ekim ayının son pazarına kadar uygulanmaktadır.In de Europese Unie loopt de zomertijd van de laatste zondag van maart tot de laatste zondag van oktober.
Ofisindeki bozuk bir saati tamir etmiştir.In het kuipje was een klokje aangebracht.
İlk atom saati 1949'da ABD Ulusal Standartlar Bürosu'nda (U.S National Bureau of Standards, NBS) yapıldı.Het NIST werd in 1901 opgericht onder de naam National Bureau of Standards (NBS).
Fransa'da hükümet kararıyla haftalık çalışma saati 35 saatle sınırlandırılmıştır.Frankrijk heeft de 35-urige werkweek ingevoerd bij wet.
Kullanıcı arayüzü, saatin tersi yönünde ve saat yönünde dönecek düğmeler içerir.Het is afkomstig van hun debuutalbum Turn back the clock.
Saat kelimesi kullanılmasına rağmen bu altın saatin gerçekten altmış dakika sürdüğü anlamına gelmez.De term uur betekent niet dat dit ook echt zestig minuten duurt.
1721 de ise saatin gelişmesi için güzel şeyler oluyordu.In 1742 groeide het uit tot een meerdelig werk.
Sonunda ayrılık saati gelip çattığında, binlerce kez vedalaşıp ayrılırlar.Willen ze dit niet, dan zal er op termijn afscheid van hen genomen worden.
Gerçek zamanlı saat (GZS), güncel zamanı gösteren bilgisayar saati.Het uurwerk is het standaard automatisch uurwerk met datumvermelding.
Saat: Maçın başlayacağı saati gösterir.Starttijd: tijdstip dat een speler aan zijn ronde moet beginnen.
Aynı zamanda güneş saati de gölgenin gösterdiği sayıya göre saati gösterir.Je schaduw wijst dan het uur aan.
Saati tanımla (çoğunlukla sıfır değerinde başlar).Na een bepaalde tijd (meestal ca.
Erişim yasağı 5 saatin sonunda kaldırıldı.Na vijf uur was de couppoging voorbij.
Haftada beş gün, toplam 40 saat çalışma saati.Dus 9 uur per dag en totaal 51 uur per week.
Liman yıl boyunca günün 24 saati aralıksız çalışmaktadır.De spoorlijn wordt het hele jaar door 24 uur per dag gebruikt zonder onderbrekingen.
Keşişler dua etmek için kesin saati bilmek zorundaydılar.Ze moeten de gebedshaantjes goed zichtbaar dragen.
Fakat aradığı saati kayıptır.Ik ben / Ik heb mijn horloge verloren.
Cep saati, cepte taşınabilecek şekilde tasarlanan bir saattir.Timer Een lader die zich na een vast ingestelde tijd uitschakelt.
Ricası iyi yürekli dostu tarafından gecenin bu saatinde bile geri çevrilmez.Ze maant hem om middernacht alleen de goede geesten binnen te laten.
Yaz saati uygulaması tartışmalıdır.Het energiebesparende effect van zomertijd is echter omstreden.
Saatim çalınmıştı.Mijn horloge was gestolen.
Saati tamir et.Repareer de klok.
Saatimin onarılması gerekiyor.Mijn horloge moet worden gerepareerd.
Kol saatimi kaybettim.Ik heb mijn horloge verloren.
Saatimi kaybettim.Ik ben mijn horloge kwijt.