Ana içeriğe geç
Sözlük

saati ile cümle

saati kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yaşlı adam bana saati sordu.El anciano me preguntó la hora.
Ev ödevimi yapmak üç saatimi aldı.Tardé tres horas en hacer los deberes.
Mektubu yazmak üç saatimi aldı.Me llevó tres horas escribir la carta.
Bir yabancı bana doğru geldi ve bana saati sordu.Un extranjero vino directamente hasta mí y me preguntó la hora.
Saatin nerede?¿Dónde está tu reloj?
Sadece birkaç saatimiz var.Solo tenemos algunas horas.
Saatimi gördün mü?¿Has visto mi reloj?
Bu saati istasyonda buldum.Encontré este reloj en la estación.
Bir saatin var.Tienes una hora.
Sadece üç saatimiz var.Solo tenemos tres horas.
Tom, Mary'nin ona verdiği saati kaybetti.Tom perdió el reloj que le había dado Mary.
Boston'dan buraya gelmem üç saatimi aldı.Necesité tres horas para ir de aquí a Boston.
Birisi saatimi çaldı.Alguien me ha robado el reloj.
Tom saati kolundan çıkardı.Tom le quitó el reloj de su muñeca.
İşte altın saatim.Horas de oro.
Ekran mevcut saati, takvimi veya seçili bir resmi gösterecektir.La pantalla mostrará la hora actual, el calendario o una imagen seleccionada.
Ana sayfanın rengi de günün saatine göre otomatik olarak değişti.El color de la página de inicio cambia también automáticamente según a la hora del día.
Güneş zamanı bir güneş saati tarafından kabaca ölçülebilir.El tiempo solar verdadero puede ser medido con un reloj de sol.
Saati yukarı doğru çevirirseniz daha fazla randevu ortaya çıkar.A medida que vayas avanzando, aparecerán más números.
Çoğu mahkûm, günün 23 saatini hücresinde geçiriyordu.Permanece en la celda durante veintitrés horas al día.
Michael Jin'e saati verir, ona kendisinden ve oğlu Walt'tan uzak durmasını söyler.Él devuelve el reloj y dice a Jin que se aleje de él y de Walt.
1957'de erkek saati Emperador piyasaya sunulur ve markanın önde gelen modellerinden biri haline gelir.En 1957, se lanza el reloj para caballeros Emperador, que se convirtió en un modelo de referencia de la marca.
Sahilde Jin Sun'a babasının saatinin Michael'da olduğunu, o yüzden ona saldırdığını söyler.En la playa, Jin le dice a Sun que Michael tiene el reloj de su padre.
Weltzeituhr (Dünya saati) dünyanın çeşitli şehrilerindeki saatleri gösteriyor.Un reloj mundial es un reloj que muestra el tiempo de varias zonas horarias del mundo.
SMS ve resimli mesajlaşma gibi diğer temel özelliklerin yanı sıra konuşma saati ve alarmı da vardır.Además de otras características básicas como SMS y mensajería con imágenes, tiene un reloj parlante y alarma.
O günkü temsilin "Ventitre ore" saatinde başlayacağını bildirir.Dice que la obra empezará a las "ventitre ore" (veintitrés horas).
Birincil olarak keşif, gözetim ve haberleşme rolleri ile 20 saatin üzerinde dayanıklılığa sahiptir.Tiene una resistencia de más de 20 horas durante una misión principal de reconocimiento y vigilancia.
Ayrıca Güneş saatini icat etmişlerdir.Realiza además una clasificación de relojes solares.
Almanya'da ise haftalık çalışma saati 35-40 saat arasında değişiklik göstermektedir.En Australia las horas legales de trabajo semanales varían entre 35 y 40 horas.
Çünkü O'nun yargılama saati geldi.La hora de la justicia ha llegado.
Yıllık güneşli günler sayısı ortalama 3000 saati geçer.Las horas de sol anuales son de aproximadamente 3.000h.
Avangard tarzdaki Piaget Polo saati 1979’da piyasaya sunulur ve markanın ikon modeli haline gelir.El reloj Piaget Polo,​ de estilo vanguardista, se presenta en 1979 y se transforma en un icono de la marca.
Ancak güneş saatinin bir eksikliği vardı.En la misma dispone de un reloj de sol.
Sistem saati ^ Ala-Paavola, Jaakko (16 Ocak 2000).High Precision Event Timer Ala-Paavola, Jaakko (16 de enero de 2000).
Şirket dünyanın en büyük kol saati üreticilerinden biridir.Es uno de los fabricantes de relojes más caros del mundo.
Bunun tamamlanmasıyla yollar taşınmış ve güneş saati günümüzdeki yerini almıştır.Cuando lo hizo, las carreteras fueron modificadas y el reloj de sol fue transportado a su ubicación actual.
Başka bir teori ise Musaşi'nin geliş saatini akıntıya göre ayarlamış olmasıdır.Una teoría dice que Musashi ajustó la hora de su llegada para que coincida con el cambio de la marea.
Günün her saatinde, her türlü araçla köye ulaşmak mümkündür.Se puede llegar en cualquier tipo de vehículo durante todo el año.
Dünya nüfusu, Birleşmiş Milletler tarafından nüfus saati ile izlenmektedir.Año Mundial de la Población​ según la ONU.
Ulaşım dahil, bir piyanoyu ayarlamak bir ayarlayıcının yaklaşık iki saatini almaktadır.A un afinador de pianos le lleva dos horas afinar un piano, incluyendo el tiempo de viaje.
Cayce öleceği günü ve saatini önceden haber vermişti.Él mismo había predicho el día y la hora de su muerte.
3-11 sınıflarda Adıgece haftada 2 ders saati ile sınırlı olarak okutulur.En algunos colegios, en 1.º a 2.º se la lleva solo 2 horas a la semana.
Pirinçten yapılma bir saati dağıttı ve denilenlere göre yeterince iyi çalışan tahtadan bir kopyasını yaptı.Desmontó un reloj de latón y construyó una réplica de madera que, según se cuenta, funcionaba "bien".
Pope saatini kontrol eder ve saat dörtten önce geldiğini fark eder.Lance comprueba la hora, y su móvil marca las 13:00 de la tarde.
Eşref Saati dizisinde Alemdar Ağa karakterini canlandırmıştır.Se puso a sus pies la esfera de un reloj tipo Morez.
Günümüzde genel olarak kullanılan ölçme aletleri saat ve kol saatidir.Es este sistema el que se utiliza actualmente para la medición de tiempos y ángulos.
Her takvim gününe en son bu saati kullanan gemiler başlar.Con esta nave se inicia una carrera de construcción naval que continúa hasta la actualidad.
Günün her saati köye arabalar kalkmaktadır.Todos los pobladores andaban diariamente a caballo.
Saatin 07.30 olduğunu görür, ve çok şey için geç kaldığını söyler.La sentencia fue leída a las 19:30, y se tardó una hora en leerse completamente.
Süresi genellikle yarım saatin altındadır.Generalmente su duración es de una hora.
Sistem saatini ayarlayabilir.TIME Establece la hora del sistema.
1917’yi kapitalizmin ölüm saati olarak düşündüm.1970 Los cielos de la muerte.
Bazı Avrupa ülkeleri ve Latin Amerika iki saati bu şekilde kullanmaktadır.Algunas tribus en Norteamérica y Sudamérica continúan con este sistema hoy día.
19 Ağustos 2016 tarihinde ise Jesus' Son adlı yeni teklinin klibi Türkiye saati ile 17:00'da yayınlanmıştır.Desde el 19 de noviembre de 2016 se transmite La Última Cuba de Sol Leyton a las 19:45 horas.
Onu çıkardıklarında yayın saatine zar zor yetişirler.Después de sacarlo, apenas llegan a tiempo para la emisión.
Ayrıca yolcular günün her saatinde bisikletleri ile trenlere binebilmektedir.Suele ir todos los días a la escuela en su bicicleta.
Prag Astronomik Saati, Eski Belediye Sarayı'nda bulunan bir Ortaçağ astronomik saatidir.El Palazzo Pretorio albergó en la Edad Media el antiguo ayuntamiento de la ciudad.
Dakika, 1 saatin 1/60'ına ve 60 saniyeye eşit olan zaman birimidir.Un minuto equivale a 60 segundos y una hora equivale a 3600 segundos.
Oyun zamanı ise bir oyun saati yardımıyla tutulur.Luego, se hace la seguidilla con un juego de manos.
O, saatini kaybettiğinde umursamış gibi görünmüyordu.Quando perse l'orologio, non sembrò preoccuparsene.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod