Ana içeriğe geç
Sözlük

saati ile cümle

saati kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
1991 yılından beri yaz saati uygulaması uygulanmamıştır.Богослужение в ней совершалось только в летнее время.
Hamlet'in 2,5 saati geçmemesi gerekiyordu.Самтер не отзывался 2,5 часа.
Sistem yaz saati uygulamasını ve hatta artık saniyeleri bile kaydeder.Она также включает в себя информацию о переходе на летнее время, и даже запись високосных секунд.
Verilen saatlar Tayvan yerel saatine göredir.Часы работают на Tizen.
Hizmet ömrü: Uçak 8.000 uçuş saati ömrüne sahiptir.Срок службы самолёта — 16000 часов или 8000 полётов.
Cho doğu saatine göre 6:45'te karma 894 öğrenciyi barındıran Ambler Johnston Yurdu'nun antresinde görüldü.Около 6:45 Чо Сын Хи стоял у входа в общежитие «Уэст Амблер», где на тот момент находилось 895 студентов.
Görünen güneş zamanı (güneş saati zamanı) ve ortalama güneş zamanı(zaman saati) güneş zamanının iki tipidir.Услышав это, пророк Мухаммад сообщил, как говорят, «Солнце и луна — это два из знамений Всевышнего Аллаха.
Avrupa Birliği yaz saati uygulamasını takip etmektedir.Большинство европейских стран используют Летнее время.
Dizinin yayın saati pazar geceleri 20.00'den (EST) perşembe günleri aynı saate alındı.По воскресеньям рубрика Music after Midnight (рус.
Saatin bir güç düğmesi ve kalp hızı monitörü vardır.Телефон имеет говорящие часы и будильник.
Avrupa saatine göre yayın yapmaktadır.В настоящее время часы включены в выпуски новостей.
Ramsey Yöntem aynı zamanda atom saati geliştirmede kilit bir rol oynadı.Виттих сыграл также заметную роль в развитии математического аппарата астрономии.
İçinde bulunan su saati ve su havuzu pek çok kişi için bir ilgi odağıdır.ان الساعة المائية وحمام السباحة الموجدين بالداخل تكون محط اهتمام معظم الاشخاص .
Oyun yönü : saatin ters yönündedir.يكون إتجاه اللعب بعكس عقارب الساعة.
Fransa'da hükümet kararıyla haftalık çalışma saati 35 saatle sınırlandırılmıştır.كان قانون 35 ساعة لأسبوع العمل مثيرًا للجدل في فرنسا.
Prestijli bir turnuva olan ve Fransa'da düzenlenen Le Mans 24 Saatini Porsche takımı 16 kere kazanmıştır.اما بورش فقد فازت في السباق الشهير أربع وعشرين ساعة في لو مان في فرنسا 14 مرة.
Aynı yıl, Piaget 1970'li yılların Polo saatini gençleştirir ve Magic Reflections koleksiyonunu tanıtır.في نفس العام، نفحت دار بياجيه روحا شبابية في ساعة بولو التي ابتكرت في السبعينيات وطرحت مجموعة ماجيك ريفليكشنز.
Okula yürüyerek gitmek yarım saatimizi alıyor.It takes us half an hour to walk to school.
Yollar günün bu saatinde çok kalabalık.The roads are very crowded at this time of the day.
Dün gece saatimi çaldırdım.I had my watch stolen last night.
Dün gece iki saati kitap okuyarak geçirdim.I spent two hours reading a book last night.
Oğlum bir saati okuyabilir.My son can read a clock.
Jack'in sahip olduğu aynı saati istiyorum.I want to buy the same watch as Jack has.
Saatimi kaybettim, bu yüzden bir tane almak zorundayım.I lost my watch, so I have to buy one.
Kol saatimi kaybettim.I have lost my watch.
Saatimi kaybettim.I have lost my watch.
Saatimi tamir ettirdim.I had my watch fixed.
Saatimi çaldırdım.I had my watch stolen.
Tarifede varış saatine baktım.I looked up the arrival time in the timetable.
Uçuş on saatimizi aldı.The flight took us ten hours.
Ona bu saati tamir ettireceğim.I will have him repair this watch.
O, saatini tamir ettirdi.He got his watch fixed.
O, saatini on dakika ileri aldı.She advanced her watch ten minutes.
O saatine baktı ve beşgeçtiğini kaydetti.She looked at her watch and noted that it was past five.
Babamın bana verdiği saati kaybettim.I lost the watch that my father gave me.
Saatim çok dakik.My watch is very precise.
Yemek saati gelmedi mi?Isn't it about time to eat?
Tom toplantının saatinde başlayacağını varsaymıştır.Tom assumed that the meeting would start on time.
Tom parti için hazırlanmasının Mary'nin kaç saatini aldığını merak etti.Tom wondered how many hours it took Mary to get ready for the party.
Atina'da varmak iki saatimizi aldı.It took us two hours to get to Athens.
Saatim normal çalışmıyor.My watch is not working normally.
Saati kur.Wind the clock.
Saatin çoktan sekiz olması mümkün mü?Is it possible that it's already eight o'clock?
Tom saatini bulamıyor.Tom can't find his watch.
Tom'un yatma saati çoktan geldi.It's well past Tom's bedtime.
Tom'un yatma saati çoktan geçti.It's well past Tom's bedtime.
Benim saatim beş dakika ileri.My watch is five minutes fast.
Saatim günde on dakika geri kalıyor.My watch loses ten minutes a day.
Bu raporu yazmayı bitirmek için iki saatim var.I've got two hours to finish writing this report.
Her şeyi kamyona yüklemek Tom'un bir saatini aldı.It took Tom an hour to load everything on the truck.
Tom'un raporu bitirmek için bir saati daha olduğunu düşündüm.I thought Tom had another hour to finish the report.
Benim saatim durdu.My watch has stopped.
O, saati ayarladı.She adjusted the clock.
Yaz saati üç nisanda başlar.Daylight Savings Time starts on April third.
Tom saatimi onarmama yardım etti.Tom helped me fix my watch.
Saatim iki dakika ileri.My watch is two minutes fast.
24 saatin var.You've got 24 hours.
Üç saatir İngilizce çalışıyorum.I've been studying English for three hours.
Tom'la buluşmadan önce geçirecek birkaç saatimiz var.We've got a couple of hours to kill before we meet Tom.
Çalar saatini ayarlamayı unutma.Don't forget to set your alarm clock.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod