Şehirlerdeki konserlerin hepsi son 48 saate kadar açıklanmadı.A koncert helyszínét a városokban csak a fellépés előtt 48 órával jelentették be.
Daha sonraki bölümleri yarım saate indirildi.Félóra múlva kiment a másik.
Bugün her 10 ila 12 saate bir fışkırmalar görülür.Mindkét égőnek naponta legalább 10-12 órát égnie kell.
Alaturka saate ezani saat da denilir.Unalmas időkre szabható mulató óra.
Çalışma koşulları iyileştirildi ve günlük çalışma süresi 8 saate indirildi.A napi rendes munkaidő nyolc óra, ezt nevezi a törvény általános teljes napi munkaidőnek.
Yirmi dört saate kalmadan Almanya bu teklife olumlu yanıt vermiştir.Erre a felszólításra egyedül Németország adott pozitív választ.
Geminin korunması için hızlı çalışmak zorunda olan bilim adamları günde 13 saate varan vardiyalarla çalıştı.A tudós űrhajósok közül 12 órás váltásban éjjel-nappal végezték meghatározott feladatukat.
Bu kurguda 1,5 saate indirgendi.Másfél szezont húzott le náluk.
Gün boyunca her yarım saate bir tren bulunmaktadır.Vasárnaponként félóránként indulnak vonatok valamennyi irányba.
Gün boyunca her yarım saate bir tren bulunmaktadır.Junia kulkee koko päivän puolen tunnin välein.
Meydan, ayrıca çok ünlü bir saate de sahiptir.Defender on kuuluisa myös erityisen korkeasta vaikeustasostaan.
Asgari ücrete zam yapıldı ve günlük çalışma süresi 8 saate indirildi.Hän maksoi työntekijöilleen kunnon palkkaa, rajoitti työaikaa kahdeksaan tuntiin päivässä.
Bu nedenle 15 derecelik her meridyen dilimi bir saate eşittir.Yksi tunti vastaa siis 15 pituusastetta.
Bakırköy’den belirli bir saate kadar dolmuş bulunmaktadır.Υπολογισμένο σε ποντίκια σε 1 ώρα.
Isparta il merkezine her yarım saate bir otobüs bulunmaktadır.Ανά δέκα λεπτά διέρχεται λεωφορείο για το κέντρο του Κάσσελ.
Bir gün 24 saate bölünerek günlük hayat düzenlendi.Den har derfor brug for at æde døgnet rundt.
İşçilerin günlük çalışma süresi 8 saate indirildi.Arbejdstiden pr. arbejder er på 8 timer.
Belki bir saate yakın beklediler.Det tager måske en time.
Erteleme, genellikle kısa sürelidir, ancak birkaç saate kadar uzayabilir.Vanligvis er forsinkelsen så kort at den ikke legges merke til, men den kan vare i flere sekunder.
Bu kurguda 1,5 saate indirgendi.Herfra tar det rundt 1,5 time opp.
Bu nedenle 15 derecelik her meridyen dilimi bir saate eşittir.Hver 15. lengdegrad tilsvarer 1 times tidsforskyvning.
Pforzheim'ın ekonomisi kuyumculuk ve saate dayalıdır.Pforzheim dikenal di seluruh dunia akan industri perhiasan dan jam tangannya.
30 dakika ile başlayıp 24 saate kadar sürebilmektedir.Buka bisa 24 jam atau hanya sampai jam 24 saja.
O zamanlar Tophane'den kalkan büyük pazar kayıklarıyla yapılan ada yolculukları üç saate yakın sürmekteydi.Sebelumnya, berlayar sepanjang Rhone dengan kapal barang memakan 3 minggu - sekarang hanya 3 hari.
Yolculuk süresini 72 saatten 10 saate düşürür.Ia dapat melaksanakan perjalanan ini dalam waktu 72 hari.
Belki bir saate yakın beklediler.Tidakkah engkau sanggup berjaga-jaga satu jam dengan Aku?
Gün boyunca her yarım saate bir tren bulunmaktadır.Keberangkatan kereta api tiap satu jam.
Kısa süren İsveç geceleri sayesinde kutlamalar günde 24 saate yakın sürer.Malam kutub terjadi ketika keadaan malam hari berlangsung lebih dari 24 jam.
Naloxane'nin etkileri yarım saatten bir saate kadar sürer.Ảnh hưởng của naloxone kéo dài khoảng nửa giờ đến một giờ.
Araç saate maksimum 250 km hız yapabilmektedir.Xe có khả năng đạt vẫn tốc tối đa là 250 km/h.
Daha sonraki bölümleri yarım saate indirildi.Kết quả được thông báo nửa tháng sau đó.
3. ayda ise uykusu günde 15 saate düşer.Khi bị giam cầm, chúng ngủ 15 giờ một ngày.
Radyoyu kulaklıktan çalma - 24 saate kadardır.Phát sóng 24h/7, phát mới 8h/ngày.
Televizyon yayınları haftada 60 saate çıkarıldı.Màn hình thông báo sẽ xuất hiện mỗi 6 giờ.
Belki bir saate yakın beklediler.Chúng có thể làm vậy đến cả một tiếng đồng hồ.
Bu işyerinde iki türlü ücret ödemesi yapılmaktadır: sabit aylık "maaş" ve çalışılan saate göre "ücret".これは、アメリカの給料の支払いが、一般職の場合月2回が多いため、「次の給料」が2週間後には支払われるためである。
Gün boyunca her yarım saate bir tren bulunmaktadır.日中は、毎時30分の発車が基本。
Daha sonraki bölümleri yarım saate indirildi.30分時代の番組後半に放送された。
Farsçada ise saate benzerliğinden dolayı "saat" (ساعت) adı kullanılır.以後この節では「時計」をclockの意味で用いる。
DST uygulaması boyunca UTC ofset genellikle standart saate bir saat eklenerek elde edilir.在使用夏令時的期間,UTC偏移量通常會比標準時間增加一小時。
Farsçada ise saate benzerliğinden dolayı "saat" (ساعت) adı kullanılır.名字取自時鐘的「滴答」聲。
İnsanlar yeni odaları görebilmek için 3.5 saate yakın bir süre bekledi.該彩蛋能夠透過在訓練室等待3.5分鐘獲得。
Yaklaşık beş saat boyunca şarj tutar ve şarj kutusu 24 saate kadar kullanım ücreti alabilir.它用充電達五小時,並且充電盒可以充電達24小時的。
Çatışma iki saate yakın sürdü.歷時近兩小時的戰鬥結束。
Türüne bağlı olarak, kendi parlaklığı, birkaç yıldan birkaç saate kadar değişikler gösterir.유형에 따라서, 이들의 광도는 수시간에서 수년 단위의 시간에 따라 변한다.
Bu işlem kimi zaman 100 saate yakın zaman alıyor bu da aracın kullanımını geciktiriyordu.기존에 예상되었던 활동 기간이 100일 이었지만 이 보다 몇 개월은 빨리 활동을 멈추게 되었다.
Mısır'da yerel saate göre 12.00 da internet erişimi yasağı kaldırıldı ve sokağa çıkma yasağı da yumuşatıldı.현지시간으로 정오에 이집트의 인터넷 접속이 부분적으로 회복되기 시작했으며 통행 금지령도 완화되었다.
Örneğin kol saatinizin yerel saate göre 5 dakika daha önde olduğunu düşünebilirsiniz.국제선 청사에서 이용할 경우 시간표 보다 5분 일찍 출발한다.
Bu işyerinde iki türlü ücret ödemesi yapılmaktadır: sabit aylık "maaş" ve çalışılan saate göre "ücret".이러한 임금 격차와 관련되는 2가지 구별되는 수치가 있다: "조정되지 않은" 임금차 vs "조정된" 임금차.
Belki bir saate yakın beklediler.כאילו רק לפני שעה עזבו אותו.
Alaturka saate ezani saat da denilir.הם לא קוראים זמן לפי השעון.
Televizyon yayınları haftada 60 saate çıkarıldı.Продължителността е 60 минути, като се излъчва веднъж седмично.
Bu ölçümler ise sekiz saate kadar uzayabiliyordu.Процесът е поетапен, като може да трае около 8 часа.
Üzerine takılan zamanlama fünyesi sayesinde bir dakikadan 24 saate kadar ateşleme ertelenebilir.Апаратът останал в небето въпреки поне 20 минутната стрелба по него.
Bu nedenle 15 derecelik her meridyen dilimi bir saate eşittir.Svakih 15° zemljopisne dužine donosi razliku mjesnih vremena od 1 sat.
Bu maç iki saate yakın sürerek WWE tarihindeki en uzun maç oldu.Súboj trval šesť mesiacov a je najdlhším v šachovej histórii.
Gün, günlük kullanımda yirmi dört saate karşılık gelen bir zaman birimidir.Po navadi so na telefonu dosegljivi štiriindvajset ur na dan.
Asgari ücrete zam yapıldı ve günlük çalışma süresi 8 saate indirildi.Osredotočamo se na zgoraj navedene oblike ravnanja in na tedensko pojavljanje vsaj pol leta.
İşçilerin günlük çalışma süresi 8 saate indirildi.Darbo laikas be pakrovimo – 8 valandos.
Erteleme, genellikle kısa sürelidir, ancak birkaç saate kadar uzayabilir.Pats poravimasis paprastai trumpas, nors kai kuriais atvejais gali trukti ir kelias valandas.