Daha sonraki bölümleri yarım saate indirildi.Билеты были раскуплены за полчаса.
Televizyon yayınları haftada 60 saate çıkarıldı.Ежедневно выделяются по 6 часов радио- и телевещания.
Asgari ücrete zam yapıldı ve günlük çalışma süresi 8 saate indirildi.Требования содержали увеличение зарплаты в 2 раза, пенсионные выплаты и уменьшение рабочего дня до 8 часов.
Gece ve gündüzü 12'şer saate böldüler.День, как и ночь, был разделён на 12 часов.
İki saate yakın bir zamanda pişen yemeği ilk defa yapanlara meşe kömürüyle yapmaları tavsiye edilir.Приблизительно в это время впервые кофе употребляют с сахаром.
Kutup bölgelerinde ise bu süre 12 saate kadar düşmektedir.На разделку жертвы в зависимости от её размера уходит до 12 часов.
İnsanlar yeni odaları görebilmek için 3.5 saate yakın bir süre bekledi.وكان الناس ينتظرون ما يقارب 3.5 ساعات لدخول الغرف الجديدة.
Bunun yanında biyolojik saate uyum sağlama çalışmaları şiddetli olabildiği gibi haftalarca sürebilir.يُمكِن لآثار تغيير التوقيت على التكيف الموسميّ لإيقاع الساعة البيولوجية أن تكون بالغة وأن تستمر لأسابيع عدَّة.
Asgari ücrete zam yapıldı ve günlük çalışma süresi 8 saate indirildi.تم إصلاح الأجور بمعدلات أعلى مما كان عليه خلال الحرب، ودوام أقصر، لمدة ثماني ساعات يوم العمل.
Oyuna beyazlar başlar, saate siyahlar basar.يتبادل اللاعبان الأدوار، و يُبدَأ بالأبيض.
Yoga Tabletinin yuvarlak bir bataryası vardır ve bu batarya 18 saate kadar dayanabilir.يتطلب هذا الحذاء استخدام بطاريات صغيرة قابلة للاستبدال، وهى تعمل لمدة 100 ساعة تقريبا.
Albümün kaydı 2 ay sürdü ve 700 saate yakın bir süre üzerinde çalışıldı.Gravado de maneira independente, o DVD demorou cerca de 7 meses para ser lançado.
Daha sonraki bölümleri yarım saate indirildi.Eu escrevi em meia hora.
Parakete 24 saate bir denizden çekilerek yakalanan balıklar alınır ve iğnelerine yeniden yem takılır.Demolhar o peixe seco durante 24 horas e cortá-lo em pequenos pedaços.
Asgari ücrete zam yapıldı ve günlük çalışma süresi 8 saate indirildi.Foi aprovada uma resolução exigindo o dia de trabalho de 8 horas.
Yayınların ortalama uzunluğu günlük 12 saate ulaşmıştır.A sonda completa uma volta a cada 12 horas.
Pil iyileştirmeleri Pili şarj etmeye gerek kalmadan bir saate kadar ek süre.É melhor perder 5 minutos aquecendo do que meses de reabilitação.
Gün boyunca her yarım saate bir tren bulunmaktadır.Vanaf het station vertrekt ieder half uur een trein.
Radyoyu kulaklıktan çalma - 24 saate kadardır.Op den duur zond Radio Annen 24 uur per dag uit.
Weasley'ler kitap dizisinde böyle bir saate sahip olduğu bahsedilen tek ailedir.In de boeken is de familie Wemel de enige bekende familie met een dergelijke klok.
3. ayda ise uykusu günde 15 saate düşer.Dit dier slaapt tot 15 uur per etmaal.
Asgari ücrete zam yapıldı ve günlük çalışma süresi 8 saate indirildi.Ze willen een 8-urige werkdag en minimumloon.
Belki bir saate yakın beklediler.Letterlijk vertaald: Ik heb een uur wachten gestaan.
Belki bir saate yakın beklediler.Vártalak egy óráig – Czekałem na ciebie godzinę.
Daha sonraki bölümleri yarım saate indirildi.Ci odpowiedzieli w pół minuty później.
Yayınların ortalama uzunluğu günlük 12 saate ulaşmıştır.Prognoza będzie aktualizowana co 12 godzin.
Parakete 24 saate bir denizden çekilerek yakalanan balıklar alınır ve iğnelerine yeniden yem takılır.40 dni rybami przynoszonymi w dziobie, trzymając je w poprzek.
Pil iyileştirmeleri Pili şarj etmeye gerek kalmadan bir saate kadar ek süre.Parzyć należy do trzech minut, aby herbata nie nabrała gorzkiego posmaku.
Asgari ücrete zam yapıldı ve günlük çalışma süresi 8 saate indirildi.De motsatte sig barnarbete och krävde införandet av en åtta timmars arbetsdag.
Batarya standı 168 saate kadar sürebilir ve konuşma süresi 19 saate kadar dayanabilir.Batterikapaciteten ska vara 96 timmar i standbyläge och den ska kunna sända i 8 timmar.
Aynı ay televizyon yayınları, çarşamba günleri dışında haftada 6 güne ve 35 saate çıkarıldı.På helger sänds inte lika många lokala program, utöver sex nyhetssändningar varje morgon/förmiddag.
Bu nedenle 15 derecelik her meridyen dilimi bir saate eşittir.Femton graders skillnad i longitud motsvarar alltså en timmes skillnad i soltid.
Naloxane'nin etkileri yarım saatten bir saate kadar sürer.Налоксон діє приблизно від півгодини до години.
Albümün kaydı 2 ay sürdü ve 700 saate yakın bir süre üzerinde çalışıldı.Альбом записували протягом приблизно трьох місяців; його створення зайняло майже 700 годин студійної роботи.
Alaturka saate ezani saat da denilir.У цьому випадку годинники, як кажуть, ідуть уперед.
Asgari ücrete zam yapıldı ve günlük çalışma süresi 8 saate indirildi.Французькі робітники були не задоволені своєю зарплатнею і вимагали скоротити робочий день до 8 годин.
Bu ölçümler ise sekiz saate kadar uzayabiliyordu.Пересування по дну могло тривати до 8 годин.
Daha sonraki bölümleri yarım saate indirildi.Квитки були розкуплені за півгодини.
Gün boyunca her yarım saate bir tren bulunmaktadır.У кожному напрямку щогодини є поїзди.
Diğer biralardan farklı olarak altı saate varan, uzun bir demlenme süresine sahiptir.На відміну від останніх вони мають дещо на кшталт довгої ніжки.
Bu saate bir şey oldu.З цим годинником щось трапилось.
Tom'a sadece üç saate daha ihtiyacımız olduğunu söyle.Скажи Тому, що мені лише потрібні ще три години.
Filmin ilk kurgusu 2.5 saattir, süre oldukça uzun bulunması nedeniyle 1.5 saate düşürülmüştür.Режисерська версія фільму — 2,5 години, оскільки час досить довгий, його скоротили до 1,5 години.
Naloxane'nin etkileri yarım saatten bir saate kadar sürer.Účinky Naloxonu trvají asi půl hodiny až hodinu.
Türüne bağlı olarak, kendi parlaklığı, birkaç yıldan birkaç saate kadar değişikler gösterir.V závislosti na jejich typu se jejich zářivost může měnit v časovém měřítku od několika hodin po několik let.
Sıtmanın etkisi görüldüğünde gerçek saate göre her 30 veya 40 dakikada bir oyuncu hap almalıdır.Každých 30 až 40 minut v reálném čase, hráč musí vzít pilulku za účelem boje s následky nemoci.
Gün boyunca her yarım saate bir tren bulunmaktadır.V každém směru jezdí jeden vlak denně.
Batarya standı 168 saate kadar sürebilir ve konuşma süresi 19 saate kadar dayanabilir.Hašení trvalo 181 hodin, dostání ohně pod kontrolu 19 hodin.
Yayınların ortalama uzunluğu günlük 12 saate ulaşmıştır.Frekvence natáčecího dne byla 12 hodin.
79 il genelinde 10 saate kadar uzanan kesintiler yaşandı.V Salvadoru spadlo během deseti hodin 70 mm srážek.
Üreticiye göre, telefon 4 saate kadar konuşma süresi, bekleme modunda 300 saate kadar çalışabiliyor.Dle informací výrobce baterie vydrží 300 hodin v pohotovostním režimu nebo až 5 hodin hovoru.
Bu maç iki saate yakın sürerek WWE tarihindeki en uzun maç oldu.Utkání se délkou trvání 7 hodin 2 minuty stalo vůbec nejdelším zápasem v historii Davisova poháru.
350 saatlik filmi iki saate indiriyorduk.Tăiam 350 de ore de film la doar două.
Alaturka saate ezani saat da denilir.Vor avea ceasuri de neîntrecută plăcere.
Video oynatma süresi 16 saate (0.67 gün) kadar.Timpul de redarea muzicii este până la 61 de ore.
Üreticiye göre, telefon 4 saate kadar konuşma süresi, bekleme modunda 300 saate kadar çalışabiliyor.Conform producătorului este capabil să ofere până la 6 ore de convorbire și de până la 410 ore de așteptare.
Çalışma koşulları iyileştirildi ve günlük çalışma süresi 8 saate indirildi.Guvernul a acordat concesii, durata zilnică a muncii fiind de 8 ore.
Şehirlerdeki konserlerin hepsi son 48 saate kadar açıklanmadı.Locația fiecărui concert era anunțată cu doar patruzeci și opt de ore înainte de începerea acestuia.
Daha sonraki bölümleri yarım saate indirildi.Primul sezon difuzat în format jumătate de oră.
Ne kadar geç saate kadar açıksınız?Până la ce oră aveți deschis?