sa ile cümle
sa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Zarardan yarar sağladık.We made the best of that bad situation.
Yardım için sana güveniyoruz.We are looking to you for help.
İki saatlik tartışmadan sonra bir anlaşmaya vardık.We arrived at an agreement after two hours' discussion.
Biz saat on birde yaymaya gideriz.We retire at eleven o'clock.
Bizim beyzbol sahamız çok küçük.Our baseball diamond is very small.
Uçağımız tam saat altıda kalktı.Our plane took off exactly on time at six.
Narita'ya varışımız bir saat ertelendi.Our arrival at Narita was delayed by an hour.
Başarımız kısmen iyi şans nedeniyleydi.Our success was due in part to good luck.
Dünyamız evrenin sadece küçük bir parçası.Our world is only one small part of the universe.
Saatlerimizi senkronize edelim.Let's synchronize our watches.
İlk saldırımızdan sonra düşman kaçtı.After our first attack, the enemy fled.
Hesaplamalarımız roketin rotasından saptığını gösteriyor.Our calculations show that the rocket is off its course.
Bizim evle karşılaştırıldığında, onunki bir saray.Compared to our house, his is a palace.
Savaşı kazanıp kazanmamamız çok önem arz edecek.It will be very important whether we win the battle or not.
Sergi salonumuz genç bayanlarca çok sevildi.Our showroom made a hit with young ladies.
Ükemizi yabancı saldırısından korumak zorundayız.We have to defend our country from the foreign aggression.
Ordumuz düşman savunmasını yardı geçti.Our army broke through the enemy defenses.
Bir yılanı sadece görmek onu hasta ediyor.The mere sight of a snake makes her sick.
Onun sağlığı fazla çalışmadan dolayı bozuldu.His health has broken down because of overwork.
Özel eşyalarımı saklamak istiyorum.I'd like to put my belongings away.
Hanako'nun şaşırtıcı şekilde hoş bir insan olduğu ortaya çıktı.Hanako turned out to be a surprisingly nice person.
Çiçekler sararıp solmuştu.The flowers withered up.
Salı gününe kadar beklesen daha iyi olur.You might as well wait until Tuesday.
Salı gününe kadar sizden haber bekleyeceğim.I'll expect to hear from you by Tuesday.
Salıya kadar ev ödevimi bitirmiş olacağım.I will have finished my homework by Tuesday.
İşi salıya kadar bitirmek çok kolay olacak.Finishing the job by Tuesday will be a piece of cake.
Salı günü boş musun?Are you free on Tuesday?
Salı günü yayınlanan planda 54 milyar dolar vergi indirimi duyuruldu.The plan announced Tuesday calls for $54 billion in tax cuts.
Meclis salı günü toplanacak.The Diet will meet on Tuesday.
Salı gününden beri yağmur yağıyor.It has been raining since Tuesday.
Salı sabahından önce her şeyi bitirmelisin.We must finish everything before Tuesday morning.
Yangın çıktığında aile yaklaşık iki saattir uyuyordu.The family had been sleeping for about two hours when the fire broke out.
O, sadece ateşe yakıt ekler.It only adds fuel to the fire.
Sadece nehir boyunca yüzmek fikri beni titretti.The mere idea of swimming across the river made me tremble.
Kabuki'de sadece yetenek değil fakat aynı zamanda kalıtım da önemlidir.In Kabuki not only talent but also heredity counts.
Kabuki eski bir Japon sanatıdır.Kabuki is an old Japanese art.
Kötü bir soğuk algınlığı şarkıcının sesini kaybetmesine sebep oldu.A bad cold caused the singer to lose his voice.
Bir şarkıcı olduğunu düşündüğüm kız farklı bir kişi olduğunu kanıtladı.The girl who I thought was a singer proved to be a different person.
O, şarkı söyleyerek geçimini sağlıyor.He makes his living by singing.
Şarkı söyleyen çocuk benim erkek kardeşimdir.The boy singing a song is my brother.
Bir şarkı söylememize izin verin.Let us sing a song.
O da çok şarkı biliyordu.She knew a lot of songs, too.
Şarkı söylerken tepeye tırmandık.As we were singing songs, we climbed to the top.
Şarkı söyleyelim ve dans edelim.Let's sing and dance.
Şarkı söyleme onun güçlü noktasıdır.Singing is her strong point.
Keşke iyi bir şarkıcı olsam.I wish I were a good singer.
Şarkı söylemeyi sever misin?Do you like singing?
Sabreden derviş muradına ermiş.Everything comes to those who wait.
Çok az sayıdaki çiçek meyveye dönüşür.Few flowers develop into fruit.
Bir aileye sahip olmak mükemmel.It's great to have a family.
Gittikçe artan sayıda evli çift ev işlerini paylaşıyor.More and more married couples share household chores.
Ev almak isteyenlerin sayısı oldukça fazla.There are a great many people trying buy houses.
Bir ev, çimentodan yapılmış sağlam bir temel üstüne inşa edilmiştir.A house is built on top of a solid foundation of cement.
Sana bizim evin etrafını göstereyim.Let me show you around our house.
Sahip olduğum tek sorunun şu an evde kapalı kalmam olduğunu düşünüyorum.I think the only problem I have now is being shut in at home.
Oğlum şu an yüze kadar sayabiliyor.My son can count up to a hundred now.
Çok sayıda araba benim evin önünde park edilmiş.A number of cars are parked in front of my house.
Ev fiyatlarındaki artış onun evini büyük bir kârla satmasına olanak sağladı.The rise in house prices enabled him to sell his house at a big profit.
Evin yan tarafı sarmaşıkla kaplıydı.The side of the house was covered with ivy.
Evsiz, serin sağanaktan korunmak için sığınak aradı.The homeless sought shelter from the chilly shower.