5 kemer büyük merdivene erişimi sağlar.5 dôvodov, prečo je Horná Dolná hit .
Göl sularının %85'ini akarsulardan, %13'ünü yağışlardan, %2'ni de yeraltı kaynaklarından sağlar.85 % jazernej vody pochádza z prítokov, 13 % zo zrážok nad jazerom a 2 % z podzemných prameňov.
Lescaut bir gardiyana rüşvet vererek Des Grieux'un Manon ile görüşmesini sağlar.Lescautovi sa podarí podplatiť stráže, aby Des Grieuxovi dovolili prehovoriť s Manon.
Atton gemiyi havalandırarak ordan çıkmasını sağlar.Cook sa pokúsil uvoľniť loď jej odľahčením.
Sunucular: Sunucular Minecraft'ı çok oyunculu oynayabilmemizi sağlar.Meszároš: Mladíci všetkým ukázali, že môžu hrať KHL.
Bu daha fazla taşın merkeze rahatça açılmasına olanak sağlar.Umožní ľahší prestup na Central Line.
Kızılötesi ışık fotonu düşük miktarda enerji iletebilir-sadece kişilerin cildinin ısınmasını sağlar.Fotón infračerveného žiarenia nesie omnoho menšie množstvo energie dostatočné len na zohriatie pokožky.
Slugulus Eructo: Kurbanın salyangoz kusmasını sağlar.Miroslav Kocúr: Meniť cirkev zvnútra?
Bu süreçte erimesini ve basınç artımı oluşmasını sağlar.Počas tohto deja dochádza iba ku zmene veľkosti objemu a tlaku.
Seçimlerin başlangıcından sonuna kadar düzen içinde geçmesini sağlar.Chcem sa na všetkom podieľať od začiatku do konca.
Meyve olgunlaşmasını sağlar.Zapríčiňuje hnilobu plodov.
Bakla ayrıca, hemoroid ve diğer kalınbağırsak sorunlarında da sağlığa yararlı etkiler sağlar.Okrem známych účinkov na hustotu kostí a zdravie chrupu má aj ďalšie pozitívne účinky.
Bu da iki bağımsız ses çıkarabilmelerini sağlar.Kanály dokážu poskytnúť aj dve nezávislé spojenia.
Bu durum onların İsviçre’den geçici vize almalarını sağlar.Odtiaľ sa pokúsil o ilegálny prechod do Švajčiarska.
Oyların eşit olması halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlar (m.Rozhodnutia výboru sa prijímajú na základe jednoduchej väčšiny (pri rovnosti hlasov rozhoduje predseda).
10, 100, 1000 Mbit/s hızlarında veri iletimini sağlarlar.Prenosové rýchlosti dosahujú rádovo desiatky až stovky Mbit/s.
Katmanlar karmaşık grafik çalışmalarının içerik kompozisyonunda kolaylık sağlar.Grafénové vrstvy sa stávajú ešte lepšie oddelené v interkalačných zlúčeninách grafitu.
Karar alma ortamı sağlar.Rozhodovanie môže vyústiť do rozhodnutia.
Kendisinden patlayan ve saçılan alevler dünyanın ve yaşayan her şeyin yaşamını sürdürmesini sağlar.Žiar sálajúci z ohnivého voza ničil Zem a všetko živé na nej.
Endonükleaz bir homodimer olarak etkir ve iki ipliğin birlikte kesişmesini sağlar.Možno si ju predstaviť ako binárny strom s dvoma obmedzeniami.
Genellikle, hizmetler HTTP erişimi ve bazen FTP (dosya aktarım iletişim kuralı) erişimi sağlar.V praxi podporujú operátori na GPRS iba IP a niekedy taktiež PPP.
Bu da fermentasyonun şişe içerisinde sürmesine olanak sağlar.S fľašou by sa počas fermentácie nemalo manipulovať.
Uzun atlayışlarında uzun kuyrukları ile dengeyi sağlarlar.Pri skokoch jej pomáha udržiavať rovnováhu dlhý huňatý chvost.
Maç sırasında Ryback gelip CM Punk'a saldırır ve onun Paul Heyman tarafından tuş olmasını sağlar.Do zápasu však zasiahol Ryback, ktorý Punka atakoval a dopomohol Heymanovi k víťazstvu.
Röntgen bulguları genellikle dört hafta içerisinde bilgi sağlar ve ölüm oranı düşüktür (%1'den az).Rentgenska slika se običajno razjasni v štirih tednih in smrtnost je nizka (pod 1 %).
Bu durum ayrıca çoğunlukla etkin şekilde Çin felsefesinin gelişiminde katkıda bulunma fırsatını sağlardı.Ta položaj je tudi večinoma dovoljeval aktiven doprinos k razvoju kitajske filozofije.
Yuvarlak kulakları iyi işitmesini sağlar ve orta kulağı iyi gelişmiştir.Razmeroma velika okrogla ušesa omogočajo dobro zaznavo zvoka, srednje uho je dobro razvito.
Çocukların uygun biçimde büyümelerini ve sağlıklı kalmalarını sağlardı.Od takrat naprej pa so otroci rasli močni in zdravi.
Galaktik yıl, kozmik ve jeolojik zaman dönemlerinin anlaşılabilir olmasını sağlar.Galaktično leto predstavlja priročno in umljivo časovno enoto za kozmološke in geološke dobe.
Enerjiden tasarruf sağlar.Ta lastnost jim prihrani energijo.
Kullanıcıya orijinal videonun kısa bir önizlemesini anında izleyebilmesini sağlar.Uporabniki so imeli lahko takoj na voljo vizualni način programa ex.
Göl sularının %85'ini akarsulardan, %13'ünü yağışlardan, %2'ni de yeraltı kaynaklarından sağlar.Približno 85% dotoka vode je posledica pritokov, 13% je zaradi padavin in 2% zaradi podzemnih vodnih virov.
Mikro emülsiyonlar, küçük partiküllerin fiberlere nüfuz etme yeteneklerinin artmasını sağlar.Prednost mikroemulzije je povečana sposobnost manjših delcev, da prodrejo v vlakna.
IRIX özellikle 3D grafikler, video ve yüksek bant yığın veri transferlerine büyük destek sağlar.IRIX je primeren za 3D grafiko, računsko zahtevne probleme in za obdelavo velikih količin podatkov.
Bu merkezi kontrol çevredeki ufak değişimlere bile gayet süratli ve koordine bir tepki vermeyi sağlar.Centralni nadzor omogoča hiter in usklajen odziv na spremembe v okolju.
Polimerazın DNA'ya bağlı kalmasını sağlar.Prepisovanje omogoči celična od DNA odvisna polimerazna DNA.
Bruce Wayn'e teknolojik ekipmanları sağlar.SYSTRAN nudi tehnologijo za Yahoo!
Böylece beyin ve diğer vücut organları arasındaki bağlantıyı sağlar.Pride do motenj pri povezavi med možgani in drugimi deli telesa.
Balıkların beslenmesini sağlar.Jedel bo (če bo treba) tudi ribe.
Bu direnç normal bir direnç gibi güç tüketmez, devreye güç sağlar.Če bi črpal tlak pod normalnim tlakom, bi razvijal preveč moči.
Dolma lastik sert gidiş sağlar ama patlamazdı.Železni eksploziv jih upočasni, a ne uniči.
Geceleri çiçeklerini açıp tozlaşmayı sağlar.Ponoči se stome odprejo in omogočijo izmenjavo plinov.
Kaynakların verimli kullanılmasını sağlar.Optimalno izrabo razpoložljivih virov.
Genel teori yerçekimi kanunu ve diğer doğa güçlerine olan ilişkisini sağlar.Kiparstvo: V ospredju je povezava z naravo in nadnaravnimi silami.
İlahi adaleti sağlarlar.Pravična kazen božja.
Yargı ayrıca uyuşmazlıkların çözümü için bir işleyiş de sağlar.Zadnji pa je še princip reševanja konfliktov.
Bu da %100 verimlilik sağlar.Predpostavimo, da je letna obrestna mera 100 %.
AdWords Google'ın sponsor bağlantılar bölümünde reklam vermeyi sağlar.AdWords je storitev podjetja Google za oglaševanje na spletnih straneh.
Kripteks, günümüz dünyasında çok az güvenlik sağlardı.V tem času je bilo preživelih bolnikov s CF zelo malo.
Eskiden köy geçimini güğüm yaparak sağlarmış.Občina je tedaj veliko storila za ohranitev.
Zaman ve mekandan tasarruf sağlar.Priskrbeti dovolj časa in sredstev.
Eğitim İşlevi Müze, insanlara ilgi çekici ve özgür bir öğrenme ortamı sağlar.Prehod v svet odraslih omogočata preizkušnja modrosti in poroka.
Göçebe yaşantısını sürdüren pek çok topluluk geçimini küçük ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliğiyle sağlar.Nizkokalorična prehrana pri mnogih živalih podaljša srednjo in maksimalno življenjsko dobo.
Balıkçılık da ülke ekonomisine büyük katkı sağlar.Ribiška podjetja so pomemben del gospodarstva.
Bu kariyerler topluma içerilmemizi sağlar.Društva se lahko povezujejo v zvezo društev.
Çocukların uygun biçimde büyümelerini ve sağlıklı kalmalarını sağlardı.Jis užtikrino, kad vaikai gerai augtų sveiki.
Göl sularının %85'ini akarsulardan, %13'ünü yağışlardan, %2'ni de yeraltı kaynaklarından sağlar.85 % vandens ežeras gauna iš intakų, 13 % iš kritulių, 2 % iš požeminių vandenų.
Ve bu, koordinatlar için yapılacak çözümlere kolaylık sağlar.Taip palengvinamas žvaigždžių koordinačių matavimas.
Aynı zamanda birçok antibiyotiğin eldesine olanak sağlarlar.Rekomenduojami ir kelių antibiotikų deriniai.
Kimileri de batıya gidip çalışmakla geçimini sağlar.Žmonės burdavosi linksmintis į vakarones, į darbų pabaigtuves.