Ana içeriğe geç
Sözlük

sağlar ile cümle

sağlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çocukların uygun biçimde büyümelerini ve sağlıklı kalmalarını sağlardı.Мин вижда, че ще се родят здрави.
Eklem kıkırdağı : Kemiğin boyca uzamasını sağlar.Клинично доказано е, че смехът стяга корема.
Toplayıcılar verileri toplayarak elde çıkışını sağlarlar.Настройте достъпа и вие колективно ще можете да добивате ресурси.
Prokaryotlarda çekirdek zarının olmaması, transkripsiyon ve translasyonun aynı anda olmasını sağlar.За това и защото прокариотите нямат ядро процесите на транскрипция и транслация се случват почти едновременно.
Parslar, bulundukları yere çok iyi uyum sağlar.Акулите добре се приспособяват към средата, в която се намират.
Karbonhidratların (örneğin nişastanın) yıkımı mono ve disakkaritler sağlar ve bunların çoğu glukozdur.Разпадането на въглехидратите (напр: нишестето) дава моно- и дизахариди, по-голямата част от които е глюкоза.
Bu, ekranın çok hızlı yeniden çizilmesini sağlar.На екрана се получава леко размито увеличено и преобърнато изображение.
Teknolojik değişimleri ve kullanıcı gereksinimleri için uyarlanabilirlik sağlar.Отговаряне на технически въпроси и помагане на потребителите.
Bu parametre daha ayrıntılı analiz için yeterince detay kalmasını sağlar.По този начин остават доста малко на брой положения за по-нататъшен анализ.
Aynı zamanda diğer enerji hizmetlerini de sağlar.Също така осигурява полезни източници на енергия.
Kongo Nehri ile birlikte Bangui ve Brazzaville arasındaki nehir taşımacılığı için önemli yollar sağlar.Речната мрежа на Убанги и Конго е важна транспортна връзка между Банги и Бразавил.
Kurumsal yönetimin geliştirilmesi kurumun sağladığı ürün kalitesinde doğrudan bir artış sağlar.Новият президент на компанията обръща особено внимание на качеството на продукта.
Bu onları tanımlamak için kolaylık sağlar.Това улеснява намирането му.
Prusik düğümü her iki yöne de ipte sürtünme sağlar.Така опашката може при нужда да бъде обхождана и в двете посоки.
Yaşanan çete ilişkilerinden kendisine şantaj ve tehditle çıkar sağlar.Той отново се опитва да изнуди чичо си със заплахи.
Coğrafi ve ekonomik bilgiyi artırırken eğlence sağlar.Халифатът просперира в икономическо и интелектуално отношение.
Yerleşim yerinin halkı geçimini tarımla ve işçilikle sağlar.Цялото село изявило желание да помага с каруци и труд.
Bu özelliği bilhassa boyanma kolaylığı sağlar.Единственото, което момчето умее, е да рисува добре.
Bu trenler Berlin'de ulaşımı sağlar.Открито е метрото в Берлин.
Toprakların organik maddelerce zengin olması, verimin daha fazla olmasını sağlar.Търговският успех на тези органични вещества му донасят още по-голямо богатство.
Kızartma genellikle yiyeceklerin daha kısa zamanda pişmelerini sağlar.Една чинчила се храни толкова често, колкото има нужда.
Bu işlem böyle devam ederek hızlanmayı sağlar.Проявителят ускорява този процес.
Bunlar koku, tat ve dokunma hissetme duyularını sağlarlar.Сенсилите могат да възприемат допир, звук, мирис и вкус.
PDF Download - PDF dosyalarını düzeltebilmeyi sağlar.PDF Transformer – за конвертиране на PDF файлове в редактируеми формати.
Doldurma tahmini saldırıları, saldırgana açık mesaj hakkında blok şifreye saldırmadan bilgi sağlar.Проверките служели за събиране на информация за предотвратяване на директно посегателство срещу системата.
Pazarlarda tüketiciler yüksek kaliteli ürünü düşük fiyata bulma imkânı sağlarlar.Някои пазари даже включват основно чистене в цената.
Durum (state pattern) Bir nesnenin davranışını durumuna göre değiştirmesine olanak sağlar.Пиесата е въпрос: Може ли системата да бъде променена чрез насилие?
Su kirletici maddeleri çekerek nehir ve göllerin temiz kalmasını sağlarlar.В противен случай змеят спира реките или отравя езерата.
Esnek imalat sistemi, daha kaliteli ürünlerin daha düşük fiyatlarda üretilmesini sağlar.Философията зад тях е, че такава интеграция ще осигури по-висока производителност на по-ниска цена.
Terminal kendi elektrik enerjisini 35 kV'lık yardımcı elektrik santrali ve beş transformatör ile sağlar.Енергията се пренася с въздушни електропроводи 20 kV и 35 kV.
Röntgen bulguları genellikle dört hafta içerisinde bilgi sağlar ve ölüm oranı düşüktür (%1'den az).Rentgenska slika se u tipičnim slučajevima normalizira za četiri tjedna, a smrtnost je mala (ispod 1%).
Jerry'nin Carl ve Gaear ile bağlantı kurmasını sağlar.Upoznaje Jerryja s Carlom i Gaearom.
Göl sularının %85'ini akarsulardan, %13'ünü yağışlardan, %2'ni de yeraltı kaynaklarından sağlar.Oko 85% vode dolazi iz rijeka, 13% od padalina a 2% iz podzemlja.
Ters osmoz sistemleri en iyi su filtrasyonunu sağlar.Sustavi povratne osmoze su odlični za gotovo sve potrebe za filtriranje vode.
Enerjide verimliliği sağlar.Energetska učinkovitost.
Saldırdıkları hücrenin zarını zayıflatıp su ve iyonların hücrenin içine difüze olmasını (girmesini) sağlarlar.Njime se vode zahvaćaju, pročišćavaju, dovode do mjesta potrošnje i raspodjeljuju.
DNS sistemi alan adı hiyerarşisi sağlar ve onunla adres boşluğu arasında çeviri servisi sağlar.DNS podržava hijerarhiju domenskih imena i omogućava servise prevođenja između sebe i adresnog prostora.
Bu özel tasarım değişikliği kayışıa kullanıcı tarafından değiştirilebilen olmasını sağlar.Prekidač za odabir omogućava korisniku da izmjenjuje ova dva načina.
Bu durum çeliklerin yüksek sıcaklıklarda sertliklerini korumalarına imkân sağlar.U to se možemo uvjeriti zagrijavanjem željeza.
Bilgi ve tavsiye sağlar.Traži informacije i razumijevanje.
Gece geç saatte askerler attan çıkarak kapıları açarlar ve Yunan ordusunun içeri girmesini sağlarlar.Grčki su ratnici iskočili iz konja i otvorili vrata tako da i ostali Grci mogu ući.
Öğrencinin kontrol kazanmasını sağlar.Od učenika zahtijeva poštovanje.
Toplayıcılar verileri toplayarak elde çıkışını sağlarlar.Kolekcionari papirnog novca mogu sami odabrati što će skupljati.
Vücudun dik durmasını sağlar.To im čini tijelo zbijenijim.
Tüm bu başarıların üst üste gelmesi, 1994 yılının Ramazotti için altın bir yıl olmasını sağlar.Sve ove osobe su dužne kasnije, kada im se pruži prilika za to, postiti propuštene ramazanske dane.
Bu da %100 verimlilik sağlar.Tada iznosi 100%.
Küçük kulakları ve kalın kürkü mükemmel bir ısı yalıtımı sağlar.Dlakava njuška i malene uši spriječavaju gubitak topline.
Erken geri dönüt sağlar.Malo prije povratka det.
Kaya balyaları olarak adlandırılan bu alan, kuşlar için önemli yuvalama yerleri sağlar.Za tisuće ptica ova je stijena idealan dom za podizanje mladih.
Kullanıcı erişimi, kullanıcıların uygulama boyunca sayısal bir kimliği varsaymalarını sağlar.Razumijevanje što pristupačnost znači za određenu skupinu korisnika.
Bu durum onların İsviçre’den geçici vize almalarını sağlar.Osnovali su ga Hrvati na privremenom radu u Švicarskoj.
Ziyaretçi (visitor pattern) Bileşik bir yapı üzerine yeni işlemler eklenmesine olanak sağlar.Izgradnja novog pogona Primjena novog poslovnog procesa.
Yazar kasa sistemi ürünlerin ne zaman ve nerede satın alındığı ile ilgili bilgi sağlar.Pokladničný registračný systém poskytuje informácie, kedy a aké výrobky boli zakúpené.
Az bir performans kaybı olmasını sağlar.Čo spôsobuje malé straty výkonu.
Alveoller akciğer yüzeyinin daha geniş olmasını sağlar.Alveoly niekoľkonásobne zväčšujú povrch pľúc.
Ayak yıkama töreni kişinin İsa ile bütünleşmesini sağlar.Sviatosťou umývania nôh vstupuje človek do spoločenstva s Ježišom Kristom.
Bir yerçekimsel mercekli galaksi aynı zamanda III Yıldızlar Popülasyonu dolaylı kanıtı sağlar.Galaxie viditeľné prostredníctvom gravitačnej šošosvky tiež poskytujú nepriamy dôkaz hviezd III. populácie.
Bir yerden bir yere ışınlanmalarını sağlar.Vznikli na uvoľnené pozorovanie z jedného miesta.
Bu özellik yakıttan tasarruf sağlar.Takto sa malo ušetriť palivo.
Kleopatra Antonius'a kendi Mısır donanmasını vererek ona destek sağlar.Kleopatra podporí Antonia svojou flotilou.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod