Ana içeriğe geç
Sözlük

sağlar ile cümle

sağlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sağ gözü de ona kızıl ötesi görüş sağlar. ^ Cable vol.A jobb szem vörös, a bal zöld lencsét kap.
Antilopların görüş açılarının genişliği, onların yırtıcı hayvanları farketmesine olanak sağlar.Ez ősi ösztön maradványa lehet, mely a ragadozó állatok érzékelését segítette.
Şarjör Kapasitesi: 500 Çifte: Düşük ağırlığına rağmen kısa mesafelerde tahrip edici ateş gücü sağlar.Tárkapacitás: 50 Sörétes puska Leírás: Kis távolságra pusztító tűzerőt biztosító, könnyű fegyver.
Bu olay onun Kalpana'dan etkilenmesini sağlar.A történteket Varga Katalin hatásának rótták föl.
Quinn bir süre sonra Veronica'nın karşısına çıkar, L.J. Quinn'ni iterek kuyuya düşmesini sağlar.Veronica ki tud szabadulni a kötelekből, leüti Quinnt, majd kiszabadítja L. J.-t is.
Kodlayıcılara daha kolay bit oranı yönetimi olanağı sağlar.Biztosítsd a felső szinten a menedzserek teljes érdekeltségét.
Bunlar sanki ortama bir güvenlik, bir sakinlik sağlar.Pánd címere egységében békét, nyugalmat sugároz.
Yaratıcı düşüncenin ortaya çıkmasını sağlar.Hagyja, hogy felfedezzék a kreációját.
Onun ülkeler arası ulaşımını sağlar.A két országrész között országút biztosította a közlekedést.
İnsanlar geçimini tarımla sağlarlar.Sorsomat a nemzet kezébe teszem.
Bu uygulama öğrencilerin teorik bilgilerini pratik beceri ile birleştirmesini sağlar.Pedagógusként arra törekedett, hogy az elméleti oktatást lehetőség szerint összekapcsolja a gyakorlattal.
Yazar kasa sistemi ürünlerin ne zaman ve nerede satın alındığı ile ilgili bilgi sağlar.Kassajärjestelmästä saadaan tieto milloin ja mitä tuotteita on myyty.
Navistar firmasının çok yüksek imalat rakamlarına ulaşmasını sağlar.Tranzit-yhtiö tuottaa korkealuokkaista lautatavaraa.
Bu onları tanımlamak için kolaylık sağlar.Puukuvain helpottaa tätä hahmottamista.
Belediye binasının her bir seviyesi şehirde daha fazla vatandaşın yaşamasına olanak sağlar.Jokainen kaupungintalon laajennettu taso lisää asukkaiden maksimimäärää.
Bu yöntem, aynı boyuttaki pasif matrisden çok daha parlak, daha keskin bir ekran sağlar.Tämä menetelmä tarjoaa paljon kirkkaamman ja tarkemman näytön kuin samankokoinen passiivimatriisirakenne.
Birleşik Devletler'in durumu ve ilçeleri hakkında bilgi sağlar.Mitä jokaisen tytön ja pojan tulee tietää Yhdysvaltain politiikasta.
Destek protokolleri sisteme servis sağlar.Tukiasema taipuu ohjelmistolla.
Onların yenilmez olmalarını sağlar.Tämä voisi tehdä niistä kuolemattomia.
Balıkların beslenmesini sağlar.Se pyytää kaloja ravinnokseen.
Bu muhafaza, ağza suyun girmemesini sağlar.Tämä pyrkii varmistamaan, ettei vesi pääse tunkeutumaan iholle.
Uçaktan ayrılan koltuk bir paraşüt açarak pilotun güvenle yere inmesini sağlar.Päätoimittaja lupaa heille paikat, jos Pätkä hyppää lentokoneesta ilman laskuvarjoa.
Evler Birliğe yalnızca para değil gıda, giyecek, silah ve at da sağlardı.Siksi emme maksa palkkaa virkamiehille ja sotilaille, vaan annamme vain ruokaa, vaatteita, kenkiä ja aseita.
Bu durum müziğin düzgün bir şekilde ilerlemesini sağlar.Näin musiikista saadaan entistä nopeampaa.
Yaratıcı düşüncenin ortaya çıkmasını sağlar.Muoti määrää, miten luovuuden saa esiin.
Ayrıca bir avcı tarafından ısırıldığında kolaylıkla kaçabilmesini sağlar.Vapaana pitäminen saattaa metsästysvietin vuoksi olla vaikeaa.
Bu özellik, geliştiricilerin oyun üzerindeki hakimiyetinin artmasını sağlar.Miten se muka rohkaisee kehittäjiä tekemään laadukkaita pelejä?
Bu bakımdan bilgi sistemleri de dışarıdan ve içeriden girdi olarak bilgi ve veri sağlar.Tämä on tulkittavaa tietoa systeemin sisältä ja sen ulkopuolelta.
Böylece Güller Savaşı'nın efektif olarak bitmesini sağlar.Ruusujen sota käytännössä päättyi tähän taisteluun.
Bu uygulama öğrencilerin teorik bilgilerini pratik beceri ile birleştirmesini sağlar.Osaaminen tarkoittaa sitä, että opiskelija pystyy yhdistämään teoreettisen tiedon käytännön työhön.
Aynı zamanda diğer enerji hizmetlerini de sağlar.Myös muita energian yksiköitä käytetään.
Peyzaj, hayatlarımız için ortam sağlar.Karjalan asia on henkeni arvoinen.
Çatının, depreme karşı kat kat dirençli olmasını sağlar.Silta on tehty rakenteensa puolesta vastustuskykyiseksi maanjäristyksille.
Çapraz platform uzantısı Enigmail, Mozilla Thunderbird ve SeaMonkey için GnuPG desteği sağlar.Tarvikeobjektiiveja Sonyn Alpha bajonet -kiinnitykseen valmistavat ainakin Sigma ja Tamron.
Ülke iklimi tüm yıl boyunca tatil için olanaklar sağlar.Merenranta tarjoaa leudon ilmaston ympärivuotiselle turismille.
Konuşma için gerekli olan havayı akciğer sağlar.Se ottaa palamisreaktioon tarvitsemansa hapen ympäröivästä ilmasta.
Işınlanır gibi hareket etmesi arenada büyük avantaj sağlar.Moottorin virittämisessä kansi näyttelee suurta osaa.
Bunu Dijkstra’nın en kısa yol algoritması ile sağlar.OSPF käyttää Dijkstran algoritmia optimaalisimman reitin löytämiseen.
Sırt boyunca uzanır ve vücuda destek sağlar.Selkäevä kaartuu taaksepäin ja sijaitsee ruumiin takapuolella.
Bu tür yiyecekler, kış süresinde gerekli protein ve vitaminleri sağlar.Havunoksat tarjoavat etenkin talvella tarpeellisia vitamiineja.
Güçlü nükleer kuvvet herhangi nükleon çifti arasında çekim olmasını sağlar.Niiden välillä vaikuttaa vahva ydinvoima, joka pitää atomiytimen koossa.
Kraliçe danışmanlara rüşvet vererek çocukların kurban edilmesi yanıtını krala vermelerini sağlar.Kuningattaren kuoltua neuvonantajat painostavat kuningasta hankkimaan puolison.
Turist vizesi, sadece turizm gezisi ve akraba ve/veya arkadaş ziyareti hakkını sağlar.Maan sisäinen matkailu on etupäässä liikematkailua tai sukulaisten ja ystävien tapaamista.
Bu girişimler, Birleşmiş Milletler’in Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmada ülkelere yardımcı olmasını sağlar.Kampanjalla Plan tukee vahvasti YK:n vuosituhattavoitteiden saavuttamista.
Vücuttaki aynı tür kasları, aynı anda farklı işler için kullanabilmemizi sağlar.Metsän rinnakkaiskäyttö tarkoittaa sitä, että metsää voidaan hyödyntää yhtä aikaa monella eri tavalla.
Ayak yıkama töreni kişinin İsa ile bütünleşmesini sağlar."Jalkojen pesun sakramentti antaa saajalleen mahdollisuuden olla osa Herra Jeesusta.
Standartlar, ihracatta üstünlük sağlar.Korkeusetu antaa etulyöntiaseman sinulle.
Bu yüzden u Laplace denklemini sağlar.Air Astana harkitsee neuvotteluita.
Bu sayede kusursuz bir atış yapılmasını sağlar.Zadinalla on myös erinomainen laukaus.
Otomobili bataklığa götürür ve gömülmesini sağlar.Se munii kasan päälle ja hautoo siinä.
Pozitif kutup kontaklı iki röle (K1, K2) emniyetli şalter kontakları sağlar.Kaksi relettä (K1, K2) pakko-ohjatuilla koskettimilla tarjoavat käyttöön turvakoskettimet.
Kalan işlevsiz parçaların fagositoz edilmesini sağlar.Sen avulla hiukkasten liikeratoja voidaan taivuttaa.
Yer altı suyu dünyanın tatlı suyunun yaklaşık olarak %22'sini sağlar.Maailman vesistä vain noin 3 % on makeaa vettä.
Geceleri çiçeklerini açıp tozlaşmayı sağlar.Kukat aukeavat yöllä ja ovat lepakkopölytteisiä.
Bu kariyerler topluma içerilmemizi sağlar.Nämä siteet pitävät yhteisön sosiaalisesti koossa.
Dolma lastik sert gidiş sağlar ama patlamazdı.Pommi läpäisi kannen, mutta ei onneksi räjähtänyt.
Bugünden sonra, Devlet can güvenliğimizi sağlar diye güvenmeyin" dedi."Ilman epäilystäkään voitte auttaa maan tilannetta.
Şifre Yöneticisi:Opera'nın şifre yöneticisi kullanıcı adlarını ve şifrelerini hatırlamanızı sağlar.Operan Taikasauvaksi nimetty työkalu muistaa haluttaessa käyttäjän tunnukset ja salasanat.
İnsan hakları, her bir bireye bağımsız seçim yapma ve yeteneklerini geliştirme özgürlüğü sağlar.Oikeus tehdä vapaita ja vastuullisia valintoja lisääntymisestä.
İlk atışı yapma olanağını sağlar.Ensimmäisenä iskee vastaan šokki.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod