Alkollü içkiler tesirlerini ihtiva ettikleri etil alkol ile sağlarlar.Konzumace piva může vést k rozvoji alkoholismu s poškozením zdraví.
Nişastanın şekere dönüşmesini sağlar.Cílem sladování je přeměnit ječmen na slad.
Ayrıca, parçaların atrac3 formatına çevirilmesini de sağlar.Zároveň se umí transformovat do 3 po sobě jdoucích bojových forem.
Paket silah ve benzeri eşyaların bagajda daha güvenli bir şekilde taşınmasını sağlar.Palubní tašky a cestovní brašny vhodná jako kabinová zavazadla.
Gece geç saatte askerler attan çıkarak kapıları açarlar ve Yunan ordusunun içeri girmesini sağlarlar.Řekové v noci vyskákali ven, otevřeli zevnitř městské brány a dali znamení vojskům.
İlk atışı yapma olanağını sağlar.První výstřel člověka omráčí.
Bu etki öğreneni zorlar, ancak uzun süreçte daha iyi öğrenme sağlar.Učí se rád, ale trvá mu déle, než pokyn pochopí správně.
Geçimlerini ilaç, kozmetik ve hijyen maddeleri satarak sağlarlar.Vyvíjel léčebné a kosmetické přístroje, dietní preparáty a kosmetické přípravky.
Bu onları tanımlamak için kolaylık sağlar.Usnadní tudíž jejich lokalizaci.
Bu gösterim kalite evi incelenirken daha rahat bir takip imkanı sağlar.Tato náplň vytvoří při explozi viditelný obláček, který usnadňuje sledování střelby.
Kuyruk tutunmak için kullanılamaz, sadece dengeyi sağlar.Vyrobenou podprsenku nabídne Jen k vyzkoušení.
OHV motorlara göre daha karmaşıktır, ancak daha iyi motor performansı elde edilebilmesini sağlar.Běží co ji síly stačí a nakonec si stopne motocyklistu.
İnşallah burada iyi oynayıp Kulübüme katkı sağlarım.Cítím se tady výborně a nechám na dvorci všechno.
Hemen doğumdan sonra anne, yavrusunu su yüzüne itekleyerek, yavrunun ilk kez nefes almasını sağlar.Matka jej hned nato postrkuje hlavou nad hladinu, aby se mládě poprvé nadechlo, to už samozřejmě umí plavat.
Kapsamlı bir kablo ağı da İsviçrelilerin komşu ülkelerdeki programlara erişmesini sağlar.O rețea de televiziune prin cablu permite majorității elvețienilor acces la programele din țările vecine.
Röntgen bulguları genellikle dört hafta içerisinde bilgi sağlar ve ölüm oranı düşüktür (%1'den az).Rezultatul radiografiei pulmonare devine negativ în patru săptămâni, iar mortalitatea este scăzută (sub 1%).
Bu, iki dünyanın dengesini sağlar.Poate va reuși să unească cele două lumi.
Yuvarlak kulakları iyi işitmesini sağlar ve orta kulağı iyi gelişmiştir.Aude bine din cauza urechilor sale rotunde, urechea sa medie fiind bine dezvoltată.
Belediye binasının her bir seviyesi şehirde daha fazla vatandaşın yaşamasına olanak sağlar.Fiecare extindere a primăriei mărește numărul de cetățeni din oraș.
Erken geri dönüt sağlar.Vino înapoi cât de repede cu putință.
Kafanın boyutları yüzünden boyun görece kısadır ve iyi bir destek sağlar.Datorită dimensiunii capului, gâtul este relativ scurt pentru a oferi suport mai bun.
Aynı zamanda basit olmaları da farklı şekillerde kullanılabilmelerini sağlar.Ele aveau să fie și renovate în moduri ușor diferite.
Yeryüzüne aydınlık sağlar.Se zărește pământul.
Araç üzerine yerleştirilmiş olan modern iletişim sistemleri, birlikler arasında etkili iletişim sağlar.Vehiculele moderne au un interfon, permițând echipajului să comunice.
BeyinDostu KSG askerinin koloni teknolojilerini tek başına öğrenmesini sağlar.BrainPal permite soldaților FCA să folosească tehnologia colonială prin puterea gândului.
Bunlar kaynak yıldızların tanımlanmasını sağlar.Aceate observații l-au condus la definirea populațiilor stelare.
Bizim sıcaklığın ; ısının iş değerinin ölçüsü olduğunu anlamamızı sağlar.Pentru claritate, să admitem ca apatra dimensiune timpul.
Grubun bütün üyelerinin çözüme katılımını sağlar.Implicarea întregului personal în luarea deciziilor.
Diriltme taşı onu tutan ile ölü arasında iletişim kurulmasını sağlar.Piatra învierii permite deținătorului să vadă și să comunice cu morții.
Turist vizesi, sadece turizm gezisi ve akraba ve/veya arkadaş ziyareti hakkını sağlar.Predomină turismul curativ, de vizitare a rudelor și prietenilor.
Kongo Nehri ile birlikte Bangui ve Brazzaville arasındaki nehir taşımacılığı için önemli yollar sağlar.Port pe fluviul Oubangui cu legături navale spre Bangui și Brazzaville.
Bu post, hem iyi bir kamuflaj sağlar hem de soğuğa karşı korur.De aceea, au nevoie de un mediu care să le protejeze de deshidratare și de frigul excesiv.
Hücreye desteklik ve dayanıklılık sağlar.Acesta conferă celulei formă proprie și susținere.
Banquo pusuya düşürülür ve öldürülür ama oğlu olan Fleanzio'nun onların elinden kurtulup kaçmasını sağlar.Banquo este omorât, dar nu și Fleanzio, care izbutește să scape.
Evler Birliğe yalnızca para değil gıda, giyecek, silah ve at da sağlardı.De aceea nu dăm salarii oficialilor sau soldaților, doar mâncare, îmbrăcăminte, încălțăminte și arme.
Bu etkinlikler oldukça büyük gelirler elde edilmesini sağlar.Această decizie a fost luată pentru a asigura că spectacolele vor avea profit considerabil.
Bilgi ve tavsiye sağlar.Credință și cunoaștere.
Efsane:Sıvışma: Alt etmeler kalıcı sıvışma sağlar.Odihnă: Articulația forțată trebuie odihnită.
Sabahları ve akşamları sulayarak çimlenmesini sağlar.El vânează în zori și la asfințit.
Pokemon Diamond, Pearl ve Platinum'da birebir sesli iletişim sağlar.Pokemon Platinum, păstrând aceeași poveste ca în Diamond & Pearl, introduce și noi elemente.
Orijinal dokümanı değiştirmeden, yeni bir doküman oluşturmaya olanak sağlar.Cere, înainte chiar de a o citi, schimbarea titlului.
Yenilenme rünü, belli bir süre size sağlık ve mana yenilenmesi sağlar.Toată lumea din raza ta va avea sănătatea și vitalitatea restaurate de-a lungul timpului.
Açık mantapa tapınağın en büyük bölümüdür ve çok sayıda insanın toplanmasına olanak sağlar.Proprietatea 1 spune că mulțimea vidă și spațiul însuși trebuie să fie mulțimi deschise.
Lennon (John Hawkes) ile yüzleşerek kendisini Claire'e götürmesini sağlar.Walker: Dacă e să rezolvăm asta, trebuie să-l găsim pe John Konrad.
Bu trenler Berlin'de ulaşımı sağlar.Aceste trenuri transportă containere între Europa și Anglia.
Yerleşim yerinin halkı geçimini tarımla ve işçilikle sağlar.S-au realiniat cu restul lumii prin colonizare și comerț.
Bu durum onlara savaşlarda avantaj sağlar.Aceste abilități o protejează în lupte.
Yer altı suyu dünyanın tatlı suyunun yaklaşık olarak %22'sini sağlar.Lacurile ei conțin aproximativ un sfert din apa dulce în stare lichidă din lume.
C# programlama dili kullanarak hızlı bir şekilde masaüstü uygulamaları için arayüz tasarlamayı sağlar.Pentru "conversația" lor aplicațiile trebuie să folosească un protocol de aplicație predefinit.
Kitle iletişim araçları kitle iletişimini sağlar.Carotenoidele facilitează comunicarea celulară.
SkyServer temel bir Microsoft SQL Sunucuna bir dizi ara yüz sağlar.SkyServer furnizează o gamă de interfețe care permit accesul la o bază de date Microsoft SQL Server.
Pala kısmının etrafında bulunan zincir kesmeyi sağlar.Rezolvă elegant colțul parcelei situată în intersecție.
Omurgalılardaysa, gelişmiş gözler çok farklı koşullarda ayrıntılı biçimde görmelerine olanak sağlar.Adultul are ochi mari, care îi permit să vadă în aproape toate direcțiile.
Bu kapı bahçeye erişmeye olanak sağlar.Această ușă permite accesul către grădină.
Yazar kasa sistemi ürünlerin ne zaman ve nerede satın alındığı ile ilgili bilgi sağlar.A pénztárgép rendszer arról ad információt, hogy mikor és milyen termékeket vásároltak.
Mpozo nehri üzerindeki güç istasyonu şehre enerjisini sağlar.A Mpozo folyón épített erőmű látja el a város elektromos energiával.
RETScreen Expert'te "İzleyici modu" ücretsizdir ve yazılımın tüm işlevselliğine erişime izin sağlar.A RETScreen Expert „Megtekintő módja” ingyenes, és a szoftver összes funkciójához hozzáférést nyújt.
Daha güçlü frenleme sağlar.Nagyobb lendületet adnak.
IRIX özellikle 3D grafikler, video ve yüksek bant yığın veri transferlerine büyük destek sağlar.Az IRIX különösen jól támogatta a 3D-s grafikát és a videót.
Daha kaliteli görüntü sağlar.Ezzel minőségibb látványt érnek el.