Ana içeriğe geç
Sözlük

sağlar ile cümle

sağlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Güvenlik ve Gizlilik:Opera Internette güvenle sörf yapmanızı sağlar.Gwarantuje bezpieczeństwo podczas typowego surfowania po internecie.
Fikir alış-veriş ortamı sağlar.Wywodzi się ze zwyczaju tonsury.
Bu özellik yakıttan tasarruf sağlar.Służy oszczędności paliwa.
HomeKit - ev otomasyon cihazların standart kontrolünü sağlar.Automatyka domowa – możliwość wszechstronnego sterowania urządzeniami domowymi.
Bu Word 2003'ün Word 2007 ile yaratılan dosyaları okuyabilmesine olanak sağlar.Warto zwrócić na powyższą przypadłość szczególną uwagę w egzemplarzach wyprodukowanych przed 2003 rokiem.
C++ dilindeki std::vector dinamik dizi impelementasyonu sağlar.C++ używa std::vector<std::string>.
Aynı zamanda birçok antibiyotiğin eldesine olanak sağlarlar.Można też stosować szereg innych antybiotyków.
Turist vizesi, sadece turizm gezisi ve akraba ve/veya arkadaş ziyareti hakkını sağlar.Za cele turystyczne uważa się spędzanie wakacji, zwiedzanie, odwiedziny rodziny lub przyjaciół.
Bu durum kesilecek fosfodiester bağını enzimin aktif bölgesine yaklaştırıp orada kesilmesini sağlar.To zbliża, podlegające cięciu, wiązania fosfodiestrowe do miejsca aktywnego enzymu.
Röntgen bulguları genellikle dört hafta içerisinde bilgi sağlar ve ölüm oranı düşüktür (%1'den az).Röntgenfynd försvinner normalt inom fyra veckor och mortaliteten är låg (lägre än 1 %).
Daha kaliteli görüntü sağlar.Detta ger en kvalitetsmässigt bättre bild.
Yeşil renkleri de bu konuda iyi bir kamuflaj sağlar.Den gröna färgen utgör även ett bra kamouflage.
Bu, sese, perküsyona yakın bir vurgu sağlar.Detta för henne närmare ett möjligt helgonförklarande.
Bu durum onlara savaşlarda avantaj sağlar.Dessa använder man för att få fördelar i striden.
Köylü gelir ve onlara intikam için bir fırsat sağlar.Han hämtar bönderna och gör dem till vittnen till sin hämnd.
10, 100, 1000 Mbit/s hızlarında veri iletimini sağlarlar.Möjliggör 10, 100 eller 1000 Mbit/s anslutningshastighet.
Bu, geleneksel bir dizüstü bilgisayara benzer şekilde çalışmasını sağlar.Detta gör den till en vanlig dator.
Bu durum internetin gerçekten dağıtılmış bir sistem olmasını sağlar.Detta resulterade i att Internet kunde bli ett fullständigt decentraliserat system.
Gerilim ve yorgunluktan uzaklaşma sağlar.Hon botar trötthet och skador.
Başka bir set, arka planın özel bir zemin ile değiştirilmesini sağlar.Tanken var tydligen att ersätta statyn med någon annan staty.
Enerjiden tasarruf sağlar.På så sätt sparar de energi.
Bağırsak florası ile insanlar arasındaki ilişki simbiyotik ve mutualistiktir, her iki tarafa da yarar sağlar.Träd och svamp drar alltså båda nytta av denna symbios; det handlar om en mutualism.
Alcantara, yaklaşık% 68 polyester ve% 32 poliüretandan oluşur, artan dayanıklılık ve leke direnci sağlar.Alcantara består av 68% polyester och 32% polyuretan.
Yıldızlararası bulutlar da uzaydaki metallerin varlığını ve oranlarını incelemek için bir ortam sağlar.Interstellära moln erbjuder också ett medium för att studera närvaron och proportionerna av metaller i rymden.
Pozitif kutup kontaklı iki röle (K1, K2) emniyetli şalter kontakları sağlar.Genom två reläer (K1, K2) med tvångsförda kontakter ställs de säkra kopplingskontakterna till förfogande.
Balıkçılık da ülke ekonomisine büyük katkı sağlar.Fiske betyder mycket för fylkets ekonomi.
Külkedisi kocası Prens'den babası ve kızkardeşlerini afetmesini sağlar.Tack vare prinsens generositet får hon ta med sig fadern och syskonen.
Genel olarak mahsul artışında gübre faktörü, %40 gibi bir artış sağlar.Å andra sidan har kvävebelastningen ökat och uppgår till motsvarande 40 %.
Bu girişimler, Birleşmiş Milletler’in Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmada ülkelere yardımcı olmasını sağlar.Medlemsstaterna åtar sig frivilligt att försöka nå de gemensamma målen.
Nişastanın şekere dönüşmesini sağlar.Då omvandlas stärkelsen till socker.
Kendisi de geçimini ziraatle sağlardı.Han höll också sitt löfte.
Her iki posizyon da radara 360° kapsama alanı sağlar.Det gör att radarn har 360° täckning.
Toprağın verimli olmasını sağlar.Låt jorden vara bördig.
Incendio: Asadan ateş çıkmasını sağlar.Låt elden brinna ut helt och hållet.
Göl sularının %85'ini akarsulardan, %13'ünü yağışlardan, %2'ni de yeraltı kaynaklarından sağlar.Omkring 85 % av vattnet kommer från tillflödeskanalerna, 13 % från nederbörd och 2 % från grundvatten.
Süper Hız: Bu yeteneği Flash gibi inanılmaz bir hızda hareket edebilmesini sağlar.Superhastighet: Möjlighet att röra sig med mycket hög hastighet, nästan lika snabbt som Flash.
Tanrı'nın varlığının bir parça idrak edilmesine olanak sağlar.Kan man bevisa eller motbevisa Guds existens?
Toplayıcılar verileri toplayarak elde çıkışını sağlarlar.Se till att informationen görs tillgängligt för de som kommer att återsöka.
Parçacık hızlandırıcıda üretilen ışın nötrinoları, araştırmalar için en iyi kontrol ortamını sağlar.Neutrinostrålar från en partikelaccelerator erbjuder den bästa kontrollen på de neutriner som studeras.
Noah, bu korkusunu yenmesini sağlar.Eller kommer sanningen att skrämma iväg honom?
Yıldızlararası uzayı doldurur ve galaksiler arası uzaya iyi bir şekilde uyum sağlar.Det uppfyller interstellära rymden och bildar en jämn övergång till den omgivande intergalaktiska rymden.
Karbondioksit ile oksijen'in bitkiye girişini sağlarken, su buharının da dışarı atılmasını sağlar.När klyvöppningar öppnas för att släppa in koldioxid släpper de samtidigt ut vattenånga.
Bu ortam fikirlerin iyileştirilmesine katkı sağlar.Detta skulle då visa att programmen medverkar till dessa förbättringar.
Yer altı suyu dünyanın tatlı suyunun yaklaşık olarak %22'sini sağlar.Dessa innehar en tredjedel av världens sötvatten.
Bu trenler Berlin'de ulaşımı sağlar.Denna tågresa går med transit genom Vitryssland.
Kullanıcıya orijinal videonun kısa bir önizlemesini anında izleyebilmesini sağlar.Det innebär att man låter villiga användare testa en tidig version av programmet.
12 açı için hangi şart bunların bir dört yüzlüye ait olmasını sağlar?Men för att lyckas med detta måste hon finna 12 Strangers.
Kuyruk tutunmak için kullanılamaz, sadece dengeyi sağlar.Svansen används aldrig som gripverktyg utan för att hålla balansen.
DVD-Audio formatı, DVD üzerinde yüksek kalitede (High-Fidelity) ses depolanmasını sağlar.DVD-A (DVD-Audio) är en optisk DVD-skiva som är avsedd för att ge en högre digital ljudupplösning på en DVD.
Pekiştirme: Son olarak üyeler karar verirler ve verilen karar için doğrulama sağlarlar.Ej må fråga, som sålunda avgjorts, ånyo upptagas till prövning.
Bu sayede yüksek oranlı uçuşlar için ekonomik açıdan masraf azalması sağlar.Fokus ligger nu på att erbjuda lågprisflygturer.
Bu kas bir parmak hareketinin daha ince kontrol edilmesini sağlar.Detta för att få bättre kontroll över dessa muskler.
Faust yeni gelin olacak Kunigunde'ye kendisine cadılarca verilmiş olan aşk iksirinden biraz içmesini sağlar.Faust låter Kunigunde dricka av trolldrycken och hon blir förälskad i honom.
Yazar kasa sistemi ürünlerin ne zaman ve nerede satın alındığı ile ilgili bilgi sağlar.Genom kassasystemet klarläggs vilka produkter som köpts vid vilket tillfälle.
Yere inince bu fedakarlığı gören Karakuş, onun yaralarının iyileşmesini sağlar.Den partner vi söker är också den som vi vill ska läka våra sår.
Erken geri dönüt sağlar.Då kommer prompten tillbaka.
Paket, oyuncuların kendi H&M mağazalarını açmalarını da sağlar.Гравці тепер можуть створювати в грі свої власні магазини марки H&M.
Röntgen bulguları genellikle dört hafta içerisinde bilgi sağlar ve ölüm oranı düşüktür (%1'den az).Знімки рентгену звичайно проясняються протягом 4-х тижнів, і рівень смертності низький (менший від 1%).
Sadece TLS_DHE ve TLS_ECDHE iletme gizliliği sağlar.Лише алгоритми TLS_DHE та TLS_ECDHE пропонують пряму секретність.
Yeryüzünde adaleti sağlar.Він встановить на землі царство справедливості.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod