Ana içeriğe geç
Sözlük

sağlar ile cümle

sağlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Buna yanında, bir gölgelik ek güvenlik sağlar.Door de deelgemeente stroomt de Sûre.
Aİ daha ayrıntılı çözümleme sağlar.En komt zo tot een vollediger antwoord.
Kapsamlı bir kablo ağı da İsviçrelilerin komşu ülkelerdeki programlara erişmesini sağlar.Een uitgebreid kabelnetwerk geeft de meeste Zwitsers toegang tot de programma's uit omringende landen.
Bu da %100 verimlilik sağlar.Dat is een winst van 100%.
Daha kaliteli görüntü sağlar.Zij bieden echter wel een beter beeld.
Enerjiden tasarruf sağlar.Dit om energie te besparen.
Bu, iki dünyanın dengesini sağlar.Dit houdt beide werelden in balans.
Hafif hareket etmemizi sağlar.Dit zorgt voor een soepele beweging.
Kas biyopsisi teşhisi koymayı sağlar.Tom laat een DNA-test doen.
Yargı ayrıca uyuşmazlıkların çözümü için bir işleyiş de sağlar.Ook moeten ze ervoor zorgen dat er een regeling voor het oplossen van geschillen is.
Öyle ki Sovyet birlikleri günde sadece 2 km. ilerleme sağlar oldular.Op de eerste dag kwamen de Sovjettroepen slechts 4 km vooruit.
2. Sezonle problemleri çıkması,Julie'nin tekrar eski kocası Jimmy ile görüşmesini sağlar.Aan het einde van seizoen 2 kreeg ze opnieuw een relatie met Jimmy.
Bitkide büyümeyi sağlar.Ik kan het gras horen groeien.
Victor’u ve Lance’i bazı kirli işlere bulaşmasını sağlar.Tommy en Lance knappen een aantal klusjes voor hem op.
Kendilerini iyi olarak görmeleri değerler yaratmalarını sağlar.Chr.) geeft de rechtvaardigen uitzicht op een hiernamaals.
Gece geç saatte askerler attan çıkarak kapıları açarlar ve Yunan ordusunun içeri girmesini sağlarlar.Later die nacht komen de Griekse soldaten tevoorschijn om de poort voor hun kompanen te openen.
Bu da taşın doğrultusunu kaybetmemesini sağlar.Dit zorgt ervoor dat de steen niet dicht gaat zitten.
Oyunlar 720p çözünürlüğe kadar destek sağlar.Het spel is speelbaar in 720p.
Böylece fagosite edilen mikroorganizmaların yıkımlanmasını sağlar.Daardoor wordt het afbrekende vermogen door micro-organismen af.
Tünel oluşturma, bir protokol türündeki paketin başka bir protokol datagramı içinde kapsüllenmesini sağlar.Tunnelen is het verzenden van een dataprotocol 'verpakt' in een ander protocol.
ROC sistem hakkında birçok bilgi almamızı sağlar.De opleiding kan op diverse roc's gevolgd worden.
Yere inince bu fedakarlığı gören Karakuş, onun yaralarının iyileşmesini sağlar.De kluizenaar, waar ze heen vluchten, verzorgt haar wonden.
Kur'an da bazı ayrıntılar sağlar, ancak ihtiyatlı yaklaşılmalıdır.Daardoor schrijft de pen duidelijk, terwijl er nauwelijks op gedrukt hoeft te worden.
Bu trenler Berlin'de ulaşımı sağlar.Het spoor leidt naar Brussel...
Sırtındaki kabuğu ataklara karşı önemli koruma sağlar.De giftige stekels op de rug dienen als bescherming tegen mogelijke aanvallers.
Ayrıca bir avcı tarafından ısırıldığında kolaylıkla kaçabilmesini sağlar.Desondanks kan bij het vangen van een snel draaiend gevlucht de as dompen.
İyi bir giriş regülasyonu sağlarlar.Als men een goede block-counter maakt.
Önkol için pronasyon hareketini pronator quadratus ve pronator teres kasları sağlar.Met de musculus pronator teres zorgt de M. pronator quadratus voor pronatie van de onderarm.
Karakterler okuyucunun hikayeye doğrudan katılmasını sağlar ve bunun için uğraşırlar.Tom legt zijn lezers rustig uit hoe dit probleem aan te pakken.
Anlık işlem ve sınırsız (devletlerarası) mülkiyet devri (havale) sağlar.Als zijnde resp. begaan met de geaardheden en als zijnde vrij van de geaardheden.
Kaynakların verimli kullanılmasını sağlar.Een efficiënter gebruik van hulpbronnen.
Yegâne (singleton pattern) Bir sınıftan sadece bir tane nesne yaratılacak şekilde kısıtlama sağlar.Singleton — Een klasse heeft slechts één instantie.
Bir düğün hazırlayıcısı düğün partisine yiyecek sağlar.De dienstbode moet alles klaarmaken voor het bruiloftsfeest.
Çiçeklerin tazelik ve zerafeti fosillerin sürekliliğine ve yaşı ile uyum sağlar.De betrouwbaarheid en de stabiliteit van de scores nemen met de leeftijd toe.
Bu girişimler, Birleşmiş Milletler’in Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmada ülkelere yardımcı olmasını sağlar.Overweegt dat die beslissing een belangrijke bijdrage levert om de doelstellingen van de VN te bereiken.
Östrojen hormonu kadınların yüksek acıya dayanmasını sağlar.De beet van de vrouwtjes veroorzaakt veel pijn.
İnsanların gereksinimlerini sağlar ve onların mukadderatlarını düzenlerler.Uit geloof gehoorzamen mensen aan Gods wil en doen ze goede daden.
Uyku bozukluğu, gerginlik gibi depresif sorunların giderilmesine katkı sağlar.Onthouding van slaap is echter ook toegepast als behandeling van depressies.
Bu sayede, ileri tetkik gereken kadınların seçilmesini sağlar.Deze beslissing leidt naar een keuze die de dames moeten maken voor de rest van hun leven.
Yeşil renkleri de bu konuda iyi bir kamuflaj sağlar.De bruine kleur levert goede camouflage.
Bu sayede kusursuz bir atış yapılmasını sağlar.Zo kan heel precies gebombardeerd worden.
Eşlik tek-bitlik hataları bulmayı sağlar.Bijvoorbeeld: de functioneleacceptatietest is erop gericht om fouten te vinden.
İktidardaki Fulgencio Batista rejimine karşı istihbarat sağlar.De menigte roept Fulgencio Batista tot heerser van Cuba uit.
Ek geçimlerini evden sağlarlar.Daarmee kunnen ze vanuit huis bestellingen doen.
Güvenlik ve Gizlilik:Opera Internette güvenle sörf yapmanızı sağlar.De schermlezer kan hen zo helpen op het internet te surfen.
Geçimlerini diğer evlere yardım ederek sağlarlar.“Ik zal jullie mijn andere vestigingen laten zien.
Bu olay eş zamanlı davranan kodların daha kolay çalıştırılmasını sağlar.Hierdoor is het moeilijk om zelfgemaakte code uit te voeren.
Bu onların gerçekten nelere ihtiyaçları olup olmadığını fark etmelerini sağlar.Zo kost het hun moeite om vast te stellen of ze iets dat ze zich herinneren werkelijk hebben meegemaakt.
Noah, bu korkusunu yenmesini sağlar.Auste stimuleert haar om haar angst te overwinnen.
Pek çok kez çocuklara fiziksel bir koruma sağlar.De kinderen werden regelmatig fysiek mishandeld.
İlk atışı yapma olanağını sağlar.Eto'o schoot als eerste raak.
Erken geri dönüt sağlar.De omroep trok zich vroegtijdig terug.
Bu kariyerler topluma içerilmemizi sağlar.Dit zorgde ervoor dat de kloppen carrière konden maken in de samenleving.
Bu, helikopterin dengeli uçmasına katkı sağlar.Dit draagt bij tot het gebruiksgemak van het toestel.
Bu bölge dünyanın en ilginç yabani hayvan türlerinden bazılarının yaşaması için uygun bir ortam sağlar.Het park heeft een aantal van de meest ongewone wilde dieren en natuurgebieden in de wereld.
Bu büyü gizli yerleri ortaya çıkararak oraya geçiş sağlar.Magie zou deze verborgen verbanden zichtbaar maken.
Bu etkinlikler oldukça büyük gelirler elde edilmesini sağlar.Deze winnaars realiseren extra grote winsten.
Metalik bağ iyi elektrik iletkenliği sağlar.De stof geleid elektrische stroom goed.
Bu da uçağa uzunlamasına eksende yuvarlanma momenti sağlar.Hierdoor wordt het moment waarop het vliegtuig overtrekt uitgesteld.
Highlightlar ışık kaynağının konumunun ve yüzeylerin eğriselliğinin anlaşılmasını sağlarlar.De luminantie beschrijft de helderheid van grotere lichtgevende oppervlakken.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod