Ana içeriğe geç
Sözlük

sağlam ile cümle

sağlam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Onlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim tuzağım sağlamdır.Yet I will give them respite: Surely My plan is compact.
Çünkü gece kalkışı hem daha etkili, hem de söz bakımından daha sağlamdır.Surely in the watches of the night the soul is most receptive and words more telling.
Onu sağlam bir yerde oturttuk.Then We lodged you in a secure place (the womb)
Üstünüze yedi sağlam bina (gök) çattık.We raised over you several secure (skies),
Kureyş'in ilâfı (güven ve barış andlaşmalarından faydalanmalarını sağlamak) için.SINCE THE QURAISH have been united,
“Keşke” dedi, “size karşı yetecek bir gücüm olsaydı veya pek sağlam bir kaleye dayansaydım!”"I wish I had the power to resist you," said (Lot), "or powerful support."
Siz bana beden gücüyle yardımcı olun da sizinle onlar arasında sağlam bir sed yapayım.”So help me with your manual labour; I will build a wall between you and them.
Allah'tan başka, kendisine ne zarar ne de yarar sağlamayacak şeylere yalvarır.Leaving God they pray to those who cannot harm or profit them.
Sonra onu nutfe (sperm) halinde sağlam bir yere yerleştiririz.Then We placed him as a sperm in a firmly established lodging;
O gün hile ve tuzakları kendilerine asla fayda sağlamaz ve yardım da görmezler.Their deception will not avail them in the least on that day, nor will they be helped.
Doğrusu Ben’im düzenim, pek sağlamdır. [23,55-56; 6,44; 3,196-197; 7,182-183]We shall lead them step by step to (ruin) in a way they will not know.
Sonra da o meni nutfesini belirli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirdik. [23,13]Then We lodged you in a secure place (the womb)
Orada, sağlam yüksek dağlar yarattık ve size tatlı bir su ihsan ettik.And placed in it lofty and broad stablisers, and gave you sweet water to drink?
Üstünüzde yedi sağlam gök bina ettik.We raised over you several secure (skies),
Kureyş'in güven ve barış anlaşmalarından faydalanmalarını sağlamak için,SINCE THE QURAISH have been united,
İnkar edenlerin ne paraları ne de çocukları ALLAH'a karşı kendilerine hiç bir yarar sağlamıyacaktır.As for those who disbelieve, neither wealth nor children will avail them in the least against God.
ALLAH böylece inananları sağlamlaştırır ve kafirlerin gururunu kırarThis is so that God may try the faithful and destroy the unbelievers.
Nerede olursanız olun, sağlam kalelerde bile olsanız ölüm sizi yakalar.Death will overtake you wheresoever you be, even in the mightiest of towers.
İpliğini sağlamca eğirdikten sonra çözen kadın gibi olmayın.And do not be like her who untwists her yarn having spun it into durable thread.
Seni sağlamlaştırmasaydık, onlara neredeyse bir parça meyledecektinIf We had not kept you constant you had almost leaned towards them.
Sonra onu sağlam bir bekleme yerinde bir damlacık haline getirdik.Then We placed him as a sperm in a firmly established lodging;
"Ebedi kalırsınız diye sağlam yapılar mı edinirsiniz?"Erect palaces (thinking) that you will live for ever,
O tattıkları nimetler kendilerine bir yarar sağlamaz.Of what avail shall their enjoyment be to them?
Azabımızı gördüklerinde inanmaları kendilerine bir yarar sağlamaz.But then their affirming served them nothing after they had seen Our torment.
Saberedip bağışlamak, sağlam bir karakteri gösterir.But he who bears with patience and forgives, surely complies with divine resolve.
Bu üstün bir hikmettir; ancak uyarılar yarar sağlamıyor.Containing consummate wisdom; yet warnings were of no avail.
Oysa onlar sağlam iken secdeye çağrılmışlardıThey had indeed been called to bow in homage when they were free of blame.
Onlara mühlet veriyorum. Benim planım sağlamdır.Yet I will give them respite: Surely My plan is compact.
Aracıların şefaati onlara bir yarar sağlamaz.So, the intercession of intercessors will not avail them.
Gündüzü de geçimi sağlama zamanı olarak belirledik.And the day for seeking livelihood.
Ve üstünüze yedi sağlam (göğü) kurduk.We raised over you several secure (skies),
Allah'tan sakının ve sağlam söz seyleyin!Fear Allah, and speak rightly.
Eğer siz Allah'a yardım ederseniz, Allah da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.If you help the religion of Allah, He will help you and will stabilise you.
Allah'tan korkun ve sağlam söz söyleyin,Fear Allah, and speak rightly.
Kendilerine gelen bir zararı önleyemediği gibi, onlara fayda da sağlamıyordu.And has no power to cause them any harm or benefit?
Ey inananlar, ALLAH'ı desteklerseniz, O da sizi destekler ve ayaklarınızı sağlam tutar.O People who Believe! If you help the religion of Allah, He will help you and will stabilise you.
Onların uygun biçimde yiyeceğini ve giyeceğini sağlamak, çocuğun babasına aittir.It is for the father to provide them and clothe them honourably.
(Böyle söylemeniz) Bugün size bir yarar sağlamaz; çünkü zulmettiniz. Siz, azab (çekme)de ortaksınız.It shall not profit you today, since you did evil, that you are partners in the chastisement.
Artık bugün, bir kısmınızın bir kısmınıza yarar ve zarar sağlamaya gücü yetmez.'Therefore today none of you shall have power to profit or hurt another.'
(Bu söylenmeleriniz,) Bugün size kesin olarak bir yarar sağlamaz. Çünkü zulmettiniz.It shall not profit you today, since you did evil, that you are partners in the chastisement.
Anaların yiyecek ve giyeceğini uygun bir şekilde sağlamak çocuk kendisinin olan babaya borçtur.It is for the father to provide them and clothe them honourably.
Rabbin, meleklere şöyle vahyediyordu: "Ben sizinle beraberim. İmanı olanları sağlamlaştırın.When thy Lord was revealing to the angels, 'I am with you; so confirm the believers.
Artık o gün, birinizin diğerine yarar sağlamaya da zarar vermeye de gücü yetmez.'Therefore today none of you shall have power to profit or hurt another.'
Andolsun ki İsrailoğullarının sağlam sözünü aldık ve onlara peygamberler gönderdik.And We took compact with the Children of Israel, and We sent Messengers to them.
Bu suretle çoğalmanızı sağlamıştır. O'nun benzeri hiçbir şey yoktur.Like Him there is naught; He is the All-hearing, the All-seeing.
Onlara: "Bugün pişmanlık duymanız size hiçbir fayda sağlamayacaktır. Çünkü siz zulmettiniz.It shall not profit you today, since you did evil, that you are partners in the chastisement.
Annelerin, münasip şekilde yiyeceğini giyeceğini sağlamak, babanın görevidir.It is for the father to provide them and clothe them honourably.
Allah, 'alim(bilen)dir, hakim (sağlamlaştıran)dır.Wise;
Onlar, bunlardan daha çok, daha kuvvetli ve yeryüzündeki eserleri bakımından daha sağlam idiler.They were more numerous than these, and mightier in strength and the traces in the land.
O'nun Katında izin verdiğinin dışında (hiç kimsenin) şefaati yarar sağlamaz.lntercession with Him profiteth not save the intercession of him whom He giveth leave.
Fakat uyarmalar bir yarar sağlamıyor.But warnings avail not.
Ama uyarılar yarar sağlamıyor.But warnings avail not.
(Evet) biz onlardan pek sağlam bir söz aldık.And We took from them a solemn bond;
Öncekiler bunlardan daha çoktu, kuvvetçe ve yeryüzündeki eserleri bakımından da daha sağlam idiler.They were more numerous than these, and mightier in strength and the traces in the land.
Sakın imanı sağlam olmayanlar seni hafifliğe sevketmesinler.And let not make thee impatient those who have no conviction.
O'nun katında şefaat yarar sağlamaz; ancak izin verdiği hariç.lntercession with Him profiteth not save the intercession of him whom He giveth leave.
Yakınlarınız ve çocuklarınız size yarar sağlamaz.There will profit you neither your kindred nor your children on the Day of Resurrection.
Ve onlardan sağlam bir söz aldık.And We took from them a firm covenant.
Fakat Allah, şeytanın attığını siler, sonra kendi ayetlerini sağlamlaştırır.But Allah abolishes that which Shaitan (Satan) throws in. Then Allah establishes His Revelations.
Doğrusu benim tuzağım sağlamdır (onu kimse bozamaz).Verily, My Plan is strong.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod