Ana içeriğe geç
Sözlük

sağla ile cümle

sağla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Moloz döküntüleri topları sağlam duvardan daha başarılı absorbe ediyordu.The rubble absorbed the shock of the cannonballs better than the solid wall.
Şimdi biz bu iki koşulu da sağlayan bir alan istiyoruz.Now we want the region that satisfies both constraints.
Ufaklıkları bir araya getirip Kodaman yaratabilmelerini sağlamakSo, bringing together the Small to help facilitate and create the Big,
Bunu yanında taşımasını sağla.Have him carry this.
Sahneyi sağlam yapmamışlar.They built the stage poorly.
Şimdi 5 milyon $ nakit sağlamak için hisse senedi ihraç etmek yerine, borçlanıyor olacağız.And instead of issuing stock to get the $5 million, we're going to borrow the money.
Aslında bunu yaptık da ve bu bize rekabette bir süre avantaj bile sağladı.And we actually did that and it gave us a competitive advantage for a while.
Geçimimizi sağlayacak bir iş bulmalıyım.I'll work for all three of us
Lund iyi çalışıyor, patronla konuşup... ... yerini sağlamlaştırmak lazım.Lund's a good worker; ask the boss to keep him on our gang
- bize yatak, günde üç ögün yemek- ve spor tesisi sağlamak durumundasınız.I believe we're entitled to a bed, three meals a day and sporting facilities.
Gerçek şu ki, çağrı yapan birine sahip olmak her şeyin daha iyi olmasını sağlayacaktır.The thing is, having one person, who makes the call, will help things get done so much better.
Elbette yapılması gereken, küresel toplumun işlemesini sağlayacak kurumları yaratmaktır.But of course the task is to create the institutions that make that global society work.
Öncelikli sorumluluğumun, ülkemizdeki insanların güvenliğini sağlamak olduğunu kabul ediyorum.I do agree that my responsibility is first of all to make sure that people in our country are safe.
İnsanları, bu sağlam inşaatın kendi çıkarlarına olduğuna nasıl ikna edeceksiniz?How do you persuade people that it is in their interest to build strong --
Uyum sağlamalarına yardım edeceğiz.And we would help them adapt.
Sağlamasını yapabiliriz, hatta yapalım, çünkü cevap biraz garip görünüyor.And you can verify.
Eğer isterseniz, bunun sağlamasını da yapabilirsiniz .And you could check, verify that this is indeed the correct answer, if you like.
Dönüşümlü sayıları, eksi 1 sağlar. -So the negative 1 is what provides the alternating numbers. So pretty neat.
Ve, b'yi de daha rahat çözmemizi sağlardı.And then that makes part B even easier to solve.
Bu, onun, olasılığı hesaplayarak, şu anki adıyla olasılık uzayını bulmasını sağladı. .This allowed him to calculate the probability by developing what's now called a 'probability space.'
O ilk mavilik, gece ve gündüzün birbirleriyle uyum sağlama çabasıdır.That first blush of blue is where the night and day are trying to find harmony with each other.
Geçtiğimiz gün herkesin bilgisayar oyunları hakkında sağlam bir görüşü olduğunu öğrendik.We heard the other day that everybody's got a strong opinion about video games.
Fakat kendilerini uzman olarak görmüyorlar, sadece sağlam fikirleri var.But they don't consider themselves experts on video games; they've just got strong opinions.
Ve bunu sağlamasını da yapabilirsiniz.And you can verify it.
Sağlamasını yapabiliriz.So we can verify.
Ve bunun sağlamasını yapabiliriz. z artı 1.1 nedir? z artı 1.1 nedir?And we can verify that. What's z plus 1.1? What's z plus 1.1?
Ve bunun sağlamasını yapabiliriz.And we can verify that.
İnsanların, sınıfta daha çok erkeğe ihtiyaç olduğunu görmelerini sağlamalıyız.We need to make sure that people see that we need more men in the classroom.
Küreselleşen dünya, mutlak bir uyum sağlayamadığınız yer.The global village is a world in which you don't necessarily have harmony.
Geçmişte hedef standartlaşma ve uyum sağlamaktı.The goal of the past was standardization and compliance.
Ama ikisinin de müşteri sorunlarını çözüp kazanım sağlaması gerektiğini unutmayın.But remember they both need to solve pains and gains for your customer.
Strese yaklaşımımın tümünü yeniden düşünmemi sağlayan çalışma ile başlamama izin verin.Let me start with the study that made me rethink my whole approach to stress.
Ve bunu az bir miktar sağladık.And we just did a little intervention.
Bu stresli anınızda adrenaline ihtiyacınız olduğu andaki gibi kalbinizin hızlı atmasını sağlar.It's as much a part of your stress response as the adrenaline that makes your heart pound.
Bu eşitliği sağlayan açı 45 derecedir.This theta, the arc tangent of 1 is 45 degrees.
Bu fazladan bir efor gerektirir, bizim bugün buraya gelmemizi sağlayan da bu.That's the kind of extra effort that's gotten us where we are today ...
Evet, bir şeycikler olmuyor, sağlamım.So, there is nothing going on. I'm okay.
Ve işte bu, benim çocuklarımın yaptığı şey kendi geçimlerini sağlayacak parayı kazanmak.And this is what my kids are doing, making living wage.
Yeşil kart almalarını sağlayın.Get them to a green cart.
O zaman anlamanı sağlayacağız.Ha! Then we shall make you understand.
Büyük olasılıkla, sağlamasını yapamayacağınız bir sonuç elde edersiniz.So let's say I had x squared plus 4x is equal to 21.
"Artı 3"ün sağlamasını da siz yapın. Neyse, yapalım hadi.Negative 7 times 4 is minus 28, or negative 28.
Aynı zamanda sosyal etkileşimi de sağlar; diğerlerini anlamak ve kişisel farkındalık gibi.It's also involved in social interaction, understanding other people, and self-awareness.
Risk almak gibi eğlenceli şeyler yaparken ödüllendirildiğinizi hissetmenizi sağlar.It gives you the rewarding feeling out of doing fun things, including taking risks.
Yaşamın bu dönemi beynin özellikle uyum sağlayabildiği ve eğitilebildiği bir evredir.And yet, this is a period of life where the brain is particularly adaptable and malleable.
Yaşlanmanın daha hızlı olmasını sağlar.It makes it go faster.
Verteks formu bize bunu sağlar.That's what vertex form does for us.
İyi şeyleri kötü şeyler olmadan nasıl sağlarız?How can we have the good stuff without the bad?
Aslında bunun sağlamasını yapmak isterseniz şöyle yapabilirsiniz;Let's do another problem.
Evet, ama aslında bunun gerçekleşmesini sağlayan yüzlerce insanın bireysel katılımıydı.Yeah, but there were hundreds of individuals, obviously, who made that a reality.
Bu tarihin kabul görmesini sağlamamız gerek.And we have to make this day work.
İlgi çekmemizi sağlayabilirsin.It would help and bring attention.
Toptan satış ve depolama sağlarlar.They provide wholesale and warehousing.
Dağıtım, muhasebe, fatura tahsilatı, vb. hizmetleri sağlarlar.They provide distribution and accounting, bill collection, etc.
Çünkü simetriyi sağlamak zordur.Because it is hard to make symmetry.
Yani simetri genetik bilgi takasını yapabilmemizi sağlayan bir dildir.So symmetry is a language which can help to communicate genetic information.
Bu şekle onu tekrar bıraktığımda tekrar aynı kalmasını sağlayacak kaç şey yapabilirim?How many things can I do to this object and put it down so it still looks like a cube?
Ah, Daha fazla kredi sağlayarak?Ah, by making more loans?
Sayın Başkan, onun anlamasını nasıl sağlayabilirim?Mr. President, how do I get him to understand?
Bu ülkenin mali durumunun güvenliğini sağlamak için bir merkez bankamızın olması gerekir!We must have a central bank to secure this country's finances!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod