Ve destansı kazançların online dünyada mümkün olmasını sağlayan birkaç şey fark ettim.And I started to notice a few things that make epic wins so possible in online worlds.
Yarım saatliğine güneş altında uzanmak güçlü bir enerji artışı sağlar.Sunlight itself consists of energies in the form of cosmic rays, gamma rays,
Bu önemli değil, sadece tekrar yemek yemesini sağlayın lütfen.That loss is okay, but please just make her eat again.
Birileri dunyan?n kendi etraf?nda donmesini saglamas? laz?m.One must keep the world spinning around in a way.
Hangi müşteri segmentleri için... ...hangi sorunları çözecek ve kazanımlar sağlayacaksınız?What pains and gains are you creating for what customer segments?
Kama bir basit makinadır çünkü o kuvvet kazancı sağlar.And why is a wedge a machine? Because it gives you mechanical advantage.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.The goal is to protect biodiversity, to provide stability and resilience.
Yani Al stratejisini değiştirerek avantaj sağlayamaz..Buraya kadar tamamız.So Al cannot change his strategy and get again here.
Yani ne Al ne de Bill diğerinin kararı sabitken kendi kararını değiştirerek avantaj sağlayamıyor.And so no participant can gain neither Al nor Bill holding the other one constant.
Kanatlıkıyafet uçuşu benim sadece kendi vücudumla uçmamı sağlayan bir giysi.Wingsuit flying is a suit, that I can make fly, just only with my body.
Bu üzerinde tam şu sıralar çalıştığımız -sağlam bir zamana kadar- bir proje.This is a project we're working on right now with a very healthy deadline.
Ordaki her şeyi yapmamıza imkan sağladı.It allowed to do all those things there.
Vau'nun bu kesirsel sonsuzluğu enteresanşeyler yapmamızı sağlayacak.This infinite fractal quality of wau lets you do some really crazy stuff.
Öğrendiklerimizi birleştirmemizin sağladığı için memnunum. -And what does this equal?
Aynı yöntem ile, bir insanın etrafında dolaşmasını da sağlayabiliyoruz.With the same method, we can also get him to circle a person.
Corky amcası, Koyun sağlam bir tür kim sonsuza dek yaşamak gibi görünüyordu.Corky's uncle was a robust sort of cove, who looked like living for ever.
"Efendim, bana bir onur borcunu ödemek için sağlayacaktır."It will enable me to pay a debt of honour, sir.
Ben genellikle sağlam temellere dayalı beyliği özdeyişle bulundu.I have generally found his lordship's aphorism based on sound foundations.
Dışarı gitti "Peki, o zaman, ben gidiyoruz olacak sanırım", ve oldukça sağlam vardı sessizlik."Well, then, I guess we'll be going." They went out, and there was a pretty solid silence.
Bu nasıl vurmak yok "hale getirilmesini sağlayan ince bit ezberlemekle," dedim;How does that hit you?" "It's a fine bit of memorizing," I said;
Ve bize en iyi eğitimi sağladı.He sent us to one of the best schools in the city and gave us the best education.
10 a nasıl engel olabiliriz ve 10 un çoğalmamasını nasıl sağlarız?How do I prevent the 10 and never make it more than 10?
Bu sağlam polislikle, eşit polislikle ilgili.This is about tough policing, equal policing.
İkisinin de doğru olduğunu görmek için sağlamalarını yapalım.And let's verify that they both work.
Parçaları seyircinin birleştirmesini sağla.Make the audience put things together.
Bizim hikayeye dikkat etmemizi sağlayan bunun görünmez olarak işlenmesi.It's the invisible application that holds our attention to story.
Bu omurgalar sizin her zaman en doğru seçimi yapmanızı sağlamaz.And these spines don't always drive you to make the best choices.
Ve bu da en sonunda burada TEDTalk'ta size konuşma yapmamı sağlayan şey.And that's what ultimately led me to speaking to you here at TEDTalk today.
Nasılsa büyük aktör için önemli değil, ata sağlam biniyor olmalı.No matter how great the actor, it's hard to play the horse.
Yani, FBI'a internet güvenliği sağlayan üç şirket sanal saldırya uğradı.I mean three companies providing cybersecurity services to the FBI have been hacked.
Bakın, yemek pişirmek aynı zamanda göç eden bir tür olmamızı sağladı.Now, cooking allowed also that we became a migrant species.
Flavonoidler ve saponinlerin sinerjik etkisi size inanılmaz yararlar sağlar:The synergistic effect of flavonoids and saponins provides you tremendous benefits as follows
Oksidatif ve serbest radikal hasarına karşı koruma sağlar veProvides protection against oxidative and free-radical damage and
Haksız avantaj sağlamış olacaktı.)It'd be an unfair advantage.)
Haksız avantaj sağlamış olacaktı, eğer arabası olsaydı.MS: It would be an unfair advantage if he gets to ride in a golf cart.
Daha sonra, tohumun basit bir hesaplamaya girmesi sağlanır.Next, the seed is provided as input to a simple calculation.
O zaman iyi bir başlangıç bizim eşitliğin bu tarafındaki l'den kurtulmamızı sağlayabilir. .Well, a good starting point might be to get rid of the l on this side of the equation.
Irene kasırgası, bizim bu konuya eğilmemize olanak sağladı.Hurricane Irene, gave us an opportunity to look at that.
Görev yaptığı köyde barışı sağlamak.It's to pacify the village that he works in. He's got a purpose.
Bu yüzden bana o etiket sağlar. Hücresel membran.Եկեք դա նշեմ բջջային թաղանթ
Bu da daha çok insanın konutlar için teklif vermesini sağladı.So then that allowed more people to bid on homes.
Bu da aslında "yapay" bir şekilde talebin artmasını sağladı.So it increased the demand artificially in certain ways.
Bu yüzden daha da fazla para akışı sağlandı.So then even more money flowed in.
Bir yayımcı mı olmak istersin, bir teknoloji sağlayıcı mı?Do you want to be a publisher, a technology licenser?
Ustabaşının göremediği yerlerde, dilini, eğer sağlam olsaydı dişlerinin olduğu yerden uzatan, adam.He pushes his tongue through a hole where his tooth would be, if he were whole.
Bu tam bir devrime neden oldu ve bize yeni bir deneysel hazırlanma sağladı.That's caused a literal revolution, and it's opened us up to a new experimental preparation.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.You've been constructing fanciful things on top of it, relying on it to be as solid as a rock.
Kurumun hisselerinden satarak, bu krediyi ödemek üzere biraz nakit sağlayabilirsiniz.You can sell equity in the firm and get some more cash to pay off this loan.
MyoD'nin görevi, hücrelerin kas hücrelerine farklılaşmalarını sağlamak.And what MyoD essentially does is, it causes cells to differentiate into muscle cells.
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.A tumor -- put it in the brain and cause it to differentiate into brain cells?
Sefalet, acı ve savaş, hayatımın amacı için gerekli teşviği sağladı.Misery, suffering and war provided the incentive for my life's work.
Bunu rekabet sağlayarak veya... ...askeri müdahale ile yaparlar.They do this by maintaining a competitive edge or through military intervention.
Ulusal güvenliği sağlamada, insanlara ... ...emekli maaşı ödemekte zorlanacaklar.They're going to have difficulty with national security paying pension people.
Eğer size sadece yiyecek, giyecek ve barınma sağlanırsa, çalışabilirsiniz.If you're just given food, clothing and shelter, now you can go to work.
Bu, gerekli olan mal ve hizmetlerin miktarını belirlememizi sağlayacaktır.This enables us to determine the amount of goods and services needed.
Şehirler içinde ulaşım transveyörlerle sağlanacak.Transportation within cities will be by transveyors.
Eğer kavrayışınızı değiştirirseniz, ona uyum sağlayabilir.If you change the grasp, it can adjust to that.
Bisikletlilerin uzun yolculuklarda mola verip otobüse binebilmesini sağlarlar.THEY LET CYCLlSTS TAKE A BREAK AND RlDE THE BUS FOR A PART OF A LONGER TRlP.
Otobüs şoförüne güvenliğinizi sağlamada yardımcı olun.HELP THE BUS OPERATOR ENSURE YOUR SAFETY.
Türkler, alttan tünel kazmayı denemiş; ama temellerin çok sağlam olduğunu anlamıştır.The Turks tried to tunnel under them, but found the foundations too solid.