Ana içeriğe geç
Sözlük

sağla ile cümle

sağla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrı olaylar bu koşulları sağlamak zorundadır.Deneyin sonuçla uyuşması için.Measurement of separate events must satisfy these conditions and match the theory's conclusions.
Yapılan tarımla mahalle ve ülke ekonomisine katkı sağlanmaktadır.They maintain a community life by sharing land and labour.
Mavi Durum'un başlarında son derece hızlı bir ilerleme sağlanmıştı.All along the front rapid progress was being made.
Belen ilçesine ulaşım karayolu ile sağlanmaktadır.The track is complete with handrail for safety.
Aynı zamanda ABD Meksika'da Carranza hariç tüm gruplara silah sağlanmasını yasaklamıştı.He has also called Cardinals games longer than anyone except Buck.
Tüm bunlar motor sürücü devresi sayesinde sağlanır.This is reached from Circular Drive.
Bu muhafaza, ağza suyun girmemesini sağlar.The bodyguard tells her not to go inside.
Bütün gelirin %30'u sanayiden sağlanır.30 percent is foreseen for industrial use.
Farklı yönlerimi keşfetmemi sağladı.He's letting me explore different aspects of myself.
Buranın mikrokliması son derece lezzetli, kaliteli meyve ve sebze yetiştirmeye olanak sağlamaktadır.An example of this might be the subjective quality of fine food and wine.
Süt bezinin çalışmasını etkileyerek süt salgılanmasını sağlar.She believed that drinking cow's milk is harmful.
Efsane:Sıvışma: Alt etmeler kalıcı sıvışma sağlar.Meaning/use: Love makes difficulties endurable.
Ülkede ticaretin gün geçtikçe büyümesi finansal tekniklerin gelişmesine katkı sağladı.The growth of trade in Greece led to the development of financial techniques.
Bu yeteneklerin etkisini artırır ve oyun ilerledikçe oyuncunun daha kabiliyetli olmasını sağlar.More difficult tests become available as the player progresses.
Bunun nedeni plazma fiziğinin nükleer füzyonun anlaşılması için gerekli temeli sağlamasıdır.In fact they will provide a good way for extracting the energy produced in the core of the plasma.
Arjantin'den Lionel Messi eşitliği yeniden sağladı: 1-1.Wales toured Argentina, drawing 1-1.
Bu uydu evrenin büyüme hızlanması oranını daha belirgin hale gelmesi sağlayacaktır.This has provided evidence that the expansion of the universe may be accelerating.
2009’da yenilenebilir rüzgâr enerjisi tüketilen elektriğin %6’sını sağlamıştır."Renewables made up half of net electricity capacity added last year".
Habersiz işten atılanların işe iadesi sağlanacaktır.Incompetent engineers get fired.
Oyuncu, çırak olarak galaksi üzerinde barışı sağlayan çeşitli görevlere gönderilir.Jaden is then dispatched on various peace-keeping missions across the galaxy.
Sağlık hizmetleri Yakupköy de bulunan Sağlık ocağı ile sağlanmaktadır.Emergency service is provided by a health aide.
Yerçekimi dalgalarının görelilik teorisi üzerine kurulmuş sağlam bir temeli vardır.Gravitational waves have a solid theoretical basis, founded upon the theory of relativity.
Bizanslılar birtakım diplomatik uygulamalarla kendilerine yarar sağladı.Byzantines availed themselves of a number of diplomatic practices.
Hakem formaları Diadora tarafından sağlanmaktadır.The trusteeship tasks are mandated by the testament.
Bu, orijinal görüntüyü değiştirmeden birden fazla düzenlemenin gerçekleştirilmesini sağlar.This allows multiple edits to be performed without altering the original image.
Günümüzde tarihi köprünün ayakları sağlam biçimde durmaktadır.The bridge's current deficiencies are linked to the past.
Bu kelime, sözün ahenkle icra edilmesini sağlayan kişi anlamında kullanılmıştır.It is used to make the person who is being spoken to in a higher position.
Bu istemci (kullanıcı) modüllerinin yüksek seviyeli soyutlama ile oluşturulmasına olanak sağlar.This allows the client (or user) modules to be created with a higher level of abstraction.
Toptancı tücarlar küçük tüccarlarla irtibatı sağlamak için uzun mesafeler katetmekteydiler.Large-scale ranchers hired mercenaries to lynch the small ranchers.
Bu, girişte bir büyütme m ile çıktıda bir görüntü oluşturulmasını sağlar.This ensures that an image of the input of formed at the output with a magnification m.
Ancak sigorta şirketinin sağladığı hizmetlerde meydana gelen kusurlardan acente sorumlu tutulmaz.Such insurance, however, is not effective for the insured entity.
Minimum maliyetle maksimum korumayı sağlayan çözüm belirlenir.Its main goal of securing a minimum wage.
Ulaşım stabilize yoldan sağlanmaktadır.The Tram is in operational condition.
Onlara göre söylevin amacı, ikna etmeyi sağlamaktır.His aim above all else was to ensure conviction.
1492 yılında Elhamra Kararnamesi ile Yahudilerin İspanya'dan ihraç edilmesini sağladı.In 1492 all Jews were expelled from Spain.
Enerji sağlar.Polat Enerji.
Ayrıca savunma kolaylıkları da sağlamaktadır.His defense is also commendable.
Belirsiz vakalarda BT taraması ilave bilgiler sağlayabilir.A CT scan can give additional information in indeterminate cases.
Bu da oyuncuların oyunda sürekli bir uğraşı olmasını sağlayan bir etkendir.The weather is also something the player must always bear in mind.
Sonrasında oluşan buharlaşma serinlik sağlar ve buna ürohidroz denir.The resulting evaporation provides cooling and is termed urohidrosis.
Oyunun popülerliği, onun popüler kültürde pek çok kez anılmasını sağladı.The game's popularity has led to several mentions in popular culture.
Ancak, onları birbirlerinden ayırmamızı sağlayan fazladan bir yapıları vardır.We could bring something out of each other to create something unique.
Ayrıca bataryaların geri dönüşümünü sağlamak da bir sorun olarak durmaktadır.The placement of the secondary battery also proved to be problematic.
Bu durum, önceki AltiVec'ler için tasarlanmış olan little-endian ana kartları ile uyumluluk sağlar.This allows for compatibility with little-endian motherboards that were designed prior to AltiVec.
Fakat Portekiz katılmamış, bu Letonya'nın katılmasını sağlamıştır.The Iron Division, however, did not leave Latvia.
BeyinDostu KSG askerinin koloni teknolojilerini tek başına öğrenmesini sağlar.A BrainPal allows a CDF soldier to operate colonial technology by thought alone.
İlçeye yeni yapılan köprü ulaşımda büyük kolaylık sağlamaktadır.Newly constructed roads have made access to the area very easy.
Ne var ki, bu gemiler uygulamada pek yarar sağlamıyordu.But in any case, the crews of working vessels did not trouble with such dainty ways.
Ancak her iki taraf da sınır ötesinde fetihlerde bulunsa da zamanla denge yeniden sağladı.Both sides did make conquests beyond the border, but in time the balance was almost always restored.
Carl'ın pilotluk eğitimi almasını sağlar.Post agreed to teach Pearl how to fly.
ATS birimlerinin bir kısmı bu hizmeti sağlar.Most PBS stations provide this service.
Bu su akışı, sulama sistemleri vasıtasıyla toprak ve suyun kontrol edilmesini sağlamıştır.This runoff allows for control of land and water through irrigation systems.
Farklı lensler farklı durumlarda uygunluk sağlar.Different rolls are more or less useful in different situations.
Köye ulaşımı sağlayan yol 4 adettir.The town is accessible by State Route 4.
Bu dergi genç şairlerle ve yazarlarla tanışmasını sağladı.This college had enlightened with a number of poets and writers.
Yine diplomasiyle Rusya ve Avusturya'nın yansızlığını sağladı.This was done with major diplomatic support from Russia and Austria.
Ancak asıl ününü atletizmde sağladı.This was real advertising for our beautiful sport.
Otobüs ve minibüs ile ulaşım sağlanmaktadır.It is also accessible by bus and minibus.
Üniversitede 5 fakülte bulunmakta ve geniş bilimsel alanlarda yüksek eğitim sağlanmaktadır.The University is organized into 5 schools and a university wide Research centre.
5 kemer büyük merdivene erişimi sağlar.There are fifteen steps leading up to the grand entrance.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod