Ana içeriğe geç
Sözlük

sağla ile cümle

sağla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.States have a positive duty to promote equality.
Ancak ateşlenmiş kapsüllerin daha kolay çıkarılıp yüklenebilmesini sağlamaktadır.Sloped bottoms allow for easier draining.
Aslında bu olay da iki grubun yakınlaşmasını ve üyelerinin arkadaş olmasını sağlamıştır.This results in making both friends and enemies among her colleagues.
Bu amaç ülkenin en iyi nükleer silahsızlanma politikasına sahip olmasını sağlamıştır.This had the potential to render Britain's nuclear deterrent ineffective.
Bu komut, kayıtlara ulaşım imkânı sağlamaktadır.Access to this link requires registration.
Sağlama kötüyse, yönlendirme düğüm paketi atar.If they get it right, they have to throw the correct ball to Chudd.
Elektrik sağlayan bir dizel jeneratör bulunur ve su kaynağı olarak kuyu suyu pompalanırdı.A diesel generator provided electricity, and well water was pumped in as the water supply.
Bu mekânlar yapılış amaçlarına uygun olmalı, kullanıcısına gerekli konfor düzeyini sağlamalıdır.Servers must be sized correctly in order to deliver adequate performance to end users.
Mürettebatın en kısa sürede ülkelerine dönmesi sağlanacaktır.The reduced crews would be repatriated at the earliest moment.
Hard Candy rock eleştirmenlerinden sağlam skorlar elde etti." ifadesini kullandı.Hard Candy scored solidly among rock critics."
Direksiyon, aracın yön değiştirmesini sağlayan bir alettir.A steering wheel is a wheel that turns to change the direction of a vehicle.
Golleriyle Bucaspor'a büyük katkı sağladı.Firm decisions make Bucknor a hit.
Onları ateşe verip evden dışarı çıkmalarını sağladım."He then staged the fire and ran out of the house.
Bu nedenle de düzenin kurulmasını sağlamaya çalıştılar.They therefore helped to stabilize the system.
Bizim sıcaklığın ; ısının iş değerinin ölçüsü olduğunu anlamamızı sağlar.It teaches us to recognize temperature as the measure of the work-value of heat.
Bu olay DSP'ye 1999 genel seçimlerine yaklaşılırken büyük bir itibar sağladı.The PSC performed particularly badly in the 1999 general election.
Geçimini hattatlıkla sağlardı.We lived provisionally.
Ancak KİT'lerin de büyümesi sağlandı.We also feel that we have grown.
Estonya hizmet sektörü işgücünün %60’ına istihdam sağlamaktadır.The Estonian service sector employs over 60% of workforce.
Sadece en küçük ve en iyi uyum sağlayanlar hayatta kaldı.Only the old and weak should be saved.
Bu niteliklerin kazandırılmasında eğitim, sadece bu sürecin biraz kısaltılmasını sağlayabilir.Degreasing them after preparation may provide a solution to this problem.
HULC, kalça ve diz eklemlerine güç desteği sağlar.The HULC provides power assistance at the hip and knee joint.
Akro Yoga fiziksel ve zihinsel sağlık yararları sağlayabilir.Yoga for physical and mental fitness.
Bazı telefon hizmetleri kullanıcıların internete uzaktan iletişim kurmalarını sağlar.Some telephone services allow users to interact with the internet remotely.
Büyük bir başarı sağlamış ve tam dört yıl sürmüştür.It was huge success and it run for two years.
2 gün sonra , 11 Kasım 1918’de taraflar arası ateşkes sağlandı.Three days later, on 11 November 1918, the armistice ended hostilities.
Binlerce insana istihdam sağlayan 100'den fazla işletmeye sahipti.They were able to care for over 100 horses.
Kuvvetli asitle birkaç dakika kaynatmak da aynı sonucu sağlar.The years that are written here is by the same reason very approximate.
Gruba para sağlayan kişi William Bell'dir.The person hired for this position was William Cable.
Augustus'un İmparatorlukta istikrarı sağlama uğraşlarının başarıya ulaştığını sembolize eder.Restoration efforts by the state of New York are underway and appear to be successful.
Karşı ülke için caydırıcılık sağlamaya çalışırlar.They are fighting in order to bring the state down.
2015'te açık erişim sağlandıktan sonra bu ismi almıştır.It obtained its current name in 2015 when it became open access.
Banka yıllık bütçesinin değiştirilmesi ve tasdik edilmesini sağlamak.The assembly must also accept or amend the Mayor's budget on an annual basis.
Bir yandan da ailesinin güvenliğini sağlamak zorundadır.. ^ FoxShe is also the mother to a human character, Fox.
İlçede istihdam sağlayıcı herhangi bir yatırım yoktur.The Investment Office does not directly invest in any stocks.
Merkezcil çekim kuvveti yerçekimiyle sağlanır, ayrıca bakınız iki cisim problemleri.The centripetal force is provided by gravity, see also two-body problem.
Bu muharebe Romalıların galibiyet sağlaması ile sonuçlanmıştır.This situation gives the DA an opportunity to prosecute his romantic rival.
Yavaş dönüşü muhtemelen, belirgin manyetik alanın olmamasını sağlar.The slow rotation might also account for the lack of a significant magnetic field.
Bu gizli çevrenin ortaya çıkmasını sağladıktan sonra ise Küba Füze Krizi çözülmüştür.Essence of Decision, Explaining the Cuban Missile Crisis.
Şehre gelen İtalyan tüccarlar, özellikle Floransalılar, şehrin bir ihracat merkezi olmasını sağladı.Western merchants especially Italians arrived to establish businesses in the major cities.
5. edisyondan beri birçok yazar kitabın revize edilmesine katkı sağlamaktadır.Several co-authors have helped revise the book since the fifth edition.
"Untouched", grubun ABD'de tanınmasını sağlayan teklidir.Kreviazuk aims to Mean Something in U.S. market.
Var olan problemlerin ana sebebini belirlemeyi sağlar.To discover the main cause of failure.
Baraj ayrıca Antalya'ya yıllık 11 hm³'lük içme suyu sağlamaktadır.The pipeline will also cross approximately 11 drinking water sources.
Seçim yasası değiştirilerek kadınların da oy kullanması sağlanır.The electoral reforms also allowed women to run for Parliament.
Fakat 1915 senesinde manastıra saldırılmıştır ve ancak kütüphanesi sağlam kalmıştır.However, in 1857, the temple was destroyed, and only Sutra Library was left.
Ancak tanınmasını sağlayan film hiç beklenmedik bir filmdi.Scoring for film kind of came up unexpectedly.
Stolon hifleri eşeysiz üremeyi sağlamak ile görevlidir.Esme is unsuccessful tending the farm alone.
Biševac daha sonra ilk on birdeki yerini sağlamlaştırdı.Busch would go on to finish tenth in the final standings.
Playford’un vaazları görüldüğü kadarıyla çok sayıda mühtedi sağladı.Playford’s preaching apparently resulted in a number of converts.
Konum bilgisi GPS alıcısı tarafından sağlanır.Orbital position information was provided by a GPS receiver.
Görevleri belli frekansların geçmesini belli frekansların ise söndürülmesini sağlamaktır.Certain species may thus avoid a need to make frequent stops along the way.
Köye ulaşımı sağlayan iki ayrı yolu vardır.There are two transport to reach the village.
Daha sınırlı anlamda ise spora çok fazla katkı sağlamış bireydir.Even today many people depend feel tightly connected to the sport.
Aralarında anlaşma sağlamak çok zor olurdu.It was difficult to find the boundary between them.
Sensörlerin, kişisel verileri paylaşması durumunda, anonimliği sağlaması gerekmektedir.Our relations with the general public should be characterized by personal anonymity.
Bu yargılama sona erince de onun bir suikastle öldürülmesini sağladı.In so doing he got away with near-murder.
Smith'e göre ücretler işçinin ve ailesinin geçimini sağlayacak düzeydedir.The biggest change might be the way city employees negotiate their pay and benefits.
Nikel metal hidrit pil hücresindeki şarj kontrolünü sağlar.Charge Sealed Nickel Metal Hydride Batteries.
Kuskusgiller sağlam yapılı vücutlu, orta büyüklükte hayvanlardır.Sphingid caterpillars are medium to large in size, with stout bodies.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sağla ile cümle - Sayfa 27 - sağla kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App