Ana içeriğe geç
Sözlük

sağla ile cümle

sağla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Gregory ve Goldfrapp birbirlerine uyum sağlayınca "Lovely Head" şarkısını yazıp kaydettiler.Gregory and Goldfrapp felt a mutual connection and subsequently wrote the track "Lovely Head".
Bu hizmet, üyelerin uluslararası ölçekte sunulan avantajlardan yararlanmalarını sağladı.Their international program assists members seeking opportunities in the lucrative global market.
Pankreastaki beta hücrelerinde, insülinin salınmasını sağlar.In beta cells of the pancreas, they provoke release of insulin.
Kariyerine İtalya'da başladı ama Almanya'da başarı sağladı.He began his career in Moscow, but had his greatest influence in London.
Şehrin hava ulaşımı Tanga Havalimanı ile sağlanır.The city is served by Tanga Airport.
İnşallah burada iyi oynayıp Kulübüme katkı sağlarım.I honestly feel I have the ability to play for your club.
Kimlik özelliği nesnelerin sayılabilir olmalarını sağlar.The property of identity allows objects to be counted.
Örneğin kara deliklerinin özelliklerini ölçülmesi için benzersiz bir yöntem sağlar.For example, they provide a unique method of measuring the properties of black holes.
İltica etmek isteyen Kübalılara çok büyük olanaklar sağlanıyor.Privileges which the Cubans appear to have abused.
Kısaltma İmi ( ˘ ): Harflerin kısa bir söyleyiş kazandırılarak telaffuzlarını sağlar.Summarization – Reduce number of words that someone must read.
İlk başlarda video konferansı sağlamak amacıyla tasarlanmıştır.Primarily designed for video conferences.
Yurt dışında yaşayan seçmenlerin randevu sistemi ile oy kullanmaları sağlanmıştır.Allow Israelis living abroad to vote.
MTV News’e göre Slayer’ın müziği death metalin ortaya çıkmasını sağlamıştır."Slayer's music was directly responsible for the rise of death metal," according to MTV News.
ABD Hükümeti her yıl dünya üzerinden 55.000 kişiye sürekli oturma vizesi sağlamaktadır.There are 55,000 visas available annually to eligible applicants from around the world.
Hâlâ daha sağlam bir çözümün gerekli olduğu açıktır.Still, it was clear that a more substantial solution would be required.
Pek çok üretici bu değişikliğe kolayca uyum sağlayabilmiştir.Many of the patrons were less than happy with this change.
Dolayısıyla ikisinin uyumunu sağlama gereksinimi yoktu.No one should disturb him during his sleep.
Öğrenmenin devamlılığını sağlamak için bağları devam ettirmeli ve beslemeliyiz.Maintaining and nurturing connections is needed to facilitate continual learning.
Buna ilaveten, bazı virüsler hücre genomuna entegre olup kararlı gen ifadesini sağlarlar.Furthermore, some viruses integrate into the cell genome facilitating stable expression.
Kaynak Kontrolü VSPackage kendi özelleştirilmiş kullanıcı arabirimini sağlayabilir.A Source Control VSPackage can provide its own customised user interface.
Rezistans-(R) plazmidleri, antibiyotik ve zehirlere karşı direnç sağlayan genler içerirler.Resistance (R) plasmids, which contain genes that provide resistance against antibiotics or poisons.
İnternete erişmek için İnternet erişim sağlayıcıları, çeşitli seçenekleri kullanıcılara sunmaktadır.Another issue is Internet service providers being compelled to identify users.
Robin Williams, Spielberg'ü kutlamak ve sette gereken ciddiyeti sağladığı için aramıştır.Robin Williams called Spielberg to cheer him up, given the profound lack of humor on the set.
Arpalı Köyü’ndeki kilise camiye çevrilmiş, çan kulesi ise hala sapa sağlam durmaktadır.The church was located to the south and its bell tower still remains.
Çocukların keşifler yapmaları sağlanmaktadır.It was being shown on Discovery Kids.
Projenin doğrudan 190.000 kişiye istihdam sağlaması beklenmektedir. ^It is expected that the project will create jobs for at least 190,000 people in the region.
Tüm bu kriterlerin sağlanmasına çalışılmalıdır.To be president, these criteria must be met.
Üretim yöntemlerinin basitleştirilmesini sağlar.This allows manufacture to be simplified to a degree.
Erkek nüfusunun azalması kadınların iş yaşamında daha etkin hale gelmesini sağladı.The shortage of men made it necessary for women to work outside the home.
Jericho, seyirciden özür ileyerek etkinliğin devam etmesini sağladı.Jericho issued an apology to the audience, enabling the event to resume.
Bu da birçok format ile uyumlu çalışmasına imkân sağlar.It rests conformably atop many formations.
Din polisi ise bu kuralların uygulanmasını sağlamakla görevli idi.The maritime police's mission is to enforce these rules.
Daha sonra da 1932’de onun dünya çapında tanınmasını sağlayan romanı Kleiner Mann, was nun?With the title originating from the 1932 book, Kleiner Mann, was nun?
Babaannesi onun keman dersleri almasını sağladı.His teacher advised him to take vocal lessons.
Ares V, ayrıca Mars'ta koloni kuracak insanlara ikmal maddesi sağlamada kullanılması planlanıyordu.Ares V was also planned to carry supplies for a human presence on Mars.
Şirketin finansmanı kurucuların ailelerinden alınan 150.000 dolarlık borçlarla sağlanmıştır.The company's original seed funding was $150,000 in loans from the founders' families.
Bu durum müziğin düzgün bir şekilde ilerlemesini sağlar.This allows the music to run smoothly.
Önkol için pronasyon hareketini pronator quadratus ve pronator teres kasları sağlar.In the forearm, this action is performed by pronator quadratus and pronator teres muscle.
Ayrıca geriye dönük uyumluluk sağlamak için düz metin ile birlikte, MIME e-postaları destekledi.It also supported MIME emails, along with plain text to allow for backwards compatibility.
Böylece, yasanın geçmesi için gereken çoğunluğu sağladı.It needed a majority to pass.
Daha güvenilir ve hızlı ulaşım sağlanmış oldu.These provide faster and safer travel.
Bu şekliyle şarkıların ses berraklığında olağanüstü bir artış sağlandı.And I think the sounds of the song sum that up in a very tangible way.
İnsanlar ve ülkeler arasında el değiştirerek ticari etkinliklerin yürütülmesini sağlar.This allows business decisions and activities coordinated locally.
Bu koşulları yerine getirme olanağı da, ilgili yerel mahkemelerce sağlanmaktadır.It remains to be seen whether the authorities will enforce this court order.
Tanınmasını sağlayan rol 7th Heaven tv dizisindeki Mary Camden ile oldu.She is known for her role as Annie Camden on the long-running television series 7th Heaven.
Böylece agregatlaşmanın ön aşamasını sağlar.That’ll be the first step towards me acclimatization.
Teknelerle ulaşım sağlanabilir.Some may travel by boat.
2006 yılında 15,000 turist tıbbi ihtiyaçlarla ülkeye gelerek 40 milyon dolar gelir sağlamışlardır .In 2006, 15,000 people came to Israel for medical treatment, bringing in $40 million in revenue.
Foleo, Bluetooth ve Wi-Fi yoluyla kablosuz erişim sağladı.The Foleo featured wireless access via Bluetooth and Wi-Fi.
Daha büyük ve daha aydınlık bir görüş sağladı.This gives the whole interior a lighter and brighter feel.
Cezayir 1 erkek 1 bayan sporcu ile katılım sağlamışlardır.Uganda participated with 1 athlete (1 woman).
Septoplasti, burun bölmesinin düzeltilmesini ya da güçlendirilmesini sağlayan bir ameliyattır.Rhinoplasty is a plastic surgery procedure to improve the appearance or function of the nose.
O dönemdeki uluslararası güvensizlik ortamında hükûmeti sağlamlaştırmak istemişti.During this period of international insecurity, he wanted to solidify the government.
İçme suyu ve sulama doğal kaynaklardan sağlanmaktadır.Aerial electrical supply and drinking water from local sources are provided.
Bakla ayrıca, hemoroid ve diğer kalınbağırsak sorunlarında da sağlığa yararlı etkiler sağlar.In addition, the reliance on salmon alone would cause health problems.
Karşılıklı doğrulama sağlanır.Understanding reciprocity.
Bu trenler büyük yerleşim yerleriyle olan ulaşımı sağlar.This train will connect important destinations in the country.
Uluslararası düzeyde üniversiteye giriş sağlayan bir diplomadır.To become internationally recognized university.
Olağanüstü performansı birçok Avrupa kulüplerinin talip olmasını sağladı.The strong overall performance led to the interest of several European clubs.
Hafta sonları çakmaktaşı satarak aile bütçesine katkı sağladı.This enabled him to contribute three marks each week to the family housekeeping budget.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod