sağlıklı ile cümle

sağlıklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Buradan, angiogenezin sağlıklı seviyeleri düzenleyebildiğini gösteriyor.(Laughter) And this speaks to the role of angiogenesis in regulating healthy set points.
Sağlıklı dişlerin nasıl olması gerektiğini görebiliyorum.I can see the image of how teeth should be.
Sağlıklı seçenek buydu, çünkü su içilecek kadar güvenli değildi.That was the healthy choice -- right -- because the water wasn't safe to drink.
Daha sağlıklıyız, hem fiziksel hem duygusal olarak.We're healthier, physically and emotionally.
Onlar bir manada diğer sağlıklı hücrelerin önünü açarlar.They'll kind of make way for other healthy cells.
'Sağlık hizmetimiz bizi sağlıklı kılar' isteği çok güçlü bir istek.This aspiration that our healthcare keep us healthy is an enormously powerful one.
Paylaşılan değerler sağlıklı ilişkiler kurmaya yarıyor mu?Does it maintain a healthy relationship in sharing values?
Saglikli olmak ve dolu dolu bir hayat yasamak istiyoruz.We want to be healthy and live a full life.
Bugün, Nelson Otwoma sağlıklı biri.Today, Nelson Otwoma is healthy.
Ve 90 yaşıma geldiğimde, mutlu ve sağlıklı olmak istiyorum.I want to be happy and healthy.
Kendimizi sağlıklı hissedebilmemiz için... ...okyanusun sağlıklı olması gereklidir.And it's only through having the ocean being healthy that we can remain healthy ourselves.
Birisi hastaydı, diğeri sağlıklıydı. Onların iyi beslendiklerinden emin olması gerekiyordu.One was sick and the other one was healthy, so he had to make sure they ate the proper food.
Büyüyüp, yetişkin bir fareye dönüştüğünde zayıf, kahverengi ve sağlıklı bir birey haline gelecektir.So it will be born and grow up to be an adult mouse that's thin, and brown, and healthy.
Sağlıklıdansa daha gerçekçi kişiler onlar.They're actually more realistic than healthy individuals.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.All of my beverages are packaged in plastic, even at the health food market.
Yani burada aşağıda, fakir ve hasta olanlar var Yukarıda ise zengin ve sağlıklı olanlarSo down here, is poor and sick, and up here is rich and healthy.
Batılı ülkeler zaman içinde daha da sağlıklı oluyorAnd eventually, the Western countries get healthier and healthier.
Batılı ülkeler daha sağlıklı ve zengin olma yolunda ilerliyorAnd, in spite of the Great Depression, western countries forge on towards greater wealth and health.
Artık herkesin zenginler-sağlıklılar köşesine ulaşması mümkün.It's fully possible that everyone can make it to the healthy-wealthy corner.
Daha sağlıklı myelin oluşturmak için beyniniz fazla B vitaminine ihtiyaç duyar.In order to make healthier vast myelin, your brain needs a lot of B vitamins.
K vitamini kan damarlarınızı ve kemiklerinizi sağlıklı tutar.Vitamin K keeps your blood vessels and bones healthy.
Güvenli, sağlıklı, besleyici gıda sistemlerine katkı koyan insanları kutlayalım.let us celebrate every person who is making a safe, healthy, nutritious food system possible.
Çünkü o kadar sağlıklı yaşamak beni öldürüyordu.Because living so healthily was killing me.
Ama ayrıca aşırı sağlıklı olduğumu öğrendim, ve o da sağlıksızdı.But I also learned that I was too healthy, and that was unhealthy.
Ama bence onların tekniklerini kullanabilir ve sağlıklı yiyeceklere uygulayabiliriz.But I think we can use their techniques and apply them to healthy food.
Ve beni daha sağlıklı bir insan yaptı.And it has made me a healthier person.
Adı "Ölesiye Sağlıklı."It's called "Drop Dead Healthy."
Ve 2010'da, sağlıklı bir bebekle ilk kez anneliği tattı.And in 2010, she became a first-time mother to a healthy baby.
Buradaki insanlar, dünya üzerindeki en uzun sağlıklı yaşam beklentisine sahip.It's a place where people have the longest disability-free life expectancy in the world.
Ortalama bir Amerikalıdan yaklaşık 7 sağlıklı yıl fazla yaşıyorlar.They live about seven good years longer than the average American.
Herkesin uzun ve sağlıklı yaşayacağını garanti edemeyiz.We can't guarantee that everybody will live a long and healthy life.
Bunun anlamı ise sağlıklı ve eğitimli daha fazla insan istiyoruz.And what that means is we want to have more people who are healthy and educated.
Ve onlar İsveç'ten devralıyorlar, ve şimdi onlar İsveç'ten daha sağlıklılar.And they are taking over Sweden, and they are now healthier than Sweden.
Çocuğunun sağlıklı olmasını istiyor, böylece pazara gidebilir evde kalmak zorunda olmaz.She wants her kid to be healthy, so she can go to the market and doesn't have to stay home.
Sağlıklı olmak güzeldir demek istiyorumI mean it's nice to be healthy
-- özellikle benim yaşımda -- burada durabilirsiniz, sağlıklısınız.-- at my age especially -- you can stand here, you're healthy.
Sadece sağlıklı iseniz...If you're just healthy...
Sağlıklı bir zihin ve çarpık vücudu tercih ederdim.I'd rather have a healthy mind and a warped body.
İlk oyun değiştiricimiz sağlıklı insanları koruma.Our first game-changer is prevention on healthy people.
Evet, sağlıklı insanları, sizin benim gibi sağlıklı insanları araştırdık.Yes, we study healthy people, healthy people like you and like me.
Buradaki 10.000 sağlıklı insandan biri olduğunuzu varsayın.Imagine that you are one of 10,000 healthy people here.
Sağlıklı Minnet & Büyük Veri]Healthy Gratitude & Massive Data.]
Peki, insanlığın yükselen, sağlıklı, eğitimli, üretken üç milyar üyesi bize ne getirebilir?So what could three billion rising, healthy, educated, productive members of humanity bring to us?
Sağlıklı daha uzun bir yaşama ne dersiniz?How about living longer with good health?
Bizi sağlıklı tutmak istiyordumI wanted to keep us healthy.
Sağlıklı ve uzun yaşamamızı istiyordum.I wanted us to live long and healthy lives.
Genlerimizin sağlıklı bir vücut ağırlığımız olup olmamasında da payı vardır.Genes also play a role in whether you have a healthy body weight.
Ancak bence başarısızlık sağlıklı bir şey.But I think it's a very healthy thing.
Günümüzde, Latin Amerika'da sağlıklı bir ülke bulmak için Küba'ya gitmemiz gerekmiyor.Today, we don't have to go to Cuba to find a healthy country in Latin America.
Cindy ve Marlon Bryce'in üçüncü olarak, sağlıklı bir şekilde doğmuştu.A healthy baby, the third boy for Cindy and Marlon Bryce.
Burnu tıkalı olsa da, Matthew bugün sağlıklı durumda.Despite a stuffy nose, Matthew is doing well today.
Eğer sağlıklı değilsem, hiçbir şey değilim.I'm nothing if not healthy.
O kadar korkmuştum ki sağlıklı düşünemiyordum.I was so scared I could hardly think.
Birinin şöyle dediğini duydum: bağırsakların kadar sağlıklısındır.I've heard somebody say that you're as healthy as your gut.
Tebrikler, çok sağlıklı.Not tears of loss or sadness.
Coğrafik bilgiler sizi sağlıklı yaparbilir mi?Can geographic information make you healthy?
Ve inanıyorum ki coğrafik bilgiler sizi de beni de çok sağlıklı yapabilir.And I believe that geographic information can make both you and me very healthy. Thank you.
Aileniz için bir ızgara biftekten, daha doyurucu ve sağlıklı ne olabilirdi ki?What could be easier, more filling or healthier for your family than broiling a steak?
Yeni ilaçlar onları sağlıklı tutuyordu.New drugs kept them healthy.
Bu, gençlerde ya da yetişkinlerde sağlıklı cinsel gelişmeyle sonuçlanamaz.And it can't result in healthy sexuality developing in young people or in adults.

İlgili Sayfalar