sağlık ile cümle

sağlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sağlıkevi vardır.Temas em Saúde.
Erkek hemşirelik eğitimi almış ve sağlık görevlisi olarak çeşitli hastanelerde çalışmıştır.Como médico psiquiatra, trabalhou em diversos hospitais.
"Giderine Sağlık!"."A saúde.
KHR'lerde en çok ele alınan konular sağlık ve güvenliktir.Os maiores focos de revolta estavam concentrados na Saúde e no Sacramento.
Daha sonra yerine Chris Wilson geldi ama o da 2005'te grubu sağlık problemleri yüzünden terketti.Em 2005, Joseph Smith deixou o grupo devido a problemas de saúde.
Sağlık ocağı ve sağlık evi yeni kurulmuştur.Onde foi construída a nova sede social.
Çalışma ortamında sağlık ve güvenlik kurallarına dikkat edilmesi şarttır.Pergunte ao profissional de saúde sobre o que é seguro no seu caso.
Atlıhisar'da bir ilköğretim okulu ve bir sağlık ocağı kamu hizmeti vermektedir.Ainda conta com um Polo Academia da Saúde e serviço de Vigilância Sanitária.
Sağlık ocağı ve okul yoktur.Águas Claras ainda não dispõe de hospital e escolas públicas.
Sağlık ocağı ve Sağlık evi yoktu.Não tinha asfalto e nem unidades de saúde.
Kurban yatağına yatar ve sağlıklı bir şekilde uykuya dalar.Het slachtoffer gaat naar bed en slaapt gezond.
Daha sonra 1947 yılında Roma'daki Istituto Superiore di Sanita'ya (Üstün Sağlık Enstitüsü) geçti.In 1947 vertrok hij naar het Istituto Superiore di Sanità (Superieur Instituut voor Gezondheid) in Rome.
Bölüm 6–8: Gerekli ekipmanların ve sağlık hizmetlerinin sağlanması ile 731.Divisie 6-8: Verantwoordelijk voor uitrusting, medische verzorging en administratie.
Sağlık ocağı).De Heilsoldaat).
Dünya Sağlık ÖrgütüWereldgezondheidsorganisatie
Yatarak uyumak atlar için daha sağlıklıdır.Daardoor is de slaapstand beter voor het milieu.
Sağlık sorunları bu kararlarda önemli rol oynadı.Gezondheidsproblemen speelden dus ook een rol in zijn beslissing.
Sağlıklarına özen gösteremezler.Ze zijn niet schadelijk voor de gezondheid.
Bu arada, Edda bir hastane laboratuvarında çalıştı ve bir sağlık teknisyeni olmayı umuyordu.Ze werkte in een laboratorium van een ziekenhuis en wilde technisch-medische assistente worden.
1948 - Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Birleşmiş Milletler'e bağlı olarak kuruldu.1948 - De Wereldgezondheidsorganisatie (WHO) wordt opgericht door de Verenigde Naties.
İsveçli Sağlık Fizikçisi Rolf Sievert tarafından isimlendirilmiştir.De sievert is genoemd naar de Zweedse medisch fysicus Rolf Sievert.
Son yıllarda ise Azerbaycan, din, kaplıca ve sağlık turizmi alanında popüler bir yer haline geldi.In de afgelopen jaren staat Azerbeidzjan ook bekend om haar religieuze, spa en gezondheidszorg toerisme.
Medscape, doktorlar ve sağlık çalışanları için bir internet kaynağıdır.Medscape is een website en online hulpmiddel voor dokters en medisch personeel.
Beş yıl sonra sağlık sorunları gerekçesiyle serbest bırakıldı.Vijf jaar later werd hem vanwege gezondheidsproblemen ontslag verleend.
Belde halkının huzur, esenlik, sağlık ve mutluluğu için gereken önlemleri almak.Zij wensen de mensen uit het dorp gezondheid, rijkdom en geluk.
Aynı zamanda sağlık ve küçük çocukların koruyucusudur.Tevens staat hij bekend als bewaker van de gezondheid van kleine kinderen.
Ayrıca hafta da bir gün aile doktoru sağlık evinde hizmet vermektedir.Eens in de paar weken doet de huisarts ook zelf dienst op de huisartsenpost.
Bu nedenle belli sağlık sorunları ortaya çıkarabilir.Op zijn beurt kan dit aanleiding geven tot gezondheidsproblemen.
Sağlık ocağı ve görevlisi mevcuttur.Ik en de verzorgingsstaat.
Kamuya ait sağlık merkezleri ile hastaneler ücretsiz hizmet sunmaktadır.In ziekenhuizen van de overheid is de zorg gratis.
Sağlık hizmetleri yok.Er zijn geen sanitaire voorzieningen.
Sağlık ile ilgili temel bilgiler verilir.Gezondheid - bevat informatie over de gezondheid.
1957 - Birleşik Krallık Başbakanı Anthony Eden, sağlık nedenleriyle istifa etti.De Britse minister-president Anthony Eden moest aftreden.
1961 yılında sağlık sorunları nedeni ile sahnelerden ayrıldı.In 1961 trok hij zich, officieel uit gezondheidsoverwegingen, terug van het toneel.
Son zamanlarında sağlık problemleri ciddiyetini artırdı.Intussen verergerden de gezondheidsproblemen.
Sağlık sorunları nedeniyle 1945'te emekliye ayrılan Henry F. Phillips, 1958 yılında vefat etti.Door gezondheidsproblemen ging Phillips in 1945 met pensioen.
Patecatl: Sağlık ve bereket tanrısı.Tot eer van God en welzijn van de mensen."
3 Şubat 2017 tarihinde Sağlık sorunları nedeniyle Adli kontrol şartıyla tahliye edildi. ^Op eerste kerstdag 2017 werd hij wegens gezondheidsklachten vervroegd vrijgelaten.
1950 yılında sağlık ocağı, hayvan pazarı kurulmuştur.In 1956 werd er een foeragehandel en winkel gevestigd.
Bir başka sağlık sorunu ise Anemidir.Een ander gezondheidsaspect is cariës.
ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı.Dit is een tak van de U.S. Department of Health and Human Services.
Sağlık evi başka amaçlarla kullanılmaktadır.Het gebouw werd dan voor andere doeleinden gebruikt.
2004 yılında sağlık sorunları sebebiyle siyaseti bıraktı.In 2003 nam hij vanwege gezondheidsproblemen afscheid van de politiek.
Saglıkocagı var da biz niye bilmiyoruz.Waarom hij schikte is onbekend.
Altı aylık sağlıklı erzak da güvertede duruyordu.Er was een voedselvoorraad aan boord voor drie jaar.
1992 - Dünya Sağlık Örgütü (WHO), eşcinselliği akıl hastalıkları listesinden çıkardı.Zonder datum De Wereldgezondheidsorganisatie haalt homoseksualiteit van de lijst van ziektes.
Bu sayede sağlıklı hücrelerin zarar görmesi büyük bir ölçüde önlenmiş olur.Het spreekt voor zich dat hierdoor de sneldelende cellen als zwaarst zullen zijn beschadigd.
Sağlık ocağı var fakat kullanılmamaktadır.Een gilet mag, maar hoeft niet.
22 Ocak - Yüksek Sağlık Şurası, Türkiye'de "Tüp bebek" yolu ile evlat sahibi olunabileceği kararına vardı.22 - De "Wet op de aanneming van een kind" maakt in België adoptie van minderjarigen mogelijk.
Sağlık ocağı vardır sağlık görevlisi yoktur.De bedieningslaag heeft geen veiligheidsfuncie.
Yavrulama yaptırılacak kuşların aktif ve sağlıklı oldukları belirlenmelidir.De vogeltjes zijn vrij teer en ze moeten goed geacclimatiseerd worden.
Sağlık ocağı .Drostenhuis.
Sağlık ocağı ve sağlıkevi faaliyettedir.Beweging in en rond de gezondheidszorg.
Sağlık ocağı yoktur ancak sağlıkevi vardır.Hij is niet in levensgevaar, maar heeft wel verzorging nodig.
1947 yılında sağlık durumu kötü olmuştu.In 1999 verslechterde zijn gezondheid.
Bütün köylüyü sağlık muayenesinden geçirdiler.Ook de omliggende gemeenten kregen ieder hun gezondheidsdienst.
Kadınların sağlık kontrolü düzenlidir.Er heerst een vrouwenoverschot.
Sağlık sorunları nedeniyle 1958'de görevinden istifa etti.In 1958 legde hij om gezondheidsredenen zijn ambten neer.
Gelus "Misa oldukça sağlıklı görünüyor.La'Myia Good als Jammer.
Son senelerde maliyeti, ve sağlık bakımından tercih edilmeye başlanmıştır.Het begrip welzijn wordt gebruikt in plaats van het vroegere veiligheid en gezondheid.
İlgili Sayfalar