sağır ile cümle
sağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ton sağırı insanlar, artık burada değiller.Die ohne Gehör sind nicht mehr hier.
Ton sağırı insanlar, artık burada değiller.음치는 뺀다고 해도
Ton sağırı insanlar, artık burada değiller.Le persone senza orecchio, quelle non sono più qui.
Ton sağırı insanlar, artık burada değiller.Lidi bez hudebního sluchu už odsud zmizeli.
Ton sağırı insanlar, artık burada değiller.Los que no tienen oído, ya no están aquí.
Ton sağırı insanlar, artık burada değiller.Ľudia bez sluchu tu už nie sú.
Ton sağırı insanlar, artık burada değiller.Ludzie bez słuchu nie istnieją.
Ton sağırı insanlar, artık burada değiller.Oamenii fără ureche muzicală nu mai sunt aici.
Ton sağırı insanlar, artık burada değiller.Ở đây tôi không tính những người "mù nhạc" nữa
Ton sağırı insanlar, artık burada değiller.Orang yang tuli-nada sudah tak ada lagi di sini.
Ton sağırı insanlar, artık burada değiller.Οι μουσικά κουφοί άνθρωποι, δεν είναι πλέον εδώ.
Ton sağırı insanlar, artık burada değiller.А людей, не обладающих слухом, в этом зале больше нет.
Ton sağırı insanlar, artık burada değiller.А людей, у яких немає слуху, серед нас узагалі немає.
Ton sağırı insanlar, artık burada değiller.Хората без слух ги няма вече.
Ton sağırı insanlar, artık burada değiller.את חירשי-הצלילים כבר מחקנו.
Ton sağırı insanlar, artık burada değiller.إذاً لم يعد هنا من لايملك أُذناً موسيقية ..
Ton sağırı insanlar, artık burada değiller.しかし、ここにいる三つのグループの人たちだけでも、互いにかけ離れている
Tybalt, barış için sağır Of asi dalak ile ateşkes, ama bu değil miydi o yatırırKan niet wapenstilstand te nemen met de weerbarstige milt van Tybalt, doof voor vrede, maar dat hij kantelt
Tybalt, barış için sağır Of asi dalak ile ateşkes, ama bu değil miydi o yatırır평화 귀머거리 티볼트가의 휘어 잡을 수없는 비장과 휴전 협정을하지만 그는 없습니다 라네
Tybalt, barış için sağır Of asi dalak ile ateşkes, ama bu değil miydi o yatırırKunde inte ta vapenvila med den oregerliga mjälten från Tybalt, döv för fred, men att han lutar
Tybalt, barış için sağır Of asi dalak ile ateşkes, ama bu değil miydi o yatırırKunne ikke tage våbenhvile med den uregerlige milt fra Tybalt, døve til fred, men at han kan vippes
Tybalt, barış için sağır Of asi dalak ile ateşkes, ama bu değil miydi o yatırırNão foi possível tomar trégua com os rebeldes do baço Tybalt, surdo para a paz, mas que ele se inclina
Tybalt, barış için sağır Of asi dalak ile ateşkes, ama bu değil miydi o yatırırNedá sa prímerie s neovládateľný slezina Tybalt, hluchý k mieru, ale že sa nakloní
Tybalt, barış için sağır Of asi dalak ile ateşkes, ama bu değil miydi o yatırırNelze se příměří s neovladatelný slezina Tybalt, hluchý k míru, ale že se nakloní
Tybalt, barış için sağır Of asi dalak ile ateşkes, ama bu değil miydi o yatırırNem lehet hogy fegyverszünetet a rakoncátlan lép Of Tybalt, süket a békét, hanem, hogy ő dönti
Tybalt, barış için sağır Of asi dalak ile ateşkes, ama bu değil miydi o yatırırNe morem sprejeti premirje z neposlušne vranico Of Tybalt, gluh k miru, ampak da je nagiba
Tybalt, barış için sağır Of asi dalak ile ateşkes, ama bu değil miydi o yatırırNe pouvait pas prendre trêve avec la rate indisciplinés de Tybalt, sourd à la paix, mais qu'il s'incline
Tybalt, barış için sağır Of asi dalak ile ateşkes, ama bu değil miydi o yatırırNie można przyjąć rozejm z niesfornych śledziony Tybalt, głusi na pokój, ale on przechyla
Tybalt, barış için sağır Of asi dalak ile ateşkes, ama bu değil miydi o yatırırNon poteva prendere tregua con la milza indisciplinati di Tebaldo, sordo alla pace, ma che egli inclina
Tybalt, barış için sağır Of asi dalak ile ateşkes, ama bu değil miydi o yatırırNo se pudo tener tregua con los rebeldes del bazo de Teobaldo, sordos a la paz, sino que se inclina
Tybalt, barış için sağır Of asi dalak ile ateşkes, ama bu değil miydi o yatırırNu putea lua armistiţiu cu splina nesupus de Tybalt, surzi la pace, dar că el prelate
Tybalt, barış için sağır Of asi dalak ile ateşkes, ama bu değil miydi o yatırırVoinut ottaa aselevon kuriton perna Tybalt, kuuro rauhaan, mutta että hän kallistuu
Tybalt, barış için sağır Of asi dalak ile ateşkes, ama bu değil miydi o yatırırΔεν θα μπορούσε να πάρει εκεχειρία με το απείθαρχο σπλήνα Tybalt, κουφός για την ειρήνη, αλλά ότι κλίνει
Tybalt, barış için sağır Of asi dalak ile ateşkes, ama bu değil miydi o yatırırНе удается принять перемирие с непокорными селезенки Тибальта, глухих к миру, но что он наклоны
Tybalt, barış için sağır Of asi dalak ile ateşkes, ama bu değil miydi o yatırırС непокорен Меланхолията на Тибалт, глухи за мир не може да вземе примирие, но че той се накланя
Tybalt, barış için sağır Of asi dalak ile ateşkes, ama bu değil miydi o yatırırלא ניתן לקחת הפסקת אש עם הטחול פרוע של Tybalt, חירש לשלום, אבל הוא נוטה
Tybalt, barış için sağır Of asi dalak ile ateşkes, ama bu değil miydi o yatırırلا يمكن أن تأخذ هدنة مع المشاغبين من Tybalt الطحال ، والصم للسلام ، ولكنه يميل
Tybalt, barış için sağır Of asi dalak ile ateşkes, ama bu değil miydi o yatırır大胆なマーキューシオの乳房鋭いまなざし鋼と、、すべてのように熱いが、ポイントに致命的なポイントを回す、
Ve bir de çok küçük bir grup vardır. Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır.Dan is er een hele kleine groep mensen die denken dat ze toondoof zijn.
Ve bir de çok küçük bir grup vardır. Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır.Pak je tu ještě malá skupinka lidí, kteří tvrdí, že vůbec nemají hudební sluch.
Ve bir de çok küçük bir grup vardır. Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır.Sedan finns där en mycket liten grupp, som består av de människor som tror att de är tondöva.
Ve bir de çok küçük bir grup vardır. Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır.И ещё есть одна небольшая группа — люди, которые считают, что у них просто нет слуха.
Ve kimsenin ton sağırı olmadığını fark ettiniz değil mi?Aţi observat că nimănui nu-i lipsește urechea muzicală, nu?
Ve kimsenin ton sağırı olmadığını fark ettiniz değil mi?Avete visto che tutti hanno orecchio, vero?
Ve kimsenin ton sağırı olmadığını fark ettiniz değil mi?A všimnite si, že nikto nie je bez sluchu.
Ve kimsenin ton sağırı olmadığını fark ettiniz değil mi?Bạn đã công nhận là không ai bị mù nhạc chứ?
Ve kimsenin ton sağırı olmadığını fark ettiniz değil mi?Feltünt, hogy senki sem botfülű, ugye?
Ve kimsenin ton sağırı olmadığını fark ettiniz değil mi? Kimse değil.Is het je opgevallen dat niemand toondoof is?
Ve kimsenin ton sağırı olmadığını fark ettiniz değil mi? Kimse değil.음치가 없다는 걸 아시겠죠? 음치는 없습니다.
Ve kimsenin ton sağırı olmadığını fark ettiniz değil mi? Kimse değil.Vous remarquez que tout le monde a l'oreille musicale.
Ve kimsenin ton sağırı olmadığını fark ettiniz değil mi? Kimse değil.Všímáte si, že opravdu všichni máme hudební sluch?
Ve kimsenin ton sağırı olmadığını fark ettiniz değil mi? Kimse değil.Widzicie, że nie ma osób bez słuchu?
Ve kimsenin ton sağırı olmadığını fark ettiniz değil mi? Kimse değil.Και προσέξατε πως κανείς δεν είναι μουσικά κουφός, σωστά; Κανείς δεν είναι.
Ve kimsenin ton sağırı olmadığını fark ettiniz değil mi? Kimse değil.Ну и как, остались тут ещё люди без слуха?
Ve kimsenin ton sağırı olmadığını fark ettiniz değil mi? Kimse değil.שמתם לב שאיש איננו חירש-צלילים? אף לא אחד.
Ve kimsenin ton sağırı olmadığını fark ettiniz değil mi? Kimse değil.قد لاحظتم أن الجميع يملك أذنا موسيقية , صحيح ؟ لاحد ليس كذلك .
Ve kimsenin ton sağırı olmadığını fark ettiniz değil mi? Kimse değil.バングラデシュの村から
Ve kimsenin ton sağırı olmadığını fark ettiniz değil mi?Læg mærke til, at ingen er tonedøve, ikke?
Ve kimsenin ton sağırı olmadığını fark ettiniz değil mi?Ninguém.
Ve kimsenin ton sağırı olmadığını fark ettiniz değil mi?Och ni la märke till att ingen är tondöv, inte sant?