sağır ile cümle

sağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İşitme zorluğu sağır ve işitme engelli kişileri ifade eder..الأشخاص ‎ذوو الإعاقة السمعية هم صم أو ضعيفو السمع.
Kimse ton sağırı değildir.Chả ai bị như vậy cả.
Kimse ton sağırı değildir.Ingen är tondöv.
Kimse ton sağırı değildir.Ingen er tonedøve.
Kimse ton sağırı değildir.Jeder hat ein musikalisches Gehör.
Kimse ton sağırı değildir.Každý má hudební sluch.
Kimse ton sağırı değildir.Každý má sluch.
Kimse ton sağırı değildir.Niemand is toondoof.
Kimse ton sağırı değildir.Senki sem az.
Kimse ton sağırı değildir.Tak ada orang yang tuli-nada.
Kimse ton sağırı değildir.Todos lo tenemos.
Kimse ton sağırı değildir.Todos temos ouvido para a música.
Kimse ton sağırı değildir.Κανείς δεν είναι μουσικά κουφός.
Kimse ton sağırı değildir.Всеки има слух.
Kimse ton sağırı değildir.בעצם אי-אפשר להיות חירש לצלילים. אין דבר כזה.
Körler ve sağırlar için ilk okulun Fransa'da açıldığını biliyor muydunuz?여러분 혹시 알고 계신가요? 앞을 못보거나 듣는 못하는 장애인들을 위해 처음으로 학교를 연 나라가 프랑스라는 것을요.
Körler ve sağırlar için ilk okulun Fransa'da açıldığını biliyor muydunuz?¿Sabían que fue en Francia donde fundaron las primeras escuelas para los ciegos y los sordos?
Körler ve sağırlar için ilk okulun Fransa'da açıldığını biliyor muydunuz?Sapete che è in Francia che sono stati scolarizzati per la prima volta i ciechi e i sordi?
Körler ve sağırlar için ilk okulun Fransa'da açıldığını biliyor muydunuz?Știați că în Franța au fost școlarizați pentru prima oară nevăzătorii și surzii?
Körler ve sağırlar için ilk okulun Fransa'da açıldığını biliyor muydunuz?Vous saviez que c'est en France qu'ont été scolarisés pour la première fois les aveugles et les sourds ?
Körler ve sağırlar için ilk okulun Fransa'da açıldığını biliyor muydunuz?Wisten jullie dat het in Frankrijk was dat voor het eerst onderwijs werd gegeven aan blinden en doven?
Kulağı sağır eden çığlıklar bir saldırıyı zamanlarChúng đồng loạt kêu the thé để bắt đầu cuộc tấn công.
Kulağı sağır eden çığlıklar bir saldırıyı zamanlarPronikavé výkřiky synchronizují akci.
Kulağı sağır eden çığlıklar bir saldırıyı zamanlarŢipete ascuţite sincronizează atacul.
Kulağı sağır eden çığlıklar bir saldırıyı zamanlarΟι διαπεραστικές κραυγές συγχρονίζουν την επίθεση.
Kulağı sağır eden çığlıklar bir saldırıyı zamanlarקריאות חדות מתאמות .את ההסתערות
Kulağı sağır eden çığlıklar bir saldırıyı zamanlarتزامن النداءات الثاقبة تعني الهجوم
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.헤드폰에 관한 3번째 문제는 귀먹음입니다 -- 청력 장애를 유도하는 소음 --
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.A harmadik probléma a fülhallgatókkal: a siketség -- a zaj okozta hallászavarok.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.A treia problemă cu căştile e aceasta: surzire- tulburare auditivă provocată de zgomot.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Das dritte Problem mit den Kopfhörern ist die Taubheit - lärmbedingte Schwerhörigkeit.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Det tredje problem med hovedtelefoner er dette: døvhed -- larm foranlediget høre forstyrrelse.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.El tercer problema con los auriculares es este: la sordera: trastornos auditivos a causa del ruido.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Het derde probleem met koptelefoons is dit: doofheid -- lawaai-geïnduceerde gehoorstoornissen.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Il terzo problema degli auricolari è questo: sordità - disturbo dell'udito causato dal rumore.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Le troisième problème avec les écouteurs est ceci : la surdité -- le déficit auditif induit par le bruit.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Masalah ketiga dengan headphone adalah: tuli -- gangguan pendengaran akibat kebisingan.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.O terceiro problema com os headphones é este: surdez -- perda auditiva induzida por ruído.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Tretím problémom so slúchadlami je tento: hluchota - hlukom spôsobená porucha sluchu.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Třetí problém se sluchátky je: hluchota -- hlukem způsobená porucha sluchu.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Trzeci problem to głuchota spowodowana hałasem.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Το τρίτο πρόβλημα με τα ακουστικά είναι αυτό: κώφωση-- Διαταραχή ακοής που προκαλείται από θορύβους.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Третият проблем със слушалките е този: глухота -- слухово разстройство, предизвикано от шума.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Третья проблема наушников вот в чём: глухота — это вызванное шумом нарушение слуха.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.Третя проблема з навушниками - це глухота, тобто порушення слуху, викликане шумом.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.הבעיה השלישית עם אוזניות היא זו: חירשות -- הפרעת-שמיעה כתוצאה מרעש.
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.والمشكلة الثالثة مع سمعات الاذن هي " الصم " ان ارتفاع الضوضاء تزيد من اضطرابات السمع
Kulaklıklarla ilgili üçüncü problem ise : sağırlık -- gürültü bazlı duyma bozukluğu.騒音性難聴 1千万人ものアメリカ人がなんらかの理由でこの障害を抱えてます
Lütfen onu kulakları sağır eden bir alkış ile karşılayalım.Accueillez-la sous un tonnerre d'applaudissements.
Lütfen onu kulakları sağır eden bir alkış ile karşılayalım.Begroet haar alsjeblieft met een geweldige applaus.
Lütfen onu kulakları sağır eden bir alkış ile karşılayalım.Bitte begrüsst sie mit einem großen Applaus!
Lütfen onu kulakları sağır eden bir alkış ile karşılayalım.Kérem, hogy hatalmas tapssal üdvözöljétek!
Lütfen onu kulakları sağır eden bir alkış ile karşılayalım.사정없이 박수로 맞아주십시오.
Lütfen onu kulakları sağır eden bir alkış ile karşılayalım.Olkaa hyvät tervehtikää häntä suurilla aploodeilla.
Lütfen onu kulakları sağır eden bir alkış ile karşılayalım.Perfavore accoglietela con un grande applauso.
Lütfen onu kulakları sağır eden bir alkış ile karşılayalım.Primiti-o cu multe aplauze.
Lütfen onu kulakları sağır eden bir alkış ile karşılayalım.Prosím pozdravte jí hromovým potleskem.
Lütfen onu kulakları sağır eden bir alkış ile karşılayalım.Prosím, privítajte ju s potleskom.
Lütfen onu kulakları sağır eden bir alkış ile karşılayalım.Proszę powitajcie ją burzą oklasków!
Lütfen onu kulakları sağır eden bir alkış ile karşılayalım.Silahkan sapa dia dengan tepukan meriah.

İlgili Sayfalar