saçmalık ile cümle
saçmalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Dinler buna "Saçmalık.Religie na to: "Nonsens.
Dinler buna "Saçmalık.Religies zeggen: "Nonsens.
Dinler buna "Saçmalık.Religije pa pravijo: "Nesmisel.
Dinler buna "Saçmalık.Religionen sagen: "Quatsch.
Dinler buna "Saçmalık.Religionen säger:" Skitsnack.
Dinler buna "Saçmalık.Religioner siger, "Sludder.
Dinler buna "Saçmalık.Tôn giáo thì nói rằng, "Vô lý.
Dinler buna "Saçmalık.Οι θρησκείες λένε: "Ανοησίες.
Dinler buna "Saçmalık.Религии нам скажут: "Вздор.
Dinler buna "Saçmalık.Религиите казват: "Глупости.
Dinler buna "Saçmalık.Релігії заперечують: "Дурниці.
Dinler buna "Saçmalık.הדתות אומרות, "שטויות.
Dinler buna "Saçmalık.بينما في الدين ,"ذلك لا معنى له .
Dinler buna "Saçmalık.「教えを日に10遍繰り返す必要がある
"Diyorum!" Dedi. "Ama bu saçmalıktır."내가 무슨 말을!"고 말했다. "하지만 이것은 터무니없는 소리입니다.
"Diyorum!" Dedi. "Ama bu saçmalıktır.واضاف "اقول!" قال. واضاف "لكن هذا هراء.
"Diyorum!" Dedi. "Ama bu saçmalıktır.これは、いくつかのトリックです。"
Dünya sürekli bu saçmalıklara sahne oluyor.Như vậy, tính điên rồ đang xảy ra trên thế giới
Dünya sürekli bu saçmalıklara sahne oluyor.Solche Verrücktheit geschieht in der Welt:
Dünya sürekli bu saçmalıklara sahne oluyor.Una simile follia predomina nel mondo:
Dünya sürekli bu saçmalıklara sahne oluyor.هكذا جنون يحصل في العالم:
Eğer gideceğimiz yer buysa, benim vaktimi harcıyorsun. Bunların hepsi saçmalık.Če želiš iti dalje v tej smeri, potem zapravljaš moj čas.
Eğer gideceğimiz yer buysa, benim vaktimi harcıyorsun. Bunların hepsi saçmalık.Se questo è dove vuoi arrivare stai perdendo il mio tempo, sono tutte stronzate.
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. ''Bem, eu nunca ouvi isso antes ", disse a Falsa Tartaruga," mas soa incomum um absurdo. "
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. 'Be ', non l'ho mai sentito prima,' ha detto che la Finta Tartaruga, 'ma sembra raro nonsense '.
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. '"Bueno, nunca he oído antes", dijo la Falsa Tortuga-, pero suena raro sin sentido. "
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. '"Cóż, nigdy nie słyszał, powiedział Mock Turtle," ale to brzmi niezbyt często nonsens. "
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. '"Eh bien, je n'ai jamais entendu parler avant," dit la Tortue, "mais il semble rare non-sens. "
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. '"Ei bine, n-am auzit-o înainte," a spus Turtle Mock; "dar se pare mai puţin frecvente prostii. "
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. 'Ja, jag har aldrig hört det tidigare, sade Mock Turtle, "men det låter ovanligt nonsens. "
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. ''음, 전에 들어본 적이'모의 거북했다; '하지만 흔히 소리 말도 안돼.
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. '"Nå, jeg har aldrig hørt det før," sagde den forlorne skildpadde, "men det lyder ualmindeligt nonsens. "
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. '"No, já ji ještě nikdy neslyšeli," řekl Mock želva, "ale zní to neobvyklé nesmysl. "
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. '"No, ja ju ešte nikdy nepočuli," povedal Mock korytnačka, "ale znie to nezvyčajné nezmysel. "
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. '"No, jaz nikoli slišali," je dejal Mock Turtle, "vendar se sliši občasni nesmisel. "
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. '"Nos, én soha nem hallottam," mondta az Ál-Teknõc, "de úgy hangzik, ritka, ostobaság. "
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. ''Nou, ik het nog nooit gehoord,' zei de Mock Turtle, 'maar het klinkt ongewoon onzin. "
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. '"Vâng, tôi không bao giờ nghe nó trước khi" rùa Mock, nhưng nó âm thanh phổ biến vô nghĩa. '
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. '"Yah, aku pernah mendengar itu sebelumnya," kata Turtle Mock, "tapi kedengarannya jarang omong kosong. "
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. '"Λοιπόν, ποτέ δεν άκουσα πριν," είπε ο Mock Turtle? ", Αλλά ακούγεται ασυνήθιστο ανοησίες. "
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. '"Е, никога не съм го чул преди," каза Mock Turtle; ", но това звучи необичайно глупост. "
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. '"Ну, я никогда не слышал ее раньше, сказал Мок Черепаха;", но это звучит необычного вздор.
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. '"Ну, я ніколи не чув її раніше, сказав Мок Черепаха;", але це звучить незвичайного дурниця.
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. '"ובכן, אני אף פעם לא שמעתי את זה קודם," אמר הצב מוק, "אבל זה נשמע נדיר שטויות. "
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. '"حسنا ، لم أكن سمعت به من قبل ،" قال السلحفاة ؛ 'ولكن يبدو من غير المألوف هراء ".
'Eh, ben daha önce hiç duymadım' dedi Sahte Kaplumbağa 'ama nadir sesleri saçmalık. 'ナンセンス。" アリスは何も言わず、彼女は次の場合に疑問に、彼女の手で彼女の顔に座っていた
Etrafta santimetre kalmadığı için buhrana girdik diyorlar, veya dolar kalmadığı için. Bunlar hep saçmalık.Поражда се депресия поради липсата на сантиметри или долари.
Fakat hayvanlarin daha az zeki olduklari için aci çekmedigini söylemek saçmalik.Dar este un nonsens sa afirmi ca animalele nu sufera pentru ca au un grad de inteligenta mai mic.
Fakat hayvanlarin daha az zeki olduklari için aci çekmedigini söylemek saçmalik.De értelmetlen azt mondani, hogy az állatok nem szenvednek, mert alacsonyabb az intelligenciaszintjük.
Fakat hayvanlarin daha az zeki olduklari için aci çekmedigini söylemek saçmalik.Ma non ha alcun senso dire che gli animali non soffrono perché hanno un'intelligenza inferiore alla nostra.
Fakat hayvanlarin daha az zeki olduklari için aci çekmedigini söylemek saçmalik.Men det är nonsens att säga att djuren inte lider för att de har en lägre grad av intelligens.
Fakat hayvanlarin daha az zeki olduklari için aci çekmedigini söylemek saçmalik.אך אלו הם שטויות לטעון שבעלי החיים לא סובלים .מפני שהם ברמת אינטיליגנציה נחותה משלנו
Fakat hayvanların daha az zeki oldukları için acı çekmediğini söylemek saçmalık.Dar este un nonsens sa afirmi ca animalele nu sufera pentru ca au un grad de inteligenta mai mic.
Fakat hayvanların daha az zeki oldukları için acı çekmediğini söylemek saçmalık.De értelmetlen azt mondani, hogy az állatok nem szenvednek, mert alacsonyabb az intelligenciaszintjük.
Fakat hayvanların daha az zeki oldukları için acı çekmediğini söylemek saçmalık.Es una estupidez afirmar que los animales no sufren porque son menos inteligentes.
Fakat hayvanların daha az zeki oldukları için acı çekmediğini söylemek saçmalık.Men det är nonsens att säga att djuren inte lider för att de har en lägre grad av intelligens.
Fakat hayvanların daha az zeki oldukları için acı çekmediğini söylemek saçmalık.Toda neumno je trditi, da živali ne trpijo, ker imajo nižjo vrsto inteligence.
Fakat hayvanların daha az zeki oldukları için acı çekmediğini söylemek saçmalık.Но это не имеет смысла к скажите что животные не страдайте, потому что они имеют более низкий заказ разведки.
Fakat hayvanların daha az zeki oldukları için acı çekmediğini söylemek saçmalık.אך אלו הם שטויות לטעון שבעלי החיים לא סובלים מפני שהם ברמת אינטיליגנציה נחותה משלנו.
- Fikrini soran olmadı, tamam mı? - Saçmalık.- Det skiter jag i.