saçmalık ile cümle
saçmalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
- Clarice, Lütfen! - Bunlar saçmalık, kardeşim.-E' una sciocchezza, non essere sciocca, sorella.
- Clarice, Lütfen! - Bunlar saçmalık, kardeşim.- Αυτές είναι ανοησίες, αδελφή.
Çocuk, "Bana verdikleri küçük kitaplardaki saçmalıklar" dedi.A on: "Czytanie to te bzdury w książeczkach, które daje mi Pani.
Çocuk, "Bana verdikleri küçük kitaplardaki saçmalıklar" dedi.El dijo, "Bueno, leer es esa basura que me dieron en pequeños libros para leer.
Çocuk, "Bana verdikleri küçük kitaplardaki saçmalıklar" dedi.El răspunde, "Păi, a citi este ce îmi dau ei în cărți mici să citesc.
Çocuk, "Bana verdikleri küçük kitaplardaki saçmalıklar" dedi.Il répondit: "Lire, c'est le truc pourri qu'ils me donnent à lire dans des petits livres.
Çocuk, "Bana verdikleri küçük kitaplardaki saçmalıklar" dedi.아이는 "음, 읽기란 어른들이 자그마한 책들에 쓰여진 무언가를
Çocuk, "Bana verdikleri küçük kitaplardaki saçmalıklar" dedi.И он ответил: "Чтение — это всякий хлам, который нам дают в таких маленьких книжечках.
Çocuk, "Bana verdikleri küçük kitaplardaki saçmalıklar" dedi.Той отвърна, "Ами четенето е този боклук, който ми дават да чета от малки книги.
Çocuk, "Bana verdikleri küçük kitaplardaki saçmalıklar" dedi.והוא אמר, "ובכן, קריאה זה הזבל הזה שהם נותנים לי בספרים קטנים לקרוא.
Çocuk, "Bana verdikleri küçük kitaplardaki saçmalıklar" dedi.فقال "القراءة هي تلك الاشياء التافهه الموجودة في كتب المدرسة الصغيرة التي يجب ان اقرائها
Çocuk, "Bana verdikleri küçük kitaplardaki saçmalıklar" dedi.いみがないから やりたくないんだ でもこっちは
Çok sıkıcı bir saçmalıktı ama çok memnunum ki ailem beni zorlamayı kesmedi.Było to nudne gówno, ale jestem bardzo się cieszę, że rodzice nie przestali mnie zmuszać.
Çok sıkıcı bir saçmalıktı ama çok memnunum ki ailem beni zorlamayı kesmedi.Bylo to zatraceně nudné, ale jsem opravdu vděčný, že mě nepřestali nutit.
Çok sıkıcı bir saçmalıktı ama çok memnunum ki ailem beni zorlamayı kesmedi.Eine verdammte Falle, aber ich war froh, dass sie nicht aufhörten mich dazu zu zwingen.
Çok sıkıcı bir saçmalıktı ama çok memnunum ki ailem beni zorlamayı kesmedi.Βαρίομουν του κερατά, αλλά τώρα χαίρομαι που με πίεσαν.
Çok sıkıcı bir saçmalıktı ama çok memnunum ki ailem beni zorlamayı kesmedi.Это было чертовски скучно, но я очень рад, что они не перестали заставлять меня.
Çünkü, gördüğünüz gibi biz en azından su aygırlarını besleyebilmiştik Saçmalıkları bir görmelisiniz -- (Alkış)Protože, víte, my jsme přinejmenším nakrmili hrochy.
Çünkü, gördüğünüz gibi biz en azından su aygırlarını besleyebilmiştik Saçmalıkları bir görmelisiniz -- (Alkış)Toen ik had gezien wat die deden, werd ik behoorlijk trots op ons project in Zambia.
Çünkü mümkün. Sense partnerinlesin ama evlenemiyorsun. Saçmalık.理屈に合わない
Çünkü onlar derhal "Ama bu saçmalık" derler. "Ben buradayım!" Ne yapılabilir ki?Weil sie sofort erkennen "Aber das ist Blödsinn." " Ich bin hier ! "
Çünkü onlar derhal "Ama bu saçmalık" derler.Mert csak ránéz és azonnal így szól:
Çünkü onlar derhal "Ama bu saçmalık" derler.Omdat ze direct zien "Maar dit is nonsens."
Çünkü onlar derhal "Ama bu saçmalık" derler.Parce qu'on voit immédiatement : mais ça n'a aucun sens.
Çünkü onlar derhal "Ama bu saçmalık" derler.Porque enseguida se da cuenta de que todo eso no tiene sentido.
Delme süresi mi? Nedir bu saçmalık?Csak nem Trumannel beszél?!
Delme süresi mi? Nedir bu saçmalık?Waar komt dit vandaan?
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Assurdo, dice il punto di vista religioso nel mondo.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.C'est absurde, selon la vision du monde qu'ont les religions.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Disparate, diz o ponto de vista do mundo religioso.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.종교적인 사고 방식으로 보면 어림도 없는 말이죠.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Mustahil, kata orang-orang dengan sudut pandang dunia religius.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Nesmisel, pravi religiozni pogled na svet.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Nezmysel, hovorí náboženstvo.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Nonsens, odpowiedzą religie na całym świecie.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Nonsens, zegt het religieuze wereldbeeld.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Ostobaság, mondja a vallásos világnézet.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Prostii, spune perspectiva religioasă.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Skitsnack, säger religionens världsbild.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Sludder, siger den religiøse verdensopfattelse.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Tonterías, dice el mundo religioso.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor."Unsinn", sagt das religiöse Weltbild.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Vô lý, quan điểm tôn giáo thế giới lên tiếng.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Z náboženského pohledu nesmysl.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Ανοησίες, λέει η θρησκευτική θεώρηση.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.Глупости, казва религиозният светоглед.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor."Дурниці," - заперечує релігія.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.שטויות, אומרות השקפות העולם הדתיות.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.ذلك هراء من وجهة نظر العالم المتدين.
Dindar bakış açısı buna saçmalık diyor.宗教的観点では 暦が必要であり スケジュールが必要であり
Dinler buna "Saçmalık.Agama-agama akan berkata, "Mustahil.
Dinler buna "Saçmalık.As religiões dizem: "Disparate.
Dinler buna "Saçmalık.A vallások azt mondják: "Ostobaság.
Dinler buna "Saçmalık.그 반면에 종교는 "그건 말도 안되는 소리다,
Dinler buna "Saçmalık.Las religiones dicen: "Tonterías.
Dinler buna "Saçmalık.Le religioni dicono, "Assurdo.
Dinler buna "Saçmalık.Les religions disent, " C'est absurde.
Dinler buna "Saçmalık.Náboženstvá si myslia, že je to hlúposť.
Dinler buna "Saçmalık.Náboženství říká: "Nesmysl.
Dinler buna "Saçmalık.Religia spune: "Da de unde.