Susam yağı, bakım için kaş, kirpik ve saçlara uygulanabilir.L'huile qui en est extraite sert pour des soins de la peau et des cheveux.
Dağınık saçları vardır.Il a les cheveux bouclés.
O nazikçe saçlarını okşuyor ve o o geri geldi ne kadar mutlu gösteriyor.Il est saisi d'effroi par son apparition et fou de joie quand il se rend compte qu'elle est bien réelle.
Saçlar yeterinceye kadar beklemiş, sonra köleyi Milet'e göndermiştir.Celui-ci est ensuite envoyé en poste à Chartres, puis à Lille.
Clary gibi bir Gölgeavcısı olan Jace, dalgalı sarı saçları ve altın renkli gözlere sahiptir.Ressemblant a Sean Connery, Deuce a les yeux marron et les cheveux gris.
Giysisi kar gibi beyazdı, saçları temiz yapağı gibiydi.Son vêtement était blanc comme la neige.
Maçtan sonra ise saçlarını kesti.Lors de la deuxième saison elle se coupe les cheveux.
Kapıda duruyordu, rüzgarda dalgalanan saçlarıyla.Ella estaba en la puerta, con su cabello ondeando al viento.
Bu genç adamın saçları mavi.Este hombre joven tiene el pelo azul.
Piotr'un saçları siyahtır ama Lech'in saçları sarıdır.Piotr tiene el pelo negro pero Lech es rubio.
Geçen sene saçları uzundu.El año pasado él tenía el pelo largo.
Artık saçlarını kesmenin zamanı geldi de geçiyor.Ya va siendo hora de que te cortes el pelo.
Onun saçları sarı ve o genç görünüyor.Es rubio y parece joven.
Rüzgarın saçlarınla oynamasını seviyorum.Me gusta que el viento juegue con tu pelo.
Wilde'da göre "gümüş bir baltaya benzer bir yüzü, otlar gibi yeşil saçları" vardı.Wilde dijo de él que tenía «una cara como un hacha de plata, y pelo verde hierba».
Laurie'nin saçları havluyla sarılmıştır.El pelo lo tiene recogido con hojas de laurel.
1984 yılında, ABD’de ‘kıvırcık saçlara özel’ bir salon açan ilk stilist oldu.En 1984, se transformó en la primera peinadora en los Estados Unidos en abrir un salón “solo para rulos”.
Tom'un saçları kesilir.Debilitamiento del cabello.
Big Daddy Kane'in "Smooth Operator" video klibinde saçları kesen olarak göründü.Rock apareció en el video musical "Smooth Operator" de Big Daddy Kane como un tío cortándose el pelo.
Saçlarını hep sağa doğru tarar.Siempre está situado a la derecha.
Platin saçları ve violet gözleri vardır.Ella tiene el pelo y los ojos de color violeta.
Bu yüzden kız kardeşlerimin saçları gür değildir. (...)¿Acaso no es magnífico el poder de nuestro cristal? (...)
Uzun ve dağınık saçları vardır.Tiene el pelo largo y despeinado.
Uzun saçlarıyla dikkat çekmektedir.Lleva el pelo largo.
NEZGEP : Kadınlarda başa takılan, başı sıcak ve saçları düzgün tutmaya yarayan başlıktır.Cuello: Debe ser fuerte y bien proporcionado en relación con el cuerpo y cabeza.
Fiziksel görünüşte siyah ve düz saçlara sahiptir.Físicamente tiene el pelo corto y negro.
Bütün insanlarda saçlarında bir miktar pheomelanin bulunur.Todos los humanos tienen feomelanina en su pelo.
Saçlarını boyamayı ve ağır makyaj yapmayı bıraktılar.Comenzaron a usar maquillaje exagerado y a cardarse el pelo.
Saçlarının rengi parlak kuzguni siyah idi.Tenía cabello negro brillante.
Saçlarım benim gururumdu.La orilla de mi pelo.
Kadınların saçlarını kesmesine müsaade yoktur.A las mujeres les cortaba los senos.
Gümüşi renkli saçları rüzgarla uçuşuyordu.Sus rizos rubios ondean al viento.
Sonra uzandı boylu boyunca tozun toprağın içine, elleriyle çıkarıp kopardı, kirletti saçlarını.Después, fue hacia un terreno pantanoso, hundió las manos y las sacó llenas de barro, raíces y hojas.
Saçlarını ördükleri de görülür.También se les corta el cabello.
"Hayatımın son yıllarını saçlarım dökülmüş olarak geçirmek istemiyorum.No quiere perder los mejores años de su vida al servicio de los señores.
Uzun kızıl saçları var.Ella tiene cabello largo y rubio.
Yara oluşunca saçları kırmızıya dönüşmüştür.Su cabello se vuelve más tarde rosa.
Saçlar yeterinceye kadar beklemiş, sonra köleyi Milet'e göndermiştir.Vivió en La Trocha de Palmares, luego en Los Chiles y después se fue para San Pedro.
O nazikçe saçlarını okşuyor ve o o geri geldi ne kadar mutlu gösteriyor.Ella le devolvió la sonrisa, feliz de estar cerca de él nuevamente.
Güzel saçların var.Hai dei bei capelli.
Tom'un dalgalı saçları var.Tom ha i capelli ondulati.
Şemsun ona şöyle dedi, “Annem beni nezretmişti, beni ancak kendi saçlarım zaptedebilir”.Della madre dirà: «Lei ha difeso il suo uomo, io ho difeso il mio».
Saçları ateştendir.Ha i capelli fucsia.
Tom'un saçları kesilir.Ha i capelli corti.
Gümüşi renkli saçları rüzgarla uçuşuyordu.Cappuccetto Rosso è accarezzata dal vento.
Yara oluşunca saçları kırmızıya dönüşmüştür.Quando sente una bugia, il suo pelo diventa rosa.
Saçları besliyor ve yumuşak hale getiriyor.Lui le offre del cibo e le accarezza dolcemente il pelo.
Bu arada saçlarını tekrar eski rengine kavuşturdu.In seguito ha sempre portato i capelli rasati.
Antonin ve Severan dönemlerinde daha gösterişli saçlar ve sakallar ağırlık kazandı.Durante i periodi degli Antonini e dei Severi, i capelli erano più ornati.
Nero zaman zaman göz alıcı ve gri saçları nedeniyle Faustus'un başı ile alay etmişti.Sembra che Nerone prendesse in giro la testa, a causa della sua calvizie e del grigiore ai suoi capelli.
Gözkapakları bir karış, saçları dimdik, yüzü kan gibi kırmızıdır.Appare sempre molto severo e inquietante con gli occhi rossi come il sangue.
Kumral saçları ve mavi gözleri vardır, boyu ise 177 cm'dir.Ha capelli grigiastri, occhi azzurri ed è alto 172 cm.
Broseph : Broseph 'un, sarı kıvırcık saçları bulunmaktadır.Ad esempio, V. baritji ha il ventre giallo brillante.
Ama kara saçlarından dolayı onu Karaoğlan diye çağırırlar.È stato soprannominato dai suoi fan El Negro per via della carnagione scura.
Gözlüklü ve mor saçları vardır.Ha gli occhiali e i capelli celesti.
Saçları çok kepeklidir.Il pelo è molto folto.
Saçları eskiden dalgalı iken sonradan daha düz bir hal almıştır.Le donne portavano inizialmente i capelli molto corti, poi le acconciature si allungarono sempre di più.
Saçlarını hep sağa doğru tarar.Porta sempre un gesso al braccio destro.
Timur, efsaneye göre, avucunda pıhtılaşmış kan ve ihtiyar adamın saçları gibi beyaz saçlarla doğmuştur.Terra nostra, che sei diventata così vecchia che la tua testa è tutta coperta di capelli bianchi.
Maçtan sonra ise saçlarını kesti.Durante il gioco tiene i capelli legati.