Tom'un saçları kesilir.Harald färgar håret.
Uzun sarı saçları ve mavi gözleri vardır.Hon har långt brunt hår, och blåa ögon.
Kırmızı saçları vardır.Han har röda fjäll.
Saçlarını ördükleri de görülür.Även män rakar sitt hår.
Örneğin; o dönemde şarap içmezler ve saçlarını kestirmezlerdi.På själva den nionde dagen fastar man genom att varken äta eller dricka.
Altın sarısı saçlara, zümrüt yeşili gözlere sahip olduğu söylenmektedir.Sakura har mörkblont hår och smaragdgröna ögon.
Uzun sarı saçları vardır.Dess hängen har långa gula hår.
Saçlar yeterinceye kadar beklemiş, sonra köleyi Milet'e göndermiştir.De flyttade tillsammans till Ålesund men kort tid efter blev han lönnmördad av Milorg.
Cemre'nin altın gibi sarı saçları vardır.Як і більшість кірінів має довге золоте волосся.
Saçları ateştendir.Її волосся і досі горить.
Genç Hepburn, erkeklerinki gibi saçlarını kısacık kesmekten hoşlanan ve kendine Jimmy diyen erkeksi bir kızdı.У дитинстві Хепберн була шибеником, любила називати себе Джиммі і коротко стриглася.
Artık Sif kısa saçlarıyla hiç çekici değildir.Не зчісує з себе подразнювальних волосків.
Saçlarım benim gururumdu.Її основним атрибутом була коса.
Belçikalı lejyonerin saçları, Belçikalı çizgi roman kahramanı Tenten'e göndermedir.Ім'я принцеси носить бельгійська арктична станція.
Dağınık saçları vardır.У неї розпатлане волосся.
Uzun saçları vardır.Він має довге волосся!
Saçlar yeterinceye kadar beklemiş, sonra köleyi Milet'e göndermiştir.Головні герої стали рабами, та після численних пригод повертаються до Геліуму.
Pelleas onun saçların ne kadar uzun olduğunu görür.Косуґі — має довґе темне волосся.
Ondan sonra anama diyor ki 'Beni tertemiz yıkayacaksın, saçlarımı kınalayacaksın."Ну, я кажу: «до біса — я просто дозволю своєму волоссю рости, як їм заманеться.
"Nagasena bu saçlar mıdır?”"Цей качиний ніс мене повнить?").
Saçları da okulda kendilerine sorun çıkaracak kadar uzundur artık.Отримав прізвисько «Клопіт» ще в училищі за свій характер.
Mükemmel saçlar ya da mükemmel makyaj gibi şeyleri hiçbirimiz umursamıyoruz gerçekten.Він не вишукує якихось особливо привабливих або надзвичайно мальовничих краєвидів.
Kadınlar saçlarının önden bir kısmını başörtülerinin dışına bırakabilmektedir.Самиці можуть мати жмут волосся спереду цеї плями.
Kız arkadaşım sık sık saçlarımı keser.Моя подруга мені часто стриже волосся.
Şemsun ona şöyle dedi, “Annem beni nezretmişti, beni ancak kendi saçlarım zaptedebilir”.Ona pak z návodu své matky pravila: "Dej mi zde na míse hlavu Jana Křtitele!"
Tom'un saçları kesilir.Ženám byly ostříhány vlasy.
Küçükken ilk rolünü, saçlarını koyu kahverengiye boyadıktan sonra elde etti.Když získala svou první filmovou roli, obarvila si vlasy na tmavě hnědou.
Bozulan dengesi nedeniyle saçlarını bile toplayamaz ve saçlarını keser.Její dlouhé vlasy totiž nejdou ani uříznout, ani ostříhat.
Saçlarım benim gururumdu.Tyto vlasy byly zdrojem jejich síly.
Saçları yoktur.Nemá vousy.
Bu yazılar onun kırmızı saçlara sahip olduğunu tanımlıyor ki, yaşamında erken beyazladı.Podle legendy ho matka nosila tak dlouho, že měl již při narození bílé vlasy.
Dağınık saçları vardır.Má kudrnaté vlasy.
İsko: Sarı saçlarından sen suçlusun. (mikrofonunu bozduğum için özür dilerim.)Jason: (otevře dveře náklaďáku s Rakyaty) Vaas: Ahoj Jasone, chyběl jsem ti?
Bu konserde Simmons, ağzından ateş çıkarma numarası yaparken saçlarını yaktı.Na tomto koncertu se stalo, že při plivání plamenů vzplanuly nalakované vlasy Geneho Simmonse.
Kumral saçları ve mavi gözleri vardır, boyu ise 177 cm'dir.Má hnědé vlasy a oči a měří 176 cm.
Anteoculatia: Kurbanın saçlarını boynuza dönüştüren büyü.Anteocula Kouzlo přeměňující vlasy cíle v parohy.
Saçlarını hep sağa doğru tarar.Používá se vždy levý ve směru jízdy.
Bebeğin saçlarını ipleri örerek oluştururlar.Z chlupů jezevce se vyráběly holicí štětky.
Sarı saçları vardır.Má blond vlasy.
Saç biti, enfekte olmuş birinin saçlarıyla doğrudan temas yoluyla yayılır.Păduchii se răspândesc prin contactul direct cu părul unei persoane infectate.
Sarışın, biraz düz, çekici olmayan saçlar, güçlü çene.Păr blond, oarecum drept, neatractiv, bărbie puternică.
Elbisesi, arkasında yer alan bir yay ile pileli hâle geltirildi ve saçlarına bir bandaj takıldı.Rochia ei a devenit cutată cu o fundă la spate și ea purta o fundă în păr.
Şemsun ona şöyle dedi, “Annem beni nezretmişti, beni ancak kendi saçlarım zaptedebilir”.El a refuzat, spunând: „Stăpânul meu este Domnul și nimeni nu este mai presus de El.
Saçları ateştendir.Părul i se albește.
Heel turn gerçekleştiren Undertaker, o uzun saçlarını kesti ve "Big Evil" olarak anılmaya başlandı.A renunțat la faimosul păr lung și s-a autointitulat Big Evil.
Tom'un saçları kesilir.Alexandru a târât-o de păr.
Jones bu rolü için saçlarını sarıya boyatmıştır.Weaver a renunțat la părul său roșu pentru rol.
Üç yaşına kadar kafaları tıraş edilen erkek çocukların saçlarını uzatmalarına izin veriliyordu.În timpul ceremoniei, li se tăia părul copiilor masculi, la vârsta de șapte ani.
Saçlarını kısa kestirdi ve siyaha boyattı.Are părul zbârlit și are fața plină de tăieturi.
Saçlarım 2 kilo yağa bulandı gıkımı çıkarmadım.S-au forat în jur de 90 ml adâncime și nu a dat apă.
Tüzünataç ise Özge karakterine kendisini sokarken saçlarını kestirdi.El este șocat de faptul că Richard s-a tăiat în timp ce se bărbierea cu briciul.
Ana madde: Saç kaybı Kellik irsî bir neden olup yeniden çıkmayacak şekilde saçları döker.Pleșuvul : câte fire de păr trebuie să lipsească unui cap pentru a fi numit pleșuv?
Saçlar yeterinceye kadar beklemiş, sonra köleyi Milet'e göndermiştir.De aici regimentul a luptat în Moldova, apoi a fost trimis în Muntenia.
Sarı saçları vardır.Are părul roz.
Esmer saçları ve yeşil gözleri vardır.Are părul cărunt și ochii verzi.
Saçlarım benim gururumdu.Părul e un simbol al credinței.
Kız saçlarını yıkıyor.Fata își spălă părul.
Saçlarım benim gururumdu.A hajam volt a dicsőségem.
Saçları yoktur.Nincsen haja.
Giles ertesi sabah uyandığında kolundaki yaranın tamamen iyileştiği, kafasında da saçların çıktığını görür.Másnap reggel Giles észreveszi, hogy a karján a friss seb begyógyult, és a haja is kinőtt kissé.