Ziggler, 23 Mayıs bölümünde saçlarını tekrar eski haline getirdi.No Raw de 23 de maio, ele já havia tingido seu cabelo novamente.
Anüs alanı ve labia etrafındaki saçlar çıkarılabilir.Os pelos da área peri-anal e dos lábios podem ser removidos.
Ardından, saçları ile oynamaya başlar.Atualmente, joga pelo .
Platin saçları ve violet gözleri vardır.Tem cabelo marrom-claro e olhos cor de violeta.
Heel turn gerçekleştiren Undertaker, o uzun saçlarını kesti ve "Big Evil" olarak anılmaya başlandı.A partir de então, ele passou a deixar os cabelos curtos e referir-se a si mesmo como "Big Evil".
Saçlarını keser ve kıyafetlerini değiştirir.Então, imediatamente raspou o cabelo e mudou de roupa.
Kızıl saçlarından dolayı Red dir.É reconhecido pelo seu cabelo vermelho.
Kadınların saçlarını kesmesine müsaade yoktur.«3 razões para mulheres perderem os cabelos».
Bu yazılar onun kırmızı saçlara sahip olduğunu tanımlıyor ki, yaşamında erken beyazladı.Era conhecido como Penna Bianca, em alusão aos cabelos grisalhos, que adquiriu precocemente.
Caillou'dan 2 yaş kadar küçüktür.Saçları turuncudur.Capoeira, a partir de 2 anos de idade.
Kırmızı derisi ve beyaz saçları vardır.Idade avançada e cabelos brancos.
Uzun kızıl saçları var.Ele tem grande cabelo loiro.
Kağan dışında kalan tüm soylular ve savaşçılar da saçlarını örmek zorundaydılar.Envergonhados, os outros dragões tiveram de sair da batalha também.
Uzun sarı saçları ve mavi gözleri vardır.Ela tem longos cabelos loiros e olhos azuis.
Sarı saçları ve turkuaz gözleri vardır.Ela tem cabelo grisalho e olhos turquesa.
Tom'un saçları kesilir.Zij zou haar haren hebben geknipt.
Giysisi kar gibi beyazdı, saçları temiz yapağı gibiydi.Zijn kleed was wit als sneeuw, zijn hoofdhaar als zuivere wol.
Nancy Francis Nancy gözlükleri olan, turuncu kıvırcık saçları olan bir kızdır.Nancy Pancy is het meisje met de grote bril.
Uzun saçları vardır.Hij heeft lang zwart haar.
Cemre'nin altın gibi sarı saçları vardır.Ook Sif heeft gouden haren.
Uzun kızıl saçları var.Ze heeft lang groen haar.
Delila, Samson'un ağzından laf alarak gücünün uzun saçlarından kaynaklandığını öğrenir.Het plan lukt en Simson vertelt dat zijn kracht in zijn lange haar zit.
Saçları eskiden dalgalı iken sonradan daha düz bir hal almıştır.Zijn rode haar was in de beginjaren een matje maar werd gaandeweg een stuk korter.
Saçlarını hep sağa doğru tarar.De rij gaat altijd naar links.
Bazen herkese saçları ya da kasları hakkında hava atar.Soms kronkelen slangen om haar armen of door het haar.
Kırmızı derisi ve beyaz saçları vardır.Hij heeft een blanke huidskleur en blond haar.
Saçlar yeterinceye kadar beklemiş, sonra köleyi Milet'e göndermiştir.Het dorp ging Hiiuküla heten, later afgekort tot Hiiu.
Kırmızı saçları vardır.Het kind heeft rood haar.
Mahyalar bu iş için yapılmış özel saçlarla kaplanacaktır.De Roughnecks zijn gespecialiseerd in zulke missies.
Saçlarını boyamayı ve ağır makyaj yapmayı bıraktılar.Van Haaren tekende en schilderde.
Saçlarını tutan bağ çözülmüştür ve uzun saçları suya erişmiştir.De twijgen zijn bleek geelbruin en zijn bedekt met lange haren.
5. sezonda kahverengi-kızıl renkte saçları vardır.Op het vijfde sterniet is er een roodbruine haarband.
Şeker pembesi saçları vardır.De kelkbladen hebben spitse haren.
O nazikçe saçlarını okşuyor ve o o geri geldi ne kadar mutlu gösteriyor.Hij is geobsedeerd door zijn haar en zijn uiterlijk en heeft altijd zijn gelukskam bij zich.
Onun saçları sarı ve o genç görünüyor.Zijn haar is blond en hij ziet er jong uit.
Saçlarımdan bir parça kesti.Hij heeft een stuk van mijn haar afgeknipt.
Çocuğun saçlarını okşadı.Zij aaide het kind over het haar.
Saçlarının üzerine ipek bir eşarp bağlamış.Om haar haren heeft zij een zijden sjaal gebonden.
Şu anda en çok korktuğum şeylerden biri; saçlarımın dökülmeye başlaması.Iets waar ik me nu het meest zorgen om maak, is dat mijn haar aan het uitvallen is.
Saçlarını hep sağa doğru tarar.Zawsze wije się w prawo.
Ardından, saçları ile oynamaya başlar.W tym czasie zdecydował, że zacznie zapuszczać włosy.
Saçları eskiden dalgalı iken sonradan daha düz bir hal almıştır.Im wcześniejsze poronienie tym bardziej skręcony włos.
Tom'un saçları kesilir.Następnie podpala włosy Julie.
Türk erkekleri ve kadınları saçlarını örerlerdi.Kobiety i dziewczyny później musiały iść obciąć włosy.
Caillou'dan 2 yaş kadar küçüktür.Saçları turuncudur.Jest o dwa lata młodsza od Kajtusia.
Sivri köpek dişleri ve saçları yerine de zehirli yılanları vardır.Żółwie zamiast zębów mają listwy rogowe na szczęce i żuchwie.
Bir günde saçları beyazlamıştır.Od pewnego odcinka ścina sobie włosy.
Yere kadar uzanan beyaz, gümüşten saçları vardır.Na grzbiecie rozsiane są białe i srebrzyste pojedyncze włosy.
Asker botları giyer ve saçlarını farklı renklere boyar.Łapią dzieci i robią im śmieszne fryzury.
Bu yüzden kız kardeşlerimin saçları gür değildir. (...)Zadrapaniami na twarzy się nie martwię (...).
Uzun saçlarıyla dikkat çekmektedir.Jest znany z długich włosów.
Kumral saçları ve mavi gözleri vardır, boyu ise 177 cm'dir.Ma szare włosy, niebieskie oczy i 172cm wzrostu.
Genellikle, saçları bir gözünü kapatır.Śpi zawsze z jednym okiem otwartym.
Kırmızı saçları vardır.Ma czerwone włosy.
Ertesi gün, Homer'ın bütün saçları dökülmüştür ve yine kel olmuştur.Następnego dnia znaleziono na miejscu upadku Crane’a jego kapelusz i rozbitą dynię.
Koyu kahverengi saçları vardı.Miał brązowe włosy.
O nazikçe saçlarını okşuyor ve o o geri geldi ne kadar mutlu gösteriyor.Han stryker henne varsamt över håret och visar hur glad han är över att hon kom tillbaka.
Bu konserde Simmons, ağzından ateş çıkarma numarası yaparken saçlarını yaktı.Det var under denna konsert som Simmons råkade sätta eld på sitt hår då han försökte spruta eld.
V for Vendetta'nın film uyarlamasında yer aldı ve film için saçlarını kestirdi.Hon spelade i V för Vendetta och rakade av håret i filmen.
Delila, Samson'un ağzından laf alarak gücünün uzun saçlarından kaynaklandığını öğrenir.Delilah lyckas till slut får ur Samson hans hemlighet – hans styrka sitter i håret.