Ana içeriğe geç
Sözlük

saçan ile cümle

saçan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
34
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
14
ORT. KELİME
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.Und er sprach: Das Reich Gottes hat sich also, als wenn ein Mensch Samen aufs Land wirft
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.Και ελεγεν Ουτως ειναι η βασιλεια του Θεου, ως εαν ανθρωπος ριψη τον σπορον επι της γης,
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.И каза: Божието царство е също, както кога човек хвърли семе в земята;
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.И сказал: Царствие Божие подобно тому, как если человек бросит семя в землю,
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.І рече: Так єсть царство Боже, як коли чоловік, що вкине зерно у землю,
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.ויאמר מלכות האלהים היא כאשר ישליך איש זרע על האדמה׃
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.وقال. هكذا ملكوت الله كأن انسانا يلقي البذار على الارض
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.又 說 、 神 的 國 、 如 同 人 把 種 撒 在 地 上
Sonra İsa şöyle dedi: ‹‹Tanrının Egemenliği, toprağa tohum saçan adama benzer.又 說 、 神 的 國 、 如同 人 把 種 撒在 地上
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Egli era una lampada che arde e risplende, e voi avete voluto solo per un momento rallegrarvi alla sua luce
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Ele era a lâmpada que ardia e alumiava; e vós quisestes alegrar-vos por um pouco de tempo com a sua luz.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Él era antorcha que ardía y alumbraba, y vosotros quisisteis regocijaros por un poco en su luz
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Er war ein brennend und scheinend Licht; ihr aber wolltet eine kleine Weile fröhlich sein in seinem Lichte.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Giăng là đuốc đã thắp và sáng , các ngươi bằng_lòng vui tạm nơi ánh_sáng của người .
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Giăng là đuốc đã thắp và sáng, các ngươi bằng lòng vui tạm nơi ánh sáng của người.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Hän oli palava ja loistava lamppu, mutta te tahdoitte ainoastaan hetken iloitella hänen valossansa.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Han var den brinnande, skinande lampan, och för en liten stund villen I fröjdas i dess ljus.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Han var det brændende og skinnende Lys, og I have til en Tid villet fryde eder ved hans Lys.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Han var det brennende og skinnende lys, men I vilde bare en tid fryde eder i hans lys.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Ioan era lumina, care este aprinsă şi luminează, şi voi aţi vrut să vă veseliţi cîtăva vreme la lumina lui.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Jean était la lampe qui brûle et qui luit, et vous avez voulu vous réjouir une heure à sa lumière.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Johannes was een helder schijnende lamp en u hebt een korte tijd van dat licht genoten.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.요한은 켜서 비취는 등불이라 너희가 일시 그 빛에 즐거이 있기를 원하였거니와
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Õ az égõ és fénylõ szövétnek vala, ti pedig csak egy ideig akartatok örvendezni az õ világosságában.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.On bol sviecou, horiacou a svietiacou, a vy ste sa chceli na chvíľu pokochať v jeho svetle.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Onci był świecą gorejącą i świecącą, a wyście się chcieli do czasu poradować w światłości jego.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Onť jest byl svíce hořící a svítící, vy pak chtěli jste na čas poradovati se v světle jeho.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Εκεινος ητο ο λυχνος ο καιομενος και φεγγων, και σεις ηθελησατε να αγαλλιασθητε προς ωραν εις το φως αυτου.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Он был светильник, горящий и светящий; а вы хотели малое время порадоваться при свете его.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Той був сьвітильник горючий і сьвітючий; ви ж хотіли повеселитись на часину еьвітлом його.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.הוא היה הנר הדלק והמאיר ואתם רציתם לשוש כשעה לאורו׃
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.كان هو السراج الموقد المنير وانتم اردتم ان تبتهجوا بنوره ساعة.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.約 翰 是 點 著 的 明 燈 . 你 們 情 願 暫 時 喜 歡 他 的 光
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.約翰 是 點著 的 明燈 . 你 們情願 暫時 喜 歡 他 的 光
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod