Ana içeriğe geç
Sözlük
/
saçan

saçan

C2 seviye
TR → EN

Görsel

Namlusundan Alevler ve Kıvılcımlar Saçan Klasik Revolver TabancaIşık Saçan Halkalarla Kaplanmış Fantastik Dijital Enerji KılıcıFırtınalı Denizde Kayalıklar Üzerinde Işık Saçan Deniz FeneriMasalsı Ormanda Işık Saçan Renkli Fantastik Kristal Yaratıklar

Tanım

•Van ili Başkale ilçesine bağlı bir köy.

Örnek Cümleler

Işık saçan.
Self-radiating.
Tom neşe saçan kişidir.
Tom is the life of the party.
Neşe saçan görünüyorsun.
You look radiant.
Tom çok yemek saçan biri.
Tom is a very fussy eater.
(Tırnaklarıyla) Ateş saçanlara,
Then those striking sparks of fire,
And olsun kıvılcımlar saçanlara;
Then those striking sparks of fire,
Sizi alevler saçan ateşle uyardım;
So, I warn you of the blazing Fire.
"Adil Serdar Saçan kazada yaralandı".
"Adil Serdar Saçan kazada yaralandı".
İçlerine ışık saçan bir kandil astık.
And placed a lamp therein brightly burning.
"Effulgent" demek ışık saçan mı demek?
Effulgent means self-radiating?
(Nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara,
Then those striking sparks of fire,
"Saçan'a 'Fethullahçı polisler' soruldu".
"Saçan'a 'Fethullahçı polisler' soruldu".
saçan ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod