Ana içeriğe geç
Sözlük

saça ile cümle

saça kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Eğer madalyonu Muz Kralı'na götürmezsek... Girdap yeniden açılır ve yüz yıllık bir dehşet saçar!Pokud nevezmeme amulet do banánového království, vír se otevře a vypustí na nás tisíciletou temnotu.
Frank Gehry aparatı gibi her yöne ışık saçar hale getiriyor.프랭크 게리의 작품 처럼 빛을 반사시킵니다.
Frank Gehry aparatı gibi her yöne ışık saçar hale getiriyor.לסוג של עיצוב של פרנק גארי שמחזיר אור לכל הכוונים.
Frank Gehry aparatı gibi her yöne ışık saçar hale getiriyor.إلى نوع من نماذج فرانك جيري التي تعكس الشمس على كل الإتجاهات.
Frank Gehry aparatı gibi her yöne ışık saçar hale getiriyor.建物が通行人や道路を走るドライバーの目を眩ませたりしないか?
Girdap yeniden açılır ve yüz yıllık bir dehşet saçar!Le vortex va ouvrir et libérer mille d'ans de nuit!
Gökada neden ışık saçar?Perché le galassie emettono luce?
Gökada neden ışık saçar?Pourquoi la galaxie s'illumine ?
Gökada neden ışık saçar?Почему галактики источают свет?
Halkın İsraili belirtilerle, şaşılası işlerle, güçlü, kudretli elinle, büyük korku saçarak Mısırdan çıkardın.du, som førte dit Folk Israel ud af Ægypten med Tegn og Undere, med stærk Hånd og udstrakt Arm og stor Rædsel
Halkın İsraili belirtilerle, şaşılası işlerle, güçlü, kudretli elinle, büyük korku saçarak Mısırdan çıkardın.주께서 징조와 기사와 강한 손과 드신 팔과 큰 두려움으로 주의 백성 이스라엘을 애굽 땅에서 인도하여 내시고
Halkın İsraili belirtilerle, şaşılası işlerle, güçlü, kudretli elinle, büyük korku saçarak Mısırdan çıkardın.U bracht Israël uit Egypte met machtige wonderen, grote kracht en verschrikkingen.
Halkın İsraili belirtilerle, şaşılası işlerle, güçlü, kudretli elinle, büyük korku saçarak Mısırdan çıkardın.ותצא את עמך את ישראל מארץ מצרים באתות ובמופתים וביד חזקה ובאזרוע נטויה ובמורא גדול׃
Halkın İsraili belirtilerle, şaşılası işlerle, güçlü, kudretli elinle, büyük korku saçarak Mısırdan çıkardın.واخرجت شعبك اسرائيل من ارض مصر بآيات وعجائب وبيد شديدة وذراع ممدودة ومخافة عظيمة
Halkın İsraili belirtilerle, şaşılası işlerle, güçlü, kudretli elinle, büyük korku saçarak Mısırdan çıkardın.用 神 蹟 奇 事 、 和 大 能 的 手 、 並 伸 出 來 的 膀 臂 、 與 大 可 畏 的 事 、 領 你 的 百 姓 以 色 列 出 了 埃 及
Halkın İsraili belirtilerle, şaşılası işlerle, güçlü, kudretli elinle, büyük korku saçarak Mısırdan çıkardın.用 神蹟 奇事 、 和 大能 的 手 、 並 伸出 來 的 膀臂 、 與大 可畏 的 事 、 領 你 的 百姓 以色列 出 了 埃及
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.(57:3) Беззаконие составляете в сердце, кладете на весы злодеяния рук ваших на земле.
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.Avagy valóban a néma igazságot szólaltatjátok-é meg? Avagy igazán ítéltek-é ti embernek fiai?
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.Či naozaj budete hovoriť o nemote spravedlivosti? Synovia človeka, súďte spravedlivo!
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.Dimpotrivă! în inimă, săvîrşiţi nelegiuiri; în ţară, puneţi în cumpănă silnicia mînilor voastre.
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.Ja, mutwillig tut ihr Unrecht im Lande und gehet stracks durch, mit euren Händen zu freveln.
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.오히려 너희가 중심에 악을 행하며 땅에서 너희 손의 강포를 달아주는도다
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.Más bien, con el corazón obráis iniquidad en la tierra y a la violencia abrís camino con vuestras manos
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.Mon I virkelig ved å tie taler hvad rettferdig er, dømmer hvad rett er, I menneskebarn?
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.Não, antes no coração forjais iniqüidade; sobre a terra fazeis pesar a violência das vossas mãos.
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.Nej, alle øver I Uret på Jord, eders Hænder udvejer Vold.
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.Ne, v srcu počenjate hudodelstvo, v deželi tehtate rok svojih silovitost.
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.O zgromadzenie! Izali poprawdzie sprawiedliwość mówicie? A uprzejmież sądzicie, wy synowie ludzcy?
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.Právě-liž vy, ó shromáždění, spravedlnost vypovídáte? Upřímě-liž soudy činíte, vy synové lidští?
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.Rendete veramente giustizia o potenti, giudicate con rettitudine gli uomini
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.Talen I väl i eder stumhet vad rättfärdigt är? Dömen I såsom rätt är, I människors barn?
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.Tidak, kamu merencanakan yang jahat, dan melakukan kekerasan di negeri ini
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.Totisesti, onko vanhurskaus mykkä, ja te puhutte? Tekö tuomitsette oikein, te ihmislapset?
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.Zouden de afgoden recht kunnen spreken? Leiden zij de mensen op de juiste weg?
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.Μαλιστα εν τη καρδια εργαζεσθε αδικιας διαμοιραζετε την αδικιαν των χειρων σας εν τη γη.
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.Не! в сърцето си вие вършите неправди. Размервате насилието на ръцете си по земята.
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.אף בלב עולת תפעלון בארץ חמס ידיכם תפלסון׃
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.‎بل بالقلب تعملون شرورا في الارض ظلم ايديكم تزنون‎.
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.不 然 、 你 們 是 心 中 作 惡 . 你 們 在 地 上 秤 出 你 們 手 所 行 的 強 暴
Hayır! Hep haksızlık tasarlarsınız içinizde, Zorbalık saçar elleriniz yeryüzüne.不然 、 你 們是 心中 作惡 . 你 們在 地上 秤出 你 們手 所 行 的 強暴
Henüz dinozorlar yok; sadece bu saçaklarda gizlenen birkaç çift küçük memeliler var.아직 공룡들은 없었습니다. 단지 느리고, 도마뱀같이 비늘져서 끔찍한 것이 늪지대에 있었죠. 단지 한두 종의 작은 동물들만이 가장자리에서 숨어지냈습니다.
Henüz dinozorlar yok; sadece bu saçaklarda gizlenen birkaç çift küçük memeliler var.אין עדיין דינוזאורים; רק המקום האיטי, זוחל, בעל קשקשים, האכזר, הזה עם כמה יונקים מתחבאים בצדדים.
Henüz dinozorlar yok; sadece bu saçaklarda gizlenen birkaç çift küçük memeliler var.湿地帯を取り囲み周辺に わずかだけ 哺乳類が隠れ棲んでいました そこで哺乳類は 1.6億年間隠れ続けるのです
Hep şunu duyun, "Gerçek sen ışık saçar."Jest coraz lepiej.
Hep şunu duyun, "Gerçek sen ışık saçar."Mejorará
Hep şunu duyun, "Gerçek sen ışık saçar."Si può migliorare.
Hep şunu duyun, "Gerçek sen ışık saçar."Ta vie va s'améoliorer un jour.
Hep şunu duyun, "Gerçek sen ışık saçar.""本当の自分は輝いてる" なんて よく言ってる
Işığın alıcıya her çarpışında, por açılır, elektrik akımı oluşur ve sinir elektriksel impulslar saçar.이 수용체에 빛이 쪼여질 때마다 기공이 열리게 되면 전류가 연결되고 뉴런은 전기적 자극을 보내는 겁니다.
Işığın alıcıya her çarpışında, por açılır, elektrik akımı oluşur ve sinir elektriksel impulslar saçar.בכל פעם שהבזק אור פוגע בקולטן, החריר נפתח ומופיע זרם חשמלי, והניורונים יורים אותות חשמליים.
Işığın alıcıya her çarpışında, por açılır, elektrik akımı oluşur ve sinir elektriksel impulslar saçar.穴が開き電流が伝えられ、 ニューロンが電気信号を発信します。 光で活性化するニューロンはDNAに組み込まれているため、
Işık saçan.Que irradia por sí mismo.
Işık saçan.Rayonnant-en soi.
Işık saçan.Selbstleuchtend.
Metal bir çubuk binayı bir tür Frank Gehry aparatı gibi her yöne ışık saçar hale getiriyor.A materiál stěny změní budovu v jakousi věc jako od Franka Gehry, která odráží světlo na všechny strany.
Metal bir çubuk binayı bir tür Frank Gehry aparatı gibi her yöne ışık saçar hale getiriyor.Das Material der Gebäude kann auch geändert werden so das es Licht in alle Richtungen ausstrahlt.
Metal bir çubuk binayı bir tür Frank Gehry aparatı gibi her yöne ışık saçar hale getiriyor.Một cây đũa thần biến tòa nhà thành 1 thứ của Frank Gehry, phản xạ ánh sáng theo mọi hướng.
Metal bir çubuk binayı bir tür Frank Gehry aparatı gibi her yöne ışık saçar hale getiriyor.Różdżka materiału zmienia budynek w takie coś Franka Gehry'ego odbijające światło we wszystkich kierunkach.
Metal bir çubuk binayı bir tür Frank Gehry aparatı gibi her yöne ışık saçar hale getiriyor.Una bacchetta materiale crea l'edificio tipo una cosa da Frank Gehry che riflette la luce in ogni direzione.
Metal bir çubuk binayı bir tür Frank Gehry aparatı gibi her yöne ışık saçar hale getiriyor.Материална пръчица превръща сградата в нещо в стил Франк Гери, което отразява светлина във всички посоки.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod